Geri Dön
SağlıkOturduğunuz her saat başına ölüm riskiniz artıyor

Oturduğunuz her saat başına ölüm riskiniz artıyor

Günümüzde artan hareketsizliğin ölüm riskini de artırdığına dikkati çeken Prof. Dr. Bilal Boztosun, “Yapılan çalışmalarda günde 13 saatten fazla oturanların, 11 saatten az oturanlara göre 2 kat daha fazla ölüm riskine sahip olduğu gösterildi. Uzun süreli oturmak kalp hastalığı için iki risk faktörü olan tip 2 diyabet ve obeziteye neden olabilir. Düzenli olarak uzun süre oturduğunuzda kemikleriniz zayıflar ve tüm iskelet sisteminiz ağrı, iltihaplanma gibi olumsuz etkiler yaşayabilir” dedi.

Oturduğunuz her saat başına ölüm riskiniz artıyor

Kardiyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bilal Boztosun, uzun süreli oturmanın erken ölüm için risk faktörü oluşturduğuna dikkati çekti. Prof. Dr. Bilal Boztosun, herkesin kas güçlendirici fiziksel aktiviteye ihtiyacı olduğunu belirterek, “Uzun süreli oturan insanların hem aerobik hem de kas güçlendirici fiziksel aktiviteye ihtiyacı vardır. Uluslararası bir dergide yayınlanan bir araştırma, uzun süre oturmanın erken ölüm için bir risk faktörü olduğuna dair kanıtları göstermiştir. Araştırmalara göre, ne kadar çok oturursanız erken ölüm riskiniz o kadar artar. Yapılan çalışmalara örnek olarak; günde 13 saatten fazla oturan katılımcıların, 11 saatten az oturanlara göre 2 kat daha fazla ölüm riskine sahip olduğu gösterilmiştir. Daha fazla hareket eden ve daha az oturan (bir seferde 30 dakikadan az oturan) kişilerin, bir seferde 30 dakika veya daha fazla oturanlara göre yüzde 55 daha düşük riske sahip olduğu gözlemlenmiştir. Bir seferde 90 dakikadan fazla oturan kişilerde ölme olasılığı, oturma sürelerini her zaman 90 dakikadan daha az bir süre ile sınırlayanlara göre yaklaşık iki kat daha fazladır” dedi.

“Kalp krizi ve felç riski yüzde 147 arttı”

Günümüzde yetişkinlerin ve ergenlerin yeterli fiziksel aktivite düzeyine sahip olmadığına değinen Prof. Dr. Bilal Boztosun, şu şekilde devam etti: “Dört yetişkinden biri ve ergenlerin yüzde 80’inden fazlası, önerilen fiziksel aktivite düzeylerini maalesef karşılamıyor. Yaklaşık 800 bin katılımcının değerlendirildiği araştırmada en çok oturanların, en az oturanlara kıyasla hastalık ve ölüm oranlarında artış olduğunu gösterdi. Yapılan istatistiklerde çok oturanların diyabet riskleri yüzde 112 arttı, kalp krizi ve felç gibi kardiyovasküler olaylarda yüzde 147 artış oldu. Kardiyovasküler olaylarda ölümde yüzde 90 artış oldu. Herhangi bir nedenden ölümde yüzde 49 artış oldu. Oturarak çok fazla zaman harcandığında kan akışı yavaşlar, bu da kan damarlarında yağ asitlerinin birikmesine izin verir ve kalp hastalığına yol açabilir. Vücudunuzun yağları işleme yeteneği azalır. Lipoprotein lipaz, karnınızdaki yağları parçalamak için üretilen önemli bir enzimdir. Oturduğunuzda vücudunuzun lipoprotein lipaz üretimi yaklaşık yüzde 90 düşer ve vücudunuzun yağ kullanmasını kolaylaştırır, yağ kullanmadığında ise depolanır. Uzun süreli oturmak kalp hastalığı için iki risk faktörü olan tip 2 diyabet ve obeziteye neden olabilen insülin direncine yol açabilir. Uzun süreler boyunca düzenli olarak oturduğunuzda kemikleriniz zayıflar ve tüm iskelet sisteminiz ağrı, kemik çıkıntıları, iltihaplanma ve diğer semptomlar dâhil olmak üzere olumsuz etkiler yaşayabilir. Kaslarınızı kullanmadığınızda, güçlerini ve diğer vücut sistemlerini destekleme yeteneklerini kaybedebilir. Beyninizi etkileyebilir. Kanser hastalığında ise önerilen miktarda hareket etmek meme, kolon ve rahim kanserleri de dâhil olmak üzere birçok kanser riskini azaltabilir. Daha fazla hareket etmek ve daha az oturmak, yaş, cinsiyet, ırk, etnik köken veya mevcut fitness seviyesinden bağımsız olarak herkes için muazzam faydalar sağlar.”

“Televizyonda maç izlemek yerine ailenizle oyun oynayın”

Prof. Dr. Boztosun, egzersiz ve fiziksel aktivite konusunda şu tavsiyelerde bulundu: “Egzersiz, beyindeki nöronları büyüten beyin kaynaklı nörotrofik faktörün (BDNF) üretimini tetikler. Ayrıca kortizolün yani stres hormonunun etkileriyle savaşmaya yardımcı olur. Dolayısıyla BDNF kaynakları azaldığında kortizol artar ve bu da stresin artmasına nedendir. Beyne giden kan akışı da hareketsiz olduğunuzda yavaşlar, bu da beyninizin aldığı oksijen miktarını azaltır. Her insanın fiziksel olarak aktif olma fırsatı aynı değildir. Pek çok insan kaldırım ve sokak altyapısının zayıf olduğu, fiziksel aktivite için güvenli alanların az olduğu ve evlerinden yürüme veya bisiklete binme imkânlarının olmadığı mahallelerde yaşıyor. Fiziksel aktiviteyi arttırıcı sosyal platformlarda bulunmak insanların aktif olması için güvenli ve uygun yerler sağlayabilir. Asansör yerine merdivenleri kullanmayı tercih edin. Gençlerimizin özellikle okullarda daha aktif olmasını sağlamalıyız. Çocukların daha fazla hareket etmesi için çözüm yolları aramalıyız. Okula yürüyerek veya bisikletle gitmeyi deneyebilirsiniz. Açık hava oyunları gibi okul sonrası aktiviteler için plan yapın. Sokaklarda her yaştan ve her yetenekten insanın yürümesi, bisiklete binmesi, tekerlekli sandalyeyi kullanabilmesi veya toplu taşımaya binebilmesi için güvenli hale getirmek önemlidir. Aktif ulaşım ve toplu taşımayı birbirine bağlayan ulaşım planlamasını desteklenmeli. Akşamları televizyon ekranındaki video oyunları yerine futbol veya paten gibi aktif aile oyunlarını oynayın. Uzun araba yolculuklarında mola vermeyi ihmal etmeyin.”