Ukrayna, Rusya'ya karşılık Bayraktar TB2'leri sahaya sürüyor! Macron Kremlin'deki görüntüsüyle alay konusu oldu...
Rusya ile Ukrayna arasındaki gerilimde tansiyon yükselirken kritik gelişmeler peş peşe yaşanıyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüştü. Kritik zirvedeki görüntü sosyal medyanın gündemine oturdu. The Guardian 'Macron ve Putin arasındaki Ukrayna görüşmeleri ilerleme sağlamada başarısız oldu' derken, New York Times gazetesi ise 'Putin Batı ve Ukrayna'yı uyarıyor ama niyeti gizemini koruyor' başlığını kullandı. CNN International ise, 'Alman lider Nord Stream 2 boru hattı konusunda Biden'a destek vermeyi reddetti' diyerek Washington-Berlin arasında ortaya çıkan çatlağı başlığına taşıdı. Rusya sınırına 100 kilometre mesafede İngiliz ve Fransız tankları var. Ukrayna, Rusya ve Belarus'un tatbikatına karşılık Bayraktar TB2'leri sahaya sürüyor. Rus ordusu ise Karadeniz'e altı savaş gemisi gönderiyor. İşte son dakika haberinin gelişmeleri...

Dünya 7 Şubat Pazartesi günü iki süper gücün başkentinde gerçekleşen hassas görüşmelerden çıkacak sonuçlara kilitlendi, bu sırada uluslararası haber ajansları karlar üstünde ilerleyen NATO tanklarının fotoğraflarını servis etti. Ukrayna sınırına 110 bin asker yığan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le görüşmek için Moskova'ya giden Fransa lideri Emmanuel Macron, Kremlin'de beş saatten uzun süre kaldı. Rus ajanslarının dünyaya geçtiği fotoğraflarda, Putin ve Macron'un birer ucunda oturduğu devasa masa gözden kaçacak gibi değildi.

Rusya'nın başkenti Moskova'da gerçekleştirilen Putin - Macron zirvesine 'uzun masa' damgasını vurdu.

Ukrayna krizine diplomatik çözüm bulmak için Moskova'ya gelen Macron Rus mevkidaşı ile 'mesafeli' bir görüşme gerçekleştirdi.

'SENİN TARAFINDA HAVA NASIL?'
Uzun bir masanın iki ucunda oturan iki liderin görüşmesi 5 saat sürdü. New York Post gazetesi iki lider arasındaki mesafeyi 'Senin tarafında hava nasıl?' sözleri ile ti'ye aldı.

İngiliz Daily Mail ise zirve haberini 'hala aralarında kilometreler var' başlığı ile okurlarına sundu.

İki liderin görüştüğü uzun masa sosyal medyanın da gündemine oturdu. Pek çok kullanıcı diplomatik çözümde rol sahibi olabilmek için Moskova'ya giden Macron'un eli boş döndüğü yorumunda bulundu.

KREMLIN BÖYLE KARŞILADI: ÖNEMLİ ATILIMLAR BEKLEMİYORUZ
Kritik ziyaret henüz gerçekleşmeden Macron'un pek de hoşuna gitmeyecek bir açıklama gelmiş, Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Fransız mevkidaşı Emmanuel Macron arasındaki görüşme öncesinde gazetecilere verdiği demeçte şu ifadelere yer vermişti;

'Durum tek bir toplantıda belirleyici atılımlar beklemek için çok karmaşık. Görüşmede önemli bir atılımın yaşanmasını beklemiyoruz.'

PUTIN'DEN SERT SÖZLER
Görüşmenin ardından Putin ve Macron ortak basın toplantısına geçti. Putin basın toplantısında ilk sözü alan lider olurken yine hedefinde batılı ülkeler ve NATO oldu.

Rus ordusunun Ukrayna sınırına konuşlanması ve tatbikatlar yapmasını eleştiren batılı ülkelere ve NATO'ya sert tepki gösteren Putin, 'Askeri altyapılarını sınırlarımıza kadar yaklaştıran NATO ve üye devletler, silahlı kuvvetlerimizi nereye ve nasıl yerleştireceğimiz konusunda bize ders vermeye kalkıyor. Rus birliklerinin kendi topraklarındaki eylemleri Ukrayna'ya karşı Rus tehdidi olarak sunuluyor' dedi.

Sözlerinin devamında NATO üyelerini suçlayıcı ifadeler kullanmayı sürdüren Putin, üye ülkelerin Ukrayna'ya yaptıkları silah sevkiyatlarını eleştirerek, 'NATO üyesi ülkeler tarafından modern silahların sevkiyatına devam ediliyor ve Ukrayna ordusunun modernizasyonu için önemli ölçüde mali kaynaklar ayırmaya devam ediyor. Elbette bu konuları cumhurbaşkanıyla 6 saate yakın bir süre konuştuk" ifadelerini kullandı.

Putin birçok kez dile getirdiği NATO'nun kendilerini düşman olarak gördüğü sözlerini yineleyerek, "NATO'nun eylem planında Rusya düşman olarak görülüyor' şeklinde konuştu.

NATO'nun yanı sıra Ukrayna'yı da hedef alan sözler kullanan Putin, Kiev yönetiminin Minsk anlaşmalarını ortadan kaldırmayı amaçladığını iddia ederek, "Kiev'in mevcut yönetiminin Minsk anlaşmalarını feshetmek için bir yol çizdiği kanaatindeyim. Anayasa reformu, genel af, yerel seçimler ve özel statünün yasallaşması gibi temel konularda bir ilerleme yok" derken Minsk'te imzalanan 'Steinmeier formülü'nün hala önemli bir yer edinemediğini belirtti.

Putin ayrıca Macron'un, Kiev'e yapacağı ziyareti hatırlatarak burada kendisinin zorlu bir görüşme beklediğini söyledi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna'nın, Kırım'ı geri almak için askeri yollara başvurması durumunda NATO ile savaşabileceklerini ima ederek, 'Fransa dahil Avrupa ülkeleri Kırım'ın, Ukrayna topraklarına ait olduğuna inanıyor, bizde buranın Rusya Federasyonu'nın bir parçası olduğuna inanıyoruz. Ukrayna doktorinlerine göre eğer bu durum askeri operasyonlarla değiştirilmeye kalkılırsa Rusya ile NATO arasında bir çatışma olacaktır. NATO ile savaşa mı gireceğiz?' dedi.

Kırım konusunda Batı'ya gözdağı veren Putin yine aynı cümleyi vurgulayarak, 'Rusya ile savaşmak mı istiyorsunuz?" sözlerini kullanarak, "Ukrayna NATO'ya katılır ve Kırım'ı döndürmeye çalışırsa, Avrupa ülkeleri otomatik olarak savaşa sürüklenecek ve bunun kazananı olmayacak' şeklinde konuştu.

'POROŞENKO'YA SIĞINMA HAKKI VERMEYE HAZIRIZ'
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Zelensky'den önceki Ukrayna Devlet Başkanı Pedro Poroşenko'un ülkesinde baskı altında tutulmasının altını çizerek önemli ifadeler kullandı.

Poroşenko'nun, Moskova yanlısı iktidarı devirerek yönetimi ele geçirdiğini hatırlatan ve şimdi kendisinin aynı duruma düştüğünü ima eden Putin, 'Onun Minsk anlaşmalarını imzaladığı ima edilerek ihanetle suçlanıyor. Evet anlaşmaları imzaladı. Ne olmuş? Bütün ülke ve güvenlik konseyi bunu kabul etti. Poroşenko'ya insani nedenlerden dolayı siyasi sığınma hakkı vermeye hazırız. Ben şaka yapmıyorum. Gerçekten politikasını sevdiğimiz veya beğendiğiniz için değil, insani nedenlerden dolayı' diye konuştu.

Rusya'nın, ABD ve NATO'ya sunduğu güvenlik garantileri konusunda düşüncelerini dile getiren Putin, NATO'nun, Sovyetler Birliği'ne karşı kurulduğunu fakat 1997 yılından sonra Rusya'ya karşı tavır alarak genişlemesini sürdürdüğünü anlatarak gelinen süreçte bu adımları kendileri için tehdit olarak gördüklerini söyledi.

Kendilerinin sunduğu güvenlik garantileri taslağına çekimser yaklaşan NATO ve ABD ile bu konuda diyaloğu sürdürmek istediklerini vurgulayan Putin, 'Bunun diyaloğumuzun sonu olduğunu düşünmüyorum' şeklinde konuştu.

Öte yandan Rus paralı asker grubu olarak bilinen Wagner'in, Mali'deki varlığına dair gelen eleştirilere cevap veren Putin, 'Mali'deki yetkililer, Wagner özel güvenlik şirketine devlet düzeyinde davette bulundu, Rus makamlarını buna itiraz edeceği bir durum yok' dedi.

MACRON UMUTLU: ÖNÜMÜZDEKİ BİRKAÇ GÜN BELİRLEYİCİ OLACAK
Macron ise 'Önümüzdeki birkaç gün belirleyici olacak ve güçlü görüşmeler gerekecek. Avrupa'da yeni bir istikrar ve güvenlik düzenini garanti altına almak için birlikte çalışmaya kararlıyız' dedi.

Ukrayna krizinde gerilimin azalması konusunda umutlu olduğunu kaydeden Macron 'Rusya ve Fransa arasında yakınlaşma koşulları olduğunu söyleyebileceğime inandığım bir dizi öneri başlatmayı mümkün kılan bir görüşmemiz oldu.

Yakınsama unsurlarını oluşturmaya çalıştık. İlk unsur, kimsenin çıkarına olmayacak herhangi bir tırmanıştan kaçınmak için çalışma ihtiyacıdır' ifadelerini kullandı.

Rusya ile diyaloğun öneminin altını çizen Macron 'Artık durumun ciddiyetinin ve barışın korunmasının yolunu bulmanın farkındayız. Barışı korumak için hala zaman var. Rusya ile konuşmazsak, barışı inşa etmek için kolektif yeteneğimizi arttırıyor muyuz? Hayır' dedi.

Macron 'Kıtamızın güvenliğinin sağlanması geçmişin hatalarını yeniden yaratmamamızı gerektiriyor. Birçok Avrupa Birliği üyesinin travmalarını görmezden gelerek bugünümüzü ve geleceğimizi inşa edemeyiz. İstikrarsızlığın Avrupa'ya dönmesi riskini göze alamayız' diye konuştu.

NEW YORK TIMES: PUTİN'İN NİYETİ GİZEMİNİ KORUYOR
Amerikan New York Times gazetesi, 'Putin Batı ve Ukrayna'yı uyarıyor ama niyeti gizemini koruyor' başlığıyla verdiği manşet haberinde, Rus liderin batı komşusunu işgal seçeneğini dışlamadığını kaydediyor.

İngiliz The Telegraph gazetesi, görüşmeyi 'Putin barışçıl bir çözüm istediğini söylüyor ancak Ukrayna sınırından askerlerini geri çekmeyi reddediyor' başlığıyla sayfasına taşıdı.

The Guardian ise, 'Macron ve Putin arasındaki Ukrayna görüşmeleri ilerleme sağlamada başarısız oldu' manşetini attı.

WASHINGTON'DAN NET MESAJ: SONUNU GETİRECEĞİZ!
Moskova'daki hassas randevuyla aynı saatlerde ABD'nin başkenti Washington'da kritik bir görüşme vardı. Beyaz Saray'da ağırlanan Almanya Başbakanı Olaf Scholz, ABD lideri Joe Biden'la kameralar karşısına geçti.

Berlin yönetiminin Normandiya formatı kapsamında gerilimin azaltılması çabalarına liderlik ettiğini belirten Biden, "Rusya yine de işgal konusunda ileri giderse biz ortak şekilde hazırız, tüm NATO hazır" cümlesini kurdu.

ABD liderinin açıklamalarında en dikkat çekici kısım, "Eğer Rusya işgal ederse, o zaman Kuzey Akım 2 olmayacak. Projenin sonunu getireceğiz" dedi. Bunun nasıl olacağı sorulduğundaysa Biden, "Size söz veriyorum, bunu yapabiliriz" dedi.

Almanya'nın Ukrayna'ya bugüne kadar yaklaşık 2 milyar dolar sağladığını kaydeden Almanya Başbakanı Scholz, "Bu katkıyı sürdürmeye hazırız" diye konuştu.Rusya'ya karşı sessiz kalınamayacağını vurgulayan Scholz, Ukrayna'nın işgal edilmesi durumunda bunun maliyetinin çok çok yüksek olacağını söyledi.

CNN INTERNATIONAL: ALMANYA BIDEN'I REDDETTİ
Rus devlet enerji kurumu Gazprom'un tasarladığı Kuzey Akım 2 projesi Rusya'dan doğrudan Almanya'ya taşınan doğalgaz miktarını iki katına çıkartmayı hedefliyor. Proje Ukrayna'nın transit ülke konumunu sona erdirerek, geçiş ücretinden elde ettiği geliri de sonlandırmış olacak.

Washington Post gazetesi, 'Biden Rusya Ukrayna'yı işgal ederse doğal gaz boru hattını durdurmaya yemin etti' manşetiyle okurlarının karşısına çıktı. Wall Street Journal ise, benzer bir başlığı kullandı: 'Biden, Rusya Ukrayna'yı işgale girişirse Kuzey Akım 2'de ilerleme olmayacak diyor.'

CNN International ise, 'Alman lider Nord Stream 2 boru hattı konusunda Biden'a destek vermeyi reddetti' diyerek Washington-Berlin arasında ortaya çıkan çatlağı başlığına taşıdı.

İngiliz The Times gazetesi, 'Biden Putin'i uyarıyor, eğer saldırırsan Kuzey Akım'ın arkasından el sallarsın' başlığını tercih etti.

BAYRAKTAR TB2 SAHAYA ÇIKIYOR
Rus ordusu Perşembe gününden itibaren Avrupa'daki tek müttefiki Belarus'la devasa bir tatbikata girişiyor. NATO'ya göre, 30 bin Rus askeri Ukrayna'nın kuzeyindeki gövde gösterisinde sahne alacak. Rus ordusu onlarca savaş uçağının yanı sıra İskender füzeleri ve S-400 hava savunma sistemlerini Belarus'a gönderdi.

İşgale karşı hazırlık için sivillere silahlı eğitim veren Ukrayna ordusu, Rusya ve Belarus'a bir tatbikatla yanıt verecek. Aynı gün başlayacak Ukrayna ordusunun tatbikatında Bayraktar TB2 silahlı insansız hava araçları (SİHA) ile ABD'nin gönderdiği Javelin ve İngiltere'nin gönderdiği NLAW tanksavar füzeleri kullanılacak. Ukrayna adına açıklamayı Savunma Bakanı Oleksey Reznikov yerel bir televizyona yaptı.

Türkiye'den çok sayıda Bayraktar TB2 satın alan Ukrayna, Ekim 2021'de ilk kez SİHA'yı Donbas'taki Rus yanlısı ayrılıkçı milislere karşı kullanmıştı. Bu, aynı zamanda Bayraktar'ın Avrupa'daki ilk taarruzu olma özelliğini taşıyordu. Ukrayna ordusunun söz konusu tarihten bu yana Donbas'ta Rus yanlısı ayrılıkçıları hedef aldığı biliniyor.

Moskova'da depreme yol açan saldırının ardından Rus medyası Bayraktar TB2'leri onlarca kez haberleştirdi. Ocak ayı sonunda Rus yanlısı ayrılıkçıların Bayraktar TB2'ye karşı Moskova'dan modern silahlar istediği açıklandı. Rus medyası ayrıca, Ukrayna'ya ait Bayraktar TB2 SİHA'larının Karadeniz'de devriye uçuşu yaptığını ve istihbarat topladığını yazdı.

MESAFE YALNIZCA 100 KİLOMETRE
Muhtemel bir işgali önlemek için Washington ve Moskova'daki arka arkaya kritik randevular gerçekleşirken, eski Sovyetler Birliği üyesi Estonya'da ise NATO tankları sahne aldı.

Uluslararası haber ajansı Agence France-Presse (AFP), Rusya sınırına yalnızca 100 kilometre uzaklıktaki NATO tatbikatında İngiliz ve Fransız tanklarının yer aldığını bildiriyor. Kış Kampı adlı gövde gösterisine Estonya, İngiltere ve Fransa'dan 1300 asker katıldı.

ALMAN BAKAN TANK SÜRDÜ
Bir başka Avrupa ülkesi Almanya'da ise Savunma Bakanı Christine Lambrecht, Munster'deki Tank Eğitim Tugayı'nı ziyaret etti. Ziyaretin en çarpıcı anı, Bakan Lambrecht'in tank kullanması oldu. NATO üyesi Almanya, Rusya ile sınırı olan ittifak üyesi Litvanya'ya 350 ek asker daha göndereceğini belirtiyor.

'KİEV 48 SAATTE DÜŞER!'
Rusya'nın komşusu Ukrayna sınırına 100 bin civarında asker yığması Batılı ülkeler tarafından işgal hazırlığı olarak yorumlansa da Rusya bu iddiaları reddediyor.

İsimleri açıklanmayan iki ABD'li yetkili, hafta başında Rusya'nın Ukrayna'ya tam kapsamlı bir işgal hareketi düzenlemeye yetecek askeri kapasitesinin yüzde 70'ine ulaştığını söyledi. Şubat ayı ortasında sınır bölgesinin büyük oranda donmuş olacağını ve bu sayede akarsu ve göllerden de Rusya'nın 'rahatlıkla ağır silahları ve büyük araçları' taşıyacağını belirten yetkililer, birkaç hafta içinde Rusya'nın işgal için hazırlanmış olabileceğini vurguluyor.

Yetkililer, hazırlıklar büyük oranda tamamlanmış olsa da Rusya lideri Vladimir Putin'in işgal konusunda kesin bir karar verip vermediğinin bilinmediğini; diplomatik çözümün hâlâ mümkün olduğunu dile getiriyor.

Ancak yetkililere göre hava şartları, 15 Şubat'tan Mart sonuna kadar Rusya'nın daha da fazla askeri yığınak yapmasının önünü açacak. Bu tarihten sonra başlayacak olası bir işgalin, 50 bin kadar sivilin ölümüne yol açabileceği uyarısı da yapılıyor. İki yetkili, Kiev'in günler içinde düşebileceğini ve bunun da milyonlarca insanın evini terk etmesi sonucu Avrupa'ya yeni bir göç akınını başlatabileceği uyarısında bulunuyor.

Moskova yönetimi, Ukrayna'nın NATO'ya üye olmasının engellenmesi ve birliğin Doğu Avrupa'daki askeri varlığını azaltması da dahil olmak üzere bazı taleplerde bulunuyor. Batı ise bu talepleri reddedip, bunun yerine nükleer silahların azaltılmasına ilişkin görüşmeler gibi başka müzakere alanları öneriyor.

ABD ve müttefikleri, Ukrayna'yı işgal etmesi halinde Rusya'ya ekonomik yaptırımlar uygulamakla tehdit ediyor. Bazı finansal yaptırımların yanı sıra Rus doğal gazını Almanya'ya ulaştıran Kuzey Akım 2 projesinin açılışına onay verilmemesi de uygulanacak yaptırımlar arasında sayılıyor.




