Adana'nın 8 bin yıllık yerleşim yeri can çekişiyor! Tepebağ Konakları acil restorasyon bekliyor

Adana’nın sarsılmaz kent hafızasını ve binlerce yıllık köklü geçmişini bünyesinde barındıran tarihi Tepebağ Höyüğü ile geleneksel Tepebağ Konakları, bakımsızlık ve ilgisizlik nedeniyle göz göre göre yok oluyor. Bir dönem Çukurova’nın sosyal ve ticari yaşamının asil merkezi olan bu tarihi mahallede; çatısı çöken, duvarları yarılan ve harabeye dönen tescilli konakların sayısı her geçen gün saniyeler içinde artarken, bölgenin geleceğine dair endişeler de sismik bir boyuta ulaştı.
Tepebağ, sıradan bir tarihi mahalle olmanın çok ötesinde, Adana’nın bilinen en eski yerleşim alanı. Bölgede gerçekleştirilen arkeolojik kazılar ve yüzey araştırmaları, Tepebağ Höyüğü’nün tam 8 bin yıllık kesintisiz bir yerleşim geçmişine sahip olduğunu açıkça ortaya koyuyor.
Roma, Bizans, Selçuklu, Ramazanoğulları ve Osmanlı gibi dünya tarihine yön veren asil imparatorlukların izlerini aynı sokakta buluşturan bu eşsiz açık hava müzesi, koruma kalkanı altına alınmazsa saniyeler içinde telafisi imkansız bir yıkımla yüzleşecek.
NEW YORK METROPOLİTAN MÜZESİ’NDE SERGİLENEN ADANA DEĞERİ
Tepebağ’ın uluslararası arkeoloji dünyasındaki sarsılmaz yerini kanıtlayan en asil örneklerden biri de 1900'lü yılların başında bölgede gün yüzüne çıkarılan tarihi eserler.
Tepebağ’da bulunan meşhur Hemşire Sitsnefru Heykeli, bugün ABD’nin New York kentinde yer alan dünyaca ünlü Metropolitan Sanat Müzesi (The Met) koleksiyonunun en nadide parçalarından biri olarak sergileniyor. Müze kayıtlarında eserin kökeninin doğrudan "Adana - Tepebağ" olarak belirtilmesi, bu bölgenin küresel ölçekte ne kadar sismik bir kültürel değere sahip olduğunu tüm dünyaya ilan ediyor.
GELENEKSEL ADANA MİMARİSİ BİRER BİRER YIKILIYOR
Özellikle 19. yüzyılın sonu ile 20. yüzyılın başlarında inşa edilen ve geleneksel Adana sivil mimarisinin en asil örnekleri olan cumbalı Tepebağ evleri, adeta zamana karşı sarsılmaz direncini kaybetmek üzere. Kesme taş işçiliği ve ahşap yapı elemanlarıyla bezeli bu nadide konaklar; bakımsızlık, çatı çökmeleri ve derin duvar çatlakları nedeniyle her an tamamen yıkılma riskiyle burun buruna yaşıyor.







