CHP liderinden sonra Başbakan da çağrı yaptı
Erdoğan, “Anayasa değişikliğine de varız, yasa değişikliğine de varız, ne gerekiyorsa... İktidar partsi olarak biz hazırız. Muhalefet partileri hazırsa beraber bu işi yaparız” dedi.
ANKARA - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, DTP’li bazı milletvekillerinin polis zoruyla ifade vermeye getirilmesine ilişkin mahkeme kararı konusunda, “Anayasa değişikliğine de varız, yasa değişikliğine de varız, ne gerekiyorsa... İktidar partisi olarak biz hazırız. Muhalefet partileri hazırsa, beraber bu işi yaparız” dedi.
Erdoğan, dün gazetecilerin “DTP’lilerin ifade kriziyle ilgili formüller üretiliyor, yasa değişiklikleri, anayasa değişikliği konuşuluyor. Sizin değerlendirmeniz nedir?” sorusunu şöyle yanıtladı: “Böyle bir yasal zeminin oluşması halinde yasal değişikliğin adımlarının atılması noktasında, ki bunu gerektirir, bizler buna zaten her zaman varız. Burada Anayasanın 14. maddesiyle alakalı bir sıkıntı söz konusu. Ama tabii fikrinden, düşüncesinden dolayı bunun altını özellikle çiziyorum; fikrinden, düşüncesinden dolayı hiçbir insanın yargılanmasından yana değiliz. Bu ister parlamenter olsun, ister parlamenter olmasın.”
Bir gazetecinin, “Muhalefet partileri bu konuda çözüm noktasının, iktidar partisi olduğunu söylüyor, bu konuda eleştiriler var” demesi üzerine, Başbakan Erdoğan, “Ben size açıkladım. İktidar partisi olarak biz hazırız. Muhalefet partileri hazırsa, beraber bu işi yaparız” dedi. “Anayasa değişikliğine değil mi?” sözleri üzerine de Başbakan Erdoğan, “Anayasa değişikliğine de varız, yasa değişikliğine de varız, ne gerekiyorsa...” ifadelerini kullandı.
KRİZ SOHBETİ
Başbakan Erdoğan, Meclis resepsiyonunda DTP’li Sırrı Sakık, Akın Birdal ve Nuri Yaman ve bir grup gazeteciyle yaptığı sohbette, “ifade krizi”ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Başbakan ve DTP’lilerin diyaloğu şöyle:
DTP’li Akın Birdal: Umarım 3 ay içerisinde sorunu Meclis’te çözeriz. Yargıya bırakmayız
Erdoğan: İnşallah. Onu da söyledik. Muhalefetle bu konuda el birliği yaparsak, o zaman bunlar tabii çözülür. Ama bu Parlamento biliyorsunuz 411’i yaşadı, 367’yi yaşadı. Bunlar da var. Onun için biraz şimdi yoğurdu da üfleyerek yeme durumundayız. Bir de bu var.
DTP’li Sırrı Sakık: Ama bu Parlamento 1994’ü de yaşadı. Ne sıkıntılı günler yaşadı
Erdoğan: Bütün mesele ne biliyor musunuz? Parlamentolar, kurumlar, vesaire, bu irtibatlar tabii çok önem arz ediyor. Ama önemli olan adımları atmak.
‘Cumhurbaşkanı’nı Meclis seçsin’ diyen Baykal’a yanıt: Milletten niye kaçıyorsun!
BaŞbakan Erdoğan, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın “Cumhurbaşkanı’nı Meclis seçsin” önerisine yanıt verdi. Başbakan, şöyel dedi: “’Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.’Öyle mi? Burada milletin vekilleri var. Biz milletin aslına götürüyoruz bu işi. Millet ne yaptı? Bir karar verdi. Dedi ki ’böyle böyle cumhurbaşkanı seçimi şu zamandan bu zamana yapılmalıdır.’Bu işi bundan sonra millet yapmalıdır. Öyleyse millete gideceksin. Milletten niye kaçırıyorsun bu işi? Sayın Baykal, Cumhurbaşkanı seçimini milleten kaçırıyorsunuz. Niye kaçırıyorsunuz? Bırakalım millet seçsin. Ne istiyorsa millet yapsın. Bizim de istediğimiz, bu konuda milletin kararıdır. Millet de zaten bunu istiyor. Bu iş bitmiştir.”
Millet kararını vermiş
BAŞBAKAN Yardımcısı Cemil Çiçek de Baykal’ın “Cumhurbaşkanını TBMM seçsin” önerisini değerlendirirken, şöyle konuştu: “Diyelim ki bugün 1 Ekim, görevde olan Sayın Cumhurbaşkanı x-y herhangi bir cumhurbaşkanı görevden istifa etti. Neye göre bu seçim yapılacak? Bunun usul ve esasları ne? Eskiden bunu TBMM seçiyordu. Kararı orası veriyordu. Şimdi halk seçecek. Bu başvuru nereye yapılacak mesela? Adaylığa itiraz olursa ne zaman olacak? Seçim takvimi nasıl işleyecek? Meclis seçtiğinde herhangi bir propaganda zarureti yoktu. Şimdi halk seçeceğine göre Anayasa’da, ’60 günden önce’ diyor, birden fazla da aday varsa propaganda yapacak. Bunların hepsi kanunla düzenlenir. Yaptığımız çalışma bu kanunu düzenlemeyle ilgilidir. Söylediğim de soyut Anayasa hükmünü tekrar etmekten ibarettir. Sadece 102. maddenin hükmünü tekrar ettim. Halktan niye kaçıyoruz ki daha evvel Meclis seçiyordu. Millet kararını vermiş demiş ki ’seçimi ben yapacağım’. Niye milletten kaçıyoruz ki..”










