Geri Dön

Mevlana kimdir? Mevlana’nın 7 öğüdü ne? Mevlana’dan alıntılar, özlü ve kısa sözler!

Mevlana anma törenleri Konya’da başlıyor. Asırlardır "düğün gecesi" anlamına gelen "Şeb-i Arus" adıyla anılan Mevlana’nın ölüm yıldönümü için etkinlikler düzenleniyor. Allah’a kavuşma olarak tanımlanan vuslat yıl dönümü, hem Türkiye’de hem de dünyada takip ediliyor. Türk-İslam düşünürü ve mutasavvıf Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin tasavvufi öğretileri ve eserleriyle insanlığa yüzyıllardır yol gösteriyor. Pek çok kişi de, Hz. Mevlâna'nın Vuslat Yıldönümü Anma Törenleri (Şeb-i Arûs) için Konya’ya akın ediyor. Peki, Mevlana kimdir? Mevlana’nın 7 öğüdü ne? Mevlana Şems ilişkisi nasıldı? Mevlana’dan alıntılar, özlü ve kısa sözler!

Mevlana kimdir? Mevlana’nın 7 öğüdü ne? Mevlana’dan alıntılar, özlü ve kısa sözler!

Hz. Mevlâna'nın 749. Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Törenleri (Şeb-i Arûs) Konya’da başlıyor. Mevlana’nın ünü sadece Türkiye ve Orta Doğu’ya değil tüm dünyaya yayıldı. Başta ABD olmak üzere dünya çapında çok sayıda Mevlana hayranı bulunuyor. Vefatından yüzlerce yıl sonra bile Mevlana Celaleddin Rumi’nin eserleri ve tasavvufi öğretileri kitaplara ve filmlere konu oldu. Sufi geleneği, Mevlevilik tarikatının kurucusu Mevlana’nın öğretileri ise tüm dünyada İslamfobi’nin panzehiri kabul ediliyor. Peki, Mevlana kimdir, nerede doğdu? Mevlana Şems ilişkisi nasıldı? Mevlana’nın hayatı ve Mevlana’nın söylediği sözler, kısa ve özlü sözleri ve alıntılar!

MEVLÂNÂ CELÂLEDDÎN-i RÛMÎ KİMDİR?

Rebîülevvel 604’te (30 Eylül 1207) Horasan’ın Belh şehrinde dünyaya geldi. Mevlânâ, Mes̱nevî’nin girişinde adını Muhammed b. Muhammed b. Hüseyin el-Belhî diye kaydetmiştir. Lakabı Celâleddin’dir. “Efendimiz” anlamındaki “Mevlânâ” unvanı onu yüceltmek maksadıyla söylenmiştir. “Sultan” mânasına gelen Farsça “hudâvendigâr” unvanı da kendisine babası tarafından verilmiştir. Ayrıca doğduğu şehre nisbetle “Belhî” olarak anıldığı gibi hayatını geçirdiği Anadolu’ya nisbetle “Rûmî, Mevlânâ-i Rûm, Mevlânâ-i Rûmî” ve müderrisliği sebebiyle “Molla Hünkâr, Mollâ-yı Rûm” gibi unvanlarla da zikredilmektedir.

Mevlânâ’nın eserlerinde soyuna dair bilgi bulunmamaktadır. Risâle-i Sipehsâlâr’da Mevlânâ’nın babası Bahâeddin Veled’in Hz. Ebû Bekir soyundan geldiği belirtilmekte ve el-Cevâhirü’l-muḍıyye’de Hz. Ebû Bekir’e varan şecere kaydedilmektedir. Eflâkî ve sonraki müelliflerden Abdurrahman-ı Câmî ile Devletşah da onun Hz. Ebû Bekir soyundan geldiğini kaydeder.

Hazreti Mevlana, Horasan'ın büyük alimlerinden olan Bahaeddin Veled ve ailesiyle, bazı siyasi olaylar ve yaklaşmakta olan Moğol istilası nedeniyle Belh'ten ayrıldı. Konya'ya gelene dek Mekke, Medine, Şam, Erzincan, Anadolu'nun muhtelif şehirleri ve son olarak da Karaman'da bir süre yaşayan Mevlana Celaleddin, 18 yaşındayken Karaman'da Gevher Hatun'la evlendi. Bu evlilikten Bahaeddin Muhammed (Sultan Veled) ve Alaaddin Muhammed dünyaya geldi. Mevlana ilk eşi Gevher Hatun'un vefatından sonra "Kira Hatun"la evlenecek, kendisinden "Emir Alim" ve "Melike" isimli iki çocuğu dünyaya gelecekti. Aile 7 yıl Karaman'da kaldıktan sonra Anadolu Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat'ın daveti üzerine 1229 yılında Konya'ya göç etti. 1231 yılında Bahaeddin Veled vefat edince, kendisinin halifelerinden Seyyid Burhaneddin Muhakkık-ı Tirmizi Konya'ya gelerek Mevlana'nın manevi eğitimini üstlendi.

Belh'ten Konya'ya uzanan yolculuk boyunca konakladıkları yerlerde çeşitli alimlerden dersler alan Mevlana, Seyyid Burhaneddin'in isteği üzerine Halep ve Şam'da tahsil gördü. Seyyid Burhaneddin 9 yıllık eğitim sürecinin ardından Mevlana'ya halkı irşad ve öğretimle meşgul olması gerektiğini belirtti. Mevlana, 1240 yılından itibaren Konya'da dini ilimleri öğretmeye ve halkı irşad etmeye başladı.

Mevlana'nın ünü her tarafa yayılmaya başlamıştı. 1244 yılında Şems-i Tebrizi adında bir derviş Konya'ya gelip kendisiyle görüşünce, üzerinde şiddetli bir etki bıraktı. Mevlana Şems'i görünce aradığını bulmuş gibi birden değişti. Manevi alanda ilerlemeyi arzulayan ve bunun için mana adamlarının peşinde olan Mevlana, aradığını bu büyük arifte buldu.

Şems'i evine davet eden Mevlana, sadece onunla konuşmaya, başkasıyla görüşmemeye başlamıştı. Tasavvuf hırkasını giyen, aşk, cezbe, vecd ve coşkuyla şiirler söyleyen Mevlana, semaya başladı. Artık Mevlana'nın meclisinde ney ve rebab nağmeleri yankılanıyordu. Mevlana, hayatının bundan sonraki bölümünde şiiri, musikiyi ve semayı kendisine yol arkadaşı edindi. Mevlana'nın Şems'den bu kadar etkilenmesi, aylarca baş başa kalması, vaazı terk etmesi çevresindekilerin Şems'e düşmanca tavır almasına yol açtı. Duruma kırılan Şems bir gün ansızın ortadan kayboldu. Şems'in gidişi Mevlana'nın derin bir üzüntü haline bürünmesine neden oldu. Şam'da olduğunu haber alınca oğlu Sultan Veled'i özür dilemek ve davet etmek üzere Şems'in yanına gönderdi. Şems davete icabet edince, Konya'da sema meclisleri tertip edilmeye başlandı. Şems ve Mevlana'nın yeniden bir araya gelmesi, aynı dedikodu ve tavırların tekrarlanmasına yol açtı. Bu ikinci fitneye Mevlana'nın oğlu Alaaddin Çelebi de karışmıştı. 1247 yılında Mevlana'nın çevresinden bir grup Şems'i öldürmüş veya diğer bir ihtimale göre Şems Konya'dan kaçmış ve bir daha kendisinden haber alınamamıştı.

Mevlana'ya büyük sevgiyle bağlı sırdaşı Çelebi Hüsamettin, tasavvufu dervişlere anlatacak bir eser ortaya çıkarmasını tavsiye etti. Mevlana da Mesnevi'nin ilk 18 beyitinin yazılı olduğu kağıdını sarığından çıkarıp Çelebi'ye uzattı. Mevlana, ömrünün son 10-15 yıllık devresinde Mesnevi'yi ortaya çıkardı. O söylüyor, Çelebi Hüsameddin yazıyordu.

Mevlana, dini bilgilerden siyasete, sağlıktan insan ilişkilerine ve hayata dair birçok konuya yer verdiği, 26 bin beyite yaklaşan 6 ciltlik bu önemli eseri için şu ifadeyi kullandı:

"Bizden sonra Mesnevi şeyhlik edecek, arayanlara doğru yolu gösterecek, onları yönetecek ve önderlik yapacaktır."

MEVLANA’NIN ESERLERİ

Mevlana, Mesnevi'nin yanı sıra şu eserleri bıraktı:

Divan-ı Kebir: "Büyük divan" anlamına gelen kitap, gazel, terkib-i bend ve rubailerden oluşan 40 bin beyitlik bir eserdir.

Fihi Ma Fih: "İçindeki içindedir, yahut içinde ne varsa o'dur" anlamına gelir. Mevlana'nın sohbetlerini içeren bir eserdir.

Mecalis-i Seba: "Yedi meclis" demektir. Mevlana'nın camilerdeki vaazlarını içerir.

Mektubat: Mevlana'nın devlet büyüklerine yazdığı mektuplardan oluşmaktadır.

MEVLANA’NIN YEDİ ÖĞÜDÜ

Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol.

Şefkat ve merhamette güneş gibi ol.

Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol.

Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol.

Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol.

Hoşgörülükte deniz gibi ol.

Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.

MEVLANA’NIN SÖYLEDİĞİ SÖZLER, KISA VE ÖZLÜ SÖZLERİ VE ALINTILAR!

"Kusur bulmak için bakma birine, bulmak için bakarsan bulursun, kusuru örtmeyi marifet edin kendine. İşte o zaman kusursuz olursun."

"Bu dünyada neyi çok istersen, o senin imtihanındır."

Dediler ki: Gözden ırak olan gönülden de ırak olur.

Dedim ki: Gönüle giren gözden ırak olsa ne olur?

Her şey vaktini bekler, Ne gül vaktinden erken açar, Ne güneş vaktinden erken doğar.

Yarın yaparım deme! Bugün de dünün yarınıydı. Ne yapabildin?

Dediler ki: Gözden ırak olan gönülden de ırak olur. Dedim ki: Gönüle giren gözden ırak olsa ne olur?

"Ya kırdığın gönlü Allah seviyorsa bilemezsin, bilseydin ödün kopardı, dokunamazdın."

"Ağaç dalındayken bilmezmiş yaprağın kıymetini, düşünce anlarmış onu ne kadar çok sevdiğini."

"Unutma; senin için başkasından vazgeçen, bir gün mutlaka başkası için senden vazgeçer."

Olmaz dediğin ne varsa hepsi olur. Düşmem dersin düşersin, Şaşmam dersin şaşarsın. Öldüm der durur, Yine de yaşarsın.

Bir günah işlediğinde hemen tövbe et. İnsan suya düştüğü için değil, sudan çıkamadığı için boğulur.

İşin başında sonunu gör de ceza gününde pişman olma.

"Beni yokluktan var eden, beni yaratan her an beni söyletmededir. Sonunda beni söyleten kerem buyurdu, bütün söylediğim sözler O oldu."

2072654