Gazete Vatan Logo
GündemCanlı yayında yalvarmıştı

Canlı yayında yalvarmıştı

Canlı yayında yalvarmıştı

Uyuşturucunun son kurbanı Aykut Bayrak TV'lerde 'Beni kurtarın' diye feryat etti ama kurtaramadık

Haberin Devamı

Uyuşturucuya Almanya'da yaşarken 15 yaşında başlayan Aykut Bayrak, Beyoğlu'nda bir otel odasında ölü bulununca yaşadığı dram, dün gece yeniden TV'lerde yayınlandı ve 5 ay önceki feryadı herkesi kahretti. Uyuşturucu parası için dilenirken gören gazetecilerin televizyona çıkardığı Bayrak, "Söz veriyorum. Bana yardım edin. Bir daha uyuşturucu kullanmayacağını" dedi. Ama sözünü tutamadı ve Beyoğlu Rize Otel'de iki gün çıkmadığı odasında cansız bedeni kat görevlisi tarafından bulundu. Ölümün ardındaki acı gerçek ise polis gelince ortaya çıktı. Oda parasını peşin ödeyen genç tercümanın kolundaki iğne izleri ile morluklar ve yatağındaki kullanılmış boş şırınga acı gerçeği ortaya çıkardı.

ALTINDAN DRAM ÇIKTI
Bayrak'ın yakınlarını arayan polis, genç adamın 2005 yılında boşandığını tesbit etti. Bayrak'ın eski eşi ve halen Almanya'da yaşayan ailesine ulaşan polis, bir dramı ortaya çıkardı. Bayrak'ın 15 yaşında Almanya'da uyuşturucu ile tanıştığını ve bir süre tedavi gördüğünü belirten yakınları, ailesinin askerlik çağına gelen oğullarını tedavi için Türkiye'ye gönderdiğini ve burada bir yıl özel bir hastanede tedavi gördüğünü söyledi.

Bütün tedavilere rağmen zehir tüccarlarının elinden kurtulamayan Bayrak, bu sırada tanışıp aşık olduğu Yeliz Bayrak'la hayatını birleştirdi. Uyuşturucu müptelası olduğunu eşinden gizleyen Bayrak'ın bir de çocuğu oldu. Ama işsiz kaldığında bütün gerçekler ortaya çıktı. Uyuşturucuya para yetiştirmek için çevresinden sürekli borç para almaya başlayınca acı gerçevği öğrenen Yeliz Hanım, eşini düştüğü bataktan kurtarmak için mücadele etti. Ama sonuç alamayınca o da bir süre sonra çocuğunu alarak ailesinin yanına yurtdışına gitti.

Terk edilince iyice kötüleşen Bayrak teselliyi yine uyuşturucuda aradı. Bir yandan da bu illetten kurtulmak için kendisine yardım eli uzatılmasını bekledi. Sokaklarda yaşıyor, uyuşturucu için Taksim'de para dileniyordu. En sonunda, arkadaşı Ogün Başaranla birlikte, Flash TV'de Yasemin Bozkurt'un "Kadının Sesi" programına katıldı. Şubat başında, TV'ye çıkan ve gözleri dolan Bayrak düştükleri çıkmazı şöyle anlatmıştı: "8 yıl uyuşturucu kullanmadım. İşe girdim, evlendim, çocuğum oldu. Ama bazen, aşın rahatlık ve para da sebep oluyor. Ya da en ufak bir sorun... Ayrıca yanlış arkadaş kurbanı oldum. Şimdi Taksim'de dileniyorum. 2 yaşında oğlum var. Onu ve eşimi geri istiyorum. Yabancı dil biliyorum, değerlendirip çalışmanı lazım. Söz veriyorum tedavi görüp, bırakacağını..."

Uyuşturucu alarmı
16 yaşında henüz hayatının baharındayken uyuşturucu kurbanı olan Melis Akpınar'ın ve bundan yedi ay önce katıldığı televizyon programında "Bu illetten kurtulmam için bana yardım edin" diye tüm ülkeye seslenen Aykut Bayrak'ın peş peşe ölümleri, gözlerin yeniden uyuşturucu bataklığına dönmesine neden oldu. Gerek İstanbul Emiyeti'nin, gerek narkotik uzmanlarının, gerekse de doktorların açıklamaları, tehlikenin boyutlarını açıkça ortaya koyuyor.

6 ayda 51 kurban
İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nden alınan rakamlar, durumun gün be gün kötüye gittiğinin en net göstergelerinden biri. Son 6 ay içinde sadece İstanbul'da 51 kişi uyuşturucu yüzünden hayatını kaybetti. Ölümlerin nedenleri arasında ilk sırada "altın vuruş" var. İkinci sırada ise uyuşturucunun alkolle birlikte alınması gösteriliyor.

İki kat fazla eroin
Yine İstanbul Emniyet Müdürlüğü verilerine göre, uyuşturucu operasyonlarında ele geçirilen eroin miktarının 2005 yılında bir önceki seneye göre neredeyse iki kat arttığı görülüyor. 2004 yılında 3626 kilo eroin yakalandı. 2005 yılında ise bu rakam 6664 kiloya ulaştı. Uyuşturucu başlamanın ilk adımlarından biri olarak kabul edilen extacy'nin ele geçme oranında da çarpıcı bir yükseliş var. 2004 yılında 514 bin 337 adet extacy yakalanırken bu rakam 2005 yılında 1 milyon 282 bin 750'ye yükseldi.

Başlama yaşı 10
Türkiye'de uyuşturucu madde kullananların sayısı hızla artarken, kullanıcı yaşının 10'a kadar düşmesi durumun ne kadar endişe verici olduğunun bir başka kanıtı. Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi bünyesinde hizmet veren Çocuk ve Ergen Madde Bağımlılığı Araştırma Tedavi ve Eğitim Merkezi'nin (ÇEMATEM) yaptığı araştırmalara göre uyuşturucuya başlama yaşı 10-11 civarına kadar düştü. 2001 yılında yapılan bir araştırmada ise bu yaş 13-14 arasındaydı.

Uyuşturucu kullandığı nasıl anlaşılır?
Melis Akpınar'ın ölümünün ardından özellikle genç yaşta çocuğu olan aileler paniğe kapıldı. Uzmanlar çocukların uyuşturucu kullandığını anlamanın yöntemlerini şöyle tarif ediyorlar:

Fiziksel bulgular: Bitkinlik, dalgınlık, uyuklama, uyku bozukluğu, konuşma güçlüğü, burun akıntısı, terleme, titreme, dengesizlik, gözde kanlanma, göz bebeğinde daralma, yüzde kızarma-soğukluk, kabızlık, ishal, mide-bağırsak problemleri, yürüme bozukluğu, solunum güçlüğü, duygu durumu değişikliği, ilgi-istek kaybı, donukluk, bilişsel bozukluklar, bakımsız dış görünüş, gerçek dışı konuşma, içe kapanma, çevre değişikliği, konuşma içeriğinde değişme, aşırı para harcama, suç işleme eğilimi, evden uzaklaşma, madde kokusu...

Sosyal bulgular: Arkadaş çevresi değişir, aile ilişkileri azalır, odasında yalnız kalmayı tercih eder, okul başarısı ve okula devamı azalır, daha fazla para harcamaya başlar, ani ruhsal değişimler gözlenir, ani tepkiler verir, saldırgan ya da asi davranışları olur, her şeyi reddeder, çabuk heyecanlanır, içe dönük olur, zaman zaman fazlasıyla itaatkar olabilir.

Ağrı kesici deyip alıştırıyorlar
Narkotik polisi gençlerin uyuşturucuya sistemli şekilde alıştırıldığını söylüyor. Uyuşturucu hapların gençlere genellikle "ağrı kesici" diye verildiğini ve bağımlılığın adım adım sağlandığını ifade eden uzmanlara göre bu konuda en büyük tehlikeyi sentetik uyuşturucular, yani haplar oluşturuyor. Çünkü kullanımları kolay. Her an her ortamda alınabiliyorlar. Uyuşturucu satıcıları bu nedenle gençleri ilk olarak hap kullanmaya alıştırıyor. Arkadaş ortamlarında hedef seçilen gençlere hap, genelde ağrı kesici olarak veriliyor. Aldığı hapın ne olduğundan habersiz olan genç, uyuşturucunun verdiği sahte mutluluk ile kendisini bir süre iyi hissediyor ve hapı tekrar almak istiyor. Polis yetkilileri, uyuşturucu satıcılarının, bu aşamadan sonra ise eroine geçiş yaptığını kaydediyorlar. Zehir tacirleri, bunu da gene haplarla yapıyorlar. Özellikle "çakma" olarak tabir edilen haplar, hem sentetik uyuşturucu, hem de eroinden imal ediliyor. Alışkanlığı hapla başlayan genç, zamanla eroin bağımlısı oluyor.

AMATEM'e başvurularda büyük artış var
Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz AMATEM Klinik Şefi Doç. Dr. Duran Çakmak, ailelerin en çok çocuklarındaki davranış değişikliklerine dikkat etmeleri gerektiğini söylüyor. Özellikle ergenlik döneminde gece gezmelerinin mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini ifade eden Çakmak, "15-16 yaşındaki çocuğun yaşamını denetlemek zorundayız. Başka çaresi yok. Uyuşturucu kullanımı giderek yayılıyor. İstanbul gibi çok kalabalık bir şehirde yaşıyoruz ve sokakta kimin ne yaptığını kontrol edemiyoruz. Ailelerin mutlaka çocuklarının kişiliklerini, davranışlarım, arkadaşları arasındaki ilişkilerini kontrol etmeleri gerekiyor. Sabırla, onlara doğru anlatmaları, onları dinlemeleri lazım" diye konuşuyor.

En az 60 kişi geliyor
Çakmak'tan aldığımız bilgilere göre AMATEM'in son birkaç yıldaki poliklinik rakamları da durumun oldukça ciddi olduğunun göstergesi. 2004 yılında 6 bin 221 kişi uyuşturucudan kurtulmak için başvurmuş. Bunların bin 150'si ilk defa başvurmuş. 2005 yılında 7 bin 928 kişi polikliniğe gelirken, bunların bin 639'u ilk başvurularım yapmışlar. Poliklinik sayılarının günlere göre değişiklik gösterdiğini söyleyen Dr. Çakmak, "Günlük 60'ın altına düşmez. 114 kişinin geldiği de oluyor. Bir de danışma hattımız var. Buraya gelmeden bu hattan bilgi alanlarda oldukça fazla" diyor.

Cerrah: "Aileler de işbirliği içinde olmalı"
Emniyet Müdürlüğü binasında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Celalettin Cerrah, genç kızın ölüm nedeninin, Adli Tıp Kurumu'ndan çıkarılacak olan raporla kesinleşeceğini söyledi. Cerrah, her zaman uyuşturucuyla mücadele etmek gerektiği şeklinde mesaj verdiklerinin altını çizerek, "Uyuşturucuya dikkat edilmesi konusunda, uyuşturucunun önerilmesinde sadece polisiye tedbirler yeterli değil. Polislerle ailelerin mutlaka birlikte çalışmaları gerekli. Biz onlara her türlü konuda yardımcı olacağımızı söylüyoruz. Aileler ve o bölgelerde oturan vatandaşlarımız bize yardımcı olurlarsa mücadelemiz daha verimli olacaktır" dedi.

Yarın: AMATEM'de tedavi gören bağımlılar anlatıyor