Geri Dön
DünyaRusya Ukrayna krizi neden çıktı? Rusya ve Ukrayna neden anlaşamıyor? Rusya Ukrayna geriliminde son durum ne?

Rusya Ukrayna krizi neden çıktı? Rusya ve Ukrayna neden anlaşamıyor? Rusya Ukrayna geriliminde son durum ne?

Ukrayna ve Rusya arasındaki gerilim tırmanmaya devam ediyor. Ukrayna ve Rusya arasında Kasım ayında baş gösteren siyasi gerilim gündemden düşmüyor. Rusya Ukrayna krizi ile ilgili gelişmeler anbean takip edilirken, krizin neden çıktığı ve son durum sıklıkla merak edilen konuların başında geliyor. Peki, Rusya Ukrayna krizi neden çıktı? Rusya ve Ukrayna neden anlaşamıyor? Rusya Ukrayna geriliminde son durum ne? İşte Rusya Ukrayna arasındaki sorun hakkında merak edilenler…

Rusya Ukrayna krizi neden çıktı? Rusya ve Ukrayna neden anlaşamıyor? Rusya Ukrayna geriliminde son durum ne?

Rusya-Ukrayna krizinde son durum merak ediliyor. Ukraynaki Donbas bölgesinden tahliye edilirken, Ukraynalı askerler ve Rusya destekli ayrılıkçılar arasındaki temas hattı boyunca yüzlerce top mermisi patladı. Dünyanın gözü Rusya Ukrayna krizine çevrilirken, gerilim tırmanmaya devam ediyor. Peki, Rusya Ukrayna savaşı neden çıktı? Rusya Ukrayna arasındaki sorun nedir? Rusya ve Ukrayna arasındaki problem nedir? İşte detaylar…

RUSYA UKRAYNA GERİLİMİNDE SON DURUM NE?

Yabancı basında yer alan bilgilere göre, Ukraynalı askerler ve Rusya destekli ayrılıkçılar arasındaki temas hattı boyunca yüzlerce top mermisi patladı ve binlerce insan doğu Ukraynaki Donbas bölgesinden tahliye edildi. Diğer yandan Rusya ve Belarus'un askeri tatbikatı süresiz bir şekilde uzatıldı. Kremlin'den yapılan en son açıklamada, "Batının Ukrayna için işgal tarihi vermesi provokasyondur, aksi sonuçlara yol açabilir" denildi. Beyaz Saray'dan Rusya'nın her an saldırabileceği yönünden açıklamalar gelmeye devam ediyor. ABD Dışişleri Bakanı Blinken, "Rusya, Ukrayna'yı işgal için sahte terör saldırısı üretebilir" dedi.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Rusya'nın Ukrayna'yı işgal için sahte bir terör saldırısı, kimyasal saldırı ya da sivillere yönelik insansız hava saldırısını gerekçe gösterebileceğini söyledi.

Blinken, BM Güvenlik Konseyinde yaptığı konuşmada, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırganlığının barış ve güvenliği tehdit ettiğini açıkladı.

Rusya'nın önümüzdeki günlerde Ukrayna'ya saldırı hazırlığında olduğunu belirten Blinken, "Rusya saldırı için bahaneler planlıyor. Rusya, Ukrayna hükümetini bir şiddet olayıyla suçlayabilir... Bu Rusya'ya yönelik sahte bir terör saldırısı olabilir. Sivillere yönelik insansız hava aracı ile uydurma bir saldırı, sahte hatta gerçek bir kimyasal saldırı bile olabilir. Rusya bunları, etnik temizlik ya da soykırım olarak tanımlayabilir" dedi.

Blinken, Rusya'nın Ukrayna'ya saldırması durumunda füze ve bombalar kullanabileceğini ve siber saldırılar düzenleyebileceğini belirterek, "Rusya'nın belirli Ukraynalı grupları hedef alacağına dair bilgiler aldık." diye konuştu.

"Savaş başlatmak için değil önlemek için buradayım." diyen Blinken, Rusya'ya diplomasiyi seçmesi çağrısı yaptı.

Diğer taraftan batılı ülkeler ile Rusya'yı karşı karşıya getiren Ukrayna krizinde Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile 2 saate yakın süren bir telefon görüşmesi yaptı. Görüşmenin yapıldığı saatlerde Kremlin'den açıklamalar geldi.

Kremlin, batının Ukrayna'nın işgaline ilişkin sürekli tarihler vermesini "provokatif" olarak niteledi. Bu açıklamaların aksi sonuçlar doğurabileceği konusunda uyardı.

Açıklamada, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in bu açıklamaları dikkate almadığı belirtildi. Rusya, "savaş kelimesini telaffuz etmek isteyen son ülke" denildi. Kremlin, Donbas'taki temas hattında gerilimin en üst seviyeye çıktığını belirtti. Putin, ufak bir provokasyonun geri dönülemez sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

Macron, Putin ile görüşmesinin ardından Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'yle de telefonda görüştü. Zelenski kısa bir süre sonra Donbas'ta için acil ateşkes çağrısı yaptı. Ukrayna lideri, barış sürecinin canlandırmasını istedi.

Belarus Savunma Bakanı Viktor Hrenin, Batılı liderlerin yakın bir Rus işgali konusunda uyardığı Ukrayna üzerindeki baskıyı daha da yoğunlaştıran bir adımla, Rusya ve Belarus'un bugün sona erecek olan "Birlik Kararlılığı-2022" adlı askeri tatbikatları uzattığını açıkladı.

Bununla birlikte NATO, Rusya'nın Belarus'ta 30 bine kadar askeri bulunduğunu ve Moskova'nın böyle bir niyeti reddetmesine rağmen, bunları Ukrayna'ya saldırmak için işgal gücünün bir parçası olarak kullanabileceğini savunuyor.

RUSYA UKRAYNA KRİZİ NEDEN ÇIKTI?

Rusya ile eski bir Sovyetler Birliği ülkesi olan Ukrayna'nın arası, Kiev yönetiminin Avrupa Birliği (AB) ile yakınlaşması üzerine açıldı.

Kiev'de iktidara gelen Rusya yanlısı Viktor Yanukoviç, ülkenin Batı'ya yönelmesini engellemek için 2013 yılında AB Ortaklık Anlaşması'nı askıya aldığını açıkladı. Bu karar, Ukrayna tarihinde derin krizlerin başlangıcı oldu.

2013 yılını "meydan olayları" ile uğurlayan Ukrayna yeni yılı iç karışıklıkla karşıladı. Bağımsızlık Meydanı'nda aylarca toplanan binlerce Batı yanlısı Yanukoviç'in kararını protesto etti. Rusya yanlılarının da sokaklara çıkmasıyla zaman zaman çatışmalar yaşandı. Olayların kontrolden çıkması üzerine dönemin Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç, Rusya'ya kaçmak zorunda kaldı. Coğrafi olarak Avrupa ile Rusya arasındaki Ukrayna'nın insanları da Rus ve Batı yanlıları olarak kutuplara bölündü.

Olaylar Kırım ve Donbas'a sıçradı. Kırım Parlamentosu askeri üniformalı, üzerlerinde hiçbir sembol ya da simge bulunmayan "silahlı, yeşil adamların" baskısıyla Kırım’ın Rusya’ya ilhakını sağlayacak referandumu yapma kararı aldı. Yerli halk olan Tatarlar ve Ukraynalıların karşı çıkarak katılmadığı 16 Mart 2014'teki tartışmalı referandumun ardından Kırım, Rusya tarafından yasa dışı ilhak edildi. Rusya yanlılarının işgali Kırım'la da kalmadı. Ukrayna'nın doğusundaki şehirlerde Rusya yanlısı ayrılıkçılar sözde devletlerini ilan etti. Donbas denilen bölgede Rusya yanlılarının yasa dışı yönetimleri yaklaşık 7 yıldır sürüyor.

RUSYA UKRAYNA ARASINDAKİ SON GERGİNLİK NASIL BAŞLADI?

Fransa’nın başkenti Paris’te 9 Aralık 2019’da, 3 sene aradan sonra Normandiya Dörtlüsü Liderler Zirvesi yapıldı. Ukrayna, Rusya, Almanya ve Fransa devlet başkanlarının katılımıyla gerçekleşen zirvede, tam ateşkes ve Minsk Anlaşması'na bağlılık vurgusu yapıldı.

Zirveden sonra azalan çatışmalar, kısa süre sonra daha da alevlendi. Krizin çözümüne ilişkin Rusya, Ukrayna ve AGİT'ten oluşan Üçlü Temas Grubu, 27 Temmuz 2020'den itibaren kapsamlı ateşkes kararı aldı. Bu kapsamda 2021 senesine kadar kapsamlı ateşkes ufak çaplı krizlere rağmen sürdürüldü.

Ancak bu yıl Rus ordusunun Ukrayna sınırına adeta askeri yığınak yapması, Donbas bölgesinde zaten hiçbir zaman bitmeyen çatışmaları yeniden artırdı. Rusya yanlısı ayrılıkçıların 26 Mart'ta 4 Ukraynalı askeri öldürmesi bölgedeki krizi zirve noktasına çıkardı. Saldırılar karşısında Ukrayna ordusunun tedbirlerini artırması üzerine Rusya, sınıra ve ilhak edilen Kırım'a asker yığdı.

Ukrayna Genelkurmay Başkanı Ruslan Homçak, 30 Mart'ta Ukrayna Parlamentosundan yaptığı konuşmada, Rus Silahlı Kuvvetlerinin askeri tatbikat bahanesiyle Ukrayna sınırının kuzeyi, doğusu ve Kırım'da Rusya'ya ait 28 tabur birlik olduğunu söyledi. Homçak, bu durumun Ukrayna'nın askeri güvenliği için bir tehdit oluşturduğunu kaydetti.

TARAFLAR NE İSTİYOR?

Rus yanlısı ayrılıkçılarla Kiev yönetimi arasında devam eden çatışmaları durdurmak için 2014 ve 2015’te Minsk Anlaşmaları imzalandı.

Anlaşmalara göre, bölgede ateşkes sağlanacak, esir takası yapılacak, Kiev yönetimi merkezi gücünü azaltarak yerel yönetimlerin yetkilerini artıracak ve Donbas’a özel statü sağlayacak anayasa değişikliği yapacaktı. Rus yanlısı ayrılıkçılar ise Ukrayna-Rusya sınırının kontrolünü devlete geri verecek, bölgedeki silahlarını çekecekti. Ancak bugüne kadar iki tarafın karşılıklı birbirini ateşkesi ihlal ettiğini suçlamasıyla anlaşmaların yürürlüğe konması aksadı.

Rusya Donbas'a Ukrayna anayasasında Donbas’a özel statü sağlayacak değişiklikte ısrarcı olurken Ukrayna tarafında böyle bir değişikliğin ülkeyi bölünmeye sürükleme ihtimaline karşın şüpheyle karşılanıyor.

Bir yandan da Moskova krizi Ukrayna'nın iç savaşı olarak göstermeye ve Kiev'i ayrılıkçılarla görüştürüp krizde kendisini taraf olmaktan çıkarmak istiyor, bu durum Ukrayna tarafından kabul edilmiyor.

Zelenskiy, Stoltenberg'le yaptığı görüşmede, NATO Üyeliği Hareket Planı verilmesinin önemine dikkati çekerek NATO'nun Donbas'taki savaşı bitirmek için tek yol olduğunu belirtti.

Ukrayna 2020'de NATO genişletilmiş fırsatlar partneri statüsünü almıştı. Toprak bütünlüğünü sağlamak isteyen Kiev, bu sorunun çözümü için de bir an önce NATO Üyelik Hareket Planı almak ve üyelik görüşmelerini başlatmak istiyor.

Bu kapsamda Rusya Ukrayna'nın NATO'ya girmesini kendisi için tehdit olarak görüyor ve bunu istemiyor.

15 Şubat 2020 itibarıyla Ukrayna ordusundan 4 bin 100, ayrılıkçılardan 5 bin 650, 3 bin 350 de sivil olarak 13 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği çatışmalar hala sürüyor.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov ise "Rusya kendi toprakları içerisinde silahlı kuvvetlerini kendi takdirine bağlı hareket ettiriyor. Bu hiç kimseyi rahatsız etmemeli ve bu hiç kimse için tehdit içermiyor." ifadelerini kullandı.

Bu açıklamalardan sonra hem Moskova hem de Kiev Donbas çevresine askeri sevkiyatını artırdı.

Ayrıca, şubat ayında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in yakın dostu Viktor Medvedçuk'un kontrolünde olduğu iddia edilen 3 kanal Rusya tarafından finanse edildiği gerekçesiyle kapatıldı. Akabinde de Medvedçuk ve çevresine ekonomik yaptırımlar uygulandı. Bir yandan da ülkede kısa zaman önce Kırım'ı Kurtarma Stratejisi duyuruldu. Bu gelişmeler de gerginliğin artmasını sağlayan faktörlerden olarak görülüyor.