Gazete Vatan Logo
GündemŞaka gibi!

Şaka gibi!

Şaka gibi!

Depremde 20 kişinin ölümüne neden olmaktan hapis cezası aldığı halde İstanbul İmar Komisyonu üyesi seçilen Hamza Cebeci'den akıllara ziyan savunma

Haberin Devamı

VATAN Gazetesi dün "Ancak bizde olur" başlığıyla duyurdu Hamza Cebeci'nin hikayesini okurlarına... Yaptığı bina Düzce depreminde yıkılmış ve enkaz altında tam 20 kişi hayatını kaybetmişti. Açılan kamu davasında Hamza Cebeci ve ortakları suçlu bulunmuştu. İşte bu noktada ancak Türkiye'de yaşanabilecek bir şey gerçekleşmiş ve Cebeci 28 Mart yerel seçimlerinden sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesi İmar Komisyonu üyesi olmuştu. Hamza Cebeci'ye "bu işte bir gariplik yok mu" diye sorduk. İşte söyledikleri...

* Müteahhiti olduğunuz binanın altında 20 kişi hayatını kaybetti. Açılan davada ise suçlu bulundunuz. Dava sonucunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
17 Ağustos depreminde Düzce'de bir çok bina yıkıldı ama benim binam yıkılmadı. 12 Kasım depreminde ise Düzce'deki binaların yüzde 92'i yıkıldı. Yıkılan binaların içinde benim de binam vardı. Şimdi Düzce yerle bir olmuş, benim bunda suçum ne?

* 20 kişi Işık Apartmanı'nda hayatını kaybetmiş. Bu insanların ölümü takdiri ilahi mi? Bu işin sorumlusu ya da suçlusu yok mu?
Bu işin sorumlusu yerel yönetimlerdir. 12 Kasım'dan sonra Düzce'de hiçbir inşaata 3 kattan daha fazla izin verilmedi. Ama depremden önce 5 kata kadar izin veriliyordu. Düzce'nin deprem tehlikesini herkes biliyor. Depremden önce bu kararı niye almadılar?

* Siz de Düzce'de yaşayan bir kişiydiniz ve deprem riskini biliyordunuz. Hatta mimarlık eğitiminiz de var. Öyleyse siz niye 3 kat değil de 5 +2 yaptınız?
Ben müteahhitim. Kat karşılığı iş yaparım. Eğer ben 3 kat yapacağım deseydim iş yapamazdım. Adamlar bir dairenin pazarlığını yaparken kat indirimini kabul etmezler. Hem binada en iyi betonu, en iyi demiri kullanmışım. Bütün malzemeler birinci kalite. Her şey kitaba uygun yapıldı.

* İyi ama, mahkeme kararında bilirkişi raporuna atıfta bulunuyor ve burada sizin dediklerinizin tam tersi ibareler yer alıyor.
Ne gibi ifadeler yer almış?

* Birlikte okuyalım: "... Müteahhit sıfatına haiz her bir sanığın yapının projeye uygunluğu (ilave katın olup olmadığı, yapının taşıyıcı sistemine müdahalenin olup olmadığı, bitişik nizamlı yapılarda yeterli derz bırakılıp bırakılmadığı, yapının amacına uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı) yönünden yapılan değerlendirme biçminin yanısıra malzeme kalitesi ve işçilik (beton kalitesi, donatı çapı ve sayısı, etriye aralığı, işçilik kusurları) yönlerinden de kusurlu ve sorumlu sıfatı taşıdıkları anılan bilirkişi raporu dahilinde açıklık kazanmıştır."
Enkazlar kalktıktan sonra bilirkişi raporları hazırlandı. Enkaz varken araştırmalar yapılmadı. Bu yüzden bilirkişi raporunun çok sıhhatli olduğu kanaatinde değilim.

* Dün sizinle telefonda görüştüğümüzde mahkemenin aldığı kararı benden öğrenmiştiniz. Bu biraz "sorumluluk" açısından şüphe uyandırmıyor mu?
Bugün haber çıktıktan sonra avukatımla görüştüm. Haberinizde bizim temyize gittiğimiz yazmıyor. Ama biz temyize gitmişiz.

* O apartmanda sizin de akrabalarınızın içinde bulunduğu 20 kişi hayatını kaybetti. Ama davayı bile takip etmiyorsunuz. Bu biraz vurdumduymazlık olmuyor mu?
12 Kasım depreminden sonra neredeyse Düzce'deki bütün müteahhitlerin binası yıkıldı. Çünkü deprem çok güçlüydü. Bu yüzden Düzceli müteahhitleri suçlu görmüyor. Herkes mahkemede, avukatımın söylediğine göre şablonlaşmış mahkeme sonuçları var. Bu yüzden neyini araştıracaksın? Üzerinden 4 yıl geçti.

* Veli Göçer'in 25 yıl hapis cezası almasını nasıl değerlendiriyorsunuz peki?
Düzce'de dökme beton yeni kullanılmaya başladı. O dönemde bilinmiyordu. İbrahim Tatlıses'in dediği gibi Urfa'da Oxford vardı da biz gitmedik mi? Eğer hazır beton olsa kullanırdık. Şimdi depremden sonra bazı şeyleri düşünmeye başladık. Veli Göçer de bu konuda biraz günah keçisi oldu.

* Şu anda yaptığınız görev ve mahkeme kararını yan yana koyduğunuzda nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bu ülkeye hizmet edenler hep cezalandırıldı. Menderes asıldı, Demirel hapis yattı, Özal zehirlendi, Tayyip Bey şiir okudu diye cezalandırıldı. Şimdi de aynı olaylar benim başıma geliyor. Bakın Zeytinburnu'na otel için İmar Komisyon'u olarak izin verdik; 40 milyon dolarlık yatırım geliyor. Böyle güzel haberler yapın, İmar Komisyon'u üyesi olmamın önemi yok!

* Nasıl önemi yok?
İmar komisyonu ne bina yapıyor ne de ruhsat veriyor.

* Bir tarafta mahkeminin aldığı karar, öbür tarafta sorumlu olduğunuz binada hayatını kaybeden 20 kişi ve şimdi de İmar Komisyonu üyesisiniz. Vicdanen rahat mısınız?
Ben her dakikasını Allah'a hesap verme bilinciyle yaşayan bir kişiyim. İçim rahat olmasa böyle konuşabilir miyim?