Gazete Vatan Logo
EkonomiRuslar’a hem ticaret hem tatil yaptırıyor

Ruslar’a hem ticaret hem tatil yaptırıyor

Ruslar’a hem ticaret hem tatil yaptırıyor

Tek etkinlikte 40 milyon dolarlık iş yaratıyor...

Haberin Devamı

Hikmet Eraslan’ın sahibi olduğu Dosso Dossi şirketi, alışverişle tatili birleştiriyor. Eraslan, her yıl Uludağ ve Antalya’da olmak üzere iki kez Dosso Dossi Fashion Show’u düzenliyor. Ocak ayında 4 bin kişiyi Uludağ’da toplamayı hedefleyen Eraslan, “İlk organizasyonda elle siparişler alınıyordu, 45 müşteri vardı. Son organizasyona 3 bin kişi katıldı. Ocak’taki organizasyon için de 4 bin kişi kaydoldu. 100’e yakın firma gelecek. Bir haftada 35-40 milyon dolar civarında ciro olur” dedi

Dosso Dossi aslında Rönesans döneminde yaşamış bir İtalyan ressamın adı. Şimdilerde Dosso Dossi firmasının adını Fashion Show sayesinde daha çok duyar olduk. Bu firmanın sahibi Hikmet Eraslan, İtalya’da tablolarını görüp beğendiği bu ressamın adını Türkiye’de kurduğu tekstil şirketine vermiş.

Eraslan, farklı bir kişilik... Hayatı bir kuş misali oradan oraya konarak geçmiş gibi... Doğu Beyazıt’ta doğmuş. 12 yaşında İstanbul’a gelmiş. İtalya’da okumuş. Romanya ve İngiltere’de işler kurmuş. Genç yaşında bunlar nasıl mümkün olmuş diye merak ettim. Hikmet Eraslan, “Benim Doğu’da doğup acılarla, yokluklarla geçmiş bir hikayem yok” diye başladı anlatmaya. O Doğulu, varlıklı bir ailenin oğlu olmanın avantajlarını yaşamış yaşamasına ama hiçbir şey de çok kolay olmamış. Dosso Dossi şimdiye kadar yapılmayan bir işi yapıyor bir süredir. Dosso Dossi alışverişle tatili birleştiriyor. Bu fikir de Hikmet Eraslan’a ait. Ocak ayında 4 bin kişiyi Uludağ’da toplayacak bu organizasyonu Hikmet Eraslan’la konuştuk.

-Etkinliğe geçmeden önce biraz sizi tanıyalım. Doğu Beyazıt’ta doğmuşsunuz, ne iş yapardı babanız?

1970 doğumluyum. Babam varlıklıydı. Yokluk çekmedik. O dönemin en iyi durumda olan ailelerindendik. Ama siz de bilirsiniz Doğu’nun koşulları farklı oluyor. Bir süre sonra aile çok büyüdü, işler büyüdü. İstanbulla hep iş bağlantıları vardı, sonuçta en de 12 yaşında İstanbul’a geldim.

-Her yıl iki kez Dosso Dossi Fashion Show düzenliyorsunuz. Nedir bu etkinlik?

Biz alışverişle tatili birleştiren bir etkinlik yapıyoruz aynı zamanda. Bu hayli büyük bir etkinlik. Yazın Haziran ayında, kışın da Ocak ayında gerçekleşiyor. Rusların Antalya Cumhuriyeti dedikleri Antalya’daki 5 yıldızlı otellerde ve kışın da Ocak ayında Uludağ’da tekstil sektörünün oyuncularını biraraya getiriyoruz.

-Kaç kardeşsiniz, okudunuz mu?

10 kardeşiz. Klasik bir aile yapımız var. Bizim oralarda 8’den az çocuk yoktur. Okuduk biz, babam hepimizin okumasını istedi. Ben daha sonra İngiltere ve İtalya’ya gittim. İtalya’da evlendim. Babamın Free Shop işi var. Dünyanın en ünlü firmalarıyla çalıştık. Alkollü içki ve sigara fabrikalarıyla çalıştık yıllarca. Turizm okudum. Her zaman aile işlerimizin içindeydim. Babamın işi aslında bizim üniversitemiz oldu. Ben ticarete de çok meraklıydım. Aile şirketimizin çatısı altında farklı şirketler de oldu. Ben farklı alanlarda da deneyim kazandım.

-Ne gibi?

Ben Polonya’da yaşadım bir süre. Orada da iş kurduk. Salça fabrikamız da vardı... Ben 3 farklı ülkede yaşadım. Polonya, İngiltere ve İtalya. Doğu kökenli bir aileden geliyorum dediğim gibi. İstanbul da bizler için çok farklı bir kültür. İstanbul tam sentez aslında geçiş yeri. Kültürler birarada İstanbul’da. Bunun hayatımın renkliliği olduğunu düşünüyorum.

-Tekstil sektörüne nasıl girdiniz?

Biz aile şirketimizde Laleli’de bir binamızı kiraya vermiştik. Orada ticaret yapılıyordu. Biz oradaki işleri görünce girdik. Aslında 1990’lardaki gibi değildi Laleli’de işler. Biz kirli ortamın temizlenmesinden sonra oraya gelmiş olduk. Çünkü Laleli itibar kaybetmişti. Biz 3 sene boyunca al sat işi yaptık. Üreticilerden aldığımız ürünleri BDT ülkelerine ve Ruslar’a sattık. Ortadoğu’ya da satış yaptık hep.

3 yıl binamız bu işlere çalıştı. Bu işleri yaparken de müşteri ve firmaları yanyana getirme fikri doğdu bende. Bunu nasıl yaparım diye düşünürken alıcıları Türkiye’de tatile davet etmeye karar verdim.

-Tatil deyince kafalar karışmadı mı? Hem tatil yapın hem de mutlaka alışveriş....

Onlar Türkiye’yi seviyor. Antalya’da Rus turizmi patlamıştı. Hem işe hem de aileleriyle tatile gelmek harika fikir olarak geldi.

-Peki şartınız ne gelenler için? Geliyorlar otellerde kalıyorlar, ya ürünleri beğenmezlerse...

Şart var. En az 15 bin dolarlık alışveriş yapacaklar. Aynı zamanda tatil de yapıyorlar. Çok seçenek var. Her segment var. Mutlaka beğenirler. İlk yaptığımız yıl zorlandık. Üreticiler de başta ne yapmak istediğimizi anlamadı. Ama işin içine tatilde girince algı değişti. İlk 2005’te başladık...

-Ocak ayında kaç kişi, kaç firma gelecek?

7 senede çok yol aldık. İlk organizasyonda elle siparişler alınıyordu. 45 müşteri vardı. Son organizasyonda 3 bin kişi oldu, Ocak’ta yapılacak organizasyonda 4 bin kişi kaydoldu. 100’e yakın firma geliyor.

-Bu gelen firmalar sizin daha önce iş yaptığınız firmalar mı?

Bizden alışveriş yapanlar da var, daha sonra bizi duyup gelenler de... Firmalar çok memnun. Direkt üreticiyi görüyorlar. Arkadaşlıklar, dostluklar kuruluyor. Bire bir bu etkinliğe katıldıklarında analiz yapmaları kolay oluyor. Bu arada alıcıyı tanıyan üreticiler üretim planlarını bile değiştiriyor. Cirodan daha önemlisi müşteriyle kurulan ilişki sayesinde doğru ürünü üretmek. Siz bir bluz almak istiyorsunuz, bakıyorsunuz alıyorsunuz, çok satış oluyor, o ürün gidince benzerleri yapılıyor. Satılmayan ürünü görünce enerjinizi tüketmezsiniz. Yurtdışına gelen alıcılardan mağazalarını, depolarını büyütenler çok. Doğru noktaya gelip doğru seçimleri yaptıkları için işleri büyüdü.

-Siz nasıl para kazanıyorsunuz?

Katılımcı ücreti ve cirodan pay alıyoruz. Bakıyorsunuz 200 model sergileniyor, beğenilenler gidiyor. Farklı müşterilere göre alternatifler de var.

-Ocak ayında ne kadarlık bir ciro hedefiniz var bir haftada?

35-40 milyon dolar olur...

-Bu gibi bir etkinlik bavul ticaretinin gelişmiş hali desem...

Doğru ama çok daha büyük. Eskiden bavula doldurup giderlerdi şimdi siparişler alınıyor. Hepsini Dosso Dossi paketliyor, en güvenilir şekilde tarihine uygun ellerine ulaştırıyor.

-Kaç ülkeden katılım oluyor?

Bu yaz Antalya’da düzenlediğimiz etkinlikte 27 ülke, 170 şehir vardı. Yine bu sayıları yakalayabiliyoruz. Kadın-erkek giyim var, yakında çocuk da olabilir. Seneye yaz aylarında kumaş olacak. Deriye de girdik. Türkiye’de Burberry’nin dericisi olan kişi de vardı, o çok ilgi gördü.

Ruslar fiyata bakmaz

-Avrupalı alıcılarla böyle etkinlik düzenlenebilir mi?

Avrupa’ya değil de BDT ülkelerine iş yapanlar büyük geri dönüş alırlar. Çünkü Avrupa tarzı başka.

-Nedir temel farklılıklar?

Taşları çok severler. Kadınları cesurdur. Kalite önemli. Dikişlere bakarlar. Fiyata sonra bakarlar. Balizza, Gizia da var etkinlikte. Ruslar bu markaları bilir. Rusya’ya giren Türk şirketlerinin de çok cesur olduğunu düşünüyorum. O firmalar sayesinde bunca insan iş yapıyor. Mafyanın cirit attığı dönemde orada tutunmayı başaranlar şimdi çok büyüdü. Biz de avul ticaretini büyüttük, markalaştırdık.

-Güne nasıl başlarsınız? Hobileriniz neler?

9.30 gibi işe giderim. Genelde akşamları çalışırım, genelde geç saatlere kadar işteyim. Aklım akşam saatlerinde daha çok çalışıyor. Hafta sonlarımı eşime ve çocuklarıma ayırıyorum. Hobim gezmek... Eşim İtalyan olduğu için İtalya’ya sık sık gidiyoruz. Türkiye de bir cennet.

-Eşiniz Doğu Beyazıt’ı gördü mü?

Gördü. Götürdüm. Çok maceralı oldu. Karayoluyla Doğu’da gezdik. Çok çevirme yaşadık. Eşim bunu hiç anlamadı. Evlilik cüzdanımız yanımızda değildi. Kütüğe filan baktılar. Eşim ‘yine giderim ama çevirme olmasın’ der hep. Bu arada eşimi yabancı gazeteci sandılar, o yüzden de yollarda derdimizi çok zor anlattık. Doğu’nun güzellikleri farklı. Romalı olan eşim de çok etkilendi.

Rusya’nın Tarkan’ı geliyor

Dosso Dossi, Ocak ayında Uludağ’da 7 bin metrekarelik çadır kuracak. 100 kadar tekstil firmasının katılacağı etkinlik dışında katılımcılara eğlenceli bir program da hazırlanıyor. Rusya’nın Tarkan’ı olarak bilinen Philipp Kirkorop, açılış konserini verecek. Kapanışı Mustafa Sandal yapacak. Ruslar bu etkinliğe genelde aileleriyle geliyor. Bu Türkiye’nin tanıtımı için de çok önemli bir rol oynuyor.