"-Yandım Allah- demeyin en az 3 çocuk yapın!"
Başbakan Erdoğan, Dedeman Oteli’nde düzenlenen 5. Aile Şurası’na katıldı yine “en az 3 çocuk” tavsiyesini yineledi. Erdoğan, şöyle konuştu:
Doğum yapmayın anlayışı: Dikkat edilirse ülkemizde ne yazık ki nüfus kontrolü, nüfus planlaması, aile planlaması adı altında, tam aksine ’aman doğum yapmayın’ gibi bir anlayış sürekli olarak tavsiye ediliyor. Tabii bu Türk Milletinin geleceğine yönelik yaşlı bir nüfusla -ki bizim tespitlerimiz, hepsi bilimseldir- 2038 yılı itibariyle Türkiye’nin nüfusu da şu anda Almanya’nın durumuna gelmiş olacak. O zaman da biz “Yandım Allah” demeye başlayacağız. Ozaman iş işten geçmiş olacak.
Şu andaki mevcut durumumuzu korumak için bizim her ailede en azından üç çocuk olması lazım. Bunu kabul eder ya da etmez, bu ayrı mesele ama sorumluluk mevkiindeki bir insan olarak, bir başbakan olarak, ülkemin geleceği için bunu söylemek durumundayım.
Destek vereceğiz: “Efendim ama herkes bakabileceği kadar.” Kusura bakmayın böyle yaklaşırsanız işe, Doğu, Güneydoğu buraları örnek verenler oluyor. Orayı örnek vermeyin. Bunda şüphesiz bizim sorumluluğumuz kadar anne babaların da sorumluluğu var. Biz birinci derecede sorumluyuz. Niye? Eğer bu ülkeyi, devleti yönetiyorsak bütün tedbirleri alacağız. Belki herkese iş bulamayabiliriz. Bulamıyorsak “Bu ülke demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti” diyorsak, o zaman o sosyal denilen bölüm var ya onun içini iyi dolduruyoruz. Örneğin ailelere destekler vereceğiz.
Entel ve paralı kesim: Toplumumuzun birçok kesiminde (entelektüel) diye gördüğümüz ya da (para sahibi) diye gördüğümüz insanların annelerini, babası ölmüş, tek başına yaşama terk ettiğini görüyoruz veya annesi ölmüş, babasını tek başına yaşama terk ettiğini görüyoruz. Yaptığı bir iş, yanına bir hizmetli koyuyor, ’yanında bir hizmetlisi var. O ona bakıyor’diyor. Mesele hizmetlinin annenin veya babanın yanında olması değil. İşte bu ailenin darbe yemesidir. Bu sözlerim belki eleştiri alacak ama inandığımı söylemek zorundayım. Çünkü biz o yaşlı annelerin, yaşlı babaların, ölüp kokuları dışarı yayıldıktan sonra duyulan annelerin, babaların hikayelerini hep izledik.
Acıyı biliyorum: Şahsen çocuklarımdan ayrı kaldığımda çektiğim acıyı, ıstırabı eşimle biliyorum. Diğer anne, babalar da aynı acıyı inanıyorum ki çekiyorlar. Ama çok rahat, geniş olanlar varsa bilemem. Ona müdahale etme hakkım da yok.
Boşanma azaldı: Nüfus ve Vatandaşlık Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2002 yılında 519 bin 44 evliliğe karşı 95 bin 323 boşanma oldu. Buna karşılık 2007 yılında 638 bin evliliğe karşılık 94 bin boşanma olayı meydana geldi. Demek ki olumlu istikamette bir gelişme var. Evlilik sayısındaki artışa rağmen boşanmalarda azalma meydana gelmesi olumlu bir gelişme. Türk kültürüne, geleneksel değerlerimize, yaşam tarzımıza uygun düşmeyen ve toplumsal dokumuzu zayıflatan tarz ve davranışların yaygınlaştırılmasından da özellikle her birlikte sakınmalıyız. Bunda bir komplekse girmenin de anlamı yok. Yani hep böyle biz şarkın çocukları olarak, ilkel çocuklarız. Niçin böyle bir anlayışın içinde oluyoruz. Biz tam aksine, hem şarkın, hem batının orta yerinde bulunan ve şarkı batıya açan, batıyı da şarka açan örnek bir toplum olabiliriz, niçin demiyoruz?
Krizden yakınanların 2 yıllık zulaları var
Başbakan Erdoğan’ın küresel ekonomik krizi değerlendirmek için hafta başında yapılan Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nda yaptığı konuşmada krizden yakınan işadamlarını eleştirdi. Krizi fırsata dönüştürmek isteyen veya kriz tellallığı yapan kesimler bulunduğu mesajını veren Erdoğan’ın, işadamlarının da krizden etkilenmeyecek birikimlerinin bulunduğunu söylediği öğrenildi. Erdoğan’ın işadamlarını kastederek, “Bir bildiğimiz var da ondan böyle konuşuyoruz. Bizim bu çevrelerde yakın dostlarımız var ve söz konusu kişilerin en az 2 yıl yetecek zulaları olduğunu söylüyorlar” dedi. Erdoğan, son dönemde yoğunlaşan işadamlarının İşsizlik Sigortası Fonu’nda biriken paradan yararlanma taleplerine de soğuk baktığını kaydetti. Fonu amacı dışında kullanmaya dönük bir niyetlerinin olmadığını kaydeden Erdoğan’ın bu fonla ilgili bir düzenleme yapılması durumunda bunun işsizlik sigortasından yararlanma koşullarının iyileştirilmesi yönünde olacağı bilgisini verdiği ifade edildi.










