Doğu Akdeniz Yunanistan'a BAE darbesi! Sekiz maddede Muhammed bin Zayed’in Türkiye ziyareti...
Doğu Akdeniz'de Türkiye'ye karşı Mısır, İsrail, Güney Kıbrıs Rum kesimi, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ile ittifak oluşturup tatbikatlar yapan Yunanistan'da Dubai Prensi Muhammed bin Zayed’in Türkiye ziyareti soğuk duş etkisi yarattı. 15 Temmuz’u bile destekleyen BAE Veliaht Prensi Muhammed bin Zayed’in Türkiye ziyareti günlerdir konuşuluyor. İşte 8 maddede gelişmeler: Jeopolitik değişim. Türkiye-Katar işbirliğinin bölgedeki etkisi. BAE-Suudi ortaklığının yaşadığı başarısızlıklar. BAE’nin Libya’da desteklediği Hafter’in yenilmesi ve gelen ateşkes. ABD yönetiminin BAE ile arasına mesafe koyması. Ortadoğu, Afganistan ve Kafkaslar’daki tansiyonun düşmesi. BAE’nin, Kabil Havalimanı’ndaki sürece dahil olmak istemesi. Türkiye-BAE normalleşmesi Akdeniz’de önemli sonuçlar getirecek.

Birleşik Arap Emirlikleri’nin Türkiye ile yeniden yakınlaşmasına ilişkin kısır tartışmalar ve dar çerçeveli değerlendirmelerin aksine 12 yıl aradan sonra gerçekleşen buluşmayı getiren jeopolitik süreç, yeni bölgesel dinamiklere ışık tutuyor. Türkiye-BAE normalleşme sürecini hızlandıran bölgesel gelişmeler böyle geldi.

Türkiye ve BAE normalleşmesi, anlık bir karar değil, uzunca bir süredir yaşanan jeopolitik gelişmelerin nihai sonucu görülüyor. Libya’da ortaya çıkan görece istikrar ortamı, Türkiye-Mısır yakınlaşması, Körfez barışı, Biden yönetiminin meydan okumaları, İsrail ile BAE normalleşmesi gibi gelişmelerin BAE-Türkiye yakınlaşmasını beraberinde getirdiği değerlendiriliyor.

Türkiye-Katar iş birliğinin bölgede yarattığı güç çarpanı etkisi, BAE’nin bölge ülkeleri yanında konumlanma arayışını da beraberinde getirdi.

Bölgedeki ilişkilerini yeniden dengeleme çabalarını arttıran BAE’nin, Suudi Arabistan ile ortaklığında yaşadığı başarısızlığın Riyad’ı Katar’a yakınlaştırması ardından siyasi olarak ayakta kalabilmek için bölgedeki önemli ülkelerle konuşmaya yönelttiği yorumları da azımsanamayacak kadar fazla.

Birleşik Arap Emirlikleri, bu süreçte Türkiye’nin yanı sıra İran’a da yakınlaşıyor.

Kısa süre önce Türkiye ve BAE İHA’larının karşı karşıya geldiği Libya sahasında önemli gelişmeler yaşandı.

Türkiye’nin devreye girmesiyle BAE’nin desteklediği Hafter’in yaşadığı yenilgi ve ardından Libya’da ateşkesin sağlanarak istikrar ortamının tesisi yönündeki çabaların artması, bölgesel dengelerde yer alma yarışında yeni iş birliklerine zemin hazırlıyor.

Veliaht Prens Zayed el Nahyan’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yakınlaşması, bir yanıyla, Nahyan için “pusula değişikliği” olarak yorumlanıyor.

Biden yönetiminin Libya ve Yemen’de yaşandığı gibi bölgesel çatışmalarda BAE’nin maceracılığına dair eleştirileri yanında ABD’nin yeniden Tahran’la görüşme arayışında olduğu Orta Doğu’daki değişen durumun bir yansıması olarak görülüyor.

Nahyan’ın Ankara ziyareti, Abu Dabi ile Taliban arasında Afganistan’daki Kabil Havaalanı’nın yönetimiyle ilgili müzakerelerin başlatılması süreciyle de yakından ilişkili görülüyor.

Ankara ve Doha’nın yürüttüğü ortak çalışmalarda BAE’nin de dahil olma isteği, Afganistan’daki yeni dönemde misyon arayışı olarak da öne çıkıyor.

BAE’nin Libya’da destek verdiği Hafter’e verdiği destek, Doğu Akdeniz’deki deniz sınırları anlaşmazlığının bir parçası olarak tartışma alanı bulurken, Ankara-Abu Dabi yakınlaşması Yunanistan için de ciddi bir rahatsızlık haline gelmiş durumda.

Gerek Mısır’ın Yunanistan ile yaptığı anlaşmada Türkiye deniz sınırlarına yönelik gösterdiği hassasiyet, gerekse Libya’nın Türkiye ile sınırlandırma anlaşmasına sahip çıkması ile birlikte daha önce başta Yunanistan ve Fransa olmak üzere batılı ittifakların yanında yer alan BAE’nin yeni konumu, Doğu Akdeniz’deki dengeleri de etkileyecek bir süreç olarak okunuyor.

Ortadoğu, Afganistan ve Kafkaslar’daki tansiyonun düşmesi de iki ülkenin yakınlaşmasına etki sağlayan etkenlerden biri oldu.

Türkiye ile BAE arasında gerilim özellikle 15 Temmuz FETÖ darbe girişimindeki BAE dahliyle tırmanmıştı.

Ekim ayında BAE’nin 15 Temmuz darbe girişimindeki rolü ortaya çıkan “Orta Doğu’nun kiralık katili” Muhammed Dahlan’ın siyasi, medya ve güvenlik alanlarındaki faaliyetlerini engelleme kararı alması, iki ülke normalleşme sürecinde önemli görülen bir diğer gelişme olmuştu.

BAE’nin darbeci FETÖ’cülere karşı gelecekte daha güçlü adımlar atılacağına dair de BAE tarafından sözler verildiği belirtiliyor. (Yeni Şafak)

