Gazete Vatan Logo
EkonomiBelediyeler devasa çadırda iftar vermezdi

Belediyeler devasa çadırda iftar vermezdi

.

Haberin Devamı

Eski Ramazan ve bayramları anan Rahmi Koç, “Ramazan güzel bir aydır. Oruç tutmak nefis disiplini... Eskiden öyle şaşaalı ve gösterişli iftarlar yoktu. Belediyenin devasa çadırlar kurarak iftar verdiklerini hiç hatırlamıyorum” dedi.

Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç, topluluğun aylık dergisine eski Ramazan, aile gelenekleri ve bayramları anlattı. Oruç tutmayı ‘nefis disiplini’ olarak tanımlayan Koç, “İnsan kafasına koyunca ne yemeği, ne ekmeği, ne de suyu düşünmüyor” dedi. Gençliğindeki Ramazan’ları andığını kaydeden Koç, hatıralarını şöyle anlattı:
Bölerek oruç tuttuk!
- Küçüklüğümüzde erkekler 13, kızlar 15 yaşında iken oruç tutmaya başladık. Ama ilk başlarda bu oruçları günü ikiye bölerek tutardık. Sabahtan öğleye kadar bir kısmını, öğlen hafif bir şeyler yer, öğleden sonra akşama kadar da orucun ikinci faslını tutardık. Birkaç sene sonra tam oruç tutmaya başladım.
- Ev halkının hemen hemen hepsi oruç tutardı. Erkekler muhakkak teravih namazına giderlerdi. Kadir geceleri mutlaka evlerde tanıdığımız, sevdiğimiz hocaların arkasında namaz kılınırdı. Peygamber efendimizin Sakal-ı Şerif’ine gider hepimiz sıraya girer, onu öperdik.
- Ramazan güzel bir aydır. Oruç tutmak halk arasında umumiyetle fakir fukaranın çektiğini çekmek gibi anlatılsa da bence oruç tutmak nefis disiplini ve psikolojiktir. Tabi seneler geçince insan yaşlanıyor, bırakın oturarak namaz kılmayı bazılarımız yürümeyi bile yardımsız yapamıyor. Memlekette olduğum sürede 15 yaşımdan 75 yaşıma kadar oruç tuttum.
Teknede sahur güzeldi
- O zamanlar akraba-i taallukat birer iftar verirdi. İftariyeler umumiyetle evden yapılırdı. Öyle şaşaalı ve gösterişli iftarlar yoktu. Belediyenin devasa çadırlar kurarak iftar verdiklerini hiç hatırlamıyorum.
- Gençliğimizde Ramazan kışa geldiği zaman son orucu Uludağ’da açardık. Ertesi gün kayağa çıkardık. Ağustos sıcağında, teknede oruç tuttuğumuzu da hatırlıyorum. O günlerin en güzel tarafı serinlikte, güvertede sahur yapmaktı.
- Bayram namazı için evdeki seccadeleri koltuğumuzun altına dürerek, babamızın arkasından camiye giderdik.
Oruçla ilgili sorulara hayret ediyorum
Rahmi Koç, televizyonlardaki dini programlara ilişkin de ilginç değerlendirmeler yaptı. Koç, “Şimdi televizyonlarda ulemaya veya hocalara oruçla ilgili öyle sualler soruyorlar ki, hayret ediyorum. Mesela; ‘Yemek pişirirken yanlışlıkla yemeğin tadına bakarsam orucum bozulur mu?’, ‘Dişimi fırçalarsam orucum bozulur mu?’, ‘Kan verirsem oruç bozulur mu?’ gibi... Bizim zamanımızda mamafih televizyon yoktu ama basında böyle sorular sorulmazdı” diye konuştu.