Dosya Erzurum'a gönderildi!
Ergenekon savcıları Cihaner dosyasını Erzurum’a yolladı
Ergenekon savcıları, kendilerini yetkisiz görmelerinin ardından gözler Erzurum’da HSYK’nın atadığı yeni savcılarda. Erzurum da “Yetkisiziz” derse Başsavcı Cihaner dosyasıyla ilgili kararı Adalet Bakanlığı verecek.
İSTANBUL Başsavcılığı, Erzurum Başsavcılığı’nın “yetkisizlik” kararı ile gönderdiği Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner’in tutuklandığı soruşturma dosyasını yeniden Erzurum’a gönderdi. İstanbul Başsavcılığı’nın suç yeri itibariyle Erzurum Başsavcılığı’nın yetkili olduğu görüşüyle gönderdiği dosya, bundan sonra da yeni yetki tartışmalarını beraberinde getirecek.
Dosyanın yeniden Erzurum’a gönderildiğini İstanbul Başsavcısı Aykut Cengiz Engin açıkladı. Engin, “Erzurum Başsavcılığı’nca ’yetkisizlik’ kararıyla gönderilen dosya, İstanbul Başsavcılığı’nın CMK 250. madde ile yetkili biriminde görevli Başsavcı vekilleri ve savcıları tarafından incelenmiş ve suç yeri itibarıyla yargı alanımız dışında kaldığı gerekçesiyle, ’yetkisizlik’ kararı verilerek dosya, kurye ile Erzurum Başsavcılığı’na iade edilmiştir” dedi. Engin, ayrıca “Dosyada adı geçen şüpheliler hakkında yetki ve görev hususundaki tüm değerlendirmeler, Erzurum Başsavcılığı tarafından yapılacaktır” dedi. Şimdi gözler, Erzurum’da HSYK’nın atadığı yeni savcıların vereceği karara çevrildi. Özel yetkili Başsavcı Vekili Taner Aksakallı ile savcılar Mehmet Ali Kurt ile Ender Karadeniz, nasıl bir karar verirlerse versinler yeni krizlerin yaşanılması kaçınılmaz görünüyor. Soruşturma aşamasındaki yetki ve görev uyuşmazlıkları konusunda hangi mercinin yetkili ve görevli makamı belirleyeceğine ilişkin mevzuatta hüküm yok. Ancak uygulamada buna Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü karar veriyor.
Şimdi ne olacak?
HSYK ise birinci sınıfa ayrılmış olan Cihaner’le ilgili soruşturmanın Bakanlık tarafından yürütülmesi gerektiğini savunuyor. Bakanlık, bu soruşturmayı müfettişler veya Cihaner’den daha kıdemli savcı ve hakimleri görevlendirerek yürütebilir. Erzurum’da HSYK’nın yetki verdiği savcıların da HSYK kararı doğrultusunda dosyayı soruşturmayı yürütmesi için Adalet Bakanlığı’na göndermesi bekleniyor. Ancak savcıların vereceği her türlü karar yeni yetki krizlerine neden olacak. HSYK’nın bu krizdeki kozu, Cihaner’le ilgili soruşturma yürütecek özel yetkili savcıların yetkisini kaldırmak olacak. Bakanlık ise yetki-görev uyuşmazlıklarında son kararı vermesi nedeniyle savcıları soruşturma yürütmeleri için zorlayabilecek.
‘BAKANLIK GÖREVLİDİR’ DERSE: Erzurum’daki savcıların, HSYK kararı doğrultusunda karar verirlerse dosyayı soruşturmayı yürütmesi için Bakanlığa göndermeleri bekleniyor. Ancak Bakanlık, görüşünde ısrar ederse, soruşturmayı kendisi yürütmeyecek. Bu durumda Bakanlık dosyayı Erzurum ya da İstanbul’a gönderecek. Hangi savcılığa gönderirse göndersin, Bakanlığın soruşturmayı yürütmekle görevlendirdiği savcılar, soruşturmayı yürütmedikleri takdirde Bakanlık tarafından haklarında “görevi ihmal” suçundan soruşturma açabilecek.
ERZURUM’DA YÜRÜTÜLÜRSE: Erzurum’daki savcıların kendilerini yetkili görerek soruşturmayı yürütmeye devam etmeleri halinde ise kendilerinden önceki savcılar gibi HSYK tarafından yetkilerinin alınması yüksek olasılık olarak görünüyor.
YENİDEN İSTANBUL’A GELİRSE: Erzurum’daki savcılar, kendilerinden önceki savcılar gibi İstanbul’un yetkili olduğuna karar verebilirler. Bu durumda İstanbul ve Erzurum arasındaki yetki uyuşmazlığı konusunda son kararı Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü verecek. Bu durumda başa dönülecek ve Bakanlık’la savcılar karşı karşıya gelecek.
Çiçek: Çocukları sormak için aradım
Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek Başsavcı İlhan Cihaner’i telefonla arayarak baskı oluşturduğu iddialarını yalanladı. Hürriyet’ten Fatih Çekirge’nin sorularını yanıtlayan Çiçek “O dosyalı bilmiyorum. Kimse de bilmiyor. Kimseyi aramadım” dedi. Çiçek savcıyla yaptığı telefon konuşmasını şöyle açıkladı: “O tarihlerde seçimler var. Olaylar hassas. Şidi küçücük bir yerde 50-60 çocuk gözaltına alınıyor. Seçim atmosferinde ne oluyor onu öğrenmek istedim. Onun için telefon ettim.”
Demokrat Yargı Cihaner’i ziyaret etti
Demokrasi ve Özgürlükler için Yargıçlar ve Savcılar Birliği (Demokrat Yargı) eşbaşkanları Osman Can ve Orhangazi Ertekin ile Genel Sekreter Kemal Şahin, tutuklu bulunan Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner ile HSYK’nın yetkisini kaldırdığı ve yetki verdiği savcıları ayrı ayrı ziyaret etti. Cihaner’le 2 saat görüşen Demokrat Yargı heyeti, daha sonra Osman Şanal’ın da aralarında olduğu yetkisi alınan 4 savcıyla ve HSYK’nın onların yerine görevlendirdiği 3 savcıyla görüştü. Heyet son olarak HSYK’nın suç duyurusunda bulunduğu Erzurum Başsavcısı Sinan Kuş ile de görüştü.
Şanal’e ziyaret...
Edinilen bilgiye göre, HSYK’nın yetkisini aldığı savcılar, Demokrat Yargı heyetine kendilerini “kişi ve kurumlara yeteri kadar anlatamamaktan” yakındı. Şanal ve diğer 3 savcı, özellikle HSYK’nın yetkilerini almadan önce savunmalarını almadığı gibi bir bilgi notu dahi istemediğine dikkat çektiler. Savcılar, Kurul’un kendilerini dinlemesi halinde hiç değilse yaptıkları işlemleri savunma olanağı bulmuş olacaklarını, ancak bunun yapılmamasının kendilerini kırdığını anlattılar.
Can, Cihaner’i ziyaret etmek için geldikleri Erzurum H Tipi Cezaevi’ne girerken yaptığı açıklamada Ankara’da yürütülen yargı tartışmalarının asıl muhataplarının Erzurum’da olduğunu, bunun için ziyarete geldiklerini belirterek “Ankara’da yürütülen tartışmalardan en fazla etkilenenler ve mağdur olanlar Erzurum’da, sorun da burada. Buna dikkat çekmek istiyoruz. Olayın insani bir boyutu da var. Ankara’daki tartışma bir yargı tartışması değildir. Yargı tartışmaları adliyelerle ilgili bir tartışmadır. Çünkü adalet adliyelerde gerçekleşir. Temyiz mahkemelerinin yeri HSYK ya da Adalet Bakanlığı değil. Sorun da burada. Adalet dağıtanların güvencesiz hale getirilmesindedir sorun” dedi.
4 kişilik odada kalıyor
Temaslarını VATAN’a değerlendiren Osman Can, tarafları dinleme amacıyla geldiklerini ve sadece bunu yaptıklarını belirterek ziyaretlerle ilgili gözlemlerini daha sonra kamuoyu ile paylaşacaklarını söyledi. Cezaevinde ziyaret ettikleri Cihaner’in sağlığının ve moralinin iyi olduğunu kaydeden Can, isteği üzerine 4 kişilik odada tek başına kaldığını söyledi. Yaptıkları görüşmeden sonra Demokrat Yargı’nın genel tutumunun haklı olduğunu gösterdiğini belirten Can, şöyle konuştu: “Acil bir yargı reformu şarttır. Bu yukarıdakilerin sorunu değildir. Reforma ihtiyaç duyan, bu konuda acil sorunu olanlar hakim ve savcılardır. Yukardakilerin bağımsızlığı önemli değil, adliyenin bağımsızlığı yok.”
Başbakan’ın yargı reformu için referandumu gündeme getiren sözlerini de değerlendiren Can, “Anayasal imkanlar neyse bunların mutlak suretle kullanılması gerektiğini söylüyoruz. Herkesin adaletin birgün kendisine de lazım olacağını düşünerek yargı reformuna rasyonel bakması gerekir. Ancak hükümetin yargı reformu taslağının kamuoyunda ciddi şekilde tartışılması gerekiyor. Bizim de bu konuda çok ciddi endişelerimiz var. Biz, AB’ye uyumlu, kürsüyü önemseyen bir yargı reformu istiyoruz. Sadece HSYK’yı demokratikleşmekle olmaz, onunla kalması hiçbir anlam ifade etmez” dedi.










