Gazete Vatan Logo
GündemNarenciye sorunu TBMM gündeminde

Narenciye sorunu TBMM gündeminde

Narenciye sorunu TBMM gündeminde

AKP Mersin Milletvekili Mustafa Eyiceoğlu'nun girişimi, 20 milletvekilinin desteğiyle narenciye üreticilerinin sorunlarının araştırması isteğiyle hazırlanan önerge, 3 yıl sonra TBMM gündemine girebildi

Haberin Devamı

Önergenin gündeme alınmasında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 11 Şubat 2006'da Mersin'de narenciye üreticisi Mustafa Kemal Öncel tarafından protesto edilmesi de etkili oldu.

AKP milletvekilleri, 13 Mayıs 2003'te TBMM'ye yaş sebze, meyve ve narenciye üretimi ile ihracattaki sorunların araştırılarak gereken önlemlerin alınması isteğiyle önerge verdi. Sektörün sorunlarına dikkat çekilen araştırma önergesinde çözüm yolları da önerildi. Ancak, önerge Meclis'te bir türlü ele alınmadı. Yaş sebze, meyve ve narenciye üreticilerinin sorunu da geçen sürede arttı.

PROTESTOYLA GÜNDEME GELDİ
Çiftçi Mustafa Kemal Öncel'in Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı Mersin'de 11 Şubat'ta protestosuyla bir kez daha ülke gündemine gelen narenciye üreticisinin sorunu, sonunda TBMM çatısı altında da ele alındı. Araştırma önergesi, bu eylemden 4 gün sonra, 15 Şubat 2006'da TBMM'de kesme çiçek üreticilerinin de sorunları dahil edilerek kabul edildi. Önergeyle, yaş sebze, meyve ve kesme çiçek ile narenciye üretimindeki ve ihracatındaki sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla 17 kişilik Meclis Araştırması Komisyonu kurulması karara bağlandı. Araştırma Komisyonu, narenciye üretiminin yapıldığı bölgelerde incelemelerde bulunup, konuyu rapor halinde TBMM'ye taşıyacak, ardından Meclis'te görüşülüp, sorunun çözümüyle ilgili kararlar alınacak.

Önergenin öncülüğünü yapan AKP Milletvekili Mustafa Eyiceoğlu, önergenin 3 yıl sonra gündeme gelebilmiş olmasına TBMM'deki iş yoğunluğuna bağladı.

TBMM'ye verilen araştırma önergesinde, Türkiye yaş meyve sebze üretim ve ihracat sektörünün, üretim, coğrafi şartları ve ürün çeşitliliği açısından oldukça geniş olanaklara sahip olduğuna yer verildi. Üretimin yüzde 3- 4'lük kısmının ihraç edilebildiği vurgulanan önergede, sektörün ekimden, ambalajlamaya istihdam yarattığı, döviz katkısı ile katma değeri yüksek sektör olduğuna dikkat çekilip, ihracattaki sorunların çözümlenmesinin köyden kente göçü de azaltıp, birinci sınıf arazilerin tarım arazisi olarak kalmasını sağlayacağı belirtildi. Kolay bozulan, zor şartlarda üretilip, zor şartlarda ihraç edilen ürünlerin diğer sektörlere göre daha fazla devlet desteğine ihtiyacı olduğunun göz ardı edilmemesi istenen önergede, sorunlar, "üretim, ambalaj, depolama, nakliye, gümrükleme, vergi, pazarlama ve reklam' olarak sıralandı. Her yıl domates, narenciye gibi ayrı kalem ürünler için ihracat desteği konusunda günü birlik çalışmalar yapılabildiği de dile getirilen önergede, şu görüşlere yer verildi:

"Çözümde hep geç kalınmış ve günlük olmuştur. Türkiye gibi yüzde 40 oranında tarımla geçinen bir ülkede yaş sebze ve meyve ihracatı çok önemli döviz kaynağı olmalıdır. Bunun için insanımızın sağlığı ve AB standartlarına uyum sağlanmalı doğal üretime geçilmesi, üretim ve ambalaj sahasındaki zirai ilaç, hormon ve kimyasal ilaçların kullanımı denetim altına alınması, laboratuvarların sayısının artırılarak etkin hale getirilmelidir. Rakip ülkelerde teknoloji üretim teşvikleri geliştirilerek yaygınlaştırılmıştır. Ayrıca, AB üyesi olmanın avantajlarını kullanmakla ve nakliyede büyük avantajlara sahip bulunmaktadırlar. Geçiş bölgesi sorunu yaşanmakta, pazara yakın oldukları için daha hızlı ve ucuz ulaşma imkanına sahip bulunmamaktadırlar. Reklam ve tanıtımı bize göre çok daha iyi yaparak kendi mallarına karşı tüketim alışkanlığı yaratmışlardır. Ülkemizde ise bu konular tamamen yaş sebze ve meyve ihracatının aleyhine işlemektedir."