Afrika'da corona virüs salgınıyla mücadelede şaşırtan durum!
.

Corona virüs salgını tüm dünyada hız kesmeden yayılmaya devam ediyor. Tüm ülkelerde artan vaka sayıları ikinci dalga endişesi yaratırken Afrika kıtası vaka ve ölüm sayısında kırılgan sağlık sistemine rağmen başarılı bir grafik çiziyor. İşte Afrika'nın corona virüsle başarılı mücadelesinin ilginç sebepleri.

Corona virüs salgını tüm dünyada yayılmaya devam ederken küresel vaka ve ölüm sayıları da her geçen gün artıyor.Çin'in Hubey eyaletine bağlı Vuhan kentinde ortaya çıkan ve dünya geneline yayılan yeni tip corona virüs (Covid-19) salgınında toplam vaka sayısı 36 milyon 754 bini geçti.Yeni tip corona virüs (Covid-19) görülen ülke ve bölgelerdeki vakalara ilişkin güncel verilerin derlendiği "Worldometer" internet sitesine göre, dünya genelinde virüs nedeniyle 1 milyon 66 bin 860 kişi yaşamını yitirdi.

Başta Avrupa olmak üzere birçok ülke salgında ikinci dalga paniğini yaşarken corona virüs Afrika kıtasında farklı bir seyir izliyor.Çok sayıda Afrika ülkesi, kırılgan sağlık sistemlerine karşın, corona virüsün yayılışıyla etkin mücadelelerinden dolayı övgü aldı. Johns Hopkins Üniversitesi'nin derlediği verilere göre bir milyardan fazla nüfusu olan kıtada, 1,5 milyon dolayında vaka tespit edildi. Kıtada bildirilen vaka sayıları düşerken, bu sayılar Avrupa, Asya ve Amerika kıtalarının çok altında.

Afrika'da 37 bin Covid-19 ölümü bildirilirken, Amerika'da 580 bin, Avrupa'da 230 bin ve Asya'da 205 bin kişi hayatını kaybetti.

Bazı kamu ve özel kuruluşları bir araya getiren Covid-19 ile Kanıta Dayalı Mücadele için Ortaklık'ın (PERC) geçtiğimiz günlerde yaptığı araştırmaya göre Afrika'daki vaka/ölüm oranı, Afrika halklarında daha düşük.

Afrika Hastalıkları Kontrol ve Önleme Merkezi 'nin (Africa CDC) Başkanı, Dr. John Nkengasong düşük test sayısının, kıtadaki mücadele çabalarını olumsuz etkilemesine karşın, çok sayıda Covid-19 ölümünün kayıtlara geçmediğine işaret eden herhangi bir unsur olmadığını vurguladı.

Kıtadaki ilk vaka, 14 Şubat'ta Mısır'da tespit edildi. Salgınla birlikte, kıtadaki kırılgan sağlık sistemini hızla çökmesinden korkuluyordu. Dolayısıyla, çoğu Afrika hükümeti en başından bu yana virüsün yayılma hızını azaltmak için kapsamlı ve sert önlemler aldı.

El sıkışmaktan kaçınmak, sık el yıkamak, sosyal mesafe ve maske kullanımı gibi kamu sağlığı önlemleri çabucak devreye sokuldu. Lesotho gibi bazı ülkeler, tek bir vaka bildirilmeden önce bile harekete geçti.

Ülke 18 Mart'ta olağanüstü hal ilan etti ve okulları kapattı. 10 gün sonra da, çok sayıda diğer Güney Afrika ülkesi gibi üç haftalık karantinaya gidildi.

Lesotho'da ilk teyitli vaka, karantinanın bitişinden birkaç gün sonra, Mayıs başında görüldü. 2 milyon nüfuslu ülkede, 1.700 vaka görülürken, 40 can kaybı kayıtlara geçti.

PERC tarafından Ağustos ayında, 18 ülkede yapılan ankete göre halkların güvenlik önlemlerine desteği yüksekti. Katılımcıların yüzde 85'i son bir haftada maske taktıklarını söyledi.

Kuruluşun raporunda "Afrika Birliği'ne üye ülkeler, sıkı kamu sağlığı ve sosyal önlemlerle Mart ve Mayıs arası virüsü kontrol altına almayı başardı" denildi.

Raporda ayrıca, "Haziran ve Temmuz aylarında kısıtlamalarda yapılan küçük esnekliklerin, kıta çapında vakaların arttığı dönemle örtüştüğü" vurgulandı.

Daha sonra, kıtanın yaklaşık yarısında teyitli vakalar ve ölümlerde kayda değer bir azalma oldu ve bunun büyük olasılıkla, güney yarımkürede kış mevsiminin sonuna gelinmesinden kaynaklandığı sanılıyor.

Daha sonra, kıtanın yaklaşık yarısında teyitli vakalar ve ölümlerde kayda değer bir azalma oldu ve bunun büyük olasılıkla, güney yarımkürede kış mevsiminin sonuna gelinmesinden kaynaklandığı sanılıyor.

Kısıtlamaların uygulanması, büyük bir maliyet de yarattı. Milyonlarca kişi geçim kaynaklarını kaybetti. Dünyanın en sıkı karantinalarından birinin uygulandığı Güney Afrika'da yılın ilk yarısında 2,2 milyon kişi işlerinden oldu.

Giderek çok sayıda ülke, vaka sayılarının karantinaya başladıkları dönemden çok daha yüksek olmasına karşın, ekonomik faaliyetlere yeniden başlamaya zorlandı.

PERC raporuna göre, ekonomik faaliyetlerin başlamasına karşı verilen tepkiler farklı. 10 katılımcıdan altısı, bunun gerektiğine ve sosyal mesafe kurallarına uyulursa, Covid-19'a yakalanma riskinin düşük olduğuna inanıyor.

Doğu Afrika ülkesindeki genç nüfus da Covid-19'un yayılmasının kontrol altına alınmasında rol oynadı. Küresel ölçekte, Covid-19'dan ölenlerin büyük çoğunluğu 80 yaşın üzerindeyken, BM verilerine göre Afrika 19 yaş ortalamasıyla dünyanın en genç nüfusuna ev sahipliği yapıyor.

Ancak her 10 katılımcıdan yedisi de, normal yaşama dönmenin kendilerinde kaygı yarattığını söylüyor. Raporda, "Veriler, Afrika Birliği ülkelerinde insanların Covid-19'un ciddi bir tehdit olarak gördüğüne işaret ediyor, ancak birçoğu için ekonomik ve sosyal yük, kişisel virüse yakalanma risk algısına ağır basıyor" sonucuna varılıyor.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) "Salgın büyük ölçüde genç yaş gruplarında görüldü. Sahra altı Afrika ülkelerinde Covid-19'a yakalananların yüzde 91'i 60 yaş altında ve yüzde 80'ı asemptomatik" dedi.

DSÖ Afrika Direktörü Dr. Matshidiso Moti "Afrika'da nüfusun yüzde 3 kadarı 65 yaş üzerinde" dedi. Avrupa, Kuzey Amerika ve daha varlıklı Asya ülkelerinde ise nüfus yaşlı.

Dr. Moeti "Batı ülkelerinde salgını körükleyen unsurlardan biri, yaşlıların bulaşmanın çok yoğun olduğu huzurevlerinde yaşamasıydı" diye de ekledi. Yaşlıların daha çok kırsal kesimde yaşadığı Afrika ülkelerinde ise huzurevleri nadiren görülüyor.Tropik iklimlerden uzak Afrika ülkelerinde durumun daha kötü olduğu görülüyor. Güney Yarımküre kış aylarına girerken, Güney Afrika'da virüsün yayılması hızlandı. Ancak Afrika'daki vaka ve ölümlerin neredeyse yarısına ev sahipliği yapan ülkede hava sıcaklığı arttıkça, vaka sayısı da önemli ölçüde düştü.


