Geri Dön
DünyaEmanuela Ornaldi'nin sırrı 40 yıldır çözülemiyor! Vatikan'dan tüyler üperten iddia: Papa, Mehmet Ali Ağca, mafya...

Emanuela Ornaldi'nin sırrı 40 yıldır çözülemiyor! Vatikan'dan tüyler üperten iddia: Papa, Mehmet Ali Ağca, mafya...

İtalya'da yaşayan 15 yaşındaki Emanuela Orlandi, 1983 yılının 22 Haziran günü evinden çıktıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamadı. Ailesi onu bulmak için var gücüyle savaştı. Akıbetine ilişkin iddiaların ucu 1983'ten bugüne kadar uzandı. İddialar arasında geçen isimler arasında Papa'dan Mehmet Ali Ağca'ya, Vatikan'ın üst düzey isimlerinden mafyaya kadar uzanıyordu. Flaş bir gelişme Emanuela Orlandi'yi 39 yıl sonra yeniden manşetlere taşıdı...

Emanuela Ornaldi'nin sırrı 40 yıldır çözülemiyor! Vatikan'dan tüyler üperten iddia: Papa, Mehmet Ali Ağca, mafya...

Emanuela Orlandi, 1983 yılının 22 Haziran günü ortadan kaybolduğunda henüz 15 yaşındaydı. Son olarak Roma'da Navona Meydanı'nda bulunan Sant' Apollinare Bazilikası'nın önünde görülmüştü.

Kilise, Katolik Hristiyanlık'ın en esrarengiz tarikatlarından biri sayılan Opus Dei'ye aitti. Emanuela'nın flüt dersi almak için haftada üç gün düzenli olarak kiliseye gittiği biliniyordu. 22 Haziran'da da derse gitmiş, hatta çıkışta kız kardeşini telefonla aramıştı. Kendisiyle en son konuşan kişi kardeşiydi.

Emanuela Ornaldinin sırrı 40 yıldır çözülemiyor Vatikandan tüyler üperten iddia: Papa, Mehmet Ali Ağca, mafya...

Görgü tanıklarından bazıları Emanuela'nın bir halk otobüsüne bindiğini ve kendisini kapı kapı dolaşıp kozmetik ürünleri satmaya ikna etmeye çalışan kızıl saçlı bir kadınla sohbet ettiğini söylüyordu. Bazıları ise kızı yeşil bir BMW otomobile binerken gördüğünü söylemişti.

O günden sonra Emanuela'dan bir daha haber alınamadı. Aradan geçen 39 yılı aşkın zamana, yüzlerce hatta binlerce ipucuna ve ihbara karşın, Emanuela'nın başına ne geldiği bir türlü çözülemedi. "Kaçırıldı mı yoksa kaçtı mı?" sorusu cevapsız kaldı. Hâlâ hayatta olup olmadığı da netleştirilemedi.

İtalya'nın bu en eski ve en tartışmalı çözülememiş vakası, geçtiğimiz günlerde bir kez daha ülke basınının manşetlerine oturdu. Nedenine birazdan geleceğiz ancak öncesinde bugüne kadar neler yaşandığını hatırlayalım.

Emanuela Ornaldinin sırrı 40 yıldır çözülemiyor Vatikandan tüyler üperten iddia: Papa, Mehmet Ali Ağca, mafya...

UNESCO Dünya Kültür Mirası listesindeki Sant' Apollinare mozaikleriyle ünlü

Emanuela Orlandi'nin İtalya'daki yaşıtlarından bir farkı vardı: Babasının işi.

Baba Ercole Orlandi, Papalık'ta üst düzey bir pozisyonda görev yapıyordu. Hatta Orlandi ailesi Vatikan'ın duvarlarının ardında bir konutta yaşıyordu.

Emanuela, 23 Haziran günü resmen kayıp ilan edildi ve basının da desteğiyle kısa sürede birçok ipucu elde edildi. Özellikle 25 ve 28 Haziran'da gelen iki çağrı dikkat çekiciydi.

İlk arayan kişi kendisini "Pierluigi" diye tanıtmıştı. Adam Emanuela'yı o gün Roma'da gördüğünü söylemiş, elindeki flüt kutusu ve üzerindeki giysilerle ilgili bazı detaylar vermişti. Bu nedenle polis doğruyu söylediğine inanmıştı. Adam kızın kendisini "Barbarella" diye adlandırdığını ve kozmetik ürünleri satmak için evden kaçtığını söylüyordu. Nitekim Emanuela da kaybolmadan önce ablasına bu kozmetik işinden bahsetmişti.

İkinci arayan kişi de "Barbara" isimli evden kaçmış bir genç kızla tanıştığını söylemişti yetkililere. Adam kızla flüt derslerinin yapıldığı kilisenin yakınlarında bir barda tanıştığını söylemişti. Bu da anlattıklarının doğru olduğuna inanılmasını sağlamıştı.

Emanuela Ornaldinin sırrı 40 yıldır çözülemiyor Vatikandan tüyler üperten iddia: Papa, Mehmet Ali Ağca, mafya...

Papa vurulduktan dört gün sonra affettiği Ağca'yı, 27 Aralık 1983 günü cezaevinde ziyaret etmişti.

TAKAS İÇİN Mİ KAÇIRILDI?
Emanuela'nın ortadan kaybolmasıyla ilgili iddiaların bir kısmının ucu Mehmet Ali Ağca'ya kadar uzanıyordu. Bazı kaynaklar Emanuela'nın Ağca'yla takas amacıyla kaçırıldığını öne sürüyordu.

Hatırlanabileceği üzere 1979'da Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abdi İpekçi'yi katleden Ağca, yakalanarak gönderildiği cezaevinden firar ettikten sonra Milliyet'e yazdığı bir mektupta Kasım ayında Türkiye'ye bir ziyaret gerçekleştirmeyi planlayan dönemin papası İkinci Jean Paul'ü de öldüreceğini iddia etmişti.

Bu plan 13 Mayıs 1981 tarihinde hayata geçirilmişti. Ağca, Roma'da Papa'ya ölümle sonuçlanmayan bir suikast düzenlemiş ve yakalanmıştı. Bir başka deyişle Emanuela'nın ortadan kaybolduğu dönemde, Ağca İtalya'da hapisteydi. Hem Orlandi ailesine hem de polise gelen birçok aramada tam da bu noktaya dikkat çekiliyor Emanuela'nın Ağca'yla takas edilmek üzere kaçırıldığı iddia ediliyordu.

Özellikle bir ihbarcının söyledikleri dikkat çekiciydi. Aksanından ötürü "Amerikano" diye nitelendirilen bir kişi 25 ve 28 Haziran'da gelen ihbarları yapan kişilerin de bu planın bir parçası olduğunu öne sürüyordu. Bu kişi 20 gün içinde Ağca ile Emanuela'nın takas edileceğini de söylüyordu. Ancak Vatikan bu ihbarları ciddiye almadı nitekim böyle bir takas olayı da hiç yaşanmadı.

Emanuela Ornaldinin sırrı 40 yıldır çözülemiyor Vatikandan tüyler üperten iddia: Papa, Mehmet Ali Ağca, mafya...

Töton Mezarlığı

İTALYAN MAFYA BABASININ MEZARI AÇILDI AMA…
Bir diğer iddia ise Emanuela'nın Roma merkezli bir yeraltı örgütü olan Banda della Magliana tarafından kaçırıldığı yönündeydi.

Enrico "Renatino" de Pedis'in liderliğindeki örgütün Vatikan Bankası'yla bağlantılı olduğu bilinen Banco Ambrosiano'ya yüklü miktarda borç verdiği öne sürülüyordu. Söylenene göre bankanın aniden batmasının sonucunda örgüt parasını geri alamamış bu nedenle de bir Vatikan yetkilisinin kızını kaçırıp fidye istemeye karar vermişti.

(Banco Ambrosiano'un başkanı Tanrı'nın Kasası Roberto Calvi'nin 1982 yılında Londra'da ölü bulunması da en az Emanuela'nın kaybolması kadar gizemli bir olaydı.)

Bu teoriyi destekleyen çok sayıda ihbar da polise ulaştı. Hatta de Pedis'in eski bir sevgilisi, ilerleyen dönemde verdiği ifadede, 1990 yılında bir başka örgüt tarafından öldürülen mafya patronunun Emanuela'yı kaçırdığını kendisine söylediğini belirtti. Ancak bu iddiaları da somut kanıtlarla desteklemek mümkün olmadı.

2005 yılında İtalya televizyonunda yayımlanan bir suç belgeselini arayan isimsiz bir kaynağın Emanuela'nın de Pedis'in bulunan lahdine gömülü olduğunu iddia etmesinin ardından 2012 yılının Mayıs ayının başlarında Sant' Apollinare'de bulunan mezar açıldı. Gerçekten de mezardan de Pedis'e ait olmayan pek çok kemik çıktı ama yapılan incelemeler sonucunda bunların Emanuela'yla ilgisinin olmadığı anlaşıldı.

Emanuela Ornaldinin sırrı 40 yıldır çözülemiyor Vatikandan tüyler üperten iddia: Papa, Mehmet Ali Ağca, mafya...

Töton Mezarlığı

TÜYLER ÜRPERTEN İDDİA VATİKAN'IN EN ÜST KADEMESİNDEN GELDİ
Ancak Emanuela'nın kaybolmasıyla ilgili en tüyler ürpertici teori bunların hiçbiri değildi. İddialara göre Emanuela ve onun gibi nice genç kız, Vatikan, yerel polis ve o bölgeden bazı milletvekillerinden oluşan bir çetenin kurbanı olmuştu. Emanuela'nın seks kölesi olarak kullanılmak üzere kaçırıldığı, istismara uğradığı, daha sonra da öldürüldüğü ve cansız bedeninin ortadan kaldırıldığı belirtiliyordu.

Üstelik bunu öne süren sıradan biri de değildi. Papa 2'nci Jean Paul'ün Vatikan'daki kötü ruhları kovması için bizzat görevlendirdiği, Papa 16'ncı Benedikt'in de çok yakın sırdaşı olan Peder Gabriele Amorth, Mayıs 2012'de La Stampa gazetesine verdiği röportajda ortaya atmıştı bu iddiayı.

O sırada 85 yaşında olan ve 2016'da hayatını kaybeden Amorth yaptığı açıklamada, "Bu cinsel amaçlarla işlenmiş bir suçtu. Partiler organize ediliyordu, Vatikan jandarması kızları bulma işini üstleniyordu" diyor ve ekliyordu:

"Söz konusu ağ bir büyükelçiliğin diplomatik personelinden Papalık çalışanlarına uzanıyordu. Ben Emanuela'nın da bu ağın kurbanı olduğuna inanıyorum."

İlk bakışta çok inanılmaz gelse de Vatikan'da yaşananlarla ilgili son yıllarda ortaya çıkan bazı gerçekler Peder Amorth'un iddialarını destekliyor. Örneğin 2019 başlarında Papa birçok genç kadının ve rahibenin cinsel istismara uğradığını kabul etmek zorunda kalmıştı. Vatikan'ın, bazı çalışanlarının elinde çocuk pornosu olarak nitelendirilen içerikler bulunduğuna ilişkin bir soruşturma yürüttüğü de basında çıkan bazı haberlerin ardından resmen açıklanmıştı.

BULUNAN KEMİKLER HEYECAN YARATTI
Daha sonra 2016'da Vatikan'ın arşivlerinde çalışan Monsenyör Simeone Duca, Amorth'un iddialarını destekledi ve Vatikan'ın diplomasi biriminde çalışan belli grupların genç ergen kızları seks kölesi olarak kullandığına dair "güvenilir bilgiler" olduğunu belirtti.

2017 yılında İtalyan gazeteci Emiliano Fittipaldi, kendisine sızdırılan Vatikan'a ait bir belgeyi yayımladı. Belgede Orlandi için yurt dışında yapılan barınma, yeme-içme, jinekolojik muayene gibi harcamalar kalem kalem sıralanıyordu. Vatikan hakikiliğini şiddetle reddettiği belgeyi "sahte ve gülünç bir kurgu" diye nitelendirdi.

2018'in Ekim ayında da Roma'da Papalık'a ait bir binada yapılan tadilat çalışmaları sırasında kaldırımın altına gömülü kemikler bulundu. Tabii ki akla hemen yine "Emanuela mı?" sorusu geldi ancak kemiklerin 200 yıllık olduğu kısa süre içinde anlaşıldı.

Emanuela Ornaldinin sırrı 40 yıldır çözülemiyor Vatikandan tüyler üperten iddia: Papa, Mehmet Ali Ağca, mafya...

Emanuela'nın erkek kardeşi Pietro, yıllar sonra "Dünyanın en güvenli yerinde yaşadığımızı sanıyorduk" diye anlatacaktı Vatikan'da çocuk olmayı.

"MELEĞİN GÖSTERDİĞİ YERE BAK"
Tam konu sessizliğe gömülmüşken 2019 yılı başlarında herkesi heyecanlandıran bir gelişme yaşandı. Orlandi ailesinin avukatı Laura Sgro'ya gönderilen bir mektupta, Emanuela'nın mezarının yerine dair imalarda bulunuluyordu. Mektubu gönderen belli değildi ama göndericinin Vatikan'ın içinden olduğu kesindi.

Mektubun metninde "meleğin işaret ettiği yere bak" ifadesi yer alıyordu. Bu cümle zarfın içinden çıkan fotoğrafla bir araya geldiğinde anlam kazanıyordu.

Fotoğrafta Vatikan sınırları içinde bulunan ancak halka açık olmayan Töton Mezarlığı'ndan bir lahit görülüyordu. Sonradan Alman Prensesi Sophie von Hohenlohe'ye ait olduğu anlaşılan ve 1836'da inşa edilmiş olan lahdin başında taştan bir melek heykeli vardı. Meleğin ellerinde tuttuğu parşömende "Requiescat in Pace" (Latince "huzur içinde yat") cümlesi yazılıydı. En ilginç olan ise lahdin başında her zaman kırmızı bir mum yanması ve vazosundaki çiçeklerin hep taze olmasıydı. Aynı şey mezarlıktaki diğer lahitler için geçerli değildi.

Üstelik İtalya'da yayımlanan Corrierre Della Sera gazetesi, o günlerde, mezarın geçtiğimiz 50 yılda "en az bir kez" açıldığını ve kapağın altındaki çimentoda yeniden mühürleme izleri olduğunu yazıyordu.

Emanuela Ornaldinin sırrı 40 yıldır çözülemiyor Vatikandan tüyler üperten iddia: Papa, Mehmet Ali Ağca, mafya...

AİLE MEZARIN AÇILMASINI TALEP ETTİ
Bu durum Orlandi ailesinin Vatikan'ın Emanuela'nın kaybolmasındaki rolünü yeniden sorgulamasına neden oldu. Zira eğer Emanuela, Töton Mezarlığı'na gömüldüyse, Peder Amorth'un öne sürdüğü seks ticareti ağı iddiaları iyice güçlenecekti. Emanuela'nın erkek kardeşi Pietro Orlandi, Mart 2019'da The Daily Beast'e yaptığı açıklamada, Vatikan'ın Emanuela'nın kaybolmasıyla ilgili bilgi sahibi olduğuna yüzde 100 emin olduğunu söyledi.

"Keşke bütün bu hikâye bir kandırmaca olsa. Emanuela'nun burada olmamasını gönülden diliyorum" diyen Orlandi, 35 yılını yalan çıkan ipuçlarının peşinde koşmakla geçirdiğini ve yorgun olduğunu belirterek şöyle devam etti:

"Bunu annem için, kız kardeşlerim için, merhum babam için yapıyorum. Tabii ki kendim için de yapıyorum. Sonunda acı çekecek olsam da kapılar yüzüme kapanacak olsa da hayal kırıklığı yaşayacak olsam da..."

Bu gelişmenin ardından Orlandi ailesi, söz konusu lahdin açılması için Papa'dan izin istedi. Sgro, Vatikan'a yazdığı mektupta bazı bağımsız kaynakların Emanuela'nın cansız bedeninin söz konusu lahdin içinde olabileceğini bildiğini teyit etmeyi başardığını ifade ediyordu. Papalık Sözcüsü Alessandro Gisotti, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Orlandi ailesine böyle bir mektup gönderildiğini doğrularken "içeriğindeki taleplerin değerlendirmeye alınacağını" söylüyordu.

YER ALTINDA BOMBOŞ BİR ODA
Değerlendirmelerden olumlu sonuç çıktı ve lahit Temmuz 2019'da açıldı. Ancak içinden hiçbir şey çıkmadı. Gisotti, o tarihte yaptığı açıklamada şöyle diyordu: "Lahdin içinde ne insan kalıntısı bulundu ne de kül saklama küpü. Lahit geniş ve tamamen boş bir yer altı odasına açılıyor. İçeride hiçbir insana ait kalıntı bulunamadı."

Prenses Sophie'nin lahdiyle birlikte hemen yanındaki Prenses Charlotte Federica di Mecklenburg'a ait 1840 tarihli lahdin de içinde incelemeler yapıldı. Burada da hiçbir insan kalıntısına rastlanmadı. (Bu noktada yeni bir gizem de doğdu: 1800'lerden beri orada yattığı zannedilen prensesler nerede?)

Gisotti'nin ardından konuşan Sgro, "Bugün her şeye hazırdık ama boş lahitlere hazır değildik. Neden oraya gönderildiğimizi ve içerinin neden boş olduğunu bilmek istiyoruz" diyordu. Orlandi ise "Emanuela'nın orada olmadığını öğrenince bir yanım rahat bir nefes aldı" derken ailesinin sürekli kandırılmaya alıştığını belirtiyor ve ekliyordu: "Yine de lahdin bomboş olması beni şaşırttı."

Orlandi'nin dikkat çektiği bir diğer nokta ise 30 yılı aşkın süre boyunca soruşturmaya karışmamayı tercih eden Vatikan'ın bir anda kendilerine destek vermeye başlamasıydı. "Vatikan 36 yıldır ilk defa önemli bir şey yaptı" diyen Orlandi, bunu "tavır değişikliği" olarak nitelendiriyordu. Orlandi, 2013'te Papa Françesko'dan yardım istediğinde "Kardeşin cennette" yanıtını aldığını da söylüyor ve bunun altında Vatikan'ın Emanuela'nın kaybolmasında rolü olduğunun bilinmesinin yatıyor olabileceğini iddia ediyordu.

Emanuela Ornaldinin sırrı 40 yıldır çözülemiyor Vatikandan tüyler üperten iddia: Papa, Mehmet Ali Ağca, mafya...

Pietro Orlandi ve Papa 2'nci Jean Paul

EMANUELA BİR MOTOSİKLET UĞRUNA MI KAÇIRILDI?
Ve geldik günümüze... La Repubblica gazetesi, geçtiğimiz hafta Emanuela'nın kaybolmasıyla ilgili oldukça ilginç bir haberi manşetlerine taşıdı. Habere göre bir zamanlar Banda della Magliana'nın üyelerinden olan Salvatore Sarnataro, Emanuela'yı kaçıran kişinin oğlu Marco olduğunu itiraf etti.

Haberde çete üyeliğinden hüküm giymiş olan Sarnataro'nun bu itirafı 2008 yılında yapmış olduğu belirtildi. Ancak bu bilginin neden 14 yıldır gizli tutulduğuna ilişkin bir açıklama yapılmadı. Sarnataro'nun ifadesinin ardından polis 22 Haziran 1983 günü bölgede çekilmiş az sayıdaki fotoğrafı inceledi. Görüntülerdeki genç erkeklerden birinin Marco Sarnataro olabileceği sonucuna varıldı.

Peki Marco bunu neden yapmıştı?

Sarnataro'nun ifadesine göre, Banda della Magliana, Banco Ambrosiano'nun iflası sonrası Vatikan'a öfkeliydi. De Pedis, yaşadığı kaybın intikamını almak için adamlarına Emanuela'nın kaçırılmasını emretmişti.

Marco ve iki çete üyesi, Emanuela'yı kaçırıp Roma'nın ağaçlarla kaplı mahallesi EUR'de bir yapay göl kıyısına götürdü. Kız burada çetenin üst düzey isimlerinden birine emanet edildi.

Gazetenin yayımladığı transkriptlerde Sarnataro'nun, "Daha sonra öğrendim ki oğluma bu nezaketinden ötürü bir Suzuki 1100 motosiklet hediye edilmiş" sözleri yer alıyordu.

Sarnataro, oğlunun Emanuela'yı günlerce takip ettiğini, hatta bir noktada temas edecek kadar yakınlaştığını da anlatıyordu. Nitekim Emanuela'nın bir arkadaşı da yıllar evvel verdiği ifadede bir "sapığın" kızı günlerce takip ettiğini söylemişti.

Sarnataro'nun ifadesi, olayı aydınlatmak için önemli bir detay. Üstelik de Pedis'in lahdi, yeşil BMW ve Emanuela'nın en son görüldüğü yer gibi konulardaki komplo teorilerine de açıklık getiriyor. Ancak halen cevaplanamamış birçok soru var. Emanuela'nın kendisi ya da mezarı bulunmadan bu soruların yanıtlanması pek olası görünmüyor.