Gazete Vatan Logo

Ankara'daki büyük şüphe!

Aktütün karakolu yakınlarında 17 Ocak’ta bulunan silahlar için ilginç iddia...

Üst düzey bir yetkili Radikal'de açıkladı: O silahlar, PKK Aktütün'ü düşürmüş olsaydı sonraki aşama için depolanmış olabilir.


İşte Radikal Ankara temsilcisi Murat Yetkin'in o yazısı;

Önce bir düzeltme yapmakta yarar var. Sabah gazetesi 17 Ocak’ta Hakkâri’nin Aktütün karakolu yakınlarında bulunduğunu söylediği için adı öyle kaldı, ama Genelkurmay ikidir açıklama yaparak gömülü silah ve cephanenin Aktütün’e pek de yakın mesafede bulunmadığını anlatmaya çalışıyor.

Önce 17, sonra 20 Ocak’ta yaptığı açıklamalarda, ikincisine bir de harita koyarak Genelkurmay gömülü silahların Aktütün’e 48 kilometre mesafede, Irak değil, İran sınırına daha yakın Durak karakolu civarında hurdalık olarak kullanılan bir depoda bulunduğunu duyurdu.

Bulunan silahlar ‘envanter dışı’ yani, Türk Silahlı Kuvvetleri döküm kayıtları dışında idi. Jandarma’nın 19 Ekim 2010 tarihinde yaptığı aramada bulunan silahlar şunlardı: 8 adet Kalaşnikov tüfek, 3 adet İran yapımı Mauser tüfek, 273 dinamit lokumu ve tüfeklere ait sayıca çok olmayan şarjör ve mermi. Bu aşağı yukarı bir PKK saldırı takımına yetecek malzeme sayılabilirdi.
Ama dikkatli gözler için son zamanlarda sınır bölgelerinde bu türden çok sayıda gömülü cephanelik ortaya çıkıyordu.
Örneğin son olarak Genelkurmay 11 Ocak’ta Şırnak’ın İdil ilçesi yakınlarında araziye gömülü bulunan silahların listesini açıkladı. Bu listede 3 adet Bixi ağır makineli tüfek, 3 adet Kalaşnikov tüfek, 1 adet M-16 tüfek, 1 adet Kanas suikast silahı, 1 adet MP-5 hafif makineli tüfek, 1 dürbün ve el bombası fünyesi, mermi ve şarjörler vardı. Bu da belli ki daha üst düzey bir PKK saldırı takımının, belki bir seçilmiş birliğe yetecek malzeme idi.

Aktütün duyarlılığı
Durak hurdalığında saklı bulunan silahların kamuoyuna ‘Aktütün’ silahları olarak duyurulması belki Aktütün adının uyandırdığı duyarlılık nedeniyle idi. Ne de olsa ilk kez 12 Eylül 1992’de PKK saldırısına uğrayan (ve 22 askerin şehit düştüğü bir çatışmaya sahne olan) Aktütün karakolu, 22 Temmuz 2007’de, 11 Mayıs 2008’de ve nihayet 3 Ekim 2008’de de PKK saldırılarına uğramıştı. Son saldırıda Aktütün yakınlarındaki gözetleme üssü Bayraktepe yakınlarında 17 asker şehit düşerken 26 PKK’lının da öldürüldüğü açıklanmıştı.

Genelkurmay bu kamuoyu duyarlığı nedeniyle Aktütün’e yakın bölgede silahların bulunmasıyla birlikte başlayan idari soruşturmanın iki günde tamamlandığını, birkaç gün içinde, 25 Ekim 2010 tarihinde de askeri savcılığın duruma el koyduğunu söylüyordu.

Radikal’in bu konudaki sorularını yanıtlayan üst düzey bir güvenlik kaynağı ise, gömülü silahlarla ilgili Ankara’da yönetim kademelerinde bulunan bir şüpheyi paylaştı. Soruşturmanın devam etmesi gerekçesiyle ismini saklı tutan üst düzey kaynağın söyledikleri şöyle:
”PKK bakımından Aktütün karakolu saldırısı bir dönüm noktası olarak düşünülmüş; sonradan ortaya çıkan bilgilerden de bunu anlayabiliyoruz. En kıdemli, en seçilmiş militanlarını bu saldırıya yönlendirmişler. Bu karakolda bulunan 100-150 askerimizi öldürüp burayı ele geçirerek bir nevi mevzi kazanmayı, oradan daha içlere sızmayı planlamışlar. Bunu başarmış olsalardı, belki de hükümetin 2009’da 2010’da attığı bazı adımların, reformların kendi silahlı faaliyetleri zoruyla yapıldığı propagandasıyla siyasi mevzi de elde etmeye çalışacaklardı.
”Tespitlerimize göre bu saldırı daha önce görülmemiş yoğunlukta idi. İleri gözetleyicilerimiz bunları bir öğle vakti, cuma namazı sıralarında tespit etmiş olmasalardı, bir gün sonra saldırmayı planlamışlar. Rus malı uçaksavar toplarıyla ateş açtılar. Size bir şey söyleyeyim, 17 şehidimizden büyük kısmı kurşun yarasıyla değil; bu uçaksavar toplarının kayaları parçalaması sonucu gelen kaya parçalarıyla şehit oldu. Karakola da uçaksavar toplarıyla saldırdılar, ama asıl kaybımız ileri gözetleyici karakolumuzda bu şekilde oldu.


PKK mı depoladı


”Askerlerimiz kahramanca karşı koydu, takviye birlikler yetişti, helikopterler geldi, karakol düşmedi. Tespit edilebilen 26 militan öldü. Aktütün’ü ele geçirme planları başarsız kalınca, bu başarısızlıklarını örtbas etmek için dikkati başka konulara çektiler. Şimdi bu silahlar ortaya çıktıkça şu şüphe de ortaya çıkıyor: Acaba Aktütün düşseydi, daha içerideki diğer karakollara saldırılarda kullanılmak üzere PKK taraftarı bazıları köylü kılığında önceden belli yerlere silah, cephane mi depolamışlardı? Acaba bulunanlar da bu tür, zamanı gelince kullanılmak üzere gömülmüş, kullanılmaya fırsat bulunamamış silahlar mıydı? Şimdi bunlara bakılıyor. Silahların menşeleri, kullanıldıysa başka nerelerde kullanıldığı tespit ediliyor.”

Radikal’e bilgi veren devlet yetkilisi, sürmekte olan araştırmanın ne getireceğini bilmediği için tahlilini ‘şüphe’ olarak dile getirmeyi tercih ediyor. Askeri savcılık tarafından yürütülen soruşturmanın sonuçları kamuoyuna açıklandığında bu şüphenin yerinde olup olmadığı da anlaşılacak

Haberin Devamı