Geri Dön
EkonomiYa amorti ya da büyük ikramiye

Ya amorti ya da büyük ikramiye

Kanal İstanbul’un geçeceği koridorda arsa sahipleri satışları durdururken, yapılan anlaşmalardan bile vazgeçiliyor. Kamulaştırılacağı belli olan yerlerde de gergin bekleyiş var. Bir emlakçı durumu özetledi: Ya amorti ya büyük ikramiye çıkacak

Ya amorti ya da  büyük ikramiye

Kanal İstanbul’un yapılacağı Küçükçekmece, Sazlıdere ve Durusu koridorunun resmi olarak açıklanmasının ardından bölgede arazi fiyatlarından, günlük yaşama kadar bir çok şey değişmeye başladı. İstanbul’un kuzeyinde hayvancılık ve tarımla geçinen köyler muhtemelen son ekimlerini yapıyor, hayvanlar son kez meralara götürülüyor. Resmi güzergahın açıklanmasıyla arsa satışları durdu. Arazi sahipleri yapılan anlaşmalardan bile vazgeçiyor. Herkes proje için ilk somut adımın atılmasını bekliyor. Projenin geçeceği koridorda yaklaşık 824 bin kişi yaşıyor.

45 km uzunluğundaki Küçükçekmece, Sazlıdere, Durusu koridorunda 23 km2’lik alanın kamulaştırılması gerekecek. Küçükçekmece ve Avcılar ilçeleri yerleşim alanlarının bir kısmı ile Baklalı-Terkos köylerinin arasında kalan dağınık halde bulunan yerleşimler ve yazlıklar kamulaştırılacak.

Her proje fiyatı artırıyor

Durusu’da Emlakçı Toker ile arazi işleriyle uğraşan Rafet Metinkal (63), bölgedeki değişimi şöyle anlatıyor: “Arsa fiyatları her yeni projede artıyor. 3. Havalimanı başlamadan arazilerin metrekaresi

10 ile 20 lira arasındaydı. İnşaat başladığında metrekare fiyatları 300 ile 500 liraya yükseldi. İmarlı arsaların metrekaresi 1.000 liradan başlıyor. Kanal İstanbul’da ya amorti ya da büyük ikramiye çıkacak. Arazisi elinde kalan büyük kazanç sağlar. Kamulaştırılan muhtemelen kaybeder. 3. Havaalanı kamulaştırmasında devlet metrekareye 100-120 lira verdi. Kamulaştırma bedeline itiraz ettik. Mahkeme sürüyor.”

1 karton sigara parasına satıldı
Baklalı Köyü’nde hayvancılık yapan Sedat Çakmak (45) arazi fiyatlarındaki kamulaştırmayla ilgili şöyle konuştu: “Kamulaştırmayı ilk kez duyduk. Baklalı Köyü’nün doğusunda yani kanalın içinde kalacak bölgede 14 dönüm arazim var. Arazide arpa, buğday ve yulaf ekip biçiyoruz. 5 yıl sonra zenginlerin içinde oturacağız. Bütçemiz yetmezse
5 köy öteye gideceğiz. Dede mesleği olan hayvancılığı devam ettirmek istiyoruz. 200 koyunum var.
14 dönüm araziyi 1992’de 60 bin liraya aldım. O zamanlar arazinin metrekaresi bir sigara paketi fiyatınaydı. Devletin çiftçisini düşünmesi lazım. Devletin kestiği parmak acımaz ama bizi mağdur etmemeli.”
“Fiyat 10 kat artar”
Sedat Çakmak arazilerin durumunu da şöyle anlattı: “2000’lerin başında arazilerin metrekaresi 40 ile 60 lira arasındaydı. 3. Havalimanı’ndan sonra 300 ile 500 lira arasına çıktı. Geçen hafta Baklalı’dan bir arkadaş arazisinin metrekaresi için 350 liraya anlaştı. Bir hafta sonra başkası 400 lira verdi. Şimdi tüm köylüler arazisini satmak için Kanal İstanbul’u bekliyor. Tayakadın’da metrekaresi 1.500 liraya araziler var. Kanal başladığında metrekaresi 500 lira eden arazilerimiz muhtemelen 5 bin liraya kadar çıkacak.”
Yazlıkçıların köyü de kamulaşıyor
Baklalı Köyü’nden çıkıldığında yine kamulaştıracak arazi üzerinde kalan yazlıkçıların oluşturduğu yaklaşık 40 hanelik Karatepe Mahallesi bulunuyor. Mahallenin bir kaç yüz metre ilerisinde yapılan sondaj çalışmaları yeni sona ermiş. İkişer katlı müstakil evlerden oluşan yazlıkçılara ait mahallede her evin bahçesi var. Mahallenin sakinleri meyve ve sebzesini burada yetiştiriyor. Küçük bir camisi, ağaçları ve yeşiliyle adeta İstanbul’un kıyısında bir huzur köyü. Karatepe mahallesinde yaşayan Muhammet Bilgin (65), “Buraya 1993’te geldik” diyerek anlatmaya başlıyor: “Devlete karşı çıkmak olmaz. Kamulaştırma geldiğinde takdir-i ilahi neyse onu yapacağız. Devletimizin de bizi gözetmesini istiyoruz. Toplam 36 haneyiz, 46 dönüm araziye sahibiz. Elbette buradan gitmek istemeyiz.”