28 Şubat’ta basın askerin silahıydı!

Darbe komisyonu gazetecileri dinledi...
Çiller 28 Şubat soruşturması kapsamında savcıya ifade verirken, Meclis Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu da dün gazetecileri dinledi. Ak Parti İstanbul Milletvekili Nimet Baş başkanlığındaki komisyon, 28 Şubat’ı Kadir Çelik, Mehmet Altan, Ali Bayramoğlu, Yavuz Donat ve Fehmi Koru’ya sordu...
28 Şubat’ta sürecinde andıçlanan ve “28 Şubat-Bir Müdahalenin Güncesi” isimli bir de kitabı bulunan gazeteci yazar Ali Bayramoğlu, 28 Şubat’ta askeri teknik olarak diğer darbelerden farklı bir yöntem izlendiğini ve devletin iç dokusunu çok daha derin olarak vesayetçi hale getirdiğini söyledi. 
Silahlı Kuvvetler’in doğrudan basınla, iş dünyasıyla, belediye başkanlarıyla ve üniversitelerle ilişki kurarak darbenin ana koşullarını oluşturduğunu belirten Bayramoğlu, 28 Şubat’ta en yoğun baskının basına uygulandığını kaydederek “28 Şubat basının askerin silahı olduğu bir dönem. Eskiden asker radyo evlerini ele geçirilirken, 28 Şubat basının gönüllü olarak katıldığı bir dönem. 28 Şubat öyle bir kir ki toplumun başından tırnağına kadar bulaşmıştır” şeklinde konuştu. Darbelerde askerin doğrudan sorumlu olduğunu, basın, iş dünyası ve üniversitelerin de sürece dolaylı katkı sağladığını ifade eden Bayramoğlu, “28 Şubat’ta ise açık kanuni suç işleyen insanlar ve kurumlar vardı, kimi gazetecilerin Ankara temsilcileri vardı. Andıç zarfını getirip yazı işlerine verenler vardı” dedi.
‘Brifing utanç vericiydi’
Genelkurmay’da düzenlenen basın brifingine katıldığını anlatırken “Gazeteye davet gelmiş. Ben de o zaman sert yazılar yazıyordum, o ünlü basın brifingine gittim. Önce içeri almadılar, sonra girdim ve dinledim” diyen Bayramoğlu şöyle devam etti: “Utanç verici bir tabloydu. Çetin Doğan brifingi sunuyordu. Düz bir mantıkla Türkiye’deki bütün sosyolojik, politik ve ekonomik gelişmelerin nasıl tehlikeli olduğu anlatılıyordu. Basının görevlerinin neler olduğunun söylendiği bir dersti, telkindi. Çetin Doğan İslami kesimin askere karşı pompalı silahla silahlandığını, askerin de buna müdahale edebileceğini söylüyordu. Ertesi gün basında yazılanları okudum, açıkçası utanç vericiydi.”
EMASYA protokolü
28 Şubat’ta kabahatli olanlar ile suç işleyenlerin aynı muameleye tabi tutulmaması gerektiğini savunan Bayramoğlu, o dönemde basına karşı büyük bir baskı ve tehdit olduğunu belirtti. 28 Şubat’ta yasalara aykırı olarak çıkarılan EMASYA protokolü, Başbakanlık Kriz Masası ve Batı Çalışma Grubu yönetmeliklerini hatırlatan Bayramoğlu, şöyle konuştu: “Bu yönetmeliğin taslağı hakkında Erbakan ve Çiller’le konuşmuştum, uyarmıştım ama hiç dikkate alınmadı. Her ikisi de neyi imzaladıklarını bilmediklerini ima eden cevaplar vermişlerdi.” 28 Şubat’ı en iyi EMASYA’nın tarif ettiğini kaydeden Bayramoğlu, Başbakan Erdoğan’la bir uçak yolculuğunda EMASYA’yı konuştuğunu, Erdoğan’ın “Biz bunu hemen kaldırırız” dediğini aktardı. Bayramoğlu, “Bu konuşmamızdan 6 yıl geçtikten sonra EMASYA kaldırıldı” dedi.
‘Fişler imha edilmedi’
Ali Bayramoğlu 81 ilde toplanan fişlerin hala imha edilmediğini hatırlatarak, “Bu fişler öyle bir bombadır ki her zaman kullanılabilir. Batı Çalışma Grubu’nun fişleri ve diğer fişlemeler illerde toplandı, bunu muhtarlıklar üzerinden yaptılar. Asker ailelerine kadar gittiler, paravan sivil toplum örgütleri vardı, mankenler o mahallere gidip sonra birilerine sözlü rapor verirlerdi. 81 ildeki bilgi pisliği ortada durmaktadır. 28 Şubat’ın hala ölmediğini oradaki fişler anlatır” dedi. Meclis Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu Başkanı Nimet Baş ise 28 Şubat’ta tutulan istihbarat fişleriyle ilgili bilgi istediklerini belirterek, komisyon raporunun öneriler kısmında bu fişlerin imha edilmesini isteyeceklerini kaydetti.










