Yeni nesil çalışma modelinin gizli tehlikesi: Evden çalışma depresyonu tetikliyor! Uzmanlardan kritik uyarı: Evden çalışma görünmez bir tehdit mi yaratıyor?
Modern iş dünyasının vazgeçilmez bir parçası haline gelen uzaktan çalışma (remote) modeli, esneklik ve konfor vadetse de ruh sağlığımızı tehdit eden yeni nesil riskleri beraberinde getiriyor. Biz de evden çalışmanın getirdiği psikolojik tuzakları ve bu süreçte ruh sağlığını korumanın yollarını Uzman Psikolog Begüm Demir’e sorduk.

Ev konforunun stres azalttığı yönündeki yaygın kanının aksine, ev ile iş arasındaki fiziksel ve zihinsel sınırların ortadan kalkması büyük bir risk oluşturuyor. Uzman Psikolog Begüm Demir, "Beyin, çalışma alanını dinlenme alanından ayıramadığında sürekli tetikte kalabiliyor. Bu da stresin uzamasına, zihinsel yorgunluğa, uyku problemlerine ve zaman içinde tükenmişliğe zemin hazırlayabiliyor" diyor.

SINIRLARIN ORTADAN KALKMASI TETİKLEYİCİ OLABİLİYOR
Kamuoyunda sıkça konuşulan ‘evden çalışma depresyonu’nun klinik olarak ayrı bir tanı olmadığını belirten Demir; sosyal izolasyon, hareketsizlik ve sınırların kaybolmasının depresyonu tetikleyen güçlü bir yaşam biçimi oluşturduğuna dikkat çekiyor.

Ofis ortamındaki kahve molaları ve işe gidip gelme gibi ‘geçiş ritüellerinin’ yok olması ise beynin hem sosyal temastan hem de ‘iş bitti’ sinyalinden mahrum kalmasına yol açıyor.

TÜKENMİŞLİK VE DEPRESYON BİRBİRİNDEN NASIL AYIRT EDİLİR?
Uzaktan çalışan birçok kişi, işine karşı hissettiği isteksizliği yanlış yorumlayabiliyor. Demir, tükenmişlik ile klinik depresyon arasındaki en kritik kırılma noktasını şu şekilde açıklıyor:
“Tükenmişlik, çoğunlukla işle bağlantılıdır; kişi işten uzaklaştığında bir miktar toparlanabilir. Depresyonda ise çökkünlük, isteksizlik ve haz kaybı hayatın diğer alanlarına da yayılır. Burada en kritik nokta şu: Kişi sadece sadece çalışmaya mı isteksiz, yoksa artık eskiden keyif aldığı şeylere karşı da isteksiz mi? Bunun cevabını vermek lazım.”

YÖNETİCİLER BU SİNYALLERE DİKKAT ETMELİ
Dijital ortamda çalışanların ruh sağlığındaki değişimleri fark etmek ofis ortamına göre daha zor. Tek bir davranışın depresyon göstergesi olmayacağını vurgulayan Demir, yöneticilerin şu görünmez sinyallere karşı dikkatli olması gerektiğini belirtiyor:

• İletişimden çekilme ve mesajlara/e-postalara geç dönme
• Toplantılarda olağandışı sessizlik

• İşlere başlamakta zorlanma, gecikmeler ve performans düşüşü
• Normalden fazla hata yapma

Demir, yöneticilere bu gibi durumlarda tanı koymaktan ziyade, "İyi misiniz, desteğe ihtiyacınız var mı?" sorusuyla yaklaşmalarını öneriyor.

RUH SAĞLIĞINI KORUMANIN EN ÖNEMLİ KURALI: SINIR KOYMAK
Bireysel önlemlerin yetersiz kaldığı durumlarda ruh sağlığını korumak için en radikal adımın sınırları yeniden kurmak olduğunu belirten Uzman Psikolog Begüm Demir, şu tavsiyelerde bulunuyor:

Fiziksel Ayrım: Mümkünse ayrı bir çalışma alanı oluşturmak ve iş bittiğinde bilgisayarı kapatmak.
Zaman Disiplini: Çalışma saatlerini netleştirmek ve mesai sonrasında işle bağlantıyı tamamen kesmek.
Sosyal Denge: Hayatın işten ibaret olmadığını fark ederek hobiler edinmek ve sosyal teması eksik etmemek.





