İstanbul’un en riskli 10 ilçesi
Avcılar, Küçükçekmece, Fatih, Eminönü, Bakırköy, Bayrampaşa, Adalar, Beyoğlu, Zeytinburnu, Bahçelievler...
İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan hasar tespit çalışmasında 10 ilçenin riskli olduğu belirtildi. İlçelerden 6’sının hasar tespit çalışması biterken, geriye kalan 4 ilçenin ise hasar tespit çalışmaları bir sonraki süreçte yapılacak. Olası bir Marmara depremine karşı çeşitli tedbirler alan belediye, tsunami olma ihtimalini de göz önünde tutuyor.
1 milyar TL harcandı
İstanbul’da alınan önlemlerle ilgili NTV’nin sorularını yanıtlayan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş da afetlerle ilgili olarak bugüne kadar 1 milyar liranın üzerinde harcama yaptıklarını anlattı. İstanbul’un 15 farklı haritasını çıkardıklarını belirten Topbaş, “Risk taşıyan 6 ilçede 146 bin bina tarandı. Bunların içinde 40 bin risk taşıyan bina tespit ettik” dedi. İşte İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin açıkladığı riskli ilçelerden bina tespit çalışmaları tamamlananlar:
HASAR RİSKİ YÜKSEK BİNALAR
Zeytinburnu:
16.030 binanın 2.300’ü riskli
Fatih:
27.888 binanın
2.750’si riskli
Küçükçekmece:
53.138 binanın 9.000’i riskli
Bahçelievler:
20.000 binanın 15.000’i riskli
GÜNGÖREN:
9.538 binanın 7.300’ü riskli
BAYRAMPAŞA:
19.973 binanın 6.150’si riskli.
5.5 metrelik dalga olacak
İstanbul Belediyesi tsunami haritası da çıkardı. En kötü deprem senaryosuna göre (7.4 büyüklüğündeki bir depremde) Marmara depreminin tetikleyeceği denizaltındaki hareketler şöyle olacak:
- İstanbul kıyılarında oluşması olası en büyük dalga yüksekliği 5.56 metre (İstanbul’da lodoslu havalarda kimi zaman 7 metre yüksekliğinde dalgalar oluşabiliyor.)
- En yüksek dalganın ulaşacağı kıyı bandı İstanbul’un doğusu ve kıyıya paralel 10 km.’ lik kıyı çizgisi.
- Tsunami dalgasının kıyılara erişme zamanı 8 dakika.
- Kıyılarda ilerleme mesafesi 150 metreden az.
CUMHURBAŞKANI GÜL: Depreme hazır değiliz
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Marmara depremiyle ilgili bir açıklama yayınladı. Gül açıklamasında, “Geçen yıllar içerisinde depreme hazırlık kapsamında yürütülen ciddi çalışmalara rağmen katedilen yolun yeterli olduğunu söyleyemeyiz. Bu nedenle Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğu gerçeğini daima göz önünde bulundurarak, hazırlanan raporlar ışığında eksiklerimizi hızla tamamlamak durumundayız” değerlendirmesinde bulundu.










