AÇIK bir şekilde görüldü ki, Beşiktaşlı futbolcuların büyük bir bölümü dünkü maçın öneminin ve zorluk düzeyinin farkında değildi. Karabükspor gibi sert ve ligin en çok koşan takımı karşısında deplasmanda kazanmak ciddi bir kararlılık ister. Dün sahaya çıkan 11 özellikle ilk golü bulamazsa bu tip sıkı dış saha maçları için oldukça yumuşak.İŞİ mücadeleye çeviren bazı rakiplere karşı daha agresif olması gerekiyor siyah-beyazlıların. Dün defansif oynayan Karabükspor’u en çok zorlayan Quaresma’ydı. Ancak en çok orta yaptığı maçlardan birini oynayan Portekizli isabet konusunda çok düşük bir yüzde ile oynadı.AYRICA modern futbolda artık kenarlara in, yüksek toplar ile ceza sahasındaki kalabalığa şuursuz top şişir diye bir oyun kalmadı. Madem kaliteli bir takımsın rakip savunmayı merkezden delmen gerekiyor. Abobukar’ın attığı golde olduğu gibi.CENK TOSUN DAHA AKTİF OLMALICENK iyi bir bitirici lakin statik kalıyor. Ekmeğini taştan çıkarması lazım. Stoperler karşısında öncelik alması şart. Gol attıkça saha içinde ne yazık ki tembelleşen bir Cenk Tosun var. Bu mücadelesi ve temposu yeterli değil. Ben, Cenk Tosun’u beğenen ve destekleyen biriyim lakin saha içinde çok daha fazla çalışması gerekiyor. Aynı şeyler Oğuzhan ve Talisca için de geçerli. İşler kötü giderken savaşmak ve sorumluluk almak yerine ortadan kayboluyorlar.LİGİN ikinci yarısındaki tüm deplasmanlar zor ve kazanmak için savaşmak gerekiyor. Kimse Beşiktaş’ın kalitesine söz söyleyemez ama bazen kalite tek başına yetmiyor. Dün Karabük’te kazanma arzusu eksik, savaşçı ruhtan yoksun ve saha içinde kopuk bir Beşiktaş vardı.HEMEN hemen maçın tamamını rakip yarı alanda oynamasına rağmen isabetsiz, gereksiz ve telaşla yapılan ortalar Beşiktaş’ın atak verimliliğini de düşürdü. Saha kenarında Şenol Güneş ve takımın savaşçı ruhu Tosiç de olmayınca Beşiktaş takımı çok pasif kaldı. Yenilgiye gereken reaksiyonu gösteremedi.
İlk yarıda futbol oynamayı düşünen tek takım vardı sahada. Daha 11. dakikada 5 faul yapan, adam adama markajla sadece savunmayı düşünen F.Bahçe hücumda hiçbir şey üretemedi. Sarı-lacivertlilerin ilk yarı tek şut girişimi dahi yoktu. Devrenin ortalarından itibaren abartılı şekilde savunmada kalan rakibi karşısında üstünlüğü alan Beşiktaş, son vuruşlarda beceri sergileyemedi.BEŞİKTAŞ, oyunun hakimiydi ancak kendi hücum standartlarının altında kaldığını vurgulamak lazım. Tosiç’in atılması ile 11’e 10 başlayan 2. yarıda F.Bahçe sayısal üstünlüğünü oyun üstünlüğüne dönüştüremedi. 60’tan sonra ilk kez rakip yarı alana yerleşen F.Bahçe, eksik Beşiktaş karşısında topa daha fazla sahip olmaya başladı.ADVOCAAT bazı dokunuşlarla takımını ofansif bir kurguya itmeliydi. Ancak nedense beklemeyi tercih etti. Beşiktaş ise 10 kişi oynamanın dezavantajını dakikalar geçtikçe hissetti. Son 25 dakikada Afrika Kupası’ndaki Aboubakar, kulübede olsa Cenk Tosun yerine aranan kan olabilirdi.BEŞİKTAŞ’IN yediği gol ise düşmemesi gereken bir tuzak ile geldi. 10 kişiyle rakip yarı sahaya yerleşip Cenk’in topu kaybetmesi ile kontrataktan gol yedi. Bu tip maçlarda eksik oynarken efor ve bireysel becerilere ihtiyaç duyulur. Beşiktaş’ta o becerileri sergileyecek Quaresma ve Babel, ihtiyaç duyulan anlarda sahne alamadı. Cenk ise hiç öncelik alamadı ve ceza alanı içinde top hep ayağına gelsin diye bekledi. Daha hareketli ve patlamalı oynaması lazım.BAZILARI F.Bahçe tur atladığı için Advocaat’a övgüler dizecektir. Ancak 10 kişilik rakibine karşı dahi sadece kontratak ile 2 kez pozisyona giren Fenerbahçe, daha fazlasını oynamalıydı. 11’lik bölüm ile 11’e 10 oynanan 2 farklı devreyi iyi analiz etmek lazım. Advocaat’ın tüm zaferleri savunma ve kontratak oyunu ile .TANSİYONU KALDIRAMADI MAÇIN gidişini etkileyen Tosiç’in kırmızı gördüğü pozisyonda Sırp futbolcu, gereksiz yere Persie’nin tuzağına düştü. Topsuz alanda hem eliyle hem de ayağıyla Tosiç’e faul vardı. Hakem de bunu belirledi ve Persie’ye sarı kart göstermeye gidiyordu. Ancak alnıyla yaptığı temas Tosiç’e kırmızı kartı getirdi. Hakem hakkında yorum yapmaya gerek yok. Tansiyonu kaldıramadı. Maçı yönetemedi. Oynamak isteyen ile oyunu germek isteyeni ayırt edemedi.
GEÇEN haftaki Alanya-Beşiktaş maçının ardından yazdığım yazıyı kopyala/yapıştır yapsak dünkü Konya maçını büyük ölçüde anlatırdı. Beşiktaş o kadar kararlı, etkili ve güçlü başladı ki maça, Konyaspor ilk 15 dakika adeta nefes dahi alamadı. 1-0 olan 9. dakikada 5’inci gol girişimi ağlarla buluştu.İLK günden beri ısrarla vurguluyorum. Babel harika bir transfer ve takımın hücum bütünlüğünütamamlayacak tüm niteliklere sahip. Her şeyden önce golcü bir kanat oyuncusu ve dün bir gol bir asist ile oynadı. Arka direk koşularıyla böyle gollerden çok atar.CENK Tosun, saf gol becerilerine ve sezgilerine sahip bir oyuncu ve özellikle dün kendisinin ilk golü 1’nci sınıf idi. “Beşiktaş’ın golcüye falan ihtiyacı yok! Ben buradayım” dedi. Aboubakar’ın yokluğunda neredeyse gol krallığını ilan etme fırsatı buldu.QUARESMA 2 asist ile yıldızlaştı. Ancak bazı pozisyonlarda biraz daha ciddiyetli davransa dünkü maçı 4 asist 2 gol ile rahatlıkla tamamlayabilirdi. Atiba ve Oğuzhan hemen hemen kusursuz bir futbol ortaya koydular. Adriano ve Gökhan çok olgun ve etkiliydiler.POZİSYON DAHİ VERMEDİTALISCA gününde değildi, yerine giren Tolgay ile Beşiktaş yeniden vites yükseltti. İngilizce’de bir söz vardır. “Too good to be true” diye.. Gerçek olmak için fazla iyi anlamına gelir. İşte dünkü Beşiktaş öyleydi. Zayıf bir rakibe karşı farklı kazansa bu ifadeleri kullanmak için çok daha seçici olurdum. Yediği golde bile rakibine pozisyon vermedi. Şunu da vurgulamak lazım Konya ligin güçlü ve organize ekiplerinden biri. Ve siyah-beyazlılar böyle bir takımı adeta sürklase etti.
BEŞİKTAŞ, dün 1-0’a kadar kusursuza yakın bir oyun ortaya koydu. Çok iyi baskı yaptı, topu çok iyi dolaştırdı. Oyunun yönünü çok çabuk değiştirdi. Yüksek kalite ile bezenmiş işler yaptı siyah-beyazlılar. Ancak 1-0’dan sonra 10-15 dakikalık bir duraklama sürecine girdi ve bu bölümde rakibine 1 net pozisyon verdi. Ardından tekrar üstünlüğü ele alıp 3-0’a kadar yine keyif alan ve sahada keyif verdi, keyif aldı.QUARESMA son derece istekli ve verimliydi. Skoru doğrudan etkileyen klas işlere imza attı. Topu ayağından daha çabuk çıkartınca çok daha etkili. Babel ise kalitesi tartışılmayacak bir futbolcu ve dün neler yapabileceğinin sinyallerini verdi. Attığı gol hem sürat hem de yüksek beceri isteyen nitelikteydi.TOLGAY ARSLAN İYİ KARAR!ALANYA, eksik bir kadro ile teknik direktörsüz çıktı bu maça ve zor bir dönemde.. Beşiktaş maç içi olumsuzlukları yaşamasa daha da farklı kazanabilirdi.OSMANLISPOR maçında verilmeyen net penaltı, dün yaşananlar. Buna rağmen 2 maçta alınan 6 puan var. Ancak şu soru kafaları kurcalıyor. İnsanlar futboldan keyif almak için izliyor.Futbol güzel bir oyun ve yetenekli oyuncularla daha da güzel. Maalesef, bir hakem bu kadar kolay bir maçı nasıl berbat eder dün gece buna şahit olduk. Beşiktaş’ın çok üstün bir oyunla 3-0 önde götürdüğü bir maçta futbol sahalarında çok az rastlanacak yanlış bir penaltı kararı ile 3-1’e gelen maç gerginleşti, hadi diyelim ki Alper Ulusoy pozisyonu yanlış gördü ve süzemedi. Sarı kartı olan Guerrier’in Gökhan Gönül’e kayarak girip darbesini de mi göremedi? Hakemlerimize sihirli bir değnek dokunmayacağına göre lig sonuna kadar tüm futbolseverler görünen o ki bunları yaşamaya devam edecek.
SEYİR keyfi bakımından olumsuz ancak taktiksel açıdan iyi bir maç oldu. F.Bahçe yüksek enerji ve motivasyon ile başladı. Çünkü bir beraberlik dahi sarı-lacivertli ekibi yarıştan uzaklaştıracaktı.BU durum F.Bahçe’yi motive ettiği kadar tedirginlik yarattı ve telaşlı bir oyuna itti. Daha fazla rakip yarı alanda oynamasına rağmen ilk yarıda pozisyon üretemedi sarı-lacivertiler. Yine de ilk 28 dakikadaki istekli oyun verimli olmasa da Ozan’ın golüyle 1-0 öne geçti. Futbolda bu tip goller var. Bazen istediğiniz vuruşu yapamazsınız fakat rakibe çarpıp gol olur. Önemli olan bazı anlarda denemektir.2. yarıya Başakşehir rakip yarı alanda başladı. F.Bahçe oyunu kendi sahasında kabul etti ve hızlı çıkışlar ile gol aradı. 60’tan sonra F.Bahçe tekrar dengeyi sağladı.HÜCUMDA ÇOK EKSİKLERDİSÜPER Lig’de 26 maçtır yenilmeyen Başakşehir, dün kötü günündeydi ve özelikle de hücum performansı ile hayal kırıklığı yarattı. F.Bahçe 73’te Fernandao’nun penaltısı ile maçı koparma şansı yakaladı ancak son haftaların usta penaltıcısı, Volkan’ı geçemedi ve Başakşehir maçta kaldı. Ancak dünkü oyun ile Başakşehir’in duran top dışında gol atma şansı yoktu.F.BAHÇE ise sadece dikkatli ve yüksek konsantrasyonla zaman zaman da sert oynayarak bu önemli maçta galip gelmeyi başardı.2 takım da savunmada disiplinli ve dikkatliydi fakat modern futbolun çok uzağında hücum yaptılar. Topu kenardan getirip kalabalığın içindeki bilinmeze orta yapmak diye bir şey kalmadı üst düzey futbolda. Hiçbir ofansif çeşitlilik, farklı aksiyonlar yok. Kenardan getir ve tabiri caiz ise ceza alanına topu şişir. Avrupa’da en kalitesiz takımlar bile artık böyle hücum yapmıyor.HAKEM açısından zor bir maç oldu. Çünkü 2 takım oyuncuları da her pozisyonda itiraz edip genelde faüllü oyuna başvurdular. Daha ilk yarıda 6 sarı kart çıkması teknik adamları da erken değişikliklere itti.
SEYİR keyfi bakımından olumsuz ancak taktiksel açıdan iyi bir maç oldu. F.Bahçe yüksek enerji ve motivasyon ile başladı. Çünkü bir beraberlik dahi sarı-lacivertli ekibi yarıştan uzaklaştıracaktı. BU durum F.Bahçe’yi motive ettiği kadar tedirginlik yarattı ve telaşlı bir oyuna itti. Daha fazla rakip yarı alanda oynamasına rağmen ilk yarıda pozisyon üretemedi sarı-lacivertiler. Yine de ilk 28 dakikadaki istekli oyun verimli olmasa da Ozan’ın golüyle 1-0 öne geçti. Futbolda bu tip goller var. Bazen istediğiniz vuruşu yapamazsınız fakat rakibe çarpıp gol olur. Önemli olan bazı anlarda denemektir.2. yarıya Başakşehir rakip yarı alanda başladı. F.Bahçe oyunu kendi sahasında kabul etti ve hızlı çıkışlar ile gol aradı. 60’tan sonra F.Bahçe tekrar dengeyi sağladı.HÜCUMDA ÇOK EKSİKLERDİSÜPER Lig’de 26 maçtır yenilmeyen Başakşehir, dün kötü günündeydi ve özelikle de hücum performansı ile hayal kırıklığı yarattı. F.Bahçe 73’te Fernandao’nun penaltısı ile maçı koparma şansı yakaladı ancak son haftaların usta penaltıcısı, Volkan’ı geçemedi ve Başakşehir maçta kaldı. Ancak dünkü oyun ile Başakşehir’in duran top dışında gol atma şansı yoktu.F.BAHÇE ise sadece dikkatli ve yüksek konsantrasyonla zaman zaman da sert oynayarak bu önemli maçta galip gelmeyi başardı.2 takım da savunmada disiplinli ve dikkatliydi fakat modern futbolun çok uzağında hücum yaptılar. Topu kenardan getirip kalabalığın içindeki bilinmeze orta yapmak diye bir şey kalmadı üst düzey futbolda. Hiçbir ofansif çeşitlilik, farklı aksiyonlar yok. Kenardan getir ve tabiri caiz ise ceza alanına topu şişir. Avrupa’da en kalitesiz takımlar bile artık böyle hücum yapmıyor.HAKEM açısından zor bir maç oldu. Çünkü 2 takım oyuncuları da her pozisyonda itiraz edip genelde faüllü oyuna başvurdular. Daha ilk yarıda 6 sarı kart çıkması teknik adamları da erken değişikliklere itti.
MAÇ beklediğimiz tempoda seyretmedi... Kağıt üzerinde son derece ofansif olan Beşiktaş kadrosu son 20 dakikaya kadar Talisca’nın bireysel beceri ile attığı gol dışında ofansif üretkenlikten son derece uzaktı. Bu zeminde pas yapmak ve topla beceri dolu işler sergilemek tabii ki çok zor.POZİSYON üretememenin dışında rakip yarı alanda topu tutamamanın temel nedenleri Quaresma’nın kötü oyunu, Oğuzhan’ın hücum bölgesine fazla çıkmaması ve Cenk Tosun’un top alamamasıydı. Muhtemelen Cenk de arkadaşlarının kendisine yeterince destek olmamasından ve yalnız kalmaktan yakınacaktır. Özellikle de Quaresma’nın sadece çizgide kalması hiç ceza alanına girmemesi de Beşiktaş’ın hücumda sorun yaşamasının nedenlerinden biri olarak gözüktü.TALISCA, yüksek yüzdeli golcü kimliği ile ve klas golle geri döndü. İlk 11’de oynadığı 8 resmi maçta 7 gol attı ve sezonun kalan bölümünde Beşiktaş için gol konusunda büyük bir güvence olduğunu gösterdi. Beşiktaş, Talisca’nın dönüşü ve Babel’in uyumu ile sonuca daha kolay giden bir takım olacaktır.TOLGAY-Q7 ANAHTAR OLDUŞENOL Güneş sarı kartlı ve kötü gününde olan Portekizli yıldıza 69. dakikaya kadar tahammül ederek bir anlamda kötü oyuna da göz yumdu. Tolgay girdikten sonra oyunda dengeyi sağlayan Beşiktaş, Kerim’in de katılmasıyla rakip kalede pozisyonlar da üretti ancak bu kez de kaleci Karcemarskas’ı geçemedi. Son dakikalarda Atiba’nın harika asisti ve Cenk’in golü ile 3 puanı perçinleyen Kartal, çok önemli bir 3 puanı almayı başardı. Özellikle Oğuzhan rakip ceza alanına yakın oynadığı zaman Beşiktaş’ın hücumları zenginleşiyor, pas kalitesi artıyor. Tolgay’ın orta alana katılması ile hem Atiba hem de Oğuzhan’ın performansı arttı.RYAN Babel ilk maçında çalışkandı, savunmaya yardım etti fakat hücumda o da beklenen katkıyı yapamadı. Ligde geçen yıl ve bu sezon 1 kez dahi mağlup olmayan ama nedense sürekli tartışılan Marcelo-Tosic tandemi bir maçı daha başarıyla geride bıraktı. Genel anlamda iyi bir yönetim gösteren Hakem Ali Palabıyık, Tolgay’ın düşürülmesindeki net penaltıyı yakalayamadı.
F.BAHÇE, sahaya maç eksiği olan Aatıf, Fernandao ve Ozan Tufan gibi isimlerle çıkınca Adanaspor karşısında bocaladı. Bu duruma ek olarak Moussa Sow ve Simon Kjaer’in yoklukları da eklenince sarı-lacivertli ekip için işler yolunda gitmedi.İLK 7 haftanın ardından oyun felsefesinde değişiklik yapan Advocaat, savunma emniyeti ile oyunun merkezini orta alanda kurup kazandığı toplar ile hızlı çıkan bir oyuna dönmüştü. Topa rakiplerinden daha fazla sahip olmayan, pasa dayalı oynamayan bir geçiş veya kontratak oyunu ile fazla pozisyon vermeyen ve rakiplerini avlayan bir F.Bahçe..ANCAK Adana gibi rakiplere karşı pasa dayalı baskı oyununu uygulamak zorundasınız. Bu da beceri gerektiriyor. F.Bahçe’nin dün sahaya çıkan kadrosunda yaratıcılık sergileyebilecek 2 oyuncu vardı. Bunlar Lens ve Aatif.. Fizik güç olarak deyim yerinde ise ayakta duracak gücü olmayan Aatif düşündüklerini yapamadı ve seyirci tarafından yuhalandı.HATADAN KORKUYOROZAN Tufan oyuna değer ve kalite katacak bir şey yapmıyor. Sadece mücadele ederek F.Bahçe orta sahasında oynayamazsınız. Dikkat ederseniz F.Bahçe’nin üst üste lig ve Avrupa’da 8 maç kazandığı süreç Ozan yoktu. Genç oyuncunun zamana ve özgüvene ihtiyacı var. O da baskı altında ve saha içinde hata yapmaktan korkuyor.İLK yarıda kalesinde 2 gol gören ve 1 de karşı karşıya net pozisyon veren F.Bahçe, golü sadece karamboller ile aradı. 2’nci yarıda ise baskılı oyuna rağmen 77’de kazanılan penaltıya kadar pozisyon üretemedi sarı-lacivertiler. Açıkçası Lens dışında arayan ve zorlayan yoktu. Fizik olarak zaten yumuşak olan Adanaspor, ikili mücadelelerde ayakta kalamayınca F.Bahçe, turuncu-beyazlı ekibi daha da sıkıştırmaya başladı.İLK yarıdaki etkili çıkışlarını yapamayan Adana, panik içinde geriye yaslanınca Van Persie’yi de oyuna alan F.Bahçe’ye adeta davetiye çıkardı. Adanaspor’un yeni kalecisi Itandje takımının baskı yediği bölümlerde takımını ayakta tutan isim oldu.