Seçilmiş vali Türkiye’ye uyar mı? Hukukçular ve siyaset bilimciler, konuyu şöyle tartıştı...
BAŞBAKAN Erdoğan’ın “başkanlık sistemi”ni telaffuz etmesiyle başlayan tartışma hızını kesmedi. Başbakanlık sisteminin Türkiye’ye iyi sonuç vereceğini söyleyen Başbakan, önceki gün de ABD’deki çift parlamento sistemine ve seçilmiş vali uygulamasına dikkat çekti. Erdoğan’ın görüşü şöyle: “Başkanlık sistemini, parlamentoyu dışlayan sistem olarak görmüyorum. Başkanın her dediği olacak diye bir şey yok. Aksine ikili parlamento var. Hem Temsilciler Meclisi hem Senato’dan geçecek. Vali atamaları bizde üç kez gidip geliyor. Orada seçimle geliyor. En ileri demokrasi deyince halkımız nereye bakıyor, ABD’ye. ABD’de ne var, başkanlık.”
Peki seçilmiş vali Türkiye’ye uyar mı? Hukukçular ve siyaset bilimciler, konuyu şöyle tartıştı....
Eyalet sisteminin avantajı çok
Eski Devlet Bakanı Yılmaz Karakoyunlu: Eğer valiler halk tarafından seçilirse en çok hükümetler bundan fayda elde eder. Bu yöntem tipik Amerikan seçim modelidir. Başbakan Erdoğan başkanlık sistemini getirmek ve valileri de halkın seçip böylece halkın isteklerine bölgesel olarak daha kolay müdahale etme imkanını bulmak istiyor. Amerika’da valiler o eyaletin başkanı gibidir. Bir infazı affetme yetkisi bile var. Eyalet sisteminin avantajları oldukça fazla. Öncelikle Türkiye’nin eyalet sistemine girmesi etnik kimliğe dayalı bölünme getirmez. Eyelet sistemi uygulanan ülkelerde eyaletlerin etnik kimliğe göre oluşturulmadığı açıkça görülebilir. Eyaletlerin içinde elbette etnik sorunlar yaşanabiliyor. Eyalet sistemine bir vatandaş olarak karşı çıkmam. Eyelet sisteminin avantajları oldukça fazla ancak yurda sahip çıkma ve bütünlüğü koruma duygusuyla hareket edilmek şartıyla.
Tehlikeli sonuçlar doğurabilir
Siyaset Bilimci Prof. Dr. Ali Yaşar Sarıbay: Bu sistem bizim için sakıncalı bir durum. Eyalet sistemi, bizim gibi ulus devletlerden farklı olarak her eyaletin kanunları kendine özgü. ABD’deki bu sistemin ülkemizde işlerliği çok zor, çünkü ABD’nin yapısı bizden farklı. Eğer vali seçim sisteminin değişirse bu eyalet sistemini de beraberinde getirecektir, bunun yanı sıra valilerin seçim sistemi değişirse belediye başkanlarıyla arasında büyük farklar meydana gelir. Başkanlık sistemi federal bir yönetim anlayışıdır. Her şehir başlı başına bir devlet olarak yetkilendirilecektir. Bu da Türkiye gibi iç işlerinde sorunları olan bir devlet için tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Bana göre Türkiye, parlamenter sistemle devam etmelidir, başkanlık sisteminin ülkemize herhangi bir fayda sağlayacağını düşünmüyorum, çünkü başkanlık sistemi bir kültürün ürünüdür.
İrade etkin ve hızlı kullanılır
Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Ergün Yıldırım: Toplumda ikili sisteme yer vermememiz gerek. Bu bağlamda valiliklerle belediyelerin birleşmesinden yanayım. Devletin belediyelerin yanında valileri ataması, halkı tam anlamıyla temsil etmez. Devlet belediyelerin yanında valileri tutarak denetim sağlamak, otorite kurmak istiyor. Fakat yerel yönetimlerde tek bir sistem olmalı, başkanlık sistemindeki gibi valileri halk seçmelidir. Bu iki kurumun birleşmesi olumlu sonuç doğuracağı gibi sakıncaları da vardır. Farklı ideolojileri olan bölgedeki elit kesim sürekli aynı kişiye oy vereceğinden bu bölgelerdeki kemikleşmiş tabakalarda sorun çıkabilir. Feodal kalıntıların olmadığı diğer bölgelerimizde ise valileri halkın seçmesini olumlu buluyorum. İradenin hızlı ve etkin kullanılması açısından bu sistemi faydalı buluyorum.
81 vali değil 7 vali seçilir
Siyaset Bilimci Prof. Dr. Hasan Köni: Valilerin halk tarafından seçilmesi bölgesel demokratik yönetim modelinin değişik bir boyutu olur. 81 tane seçilmiş vali olamaz. Bölgesel olması lazım. 7 bölge valisi olur bu da federasyona giden sistemdir. Bu sisteme geçmek kolay değildir. Önce bölgelere ayıracaksınız ülkeyi, sonra bölge valileri seçilecek, tüm bunlar yapılırken yerel yönetimin güçlendirilmesi gerekiyor. Tabii anayasamızda da başkanlık sistemi olmalı. Her bölge kendisinden sorumlu olur, bir de bunun finansal bölümü olacak. Herkes kendi yatırımını kendisi yapacak. Merkez hangi finans kaynaklarına sahip olacak, federal bölgeler hangi finans kaynaklarını yönetecek bunlar belirlenmeli. Seçimle gelen yerel yönetimler hangi kaynaklara sahip olacaklar ki kendi yatırımlarını yapsınlar.




