Gazete Vatan Logo
GündemBana yuvamı, kızıma babasını bağışladınız

Bana yuvamı, kızıma babasını bağışladınız

Bana yuvamı, kızıma babasını bağışladınız

Birbirini hiç tanımayan 2 kadın... Biri iliğini bağışladı, diğeri yuvasına kavuştu. Gülfem Karaca, eşini hayata döndüren Ş.D.'ye şükran mektubu yazdı, yazdıkça ağladı. Ş.D. okudukça gözyaşlarına boğuldu: "Bir insanı sağlığına kavuşturmak kaç kişiye nasip olur ki?"

Haberin Devamı

Dünya Kemik İliği Bankası, geçtiğimiz yıl Türkiye'ye nota etkisinde bir mesaj göndermişti: "31 Aralık 2004 tarihine kadar 2 bin 500 yeni donör bulamazsanız, üyeliğiniz askıya alınacak." Bu, Türkiye'deki binlerce lösemi hastası için ölüme terk edilişin bir başka izahıydı... VATAN, o tarihlerde okurlarını kan vermeye davet etmiş; Çapa Tıp Fakültesi Kemik İliği Bankası da kampanyalara başlamıştı. Sonuçta, 31 Aralık'a kadar 2 bin 500 yeni donör bulunmuştu. Ve işte mucize de o tarihten sonra başladı. Çapa Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mahmut Carin 2 bin 500 yeni donör sayesinde 8 hastaya umut ışığının doğduğunu söyledi: "Bu kelimenin tam anlamıyla bir mucize. İstatistiklere göre bir lösemi hastasına uygun kemik iliği bulma şansımız 50 binde birdir. Oysa biz normal şartlarda 400 bin örnekten elde edilebilecek 8 uygun dokuyu 2 bin 500 örnek arasından bulduk."

Çapa Tıp Fakültesi Kemik İliği Bankası Koordinatörü Doç. Dr. Sarper Diler, bizi bu mucizeye tanık olan Murat Karaca'yla tanıştırdı.

7 yaşında bir kızı var
Murat Karaca, 40 yaşında. Mesleği dericilik. Evli ve 7 yaşında bir kızı var. 10 gün önce ilik nakli yapıldı, şimdi hastaneden çıkmak için gün sayıyor: "5 aydır hastanedeyim. Umudumu hiç yitirmedim. Bana kemik iliği veren insana minnet, daha doğrusu bir hayat borçluyum. En çok rakı sofrasını özledim. Rakı, balık ve kavun yiyip 'yaşasın hayat' diye bağıracağım. Ancak herkes benim kadar şanslı değil, biliyorum. 2 bin 500 hasta kan verdi, 8 insan hayata döndü. Halkımızı bu konuda duyarlı olmaya çağırıyorum çünkü ateş düştüğü yeri yakıyor."

Kimliği 1 yıl saklanıyor
Dünya Kemik İliği Bankası kurallarına göre hasta ve hasta yakınlarıyla verici en az 1 yıl, karşı karşıya getirilmiyor, vericinin kimliği saklanıyor. Ancak Doç. Diler bizim, Murat Karaca'yı hayata döndüren vericiyle, Bayan Ş.D. ile tanışmamıza izin verdi. Hatta bir de jest yaparak. Murat Karaca'nın eşi Gülfem Hanım Ş.D.'ye duygu yüklü bir mektup yazmıştı. Doç. Diler bu mektubu bizim vermemizi istedi.

Murat Karaca'nın eşi Gülfem Hanım bankacı. Bize önce merak içinde vericiyi sordu, sonra yaşadıklarını anlattı: "Uygun ilik haberi geldiğinde dünyalar benim olmuştu. Tek korkumuz vericinin fikrini değiştirmesiydi. Çocuğumun babası, hayatımın anlamı birden avuçlarımın içinden kayıyordu. Ama bir mucize oldu. Vericimiz Allah'ın bize gönderdiği ulvi bir insan. Bana yuvamı, kızıma babasını bağışladı. Onu göremeyeceğimiz söylenince oturup bir mektup yazdım. Ona sarılıp ağlamayı çok isterdim."

Ş.D. mektubu okudukça ağladı
Kendimi çok önemli biri gibi hissetim
Ş.D. elimizde mektubu görünce "ilik nakli gerçekleşirken bile bu kadar heyecanlanmadım" dedi. Okuduğu her cümle, gözyaşı olup damla damla yanaklarından süzülüyordu: "Kolay ağlayan bir insan değilim" diye sözlerine başladı, sonra devam etti: "Mektubu elime alıncaya kadar bu kadar ciddi bir şey yaptığımın farkında değildim. Kendimi çok önemli biri gibi hissettim. Gerekirse yine yaparım."

Ş.D. 38 yaşında. Geçimini dikiş dikerek kazanıyor. O da kendine duygu yüklü mektup yazan Gülfem Hanım'ı çok merak ediyor: "2 bin 500 yeni verici lazım haberlerini okuyunca kan verdim. Bir de form doldurdum. 2 ay önce aradılar, doku örneklerimin bir hastaya uyduğu, ilik nakline gönüllü olup olmayacağım soruldu. Cevabım tabii ki evetti. Bir insanın sağlığına kavuşmasına aracı olmak kaç kişiye nasip olur ki? Çevremdekiler ilik naklinin nasıl yapılacağını bilmediği için beni kararımdan caydırmak istedi. Ancak sözümden dönmeye niyetim yoktu."

İlik nakli bağışı nasıl yapılıyor?
Serum vermek kadar kolay
Ş.D. check up'tan geçtikten sonra nakle hazırdı. 2 şekilde yapılabilirdi. Birincisi kan vererek, diğeri kalçadan ilik alarak. Ş.D. ilk yolu tercih etti: "İlik vermek çok kolay. Kan vermekten bir farkı yok. Acı hissetmiyorsunuz. Bazı insanlar ameliyat olacağımı sandı. Oysa 5 gün boyunca her iki kolumdan da iğne yapıldı, bu kadar. Bu iğneler kemik iliğindeki hücreleri çoğaltıp kana karışmasını sağlıyormuş. Alınan kandan ilik filtre ediliyor, diğer kan diğer koldan yine size veriliyor. Serum verilmesi gibi bir şey. Bu kadar basit."

Minnet mektubunu VATAN verdi, işte ağlatan satırlar
Siz hayatımızın en büyük piyangosusunuz
8 aydır bu hastalıkla mücadelemiz sırasında özellikle Murat inancını, ümidini ve yaşama sevincini hiç yitirmedi. Umarım tanışma fırsatımız olur ve onun ne kadar neşeli, ne kadar hayata bağlı biri olduğunu ve ondan aldığı güçle hayata bağlanan insanların varlığına tanık olursunuz. O bizim yaşam enerjimiz, o bizim neşemiz. Sanırım tabiat bu hastalığı güçsüz biri yerine cesurca ve ümitsizliğe kapılmadan mücadele edebilecek birine vermeyi uygun gördüğü için Murat'a verdi. Onun isyan etmeden, sabırla mücadelesine şahit olunca da sizi bize ödül olarak gönderdi. (...) Sizi tanımıyorum ama o yüce gönlünüz önünde eğiliyorum. Siz bizim için hayatımızın en büyük piyangosusunuz. Size söyleyecek çok şeyim var ama fazla lafın hissettiğim ve yüreğimi coşturan duygulara doğru anlamlar katamayacağından korkarak yazamıyorum bile...

Allah bazı mutluluklar için bazı vesileler yaratırmış. Hayatın değerinin farkına varmamız için bize bu hastalığı verdi. Mucizelere inanmamız için de sizi karşımıza çıkardı... Siz bir mucizesiniz. Siz avuçlarımızdan kayıp giderse diye korktuğumuz hayatımızsınız, sonlanmasından korktuğumuz ailemizsiniz, kızımın babasına duyduğu en güzel duyguların devamısınız, nefesimizsiniz, atan kalbimiz, düşünen beynimizsiniz, gülümseyen yüzümüzsünüz.

Bana yuvamı, kızımın babasını ve en yakın arkadaşını, ilk aşkımı, hayat arkadaşımı; bir annenin biricik evladını, bir kardeşin sıcacık kardeşlik duygularını ve herkesçe çok sevilen bir sürü yakınımızın, dostumuzun arkadaşını geri veren birine hangi cümlelerle hitap edilir, hangi taşkın duygularla hissedilenler anlatılır bilemiyorum. Bildiğim şey Allah'ın bize bir şans daha vermek istediği ve yine onun izni ve takdiri ile sizi karşımıza çıkarttığı... Sizi yetiştiren bu yüce gönlünüzün ellerinde şekillendiği anne-babanız veya sizi yetiştirenlerin ellerinden sonsuz kere sonsuz öpüyorum. Kardeşiniz (izin verirseniz tabii)