14 AĞUSTOS 2026 CUMA HUTBESİ TAM METNİ | Diyanet bu haftaki Cuma hutbesinin konusu: Her Yetim Bir Emanet
Diyanet’in 14 Ağustos 2026 tarihli Cuma hutbesinin konusu ne? Bu hafta camilerde hangi mesajlar verilecek? Yetimlere sahip çıkmanın İslam’daki önemi nedir? İşte milyonlarca vatandaşın merak ettiği 14 Ağustos 2026 Cuma hutbesi konusu ve hutbede öne çıkan mesajlar...

14 Ağustos 2026 Cuma hutbesi yayınlandı mı? Bu haftaki Cuma hutbesinin konusu nedir? Diyanet İşleri Başkanlığı bugün camilerde hangi mesajların verilmesini istedi? "Her Yetim Bir Emanet" başlıklı hutbede hangi mesajlar yer aldı?
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan 14 Ağustos 2026 Cuma hutbesi, “Her Yetim Bir Emanet” başlığıyla yayımlandı. Bu haftaki hutbede yetimlerin korunması, gözetilmesi, desteklenmesi ve toplumun ortak emaneti olarak görülmesi gerektiği vurgulandı.
Hutbede, Hz. Muhammed’in (s.a.s.) yetimlere gösterdiği merhamet örneklerine yer verilirken, savaşlar ve insani krizler nedeniyle yetim kalan çocukların durumuna da dikkat çekildi.
14 AĞUSTOS 2026 CUMA HUTBESİ TAM METNİ

Muhterem Müslümanlar!
Bir şehadet haberiyle kor düşmüştü Medine’ye. Allah Resûlü (s.a.s)’in, ‘Kardeşim!’ dediği amcasının oğlu Ca‘fer-i Tayyâr (r.a) şehit olmuş, ardında üç yetim bırakmıştı. Rahmet Elçisi (s.a.s), mateme bürünmüş yetimlerin evine vardı. Onları yanına çağırdı, bağrına bastı, onların ihtiyaçlarını giderdi. Ve bir defasında Rahmet Elçisi (s.a.s), şehadet ile orta parmağını birleştirerek, “Yetime kol kanat geren kimse ile ben, cennette böyle yan yana olacağız” buyurdu.

Aziz Müminler!
Gönül coğrafyamızın bir yanı ateşler içindeyken, öbür yanında bizler, zulmün devam ettiğini unutabiliyoruz. Ekranlar haber yapmayı kestiğinde zulmün de sona erdiği düşüncesine kapılabiliyoruz. Bizler; günlük telaşlarımızın ve dünya meşguliyetlerimizin arkasından koşarken, Gazze’de ve farklı coğrafyalarda insanlar varoluş mücadelesi vermeye devam ediyor. Yine her gün yüzlerce çocuk, zalimlerin bombaları altında ya can veriyor, ya da yetim ve öksüz kalıyor.

Kıymetli Müslümanlar!
İnsanlığın kaybettiği merhametin acı bir itirafını, savaşın ortasında minik bir yüreğin ‘Bizim buralarda çocuklar büyümez!’ sözünde görüyoruz. Oysaki çocukların büyüyemediği; oyun alanlarının kabirleri haline geldiği bir dünyada, insanlığın huzurlu olamayacağı açıktır.
Yetim ve öksüzlerin; başlarını okşayacak ve yaralarını saracak şefkatli bir el bulmakta zorlandıkları çağımızda, Müslümanların rahat olamayacakları bir gerçektir. Ve şu da bir hakikattir ki; yetimlere sahip çıkmak, onları himaye etmek ve koruyup gözetmek, kendisi de yetim olan Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in sünnetidir.

Değerli Müminler!
Akrabalarımızın ve komşularımızın geride bıraktığı; mahallemizde, şehrimizde ve ülkemizde bulunan yetimler bizim olduğu gibi, mazlum coğrafyalarda hayata tutunmaya çalışan yetimler de bizimdir, Cenâb-ı Hakk’ın bizlere emanetidir. Zira merhametin coğrafyası olmaz. Ümmet olmak bir olmaktır, kardeşlik bağını korumaktır. Belki bugün, elimizden savaşları durdurmak gelmeyebilir.
Fakat yarına hazırlık yapmak, zalimlerin heveslerini kursağında bırakacak güce ulaşmak elimizdedir. Unutmamak, duyarsızlaşmamak, mazlumların sesi olmak elimizdedir. Yüce Rabbimizin, “Yetimi sakın incitme!” emri gereğince, yetimleri biçare bırakmamak; evimizi ve gönlümüzü onlara açmak, yeri geldiğinde koruyucu bir aile olmak, maddi ve manevi desteğimizle onların yanında durmak elimizdedir.

Aziz Kardeşlerim!
Hutbemizi, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle bitiriyoruz: “Müslümanların evleri arasında en hayırlı ev, içinde kendisine iyi davranılan bir yetimin bulunduğu evdir…”


