Altın, dolar, borsa ne olacak? Uzmanlar tavsiyelerini verdi | Mevduat ve BİST yatırımcıları dikkat
Yıllık yüzde 50’nin üzerinde faiz veren bankalar mevduatı canlı tutarken diğer yatırım araçları sarsıntı yaşıyor. Borsa İstanbul geçtiğimiz Temmuz ayından bu yana düşüş trendinde ve tarihi zirvesinden koptu. Dolar ve euroya baktığımızda getirisi mevduatın altında kalıyor. Altın fiyatları ise Fed’in faiz indirme ihtimaline rağmen 3 bin lira sınırını aşmakta zorlanıyor.

Türkiye ekonomisine olan güven pekiştirilirken atılan adımların meyveleri zamanla alınıyor. Rezervler rekor kırarken, cari fazla verilirken, not artışları yaşanırken, gri listeden çıkılmışken, uluslararası kuruluşlardan olumlu yorumlar gelirken, baz etkisiyle düşen enflasyon varken sadece mevduatın getirisinin güçlü kalması piyasa yatırımcılarını beklemeye geçirdi.
Borsa İstanbul Temmuz ayında gördüğü 11 bin 245 puanlık tarihi zirvesinden sonra düşüş trendine girdi. Son zamanlarda yükseliş gayreti göstermeye çalışsa da 10 bin puanın kıyısında kar realizasyonlarıyla karşılaşıyor.
Dolar ve euro tarafında yılbaşından bu yana yüzde 20’ye yaklaşamayan getiriler mevcut ve bu da dolar ve euroya olan talebi kısıtlıyor.
Altına bakacak olursak yılbaşından bu yana yüzde 52 civarında getiri sağlamış ve neredeyse enflasyonla denk halde olduğu için yatırımcı ancak parasının değerini koruyabilmiş.

Uzmanlar beklentilerini tek tek açıkladı. İşte o yorumlar…
“PİYASALARDA TRUMP RÜZGARI VAR”
Dr. Erkan Kork- BankPozitif Yönetim Kurulu Başkanı
Piyasalarda deyim yerindeyse Trump rüzgarı esiyor. Tabi açıklanan majör göstergeler de işlerin istediği gibi gittiğine işaret ediyor. ABD enflasyon verilerinin beklentilere paralel gelmesiyle FED’in faiz indirimi ihtimali güçlendi. 18 Aralık’ta FED yılın son faiz kararını açıklayacak. Kuvvetle muhtemel 25 baz puanlık bir faiz indirimi daha gelecek. 2025 yılı bu gelişmeler ışığında hem Türkiye hem de küresel ekonomi için faiz indirimlerinin devam ettiği bir yıl olacaktır. FED’in güvercin mesajlar vermesi durumunda piyasalar açısından iyimser bir tablonun ortaya çıkacağını düşünüyorum. Zira likiditenin artacağı algısı güçlenirse bu durum, altın, hisse senedi ve kripto para piyasalarına yarar. Ben özellikle bu üç yatırım aracının 2025 yılında hareketli olacağını düşünüyorum. Aynı zamanda Trump'ın tarife adımları, Suriye’deki gelişmeler, Orta Doğu'daki gerilimler ve Rusya-Ukrayna cephesinden gelecek haber akışı da piyasalardaki fiyatlama davranışlarına direkt etki edecektir.
“BORSA İSTANBUL’DA MOMENTUM OLUŞACAKTIR”
Borsayı etkileyen birçok faktörün olduğunu ifade etmek gerekir. Evet Türkiye ekonomisine ilişkin birçok önemli değerlendirme yapıldı; Cari fazla, rezervlerin kuvvetlenmesi, not artışları ve gri listeden çıkış ekonomimiz özelinde çok güzel gelişmeler olsa da, Borsa İstanbul’da katalizör etkisi oluşmadı. Kârlılıkların azalması, enflasyonun etkisiyle ertelenen faiz indirim beklentileri piyasada satış baskısının devam etmesine sebep oldu. İran ve İsrail arasındaki füze saldırıları ve İsrail’in hamleleri sonucu Ortadoğu’da artan risklerin de etkisiyle borsamız ciddi bir negatif ayrışma yaşadı. Ama artık Suriye örneğindeki gibi olumsuz gelişmelerin yavaş yavaş dağılmasıyla Borsa İstanbul’da bir momentum etkisi oluşacağını düşünüyorum. Endeksin yıl sonunu her şeye rağmen 10 bin puanın üzerinde kapatacağına inanıyorum. Orta ve uzun vadede ise en önemli hedef 15 bin puanın üzerini görmek olacaktır.

“TÜRK YATIRIMCILAR RİSKLİ YATIRIM ARAÇLARINI SEVİYOR”
Yüksek mevduat faizi her ne kadar iyi bir getiri sağlasa da, Türk yatırımcılar her şeye rağmen riskli yatırım araçlarına yatırım yapmayı seviyor. Faiz indirimlerinin başlamasıyla sermaye piyasalarına olan ilgi de peyderpey artmaya devam edecektir. Özellikle politika faizinin yüzde 30’un altına inmesi durumunda borsaya olan talebin daha da artacağını düşünüyorum. Özellikle bu talep yatırımcı sayısına da yansıyacaktır. 7 milyonlara kadar inen yatırımcı sayısının tekrar 8.5 milyonların üzerine çıkacağına inanıyorum.
“BORSAYA YABANCI İLGİSİ ARTACAKTIR”
Öncelikle Borsa İstanbul’da katalizör görevi görebilecek bir hikayenin oluşması lazım. Faiz indirimlerinin başlaması, şirket bilançolarındaki iyileşmeler, enflasyondaki düşüş başta olmak üzere ortaya çıkacak yeni hikayelerle uzun soluklu yukarı yönlü hareketler yabancı ilgisini de artıracaktır. Bu hikayenin 2025’in ikinci çeyreğinde başlayabileceğini düşünüyorum. Aynı zamanda kredi risk primindeki düşüş Türkiye’nin finansal istikrarına olan güveni pekiştiriyor. Finansal piyasaların istikrarını sağlamaya yönelik önemli adımların olması ve bu politikaların devam etmesiyle yabancı yatırımcıların borsaya olan ilgisinin süreceğini ve yabancı payının artmaya devam edeceğine inanıyorum.
ZAYIF EURO, GÜÇLÜ DOLAR BEKLİYORUM”
Euro tarafında net kısa pozisyonlar pandemiden bu yana en yüksek seviyede. Almanya ve Fransa'da siyasi krizler var malumunuz. Piyasadaki zorlu tablo Avrupa Merkez Bankası'nı daha çok faiz indirimi yapmasına teşvik ediyor. Dolayısıyla zayıf bir euro, güçlü bir dolar bekliyorum. Piyasa da dolar/euro paritesinin aynı seviyeye gelmesini bekliyor. Ancak 2025'te euro tarafının yeniden güçlenerek yukarı yönlü harekete geçeceğine inanıyorum.

“ALTIN YATIRIMCILARI POWELL’IN AÇIKLAMALARINI BEKLESİN”
Hiç şüphesiz, FED'in faiz kararı ve sonrasında Powell’ın açıklamaları altın fiyatları üzerinde belirleyici olacak. Malumunuz ons altının fiyatı, Çin’in teşvikleri ve Orta Doğu’da Esad'ın gidişinden sonra belirsizlikle birlikte 2726 dolara kadar yükselmişti. Sonrasında çekildi ama altın son 3 haftadır 2600-2770 dolar bandında dalgalanıyor. Altını güvenli liman olarak gören yatırımcılara tavsiyem Powell'ın açıklamalarını beklesinler. Faiz indirimlerine ilişkin beklentiler azalırsa dolar güçlenebilir ve bu durum altında baskıyı artırabilir. O yüzden FED sonrası verilecek mesajlar önem arz ediyor.
“AÇIĞA SATIŞ YASAĞININ KALKMASI HİKAYENİN BAŞLANGICI OLABİLİR”
Açığa satış yasağının kaldırılması yabancı yatırımcı açısından çok önem arz eden bir mesele. Malumunuz 6 şubat depremlerinin ardından uygulanan bir düzenlemeydi. Yabancı yatırımcıların kotasyon girmesini zorlaştırıyordu. Artık bu durum ortadan kalkacak. Bu tür işlemler, likiditenin artması ve fiyatlamanın değere mümkün olduğunca yakın olmasını da destekliyor. Yabancı yatırımcı ilgisinin bu düzenlemenin hayata geçmesiyle artış göstereceğine inanıyorum. Borsa İstanbul için de yeni bir hikayenin başlangıcı olabilir.
“2024’ÜN YILDIZI FONLAR OLDU”
2024'ün yıldızı fonlar oldu. Veriler, yatırım fonlarının yılbaşından bu yana yüzde 42 ile yüzde 58 arasında getiri sağladığına işaret ediyor. Yani fonlar enflasyonun üzerinde bir getiri performansıyla yatırımcısını mutlu etmiş. Gelecek dönemde hikâyesi olan sektör ve şirketler ön plana çıkacaktır. 2024 yılının en dikkat çeken yatırım fonları kıymetli maden ve borsa yatırım fonları oldu. Para piyasası fonları da enflasyona karşı koruma sağladı. Bu trendin ve yüksek getiri performansının bir süre daha devam edeceği kanaatindeyim.

“DÜNYADA OLUMSUZ RÜZGAR ESEMEYECEK”
Eral Karayazıcı - Inveo Portföy Fon Yönetim Müdürü
Doğrusu ben Trump liderliğindeki yeni ABD yönetiminin söylemde şahin, uygulamada uzlaşmacı olacağını düşünüyorum. Hazine bakanlığı görevini alacak Bessent güven veren bir aktör.
Gümrük tarifeleri tehdidi ile Trump pazarlık süreçlerinde kötü polis rolünü üstlenirken muhtemelen Bessent’in de iyi polisi temsil ettiği sahnelere şahit olacağız.
Bu nedenle en önemli kaygı olarak görülen ABD’de bütçe açığının ve enflasyonun sıçrama kaydetmesi riskinin gerçekleşmeyeceği, dış iklim adına bu cepheden dünyaya olumsuz bir rüzgar esmeyeceği görüşündeyim.

“BİST DOLAR BAZINDA 375 DOLARA ÇIKABİLİR”
Aslında BIST dolar bazında bu yıl kaydettiği yüzde 14 artışla dünya ortalaması olan yüzde 7’nin iki katı bir getiriye imza attı. Ancak yaklaşık yüzde 45 enflasyona karşın kur artışı yüzde 19’da kaldığı için borsanın Türk Lirası bazı getirisi yüzde 34 ile enflasyonun altında kaldı.
BIST’in 2022 yılında dolar bazında yüzde 110 Türk Lirası bazında yüzde 197 yükselmiş olması 2023-2024 yıllarında fazla değişmemesinde en büyük etken oldu.
10-20 yılda bir gerçekleşen bu ölçüde artışları takiben birkaç yılın bu primin sindirimiyle geçmesi normal.
2025 yılında BIST’ın 2024 yılını çağrıştıran şekilde yüzde 15 kadar artış kaydederek 330 dolara yükselme ihtimalini yüksek buluyor, içsel veya dışsal bir sürpriz ile karşılaşılmazsa yüzde 30’luk bir artışla 375 dolara seyahatinin de zor olmadığını düşünüyorum.

“TASARRUF SAHİPLERİ MEVDUATTAN UZAKLAŞABİLİR”
Bireysel yatırımcılar nominal faiz oranına büyük duyarlılık gösteriyor. Faiz oranları enflasyondaki düşüşe paralel gelişse ki böyle olması kuvvetle muhtemel, enflasyon ile faiz arasındaki fark sabit kalsa da aylık faiz gelirinin vergi sonrası net yüzde 3’e inmesi (yani mevduat oranının 40 olması) bazı tasarruf sahiplerini alternatif arayışlara itecek, borsada bundan katkı görecektir.
“DEV FONLAR BİST’TE ALICI OLABİLİR”
Küresel fonların 2024 yılında BIST’te kalıcı olmayışında önemli bir etken ekonomik yavaşlama beklentisiydi.
Bu gerçekleşti ve Türkiye ekonomisi durgunluğa girdi. Artık bu durum fiyatların içinde ve dezavantaj olmaktan çıktı.
2025 yılının ikinci yarısı içinde Türkiye ekonomisi ılımlı hızla büyümeye dönmeye aday görünüyor.
Bu beklenti önümüzdeki 2 çeyrek küresel fonları alıcı olmaya teşvik edecektir.

“DÖVİZ KURLARINDAKİ ARTIŞ ENFLASYONU AŞMAZ”
2024 yılının ilk yarısında (altı aylık döneme ilişkin) enflasyon yüzde 24 olurken dolar yüzde 11 arttı ve 29,5’ten 32,7’ye yükseldi. İkinci yarı yılda enflasyon görece hız kesti ve yüzde 17’ye geriledi. Kur artışı yüzde 7 oldu.
2025 yılının enflasyon ile kur artışı arasındaki makasın daha da daralacağını, ancak ekonomi politikalarında köklü bir değişiklik gerçekleşmedikçe döviz kurlarındaki artışın enflasyonu en azından kalıcı olarak aşmayacağını düşünüyorum.
Euro dolar ikilisi içinde ise favorim Euro. EURUSD’nin 2025 yılında 1,15’e yükselme ihtimalini yüksek buluyorum.



