BEŞİKTAŞ, ligin ilk yarısında güçlü bir oyunla topa en fazla sahip olan, en çok pas yapan, rakip ceza alanı içinde en çok topla buluşan takım olmayı başardı. F.Bahçe derbisi ve Başakşehir mücadelesinin ilk 30 dakikası dışında oyun anlamında hemen hemen tüm rakiplerine üstünlük kurdu. Ancak şu bir gerçek ki 16 maçlık periyotta puan olarak geçen yılın sadece 3 puan gerisinde olmasına rağmen düşük gol sayısıyla kendi çizgisinin gerisinde kaldı.FUTBOLUN oynanma nedeni goldür. İngilizce kelime anlamı zaten ‘Amaç’ demektir. Golün haricindeki her şey teferruattır. Dünyanın her yerinde insanlar gol izlemek ister ve tercih eder. Golü atamazsanız kimse nasıl oynadığınızdan bahsetmez.BU ana fikirden yola çıkarsak sonuca daha kolay gideriz. Gole en yakın oyuncular santrforlardır ve bu pozisyonda oynayan futbolcunun kalitesi son derece belirleyicidir. Vasat bir kaleciye veya stopere rağmen şampiyon olursunuz ama kötü bir santrforla dünyada hiçbir takım şampiyon olmamıştır.ABOUBAKAR’IN önemli nitelikleri var. Sadece 3 gol atmış olması tartışılmayacak bir yetersizlik. Ligin ikinci yarısında aynı oranda görev alırsa mutlaka daha fazla atacaktır. Ancak şu bir gerçek ki klas bir golcüde olması gereken sezgilere ve vuruş kalitesine sahip değil. Ayrıca Beşiktaş’ın oynadığı pas oyununa da yatkın bir futbolcu değil. Diğer taraftan abartıldığı kadar da kalitesiz bir forvet de değil.BA VE GOMEZ GİBİ GOLCÜ GEREKİRDİKADRODAKİ Cenk Tosun, Aboubakar ile kontrast özelliklere sahip, bitiriciliği olan, vuruş tekniği, sezgileriyle gol şansı yüksek bir oyuncu. Ancak özellikle fizik olarak çok diri olmadığı zamanlarda rakip savunmaların içinde kaybolabiliyor.UZUN lafın kısası, bu iki santrfor mevcut özellikleri ve eksikleriyle birbirlerini tamamlıyor. Bu yüzden Beşiktaş’ın daha yüksek kaliteye sahip Demba Ba ve Mario Gomez gibi üst düzey kulüplerde oynamış, tecrübeli ve uluslararası bir oyuncuya ihtiyacı var. Fakat gerçek şu ki devre arasında bu transferi yapmak zor ve riskli.BABEL transferi ve Talisca’nın dönüşüyle Beşiktaş’ın ikinci yarıda daha kolay gole gideceğini düşünüyorum. Ayrıca bu iki oyuncunun gelişiyle Aboubakar ve Cenk’in de performansları artacaktır.
TRABZON yıllardır evinde kaybettiği hatta gol dahi atamadığı F.Bahçe karşısında ilk kez bu kadar etkili başladı. Oyunu rakip yarı sahaya yıkan ve ilk bölümde M.Akbaş ile gole de yaklaşan bordo-mavililerin bu arzusu 27. dakikada bitti. Bir takımının başına gelebilecek en kötü felaket, kırmızı kart ve penaltıdır. Hem 10 kişi kaldı hem de 1-0 yenik duruma düştüler. O dakikadan sonra da maçı çevirmek hem de F.Bahçe gibi iyi savunma yapan bir takım karşında 1 kişi eksik geri dönmek Trabzon için mucizeydi.YUSUF’UN refleksle kolunu topa uzatması çok pahalı bir faturayı beraberinde getirdi. Belki istem dışı bir hareket ile kolunu uzattı ancak kanımca ‘Golün olmasına izin vermeli’ ve maçın 1-0 yenik durumda 11’e 11 oynanmasını sağlamalıydı. Kim ne derse desin Yusuf’un bu hareketi Trabzon’u yaktı ve o dakikada maçı bitirdi.KONTRATAKTAN Lens’in getirdiği top ile 2. golü bulan F.Bahçe resmen olmasa da fiilen maçı bitiren fişi çekti. Sarı-lacivertlilerin bundan sonra tek yapması gereken dengeyi kaybetmemek ve kırmızı kart görmeden sayısal üstünlüğü korumak idi.NİTEKİM rahat bir tempoda skorun da getirdiği avantaj ile eksik Trabzon önünde 2. yarıyı oynadılar.KOLAY TESLİM OLDULARBİR takım erken 10 kişi kalırsa o maçın değerlendirmesi çok da sağlıklı olmuyor. Bu yüzden F.Bahçe’yi övmek veya Trabzon’u yermek çok da sağlıklı olmaz. Ancak 27’den sonra kırılganlaşan ve teslimiyet bayrağını çeken Trabzon bu yönüyle eleştirilebilir. 10 kişi kalan her takım maç kaybedecek diye bir kural yok. Trabzon çok kolay teslim oldu. Bordo-mavililerin kadro kalitesi düşük, ligde maç kazanmak için daha yoğun bir mücadele ortaya koymaları gerekiyor.F.BAHÇE ise ciddi disiplinli ve çalışkan oyununu Lens’in becerisi ile birleştirip kolay maç kazandı. Sarı-lacivertliler, orta alanda pas kalitesi yüksek, yaratıcı oyuncu transferi yapabilirse şampiyonluk yarışında rakiplerini yakalayıp çok güçlü bir aday olabilir. Çünkü hem Beşiktaş hem G.Saray’a oranla daha iyi savunma yapıyor ve kontratak oyununu en iyi uygulayan takım. En önemli eksiği set hücumu ile rakip yarın alana yerleşip gol bulmakta.
BEŞİKTAŞ, son haftalardaki sorunlarını dün de yaşadı. Bu problemlerin başında ‘Gol sorunu’ geliyor. G.Antep gibi mütevazı bir ekip karşısında bu derece zorlanmak, bocalamak normal değil.POZİSYON vermek, ağır kalan Rhodolfo’nun arkasına adam sarkıtarak pozisyon vermek bile normal kabul edilebilir. Ancak %75’e %25 topa sahip olduğunuz bir maçta sadece 1 gol bulmak maçı net bir şekilde özetleyebilir. 1-0’a kadar baskılı ancak zorlanan Beşiktaş, Aboubakar ile golü buldu ancak asıl sorun buradan sonra 2-3-4’ü bulamakta başlıyor bu sezon. Abuoubakar çalışıyor ancak üretemiyor. Pas yok, son vuruş becerisi yok. Oyuna katkısı az. Dün harika bir gol attı, çok da istekliydi ancak oyunu yeterli mi? Değil...TABİİ problem sadece Kamerunlu’da mı? Kesinlikle hayır. Cenk de gol kaçırıyor ve son aylarda sadece penaltıdan atıyor. Quaresma yine etkili ama gol bölgelerinde hiç yok. Beşiktaş geçen sezon güle oynaya gol atıp bu tip maçlarda taraftarına rahat maç izletiyordu. Bu sezon Beşiktaş’ı izleyenlerin maç seyrederken karnı ağrıyor.BU problemin temel nedeni golcülerin yetersizliği ve bazı oyuncuların tembelliği. Bir 3. neden de takım boyunun çok geniş olması. Beşiktaş çok alan veriyor rakiplerine ve yaptığı pres çok nitelikli değil. Uzun lafın kısası Beşiktaş az koşuyor.DÜN Şenol Güneş evinde G.Antep ile oynarken 2 değişikliği de defansa yönelik yapıyorsa buhamleler zaten çok şey anlatıyor. Devre arası radikal değişiklikler olmalı. Bazı oyuncular kendine gelip silkinmeli.PENALTIYI NEDEN CENK ATMADI?DÜN maç 1-0, 3 puan cepte değil. Penaltıcın Cenk Tosun ve hiç kaçırmamış. Oğuzhan kötü bir penaltıcı değil ancak neden Cenk Tosun sahadayken o değil de Oğuzhan atıyor? Maç 1-1 bitse bunun hesabını kim verecek?BEŞİKTAŞ’A çalınan penaltıda G.Antepli oyuncunun topla alakası yok ancak ben yine de ağır buldum. 90’da Beck’e yapılan penaltı ise bir hakem için çok kolay ve net bir pozisyondu.
EĞER futbol bir sonuç oyunuysa ve kazanan gerçekten haklıysa dün akşamki F.Bahçe-G.Birliği maçı ile ilgili hiç konuşmaya gerek yok. Ortada farklı bir galibiyet var. Seyretmeyenler F.Bahçe’nin üstün bir oyun ile farklı ve rahat kazandığını sanır. Ancak oyun üzerinden bir değerlendirme yapmak gerekirse F.Bahçe’nin skor haricinde dün elle tutulacak hiçbir olumlu tarafı yoktu. Kaleci Volkan hariç..ÖYLE ki sahaya çıkarken lider Medipol Başakşehir’in 10, Beşiktaş’ın 7 puan gerisindeydi sarı-lacivertli takım. İç sahada mutlak kazanmak zorunda olduğu bir maça çıkıyor. Ne beklersiniz ?BASKI, pozisyonlar, gol arayan ve oyunu rakip yarı alana yıkan bir F.Bahçe.. hücum yapan ve kendi oyununu rakibe kabul ettiren bir F.Bahçe.. İlk yarı pozisyon yok. Atak bir oyun yok. Atılan gol ise kontrataktan. Evet, Lens sıra dışı bir pas verdi ve Sow da hakikaten çok iyi bitirdi. Ancak büyük takımları tanımlarken ‘iyi oyunu’ nasıl anlatırız? Topa sahip olan, rakibi yarı sahasına hapseden, pas yapan, pozisyona giren, pres yapan...KAZANAN HAKLIDIR!G.BİRLİĞİ’NİN 2. yarı adeta tek kale oynadığı bir maçta kaleci Volkan 4 inanılmaz kurtarış ile takımını ayakta tuttu. 1 tane de çizgiden çıkan top var. 87’ye kadar oyunu kendi yarı sahasında kabul eden F.Bahçe, kontrataktan Fernandao ile 2-0’ı buldu ve 90+1’de yine kontrataktan farkı 3’e çıkardı. Maçı seyredip de F.Bahçe’nin oyununu beğenmek mümkün değil. Ancak futbol böyle bir oyun ve F.Bahçe bu anlayışı ile önemli bir galibiyet daha alıp yukarıdaki rakiplerine yaklaştı. Ne diyelim? Kazanan her zaman haklıdır..
DINAMO Kiev hezimetinin ardından Beşiktaş’ın Bursa karşısında nasıl bir reaksiyon göstereceğini çok merak ediyordum. İstanbul’un öbür ucundaki havalimanında sabahın 5’inde 6-0 yenilen takımı karşılayan taraftar ile futbolcular arasında duygusal anlar da yaşanmıştı. Dün de tribünler doluydu. Taraftar, takımı sahiplendi ancak ilk yarıda gördük ki Beşiktaş tedirgindi.ŞENOL Güneş, sürpriz bir tercih ile Necip’i sahaya sürdü ve Tolgay ile Gökhan İnler’i yedek bıraktı. Hal böyle olunca da dünkü 11’de yaratıcılık sergileyecek tek oyuncu Oğuzhan’dı. Bursa, Oğuzhan’ın pas kanallarını tıkamasına rağmen yakalanan pozisyonları Aboubakar ve Olcay Şahan değerlendiremedi.ŞU bir gerçek ki Beşiktaş, Talisca ve Caner sakatlandıktan sonra hücumda sorun yaşıyor. Gol ortalaması ciddi oranda düştü ve sadece Quaresma’nın yeteneklerine endeksli bir ofansif oyunu var.QUARESMA’NIN yokluğunda dün ilk 11’de başlayan Olcay, 2 kez gole çok yaklaştı. Ancak maç eksiğini hissettirdi. ANAHTAR TOLGAY...İKİNCİ yarıda Cenk Tosun sola; Aboubakar da merkeze geçtikten sonra çok daha etkili bir hücum performansı izledik. Cenk, stoperlerin kucağında verimli olamıyor. Aboubakar stoperler ile boğuşurken Cenk, çok daha iyi oynadı. Tolgay’ın oyuna girmesiyle de hem pas kalitesi arttı hem de Oğuzhan rahatladı. Atiba da daha fazla oyuna katıldı. 2. yarının ilk 10 dakikasındaki müthiş baskıda Gökhan Gönül de daha fazla hucüma destek verdi ve Beşiktaş, Bursa’yı adeta hapsetti.YEŞİL-beyazlı ekip 65. dakikaya kadar olan bölümde sadece 1 kez kendi yarı alanından çıkabildi. Beşiktaş üstün oyunu ile rakibini hataya zorladı ve kazandığı 2 penaltı golüyle galibiyeti perçinledi. 35. dakikadan sonraki Beşiktaş, galibiyeti fazlasıyla hak eden taraf oldu. Fakat 90+1’de gelen karambol golü ise siyah-beyazlıları fazlasıyla tedirgin etti.BURSASPOR ilk 20-25 dakika yürekli ve enerjik gözükse de daha sonraki bölümlerde adeta sahadan silindi. Penaltılar konusunda tartışılacak bir şey yok. Joshua ve Merter’in topa değil rakiplerine müdahalesi çok netti. Bülent Yıldırım, geçen haftaki Başakşehir-Antalya maçından sonra dün de pozisyonlara yakın, tempoyu yükselten nitelikli bir yönetim gösterdi.
TARİHİ maç hezimetle bitti. Evet ancak bu sonucu getiren faktörleri gözden geçirmek gerek. Maç 1-0 devam ederken ve 11’e 11 oynanırken İskoç hakemin 29. dakikada Beck’e yapılan faülü vermeyip oyunu devam ettirmesi ve yerde yuvarlanan Alman futbolcunun penaltı yaptığına hükmedip kırmızı kartla oyundan atması maçı ve turu o anda bitiren bir skandal olarak tarihe geçti. Beşiktaş, 10 kişi kalıp maç 2-0’a gelince maç zaten o dakikada bitti. 10 kişi kalan Beşiktaş çözüldü ve bireysel hatalar ile fark arttı.BU BİR HAKEM SKANDALIBU hezimetin ilk nedeni adını bile zikretmeye gerek görmediğim İskoç hakemin maçı bitiren ve çözen 29. dakikadaki skandal kararıdır. 11’e 11, 1-0 devam etse bu maç bu noktaya gelmezdi. 2. neden Aboubakar’ın bile bile göz göre göre takımını 9 kişi bırakmasıdır. Tur gitmiş bundan sonrası sarı kartı varken topa vurması ve oyundan atılması arkadaşlarını saha içinde zor duruma itmektir.SON maça kadar Şampiyonlar Ligi’nde şansını devam ettirip Kiev’e namağlup giden Beşiktaş takımı böyle hakem rezaleti sonrası ağır bir yenilgi almıştır. Ancak kimse kimseyi suçlamasın, bu takımı bu noktaya bu oyuncular ve Şenol Güneş getirdi. Beşiktaş için önemli olan bundan sonra ayağa kalkmak ve hedeflerine devam etmektir. Hem de eskisinden daha güçlü bir şekilde.
BEŞİKTAŞ, ofansif performansıyla hayal kırıklığı yarattı. Öyle ki ilk yarı kaleye şut girişimi yok. Attığı korner yok. Evet, maçın yarıda F.Bahçe’nin de kaleyi bulan tek şutu yok ve attığı korner sadece 1.HÜCUM aksiyonları bakımından son derece yetersiz bir derbi oldu.F.BAHÇE ikili mücadelelerde daha diri ve istekli göründü. Beşiktaş’ta ise Oğuzhan-Tolgay kalitelerinin çok altında kalıp çok top kaybıyla oynadılar. Kerim Frei hemen hemen aldığı tüm topları ezdi, Cenk Tosun, Kjaer ve Skrtel’in arasında hiç top alamadı.2. yarıda da farklı bir maç izlemedik. Aboubakar girdikten sonra biraz daha öne doğru gitmeye çalışan ama yine hücumda yetersiz bir Beşiktaş izledik. Açıkçası son yıllarda F.Bahçe-Beşiktaş derbileri içinde bu kadar pozisyonsuz ve heyecansız bir maç hatırlamıyorum.ŞENOL Güneş, beraberliğe göre bir oyun planı yapmış. Sarı kart gören Quaresma’yı oyundan atılır düşüncesiyle hemen oyundan aldı ancak çok etkisiz kalan Kerim Frei ve Cenk’i neden oyunda tuttu? Madem kontratak oyununu tercih etti, uzun top becerisi olan Gökhan İnler’i niye oyuna sokmadı? Olcay şu Kerim’den daha mı kötü? Hem defansif olarak hem de hücumda daha faydalı olamaz mıydı?3 PUANI DÜŞÜNMEDİBU kadar pasif kalan bir Beşiktaş maçı son 10 dakikaya kadar sadece 1.5 pozisyon vererek 0-0 getirmeyi başardı.DÜN Şenol Güneş’in Beşiktaş’ın başındaki en olumsuz teknik adamlık görüntüsünü verdiğini düşünüyorum. Tamam, F.Bahçe’nin 4 puan önündesin, beraberlik kötü sonuç değil ama bu kadar mı kazanmayı düşünmez Beşiktaş?SON bölümde Necip değişikliği de tamamen ‘0-0 bitireyim’ düşüncesinin bir ürünü.BEŞİKTAŞ’TA savunma 4’lüsü ve Atiba Hutchinson iyi oynadı onun dışında herkes kendi kapasitesinin altındaydı. Son bölümlerde F.Bahçe’nin bıraktığı alanları daha etkili kulanan Beşiktaş tercih hataları yüzünden pozisyon üretemedi.
HAFTAYA lider giren Başakşehir günlerce çalışıp sadece bu maça odaklandı. Belli ki hem fiziksel, hem taktiksel hem de mental açıdan iyi hazırlanmışlar. Özellikle de ilk 20 dakika bunu gösterdiler. Ayrıca sadece rakip analizi de yetmez. Zaten iyi takım Başakşehir, ligde namağlup lider; bu maç kadar 20 maçtır yenilmeyen bir ekip.BUNA karşılık Beşiktaş yorgundu ve rakibi kadar yüksek konsantrasyon ile çıkmamıştı maça. İlk 15 dakikada arka arkaya pozisyonlar geldi Başakşehir’den, 21’de de Cengiz’in kontratak golü. Bu bölümde maç eksiği olan Atınç’ın aksaması, savunmanın dengesini bozdu. Üstüne Atiba ve Beck’in kötü oyunları da eklenince Beşiktaş çok olumsuz bir 25 dakika geçirdi. Gökhan İnler ve Atiba birlikte oynadıkları zaman Beşiktaş hücuma çıkmakta zorlanıyor.BENFICA’NIN yaptığı gibi savunmaya öne çıkarıp Beşiktaş’a baskı yapan Başakşehir, bu anlayışta çok başarılı gözüktü ancak ne zaman Emre sakatlanıp çıktı ardından sadece savunma yapmaya çalışan sıradan bir ekibe dönüştüler. Tabii bu durumda Beşiktaş’ın reaksiyonu da etkendi.2. YARI TEK KALE2. yarının başlama düdüğünden itibaren maçın hakimi olan Beşiktaş duran toptan Marcelo ile golü buldu. Tolgay, Oğuzhan ve Quaresma iyi oynarken, Cenk de çok istekli ve isyankardı. Ancak Aboubakar’ı dün hiç beğenmedim. Kamerunlu santrfor, Beşiktaş’ın etkili geldiği hücumlarda dün öyle yerlerde pozisyon aldı ki topla buluşmasına geometrik olarak imkan yoktu. Çok statik kaldı. Çoğu zaman Beşiktaş’ın hücumlarını bozdu. Abuobakar, ancak çok daha hareketli olduğu zaman etkili olabilen bir forvet tipi. Atınç ise iyi niyetine rağmen maç boyunca aksadı. Kendine güvenini kaybetmeden çalışmaya devam etmesi lazım.SON 10 dakika Beşiktaş’ın yorulması ile tekrar kabuğundan çıkan Başakşehir yine çok etkili hucümlar yaptı.. 2 takımın da dün ortaya koydukları kazanma arzusu, harcadıkları efor saygıyı hak ediyor. Cüneyt Çakır ise müthiş bir maç yönetti. Verdiği kritik kararların hepsi doğruydu.