Gazetevatan.com » Yazarlar » Medeniyet yollar değil kaldırımlardır

Medeniyet yollar değil kaldırımlardır

24 Eylül 2013 Salı


Her belediye başkanının veya adayının şöyle bir testten geçmesini çok ama çok isterdim:

“Ayağında bir hayli yüksek topuklu bir ayakkabı ile bebek arabası sürmek..”

İkisini ayrı ayrı da yapabilir ama hazır bir şeye kalkışmış görsün insanın başına neler gelebiliyor.

Kimse kendilerini travesti falan zannetmeyecek, korkmasınlar. “Meşhur köşeci Mutlaanım istedi, onunçün” desinler, zaten halkımız anında “ha tamam o zaman” diyecektir. Böyle de bir gücüm, forsum, tanınmışlığım, sevilmişliğim (nah) vardır...

Başbakan “yollar medeniyettir” dedi ama başıma bir şey gelmeyecekse itiraz edeceğim. YOLLAR DEĞİL YAYA KALDIRIMLARI MEDENİYETTİR. Topuklu bir pabuçla ve de bir bebek arabasıyla yürüyemediğin, öteki durumlarda da in çık sanki Erciyes’te treking yapıyormuş gibi yürüdüğün kaldırımların olduğu sürece “medeniyetsiz”sindir.

Başbakan, “topuklu pabuç giymesinler zaten, ne gerek var” diyebilir (hoş bu durumda başta kendi hanımı itiraz edecektir) ama “bebek arabasıyla dolaşmasınlar” diyemez.

Ama çokçokçok möhim işler peşinde koşarken hayatlarında birrrr kerecik olsun bebeklerini dolaştırmadıkları için (belgesellerde falan da bunu gururla açıklamalar...) ne medeniyetsiz bir ülkede olduğumuzun farkında değiller.

Ve işte tam bu nedenle politikacıların, belediye başkanlarının, kaldırım mühendislerinin, inşaat işçilerinin ekseriyetinin ERKEK olması sinirimi bozuyor.

Hayatlarının hiçbir döneminde bebek bakmamış insanlar şirketleri, şehirleri, ülkeleri yönetiyor.

“Kadınlarımız, ah ne narin, ne zarif yaratıklardır, öyle de kalsın” diyen adamlar, narin değilse de zarif olmanın birinci koşulunun güzel (mesela önüne bakmadan, mesela tepetaklak olmadan, mesela yan basıp bileğini burkmadan) yürümek olduğunun farkında değiller.

“Bu da bebek sahibi olunca dünyanın en önemli işi buymuş gibi yapıyor” demeyin sakın.

“Daha fazla doğurmayın arkadaşlar, çok kalabalığız, yer gök insan, okullar olsun, yollar olsun, işler olsun yetmiyor, yetişemiyoruz” diyeceğine “üç isterim, üç” diyen bir iktidar var.

Ama ben veledimi her gün dağ yürüyüşü modunda gezdiriyorum. Yarım metrelik kaldırıma dikilmiş elektrik direkleri yüzünden bebek arabasıyla en zorlu parkurlarda ilerleme şampiyonu oldum. Acun, bundan sonraki “Survivor” yarışmasını bebekli yapsın, birinci olmazsam namerdim. Uyuyan bebeği uyandırmadan nasıl yüz kere kaldırımdan indirir ve çıkartırsın mesela iyi bir bölüm olur...

Medeniyet yollar değil kaldırımlardır.

(Bu arada mini bir ukalalık: Kaldırım, Yunanca bir kelimedir. “Kali + dromos” yani “iyi yol” sözcüğünden gelir. Kaldırım eskiden “taş döşeli yol” için denirdi. Mesela “Arnavut kaldırımı”. Şimdiki anlamı için “yaya kaldırımı” demek gerek. Zamanla kaldırıma “yol”, yaya kaldırımıma da sadece kaldırım demişiz. Kaldırmak fiiliyle bir ilgisi yok.)