Gazete Vatan Logo

Covid-19 geçirenler mutlaka aşı olmalı!

Ortaya çıkan varyantlarıyla dünya genelinde etkili olan Covid-19’la mücadelede en etkili yöntemin aşı olduğunu vurgulayan uzmanlar, Covid-19 geçirenlerin de mutlaka aşı olması gerektiğine dikkat çekiyor. Uzmanlar, “Hangi varyant, hangi mutasyon, kaç kere mutasyon, kaç kere varyant olursa olsun şu gerçeği unutmayalım: Bu pandeminin ortadan kalkmasını sağlayacak en önemli faktör aşıdır! Biz bu pandemiyi aşıyla ortadan kaldıracağız.” diyor.

Covid-19 geçirenler mutlaka aşı olmalı!

Normalleşmeyle beraber hızlanan aşılama çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Songül Özer, Pandeminin ortadan kalkmasını sağlayacak en önemli faktörün aşı olduğunu söyledi.

COVİD-19 AŞILARININ CİDDİ ANLAMDA YAN ETKİSİ OLMADI

Aşılamanın başladığı günden bu yana en çok merak edilen konuların başında Covid-19 aşılarının yan etkilerinin geldiğini belirten Dr. Songül Özer, “Şimdiye kadar yapılan, Türkiye’de uygulanmayan Johnson & Johnson’ın ortaya çıkarmış olduğu ya da desteklemiş olduğu aşı dışında diğer aşıların hiçbirisinin ciddi anlamda bir yan etkisi olmadı. Her gün bizler de hastanemizde yüzlerce kişiye aşı yapıyoruz ve hekim olarak şimdiye kadar binlerce aşı olan insanla karşılaştım. Bazı insanların bünyesi daha narindir, bazı insanların alerjik yapısı biraz daha diğerlerine göre olabilir. O kişilerde dahi döküntüyle bile karşılaşmadım, belki başka hekim arkadaşlarım karşılaşmış olabilir.” diye konuştu.

KOLDA AĞRI YAPMASI NORMAL BİR DURUM

Bir aşının en çok yapabileceği yan etkinin uygulama bölgesinde ağrı yapması olduğunu kaydeden Dr. Özer, “Kolunuzdan yapıldığı için aşının yapıldığı gün, en fazla ertesi gün de dahil olmak üzere iki gün, aşının yapıldığı bölgede bir kas ağrısı oluşabilir. Çünkü orada bir reaksiyon, bir savaş var. Yani aşıyla verilen mikroorganizmayla savaşan vücudunuzun hücreleri var. Bu savaş nedeniyle aşı vurulan bölgede ağrı olması çok normal bir durum. Bunun dışında farklı bir durum olmaz. Belki, çok nadiren koltuk altı lenf bezlerinde küçük şişmeler olabilir fakat bunlar da geçicidir. Bazı insanlarda ise çok nadiren döküntü olabilir ki ben hiç görmedim. Onun dışında bir yan etki ile karşılaşmazsınız.” diye konuştu.

Haberin Devamı

"Bulantım, kusmam oldu, kendimi halsiz hissediyorum, baş ağrım oldu" diyen kişilerin %99’unda bu durumun psikolojik olduğunu kaydeden Dr. Özer, “Aşılar böyle bir şey yapmaz, bugüne kadar hiçbir aşı da yapmadı. Tabii ki korku herkeste vardır. Bazı kişilerde iğne korkusu bile olabiliyor. Bu yüzden ‘’Aşı bende ne yapacak? Acaba aşının içine ne kattılar?’’ gibi korkuların olması doğal ama bilimin ışığından ayrılmayın, bilim ne diyorsa ona inanın. Bir bilim insanı olarak, bu aşıyı olabilirsiniz diyorsak bize güvenin.” dedi.

Haberin Devamı

PANDEMİYİ AŞIYLA ORTADAN KALDIRACAĞIZ

Pandeminin ortadan kalkmasını sağlayacak en önemli faktörün aşı olduğunu kaydeden Dr. Songül Özer, “Hangi varyant, hangi mutasyon, kaç kere mutasyon, kaç kere varyant olursa olsun şu gerçeği unutmayalım: Bu pandeminin ortadan kalkmasını sağlayacak en önemli faktör aşıdır! Aşının hangi aşı olduğu bazı noktalarda önemli ama biz bu pandemiyi aşıyla ortadan kaldıracağız. Bu yüzden "Hangi aşı, ne çeşit aşı, hangi aşı daha çok koruyor, hangi aşı daha etkili?" gibi konular, daha bilimsel konular ama mutlaka aşıyı olacağız. Temmuz ayının ortalarına doğru Türkiye’deki toplumun ciddi oranda bir kısmının aşılanmasını bekliyoruz. Ben de, "Aşı olun!" diye ısrar eden, mutlaka herkesin aşı olması gerektiğini savunan taraftanım. Ben iki doz aşımı oldum, çocuklarıma da, eşime de aşılarını yaptırdım. Sizler de mutlaka aşılarınızı olun.” tavsiyesinde bulundu.

Haberin Devamı

DELTA VARYANTINA KARŞI KORUMA ORANI YÜZDE 88

Türkiye’de aktif olarak yapılan ikinci aşı olan Biontech ile ilgili şirketin CEO’su Uğur Şahin’in “Biontech aşısı tek dozda delta virüse karşı %36 oranında koruyor. İki doz yapıldığında bu koruyuculuk %88’e kadar çıkmaktadır.” dediğini hatırlatan Dr. Özer, şunları söyledi:

“Bugüne kadar büyük oranda ortaya çıkan tüm varyantlara karşı koruma oranının yüksek olduğu açıklaması yapıldı. Bu, %88 oranı az değil. Çünkü tüberküloz (verem) aşısının bile yüzde 60-70 bantlarında koruyucu olduğunu hatırlatmak isterim. yüzde 80 ve üzerindeki koruma çok ciddi bir oranda koruma demektir. Koruma ile ilgili kasıt nedir? Hastalığın yani virüsün insan vücuduna girmesine engel oluyor demiyoruz. Burada buna çok dikkat etmek gerekiyor. Çünkü aşı karşıtları hep çift doz aşı olunduğu zaman Covid-19 olunabildiğini dile getiriyor. Evet, olabilirsiniz. Aşı, kişinin vücuduna virüsün girmesine engel olmaz, böyle bir etkisi yok. Aşının iddiası, kişinin vücuduna mikroorganizma girse bile, kişiyi ağır hastalıktan koruyacak, hastaneye yatmaya engel olacak, doğal olarak bu hastalığı ağır geçirmeye engel olacak olmasıdır. Böylelikle ölüm oranları azalacak. Aşıyı bulan bilim insanları da bunu söylüyor.”

Haberin Devamı

COVİD-19 GEÇİRENLER DE MUTLAKA AŞI OLMALI

Covid-19 geçirenlerin de mutlaka aşı olması gerektiğini vurgulayan Dr. Songül Özer, Covid-19 geçirenlerin açı olmaması halinde daha ağır Covid geçirebileceklerini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:

“Farklı bir mutasyonel suş ile yeniden enfekte olma ihtimaliniz var. Biz böyle hastalar gördük. O yüzden aşı olmalısınız diyoruz. Biliyorsunuz ki Covid-19’u geçiren kişilerin, hastalığı geçirdikten sonraki 6 ay içerisinde aşılarını yapmıyoruz. Altı aydan sonra da mutlaka antikorlarına bakıyoruz, eğer antikorları düşükse aşı yapıyoruz. Yalnız ‘Covid-19’u geçirdim neden aşı olayım?’ sorusunu soranların mutasyonlardan haberinin olmadığını düşünüyorum. Geçirmiş ve antikor geliştirmiş olabilirler. Belli bir süre sonra farklı bir Covid-19 suşuyla, yani alfa, beta, gamma, delta varyantlarından bir tanesiyle yeniden enfekte olunabilir. Daha önce yoğun bakımda yatan birçok hastamız oldu. Maalesef ilkinde hafif geçiren, sadece üst solunum yolu enfeksiyonu olarak geçiren insanların yeni bir suşla enfekte olduklarında ikinci hastalık tablosunu daha ağır geçirdiklerini gördük. İkinci kez enfekte olduklarında hastaneye yatmak zorunda kalan ve maalesef yoğun bakıma bile yatmak zorunda kalan hastalarımızı gördük, kaybettiğimiz hastalar da oldu.”