Abdülaziz’in ölümündeki sır tarihçileri ikiye böldü
.
Sultan Abdülaziz’in ölümünün üstündeki sır perdesi 135 yıl sonra kızı Nazime Sultan’ın sürpriz tanıklığıyla aralandı. Babasının iri yarı 8 adam tarafından sarayda yakalanıp yere yatırıldığını ve bileklerinin usturayla kesilerek öldürüldüğünü söyleyen Nazime Sultan’ın ifadesi tarihçileri de böldü. 135 yıllık ‘sır’ ile ilgili tarihçilerin görüşleri şöyle:
‘Padişah öldürüldü’
Prof. Dr İlber Ortaylı: “Padişahın intiharına da olayın nasıl geçtiğine dair Yıldız Mahkemesi’ndeki zabıtlara da inanmıyorum. Yıldız Mahkemesi’ndeki kayıtlar, zabıtlar hukuka ve usule uygun değildi. Mesela itiraf eden mabeyinci Fahri Bey’in ifadesi ağır işkence altında alınmış. Abdülaziz çok dindar bir kişiydi. Dindar bir adam mümkün değil intihar etmez. Sağ ve sol kolunu da bir makasla kesmiş olamaz. Orada bazı suçlu şahıslar var ama bazılarının suçlu olup olmadığı belli değil. Olayı planlayan Hüseyin Avni Paşa’nın yakın dostu olan Mithat Paşa arada kaydırılmış. Yoksa kendisi cinayete karışmış ya da planlamış değil, ama o cuntanın adamı. Onun için onu da affetmeyip bitirdiler. Genç Osman vakasında olduğu gibi hal edilen bir padişahın katlinden hanedan çok çekinir. Vakur bir padişahtı, gördüğü muameleye dayanamayıp intihar etti diyebilirler ama olayın gerisinde bir tertip var. Bence padişahın öldürüldüğü çok açık.”
‘Kesin bir şey diyemem’
Necdet Sakaoğlu (Tarihçi-Yazar): “Sultan Abdülaziz’in mabeyincileriyle dışardan gelen pehlivanların bileklerini kestiği Yıldız Mahkemesi ifadelerine girdi. İntihar mı etti, öldürüldü mü kesin bir kanıya varmak zor. Dönemin tarafsız nazırlarından, olayların içindeki Mehmet Memduh Paşa Mir’at-ı Şüunat kitabında Abdülaziz’in tahttan indirildikten sonra ‘artık benim yaşamam bir takım hadiselere sebep olabilir’ deyip mabeyincilerinden zehir istediğini yazar. Aynı kitapta Feriye’ye geldiğinde sakalını düzeltmek için makas istediği ve bununla intihar ettiği anlatılıyor. Öte yandan Hüseyin Avni Paşa’nın kendi yalısından mütemadiyen Ortaköy Feriye’sini gözlediği, Abdülaziz’in intihar edeceği ya da öldürüleceğini biliyormuş gibi bir tavır sergilediği ve intiharın suikast havasına dönüştüğünü de yazmış.”




