Mevlana’yı yetiştiren büyük zât

.
Seyyid Burhaneddin, 1165 yılında şu an Özbekistan sınırları içerisinde bulunan Afganistan’a sınır olan Tirmiz kasabasında doğdu. Mevlana’nın yetişmesinde çok büyük emeği olan İslâm alîmidir. 1244 yılında vefat eden Seyyid Burhaneddin’in türbesi Kayseri’dedir.
Hocasının emri
Seyyid Burhâneddîn, Bahaeddin Veled’in (Sultân-ül-ulemâ) yanında ilim öğrenmekte iken, bir ara izinli olarak memleketi Tirmize gitti. Günlerden birinde, âlimler ile oturmuş sohbet ederken birden; ‘Eyvah! Üstadım gitti. Âlimlerin sultânı olan efendim vefât etti. Bizi terkederek bekâ âlemine göç eyledi’ diyerek ağlamaya başladı. Hâlbuki, hocasının bulunduğu yer ile kendisinin bulunduğu yer arasında binlerce kilometrelik mesafe vardı. Hocasının vefât ettiğini kalb gözüyle anlamıştı. Hocasının vefâtından sonra, gayet mahzûn ve dertli olarak günlerini geçirmekte olan Seyyid Burhaneddin, bir gece rü’yâsında hocasını gördü. Hocası ona, Konya’ya gidip, oğlu Mevlana’nın terbiye ve yetişmesi ile meşgûl olmasını söyledi. O da bu işâret üzerine yola çıkıp, bir sene yolculuktan sonra Konya’ya geldi. Büyük bir aşk ve şevk ile Mevlana’yı yetiştirdi. Mevlana, tasavvufta yüksek derecelere kavuştuktan sonra, Seyyid Burhaneddin Kayseri’ye gidip yerleşti ve vefâtına kadar orada kaldı.
Kasabadaki alim...
Hüsâmeddîn-i Çelebi’nin Mevlana’dan naklettiğine göre; Seyyid Burhaneddin hocasından aldığı işâret ile Konya’ya gelirken, yolda, Horasan ile Irak arasında bulunan Beyâbân isimli kasabaya uğradı. Geldiğini haber alan ahâli, onu karşılamak üzere yollara döküldü. O beldede bulunan ilim sahibi bir kimse ise, insanların ona hürmet ve alâka gösterdiklerini çekemeyip, karşılamaya çıkmadı. Seyyid Burhaneddin, bu beldede birkaç gün kaldı. Bu günlerin birinde, hased eden o kimsenin bulunduğu mahalleye uğramıştı. O kimse yanına gelip, önceki halini bildirdi. Pişman olup tövbe ettiğini, özür dilediğini, şimdi kendisini çok sevdiğini söyledi. Bunun üzerine Seyyid Burhaneddin; ‘Madem ki, özür diledin. Buna karşılık sana mühim bir haber vereyim. Ramazan ayının üçüncü günü hamam yolunda seni öldürecekler. Ramazan’ın üçüne kadar olan bu birkaç günlük zaman içinde, ölüm hazırlığı ile meşgûl ol’ dedi. O kimse bu söze çok hayret etti. Hakîkaten bildirilen günde, bildirilen yerde, o âlim öldürüldü.









