Gazete Vatan Logo
YaşamSuçlular gezerken ben hapse girdim!

Suçlular gezerken ben hapse girdim!

Suçlular gezerken ben hapse girdim!

İSKİ Skandalı'nın baş aktörü Ergun Göknel cezaevinde geçirdiği 5 yılı yazdı. Göknel, "Sanık dut ağacı" adlı kitabında adli sistemi eleştiriyor. İstanbul Belediyesi ve İSKİ, bizim planlarımızı yeni gerçekleştiriyor. Ama itiraf etmeliyim ki Kabataş-Taksim tramvayı aklımıza gelmemişti

Haberin Devamı

Türkiye'nin Ergun Göknel'i tanıması İSKİ Genel Müdürlüğü yaptığı sırada, boşanmak istediği eşinin kamuoyu önünde kocası hakkında dile getirdiği suçlamalarla olmuştu. Göknel, kamuoyunda 'Klor Davası' olarak bilinen davada yargılanarak 8 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldıktan sonra infaz yasası gereğince beş yıl sonra tahliye oldu. Beş yıl boyunca dört cezaevinde geçen hatıralarını yazan Ergun Göknel'in "Sanık Dut Ağacı" adlı kitabı TİMAŞ Yayınları'ndan çıktı.

Göknel ile kitabını ve Türkiye'yi konuştuk...

* Dut ağacını neden sanık sandalyesine oturttunuz?
1996'da eşim Müjgan Hanım cezaevinde beni ziyarete geldiğinde dut ağacının altında çay içip sohbet ederdik. Ağacın üç metre ötesinde atölye binasının tuvalet penceresinden gizlice bizi çekmişler. Kış geçti, dut ağacı budanıp Y harfi haline geldi; o dut ağacını hepimiz çok severdik ve ağaç kitabımda bir simge oldu.

* Kitaptaki mesajınız neydi?
Kitap tamamen yargı ve infaz kurumlarında yaşadığım olayları genele yayarak yaptığım gözlemdi. Türkiye'deki yargı sistemi içinde dut ağacı gibi suçu olmayanlar büyük ceza alırlar, suçlular ise ortalıkta dolaşırlar.

* Yaşadığınız süreci siz nasıl değerlendiriyorsunuz?
Muammer Karaca'nın bir temsilinde Adnan Menderes'in asılma olayıyla ilgili öyküsü vardı: Amir memuru çağırıyor, "Sen darağaçlarını hazırla!" diyor. Memur karşı çıkıp, "Nasıl asarız amirim, karar gelmedi" diye sorunca amir cevaplıyor "Sen hazırla, emir geldi, kararı da gelir."

* Şimdiki İSKİ çalışmaları için ne söyleyeceksiniz?
Şimdiki İBB ve İSKİ bizim projelerimizi gerçekleştiriyor. Ama Kabataş-Taksim hattına tramvay koymak bizim aklımıza gelmemişti.