Geri Dön
Kültür SanatKazım Koyuncu kimdir? Kazım Koyuncu ne zaman vefat etti? Şair Ceketli Çocuk Kazım Koyuncu vefatının 17. yılında anılıyor!

Kazım Koyuncu kimdir? Kazım Koyuncu ne zaman vefat etti? Şair Ceketli Çocuk Kazım Koyuncu vefatının 17. yılında anılıyor!

"Şair Ceketli Çocuk" olarak bilinen sanatçı Kazım Koyuncu 17 yıl önce bugün aramızdan ayrıldı. Kanser nedeniyle 33 yaşında hayatını kaybeden, sanatıyla Karadeniz müziğini geniş kitlelere tanıtan Koyuncu, sevenleri tarafından anılıyor. Kazım Koyuncu, müzisyen kimliğinin yanı sıra söz yazarı, oyuncu ve aktivist yönüyle de tanınıyor. Peki, Kazım Koyuncu kimdir? Kazım Koyuncu ne zaman vefat etti? Kazım Koyuncu kaç yaşında, neden öldü? İşte Kazım Koyuncu’nun hayatı hakkında bilmeniz gerekenler…

Kazım Koyuncu kimdir? Kazım Koyuncu ne zaman vefat etti? Şair Ceketli Çocuk Kazım Koyuncu vefatının 17. yılında anılıyor!

Karadeniz müziğinin en önemli temsilcilerinden Kazım Koyuncu’nun bugün vefatının 17. yılı. "Şair Ceketli Çocuk" diye anılan müzisyen, söz yazarı, oyuncu ve aktivist Kazım Koyuncu’nun şarkıları bugün bile hala hayranlarının dilinde. Ölüm yıldönümünde pek çok kişi Kazım Koyuncu’nun yaşamı ile ilgili detayları araştırıyor. Peki, Kazım Koyuncu kimdir? Kazım Koyuncu ne zaman vefat etti? Kazım Koyuncu kaç yaşında, neden öldü? İşte Kazım Koyuncu’nun hayatı hakkında bilmeniz gerekenler…

KAZIM KOYUNCU KİMDİR?

Kazım Koyuncu, nüfüsa geç kaydedilmesi nedeniyle resmi doğum tarihi 10 Mayıs 1972 olarak kayıtlarda yer almaktadır. Gerçek doğum tarihi ise 7 Kasım 1971'dir. Artvin'in Hopa ilçesine bağlı Yeşilköy'de doğan Koyuncu, Cavit Bey ve Hüsniye Hanımın 6 çocuğundan beşincisi olarak dünyaya geldi.

Koyuncu, çocukluğunda babaannesinden masallar, "Kemençeci Yaşar" lakabıyla tanınan Yaşar Turna'dan türküler dinleyerek büyüdü. Okumayı çok seven, müziğe ortaokuldayken, babasının aldığı mandolinle başlayan Koyuncu, futbolla ilgilendi ve köydekilerin aksine sıkı bir Trabzonspor taraftarı oldu. Kazım Koyuncu, 1989'da köyünden ayrılarak, İstanbul Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümünde eğitime devam etti.

MÜZİĞE BAŞLADIĞI YILLAR

Müzik çalışmalarına üniversite yıllarında ağırlık veren sanatçı, 1992'de Ali Enver'le "Dinmeyen" müzik grubunu kurarak ilk profesyonel çalışmalarını yaptı. Koyuncu, 1993'te okulu bırakma kararına ilişkin yöneltilen bir soruya, "Zor dönemler... O okulu bitirip kaymakam falan olacaksın ya da kendi istediğin işi yapacaksın ama hep soru işaretleri olacak. Sonu nereye varacak? Bu tercihlerden soru işaretli olanını tercih ettim." cevabını vermişti.

Okulu bırakmasının ardından sadece müzik yapmaya karar veren Koyuncu, bir dönem tiyatro oyunlarına müzik yaptı, Karadeniz müziğini rock müzikle birleştirip kendi tarzını oluşturdu.

Aynı yıl arkadaşlarıyla birlikte "Zuğaşi Berepe" adında bir grup kurdu ve hem yeni grubuyla hem "Dinmeyen" grubuyla çalıştı.

Kazım Koyuncu, yeni grubuyla ilk albümü "Va Mişkunan"ı (Bilmiyoruz) 1995'te müzikseverlerin beğenisine sundu.

Yeni tarzıyla müzikseverlerin beğenisini daha fazla kazanan sanatçı, Dinmeyen grubuyla 1996'da "Sisler Duvarı" albümünü, Zuğaşi Berepe ile 1999'da "İgzas" adlı ikinci albümü yayımladı.

Sanatında yenilik ve denemeler yapmaktan kaçınmayan, Karadeniz müziğinin sert ve duygusal yapısını eserlerine taşıyan Koyuncu'nun, "Dido" adlı şarkısının da yer aldığı ilk kişisel albümü "Viya!", 2001'de müzik marketlerdeki yerini aldı.

KAZIM KOYUNCU’NUN HASTALIĞI NEYDİ?

Başarılı sanatçı, 2002'de yayınlanan "Gülbeyaz" adlı dizinin müziklerini yapmaya başladıktan sonra ününü katladı, konser programları arttı.

"İlk albümde Gülbeyaz dizisinin çok etkisi oldu. Bu albümü, farklılığı tercih eden insanlar aldı." diyen Koyuncu, 2004'te ikinci solo albümü "Hayde"yi çıkardı.

Aralık 2004'te kanser teşhisi konulan sanatçı, doktorların fazla yorulmaması gerektiğini söylemesine rağmen konserlerine devam etti. Son konserini 4 Şubat 2005'te Taksim'deki Yeni Melek Gösteri Merkezi’nde veren Koyuncu'nun o gün söylediği "Ha kanser ha konser" sözleri sevenleri tarafından unutulmadı.

Koyuncu, hüzün kokan albümlerinde Türkçe'nin yanı sıra Hemşince, Lazca ve Gürcüce eserlere de yer verdi.

Karadeniz'de olduğu kadar, Türkiye'nin her bölgesinde ve yurt dışında yoğun bir hayran kitlesine sahip sanatçı, bir açıklamasında, "Çocukken şiirle güzel oynuyordum. Şairlerle çok uğraşıyordum. Bir ceket yaptırmak istedim o zamanlar, İstanbul'a gelirken, şair ceketi..." ifadelerini kullanmıştı.

Verdiği bir röportajda her şeyin gençken yapılabileceğine inandığını ifade eden Koyuncu, şunları söylemişti:

"Belirli bir yaştan sonra, hayatla birebir bağlantı içerisine girdikten sonra o hayata bir şey katamayacağımızı düşüyorum. Bu biraz ağır bir konuşma olabilir ama askerliğini bitirmiş, evlenmiş, çocuk sahibi olmuş, çalışan bir insan risk almaz. Çok bağımsız çok acayip fikirler kurup onların peşinden gitmez. Oysa hayatı bir ileriye götüren şey hayallerimiz. Hayallerimizi gerçekleştiren şey ise cesaretimiz. Gençken insan cesur olabiliyor. Ben onların hayatını çok önemsiyorum. Çünkü hayat oradan yeni bir şekil alabilir. Onların fikirlerinden, yanlışlarından ve doğrularından hayat bir yere ulaşabilir. Yetişkinlerin doğrularıyla gençlerin yanlışları arasında çok büyük bir fark yok yani en kötü olasılıkla yetişkinlerin yaptıkları doğrular kadar önemlidir, gençlerin yanlışları."

KAZIM KOYUNCU NE ZAMAN, KAÇ YAŞINDA VEFAT ETTİ?

Genç sanatçı, tedavi gördüğü hastanede 25 Haziran 2005'te, henüz 33 yaşındayken yaşamını yitirdi.

Koyuncu, vefatından iki gün sonra, dünyaya geldiği Yeşilköy'de, fındık ağaçlarının çevrelediği köy mezarlığına defnedildi.