Geri Dön
EkonomiNe altın, ne dolar, ne eurobond ne de hisse senedi... Yatıran 6 ayda parasını katladı

Ne altın, ne dolar, ne eurobond ne de hisse senedi... Yatıran 6 ayda parasını katladı

Ekonomi küresel düzeyde tüm ülkelerin gündeminde. Pandemi sonrası yaşanan süreç, enerji ve tahıl krizi tüm ülkeleri ekonomik olarak etkiledi. Vatandaşlar da tasarruf ve yatırım konularına eskisine oranla çok da ilgili. Küçük yatırımcı parasını korumanın yollarını arıyor. Uzun vadeli yatırım yapanlar güvenli liman olarak görülen altına yönelirken, kısa vadede yüksek gelir sağlamak isteyenlerin tercihi döviz oluyor. Bu noktada döviz kurundaki yükselişin önüne geçilebilmesi için kur korumalı mevduat sistemi ile yatırımcının parasını TL'de tutuması sağlandı. Tüm bu süreçte tercih edilen yatırım enstrümanları içerisinde ise gayrimenkul açık ara önde seyretti. Yılın ilk yarısında gayrimenkul yatırımı yapanlar yüzde 54.85 gelir sağladı.

Ne altın, ne dolar, ne eurobond ne de hisse senedi... Yatıran 6 ayda parasını katladı

Küresel bazda tüm varlık sınıflarında hareketlilik arttı. Altının onsu yılın ilk yarısında yüzde 0,36 geriledi. ABD borsalarında yüzde 30’a varan gerilemeler yaşanırken Avrupa’daki borsalarda düşüşler yüzde 20’leri buldu. Türkiye’de ise ilk beş ayda enflasyon yüzde 35,64 olurken yılın ilk yarısında gram altın yüzde 25,13 ve dolar/TL yüzde 28,45 değer kazandı. BIST 100 Endeksi’ndeki yükseliş yüzde 29,48 oldu. Gayrimenkuldeki değer artışı ise yüzde 54,85 seviyesinde gerçekleşti.

Ne altın, ne dolar, ne eurobond ne de hisse senedi... Yatıran 6 ayda parasını katladı

İçinde bulunduğumuz süreç mevcut paranın enflasyona karşı korunması gerektiriyor. Yatırımcıların da esas itibariyle bu merkezli hareket ettiği gözlenmekte. Zeynep Aktaş'ın köşesinden aktardığına göre; Türkiye’de yatırım enstrümanları arasında gayrimenkul öne çıkarken, hisse senetleri, eurobondlar önümüzdeki dönemde yatırımcıların takibinde olacak. Döviz ve döviz bazlı enstrümanların ise enflasyona paralel seyrini koruması beklenmeli.

Ne altın, ne dolar, ne eurobond ne de hisse senedi... Yatıran 6 ayda parasını katladı

Borsa cephesine bakıldığında büyüme eğilimini sürdürebilme gücü olan hisse senetlerindeki gerilemeler yatırımcısına alım fırsatı verecek. Yatırımcılar uzun vadede güçlü temettü verimi olan hisse senetlerini takip etmeye devam edecek.

Ne altın, ne dolar, ne eurobond ne de hisse senedi... Yatıran 6 ayda parasını katladı

Uzun vadede hisse

Hisse senedi yatırımı uzun soluklu bir yatırımdır. Büyük dalgalanmalar yaşansa da uzun vadede güçlü yatırımı olan, büyüyen şirketler yatırımcılara kazandırır. Olumsuz gelişmeler, günlük kaygılar hisse fiyatlarını olumsuz etkileyebilir ve geri çekilmelere yol açabilir. Bununla birlikte iyi hisse senetlerindeki yatırımlar uzun vadede kazandırıyor.

Borsada dalgalanmalar neden yüksek?

1- Para girişi sınırlı.

2- Enflasyonun yükselmesi ile resesyon endişeleri yükseldi.

3- Piyasadan yabancı çıkışı var. Borsada ise yabancı payı geriliyor. Haziran başında yüzde 35,18 olan yabancı payı yüzde 33,63’e gerilemiş durumda. Yabancı payı 27 Haziran’da yüzde 33,49’a kadar indi.

4- Piyasalar olası bir düşüşe karşı robot emirlerle güvenli marjlara çekiliyor.

5- Enflasyonist kaygılar yüksek. Alternatif getiri arayışları paranın belli enstrümanlara park etmesine neden oluyor.

Dünya borsalarında yarım yüzyılın en kötü başlangıcı

Pandemi ile birlikte dünyada ucuz paranın körüklediği rekor koşu sonra erdi ve tüm borsalar buna uyum sağladı. Bu durum global ölçekte son 50 yıldan bu yana hisse senetleri piyasası için en kötü başlangıç oldu. Yılın ortasında, teknoloji ağırlıklı Nasdaq yüzde 29,5 düştü ve geniş tabanlı S&P 500 yüzde 20,5 geriledi. Her iki endeks de ayı piyasası bölgesinde yer alıyor. Görünen o ki Fed’in ABD ekonomisini resesyona sürükleyeceği endişeleri piyasalarda karşılık bulmuş durumda.

Düşüşlerin nedeni

Küresel bazda yılın ilk yarısında borsalarda yaşanan geri çekilmeler esas olarak yükselen faiz oranları ve enflasyondan kaynaklanmış olsa da çok sayıda jeopolitik risk bir araya geldi. Kovid-19 Çin’de yıkıma ve kilitlenmelere yol açmaya devam ediyor. Küresel tedarik zincirleri tıkalı ve Rusya’nın Ukrayna’yı işgali devam ediyor.

Enerji parlıyor

Tarihsel olarak, faiz oranları yükseldiğinde ve borçlanma maliyetleri arttığında, yatırımcılar ekonominin daha riskli kısımlarından para çeker. Yüksek büyüme gösteren şirketler ve teknoloji hisseleri, düşüşün ilk fiyatlandırdıkları oldu. Yurtdışı borsalarda da benzer bir durum söz konusu. Hisse senetlerindeki tek parlak sektör enerji oldu. Rusya’nın Ukrayna’yı işgali petrol ve doğal gaz fiyatlarını yükseltti. Benzin ve motorin fiyatları yeni rekorlar kırdı. Emtia fiyatlarındaki bu artış, küresel enerji devlerine fayda sağladı. Birçoğu rekor kâr elde etti.

Borsa, dolar ve altının seyri

Borsa İstanbul’da BIST 100 Endeksi 2.443 seviyesinde. Endeks 8,20 ve 50 günlük ortalamasının altında bulunuyor. 100 günlük ortalama 2.332 seviyesinde. Kısa vadede 2.400-2.500 aralığındaki ortalamaların kırılması endeksin güçlenmesini sağlayabilir. BDDK kararı sonrası etkilenebilecek şirketlere yönelik belirsizlik fiyatlara olumsuz yansıdı. Ancak haftalık kapanışın 100 günlük ortalamanın üzerinde gerçekleşmesi olumlu.

Dolar/TL kuru 16,74 seviyesinde. BDDK kararları kur üzerinde etki yapsa da kurdaki geri çekilme sadece yerel bazda gelişmelerden değil, küresel bazda da doların değer kazanmasından kaynaklanıyor. Bu neden