Askerin kuşkuları yargıya taşıması hükümeti tatmin etti
.
BAŞBAKAN Erdoğan’ın, Azerbaycan’a gitmeden önce İçişleri Bakanlığı’ın açıklama yapmayacağını söylemesi üzerine, Silvan saldırısıyla ilgili hükümet ve TSK’nın uzlaşı içinde hareket etme kararı aldıklarını ortaya koydu. Genelkurmay, saldırıyla ilgili 14 Temmuz’da bir soruşturma açtı. Ancak Erdoğan, 19 Temmuz’da olaya ‘sivil gözle’ de bakılacağını söyledi. Bu açıklamadan sonra İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, bir jandarma albay ve iki başmüfettiş görevlendirdi. 22 Temmuz’da bölgeye giden 3 kişilik heyet, olay yerini hem karadan hem de helikopterle havadan inceledi, bölgede yaşayan vatandaşlarla da görüşen heyet alan çalışmasını tamamladıktan sonra Ankara’ya döndü. Heyetin hazırladığı ön rapor Şahin’e ve Başbakan’a sunuldu. Erdoğan da Genelkurmay Başkanı Org. Işık Koşaner ile haftalık olağan görüşmesini iki gün öne çekti ve önceki gün yaptıkları görüşme 5’li zirveye dönüştü.
İçişleri’nin raporu
Org. Koşaner, önceki gün Başbakan ile Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Adalet Bakanı Sadullah Ergin ve İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in de katıldığı zirveye, TSK’nın Silvan raporuyla gitti. Org. Koşaner’in önüne İçişleri Bakanlığı’nın raporu kondu. Edinilen bilgiye göre, İçişleri’nin raporunda, şu tesbitler yer aldı:
* Helikopterlerin konuşlandırılmasında hata yapıldı. Çatışma bölgesine saldırıdan 1.5 saat sonra ulaşabilen helikopterlerin Silvan’da konuşlandırılmamış olması önemli bir hataydı.
* İnsansız Hava Aracı Heron’lar, herhangi bir görüntü kaydı yapmadı.
* Kaçırılan askerlerin aranması için araziye çıkarılan askerlerin sevk ve idaresinde planlama hatası yapıldı.
* İntikalde yorgun ve uykusuz düşen askere kuru ve yüksek otlarla kaplı son derece kritik ve riskli bir mevkide yemek molası verdirildi.
* Molada timlerin çevre güvenliğini sağlamakla görevli nöbetçi er sayısı yetersizdi.
* Arama tarama görevinde, bölgeye konuşlu Jandarma Özel harekat birliklerinin kullanılmaması kritik hatalardan biri oldu.
İki raporun karşılıklı değerlendirildiği zirvenin sonunda, iki farklı raporun kamuoyuna açıklanmaması formülü benimsendi. TSK’nın “Helikopterlerin gelişi saati dahil” her tartışmalı konuyu toptan yargıya götürmesi Hükümet’i tatmin etti.
Helikopter neden Silvan’da değil
Kulislere yansıyan bilgilere göre, iki kurumun raporları arasında önemli tespit farkları yer aldı. Genelkurmay raporunda helikopterlerin Diyarbakır’dan kalkış ve olay yerine varış sürelerinin “uygulama standartlarına uygun olduğu” tespit edildi. İçişleri’nin raporunda helikopterlerin Silvan’da konuşlandırılmamış olması ‘hata’ olarak değerlendirildi. Zirvede varılan uzlaşma sonucunda yapılan TSK açıklamasında, “Çatışma haberi, yaşanan yoğunluk nedeniyle ancak saat 14:39’da üst karargaha bildirilebilmiş ve silahlı helikopter istenmiştir. Helikopter birliği, talebin ulaşması üzerine süratle pilotları çatışma hakkında bilgilendirmiş, helikopterin uçuş öncesi yapılması zorunlu olan son kontrolleri kısa sürede tamamlanarak saat 15.21’de Diyarbakır’dan kalkışları ve saat 15.45’te çatışma bölgesi üzerinde olmaları sağlanmıştır. Talebin alınması ile helikopterlerin çatışma bölgesinde bulunması arasındaki sürenin uygulama standartlarına uygun olduğu tespit edilmiştir” ifadesine yer verildi. Devamında ise “Helikopterlerin zamanında hazır olup olmadığı konularda tereddütlerin açıklığa kavuşturulması amacıyla konu yargıya intikal ettirilmiştir” denildi.
Kuloğlu: Yagıya intikal bir ilk
Emekli Tümgeneral Armağan Kuloğlu, Genelkurmay’ın Silvan açıklamasında, şüphe duyulan 4 konuyu yargıya intikal ettirmesinde bir “ilk” yaşandığını söyledi. Kuloğlu, şu değerlendirmeyi yaptı: “Bütün tereddütlerin giderilmesi için Genelkurmay olayı yargıya intikal ettirdi. Asker kusurlu olmadığına inansa bile kamuoyunda soru işaretleri oluşmamasını ister. Olayı yargıya intikal ettirerek, soru işaretlerini gidermek istedi. Bu noktada, raporun açıklamasında şüphe duyulan unsurlara da yer verilmesi bir ilktir. Kaldı ki kasıt olmadıktan sonra birçok konuda hata olabilir. Çünkü asker anormal şartlarda iş yapıyor. Kasıt olmadıktan sonra hata var diye herkesin üzerine giderseniz, terörle mücadele motivasyonunda da sıkıntı yaratırsınız.”










