Başbakan Davutoğlu, Yol-İş sendikası toplantısında konuştu.Başbakan, kadro müjdesi verdi.
İşte konuşmasından satır başları:
*6 bin 417 karayolu işçisi kadroya alınacak.
*Sendikal hakların gereğini yapmaya devam edeceğiz.
*Yarını bir şölen gibi kutlayalım
*1977'de hayatını kaybedenlerin ailelerine taziyelerimi sunuyorum.
*Yarın meydana çıkacak bütün işçilerimizi kutuplaşmaya karşı omuz omuza mücadeleye davet ediyorum.
*AK Parti olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın işçilerimize en güzel hediyelerinden biri 1 Mayıs'ı bir tabu yıkarak tekrar işçi bayramı yapmış olmasıdır. 1 Mayıs bundan sonra 12 Eylül darbelerinin yasaklamalarından bir daha etkilenmeyecek ve ebediyete kadar emek günü, dayanışma günü olacaktır
*Taksim’e yarın bu vatandaşlarımızı anmak için gelecek olan, herkese Taksim açıktır. Gelsinler karanfillerini koysunlar. İlk fırsatta bende gidip orada bir karanfille vatandaşlarımı anacağım inşallah. Hem onları anacağım, hem de tekrar tekrar çağrıda bulunacağım. Seçime giderken bu ülkede kaos çıkarmak isteyenlere fırsat vermeyelim. Bütün kaybettiğimiz dostlarımızın emekçilerin, dostlarımızın hatıralarını analım.
*Bugün sabah İstanbul valimizle de konuştum. Tekrar çağrıda bulunuyorum, Taksim’de anmak için gidecek sembolik nitelikteki gruplar karanfillerini koysunlar. Sonra yasal olarak gösterilen meydanlarda özgürce 1 Mayıs emek ve dayanışma gününü kutlasınlar. Türkiye’nin her meydanı açıktır.
*Ama 1 Mayıs’ta hayatını kaybeden vatandaşlarımızın hatırasını istismar ederek kim bu ülkeyi kaosa sürüklemek isterse, kim Molotof kokteyli ya da başka araçlar kullanarak şiddet ortamına götürmek istenirse, bilinsin ki kamu düzeninden hiçbir şekilde taviz verilmeyecektir.
“BİZ SİZİN NASIRLI ELLERİNİZLE, TERLİ ALINLARINIZLA GURUR DUYUYORUZ”
*Yarını karanlık çatışma ortamına sürüklemek isteyenlere hep beraber fırsat vermeyeceğiz. Sadece hükümet olarak biz değil, ey aziz işçilerimiz hep beraber fırsat vermeyeceğiz değil mi? Barış içinde 1 Mayıs’ı kutlamaya hazır mıyız? 1 Mayıs’ı istismar edip çatışma çıkarmak isteyenlere karşı omuz omuza duracak mıyız? Ümit ederiz herkes bu mesajı alır. Her birinize teşekkür ediyorum. Biz sizin nasırlı ellerinizle, terli alınlarınızla gurur duyuyoruz emekçi kardeşlerim.
“BİZ EMEKÇİMİZİN TERİNDE MİS KOKUSU ALIRIZ”
*Nasırlı ellerinizi tek tek sıkıyorum, o terinizin kokusunu ciğerime soluyarak tek tek öpüyorum. Biz emekçimizin terinde mis kokusu alırız. Nasırlı ellerinden enerji alırız, ahlak alırız, edep alırız, helal rızk alırız. Sizlere minnet borçluyuz. 12 yıl içinde emekçinin hakkını vermek için devrim gibi reformlar yaptık.
“350 BİN İŞÇİMİZ SENDİKALI OLDU”
*1 Mayıs’ı işçi bayramı ilan ettik. Tüm vatandaşlarımızı sağlık şemsiyesi altına alan genel sağlık sigortasını hayata biz geçirdik. Emekçiler rahatsız olduklarında eskiden SSK kuyruklarında beklerdi. Ama şimdi bütün emekçilerimiz için bütün hastanelerimiz açıktır. Darbe döneminin yasalarını birer birer kaldırdık ve ilk defa sendikalar ve toplu iş sözleşmesi kanununu hayata geçirdik. 350 bin işçimiz sendikalı oldu. Müstakil iş güvenliği yasası çıkardık.
*Bundan sonra bizzat çok yakın takip edeceğim, iş güvenliği yasası uygulamasında en ufak bir tavize izin vermeyeceğiz. İşçilerimizin güven içinde evlerine dönmeleri için ne gerekiyorsa yapacağız. Yine memurlarımıza toplu sözleşme hakkını da biz verdik. Şimdi sosyal demokrasiden dem vuranlar, çağdaş sendika hareketlerinden etkilendiklerini söyleyen, şu ana kadar ne sosyal reform, ne iş güvenliği yasası çıkarabilmişti. Bunların hepsini biz yaptık, sizin alnınızın teri kurumadan hakkınızı ödemek boynunuzun borcudur.
“İLK TAŞERON UYGULAMASI 1936'DA BAŞLAMIŞTIR”
*Gelelim hepimizin en önemli konularından biri olan, taşeron meselesine. Bir kere şunun bilinmesini isterim. Biz bunu avucumuzda bulduk. Taşeron meselesi AK Parti iktidarlarının çıkardığı mesele değildir. İlk çıkaran 1936'ta CHP iktidarıdır. İlk taşeron uygulaması 1936'da başlamıştır. Biz önümüzde bulduğumuz devasa problemi çözebilmek için bir çok adım attık.
*Alt işveren olarak çalışan işçilerimizin haklarını tanzim ettik. Onlara üç yıl şartı getirdik, ücretli izin şartı sağladık. Toplu iş sözleşmelerinden yararlanma hakkını genişlettik. Ücretlerin tam ve zamanında ödenmesi şartını getirdik. Kıdem tazminatlarının kamu tarafından ödenmesi şartını da getirdik. Geçen sene 2014 eylül ayında, yani taşeron işçileriyle asıl işçiler arasındaki eşitsizlikleri giderdik.
“ARTIK ASIL İŞ YAPAN HİÇ KİMSE TAŞERON İŞÇİ OLARAK ÇALIŞTIRILMAYACAK”
*Ama 2014 Eylül ayında, sayın cumhurbaşkanımızın başbakanlığında başlayan yasal süreç tamamlandı ve alt işverenlerin düzenlenmesiyle ilgili yasal çerçeve oluşturduk. Artık asıl iş yapan hiç kimse taşeron işçi olarak çalıştırılmayacak.
*Net bir ayrım getiriyoruz. Asıl iş yapanlar, yardımcı iş yapanlar. Bunları tanımlayacağız. O günden bugüne bütün kurumlarımızla tek tek tasnif ediyoruz, belirliyoruz. Asıl iş yapılan alanlarda kesinlikle taşeron işçi uygulamasına son vereceğiz.
“İLK ADIM OLARAK İŞTE SİZLERE KADRO İMKANI VERİYORUZ”
*Yardımcı iş, hizmet alımı alanlarını da tek tek tanımlayıp sınırlayacağız. Teknoloji gerektiren alanlarda, belli ihtisas alanlarında yardımcı iş uygulamasına devam edeceğiz. İlk adım olarak işte sizlere, karayollarında çalışan taşeron işçilerimize kadro imkanı veriyoruz.
“SİZLER ASIL İŞ YAPIYORSUNUZ, YARDIMCI İŞ YAPMIYORSUNUZ”
*Ben tek tek sizlerin nerelerde ne şartlarda çalıştığınızı dinledim. Ve açık bir şekilde gördüm ki, karayollarında çalışan sizler asıl iş yapıyorsunuz, yardımcı iş yapmıyorsunuz. Onun içinde bu gerekçeyle ilkesel olarak sizlerin kadroya alınmasının bizim sorumluluk alanımızın içine girdiğine karar verdik.
*Hem yaptığınız işin mahiyeti olarak, hem de ulaştırma bakanlığımızın ihtiyaçları çerçevesinde bundan sonra da sizin emeğinize ihtiyacımız var. Daha çok yollar yapacağız.
*Bu ilk aşamadan sonra diğer yardımcı iş durumunda çalışan bütün sektörlerde tek tek tasnifi yapacağız. Bu kutlu müjdeyi seçim sonrası yapacağımız düzenlemelerle, asıl işte çalışan taşeron işçilerimize bu müjdeyi seçim sonrası vereceğiz inşallah. Tek kriterimiz var asıl işte çalışıyor olmak ve ihtiyaç sahibi olmak. İnşallah devletimiz muktedirdir.
Yarın 1 Mayıs'ı hep beraber şölen içinde kutlamayı bize nasip etsin. Çatışma çıkarmak isteyenlere fırsat vermesin. "










