Sapık kuzene müebbet isteniyor
6 yaşındaki amcakızı Ceren'i çikolatayla kandırıp, tecavüz ettikten sonra bıçakla yaraladığı, daha sonra boğarak öldürdü
ADANA'da 6 yaşındaki amcakızı Ceren Yağız'ı çikolatayla kandırıp, tecavüz ettikten sonra bıçakla yaraladığı, daha sonra boğarak öldürdüğü iddia edilen 27 yaşındaki Murat Yağız, `ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası' istemiyle yargılanmaya başladı.
Narlıca Mahallesi'nde yaşayan 45 yaşındaki Adnan ve 43 yaşındaki Sebahat Yağız çiftinin bebekken evlatlık aldıkları çocukları Ceren Yağız, 2 Temmuz 2007 günü evlerinin önünde oynarken kayboldu. Aramalara rağmen bulunamayan küçük kızın en son evlerinin üst katında oturan amcasının oğlu Murat Yağız'ın kullandığı bisikletle mahalleden ayrıldığı ortaya çıktı. Yağız ailesi Ceren'i ararken, Murat Yağız'ın trafik kazası nedeniyle hastaneye kaldırıldığı bilgisi geldi. Eşi ile hemen hastaneye giden Adnan Yağız, yeğenine kızından haberi olup olmadığını sordu. Küçük kızdan haberi olmadığını söyleyen Murat Yağız, Ceren'i mahalleden bisikletle ayrılırken gördüğünü, ancak eve gönderdiğini ileri sürdü. Babanın polise verdiği bilgi üzerine yaralı yeğen Murat Yağız, hastanedeki tedavisi sonrası gözaltına alındı, bir gün sonra da Ceren'in cesedi bulundu. Kağıt toplayan çocukların cesedini bulduğu küçük kıza tecavüz edildiği, bıçaklanıp, tayt ile boğulduğu belirlendi.
POLİSTE İTİRAF, MAHKEMEDE İNKAR ETTİ
Gözaltındaki ilk gün konuşmayıp, ertesi gün Ceren'in cesedi bulununca itirafta bulunan Murat Yağız, minik kısla fiili livata yoluyla cinsel ilişkiye girdiğini, ancak öldürmediğini iddia etti. Sorgulaması sonrası tutuklanan Yağız, Adana 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde kuzeni Ceren'i öldürmekten `ağırlaştırılmış ömür boyu', ayrıca `Küçük kıza cinsel istismardan' 22 yıl 6 ay, `hürriyetinden yoksun bırakmak' suçundan da 14 yıl hapis cezası istemi ile yargılanmaya başladı. Polisteki ifadesini işkence altında verdiğini öne süren ve mahkemede ifade değiştiren Yağız, sakinleştirici ilaç kullandığını ve zaman zaman kendini kaybettiğini öne sürdü. Kuzenine hiç bir şekilde zarar vermediğini öne süren Yağız, kendini şöyle savundu:
"Olay günü kendime sakinleştirici ilaç almaya gidiyordum. Kuzenim Ceren de benimle gelmek istedi. Onu da yanıma aldım. Bana gölü görmek istediğini söyledi. Bunun üzerine hastane civarında gölü gören bir yere gittik. Yokuş aşağı giderken dengemizi kaybedip çalılıkların arasına düştük. Ben kuzenimi oradan çıkaramayınca yardım istemek için yola çıktım. Bu arada yol kenarında bayılmışım, gözlerimi hastanede açtım. Gözaltına alındıktan sonra poliste işkence altında ifade verdim. Ben kuzenime hiçbir şekilde zarar vermedim."
Ceren'in babası Adnan Yağız ise, yeğeninin herhangi bir hastalığının olmadığını belirterek sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi. Mahkeme heyeti, Murat Yağız'ın akli dengesinin yerinde olup olmadığının belirlenmesi için Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'nde bir süre gözlem altında tutulmasına karar verip, duruşmayı erteledi.










