Geri Dön

Altın Çocuk'taki 49 muskanın sırrı! Cinsel organının yanında bulundu

Antik Mısır'ın gizemleri keşfedilmeye devam ediyor. 2300 yılına ait genç bir erkek çocuğa ait mumya, araştırmacıları şaşkına çevirdi. Altın Çocuk adı verilen mumyanın tabutundan çıkanlar arasında altın ve değerli taşlardan daha fazlası var. İşte haberin detayları...

Altın Çocuk'taki 49 muskanın sırrı! Cinsel organının yanında bulundu

Antik Mısır denildiğinde akla piramitler, firavunlar ve mumyalar geliyor. Üzerinden 2000 yıldan fazla zaman geçen Mısır medeniyetinin gizemleri günümüzde de sürmeye devam ediyor. Bilim insanları ve arkeologlar her geçen gün Antik Mısır'a ait farklı bir bilgiyle bizleri şaşırtıyor. Bu seferki keşif ise diğerlerinden oldukça farklı. Buldukları mumyayı tomografi cihazına sokan bilim insanları gördükleri karşısında şaşkına döndü.

Kahire Üniversitesi araştırmacıları, 2300 yıl önce yaşamış ve genç yaşta ölmüş bir erkek mumyanın tabutunu araştırdı. Mısır'ın kuzeyindeki bir mezarlıkta 100 önce keşfedilen Altın Çocuk adlı mumya, tomografi cihazına sokuldu. Tabutun içindeki gören araştırmacılar, şaşkınlıklarını gizleyemedi. Gencin cesedinin yanına birçoğu altından yapılmış 49 tane muskanın düzenli olarak yerleştirildiği görüldü.

Altın Çocuk'un göğüs boşluğunun içine altın ve ağzına da altından bir dil konulmuştu. Tabutun içinde ayrıca mumyanın sandaletleri de vardı ve eğreltiotu çelenkleriyle süslenmişti.

Altın Çocuk'un mumyası iç içe geçirilmiş iki ayrı tabutta yer alıyordu. En dıştaki tabutta Yunanca bir kitabe vardı ve içteki tabut ahşaptan oluşuyordu. Mumyanın kalbi dışında belli iç organları sökülmüş, beyni burnundan çıkarılmış ve içine reçine doldurulmuştu.

Mumya üzerinde yapılan taramalar, 128 santim boyunda, 14 ila 15 yaşlarında, iyi dişlere sahip bir genç olduğunu ortaya çıkardı. Ancak neden öldüğüne dair herhangi bir kanıt bulunamadı.

Araştırmanın yazarı Dr. Sahar Saleem "Mumyanın sargılarının arasında ve vücudunun üstünde üç şerit halinde yerleştirilmiş 49 muska olduğunu görüyoruz. Bunlar arasında Horus'un Gözü, pislik böceği, İsis'in Düğümü, akhet muskası ve diğer birçok muska var. Birçoğu altından, bazıları ise yarı değerli taşlardan, pişmiş kilden veya fayanstan yapılmış. Amaçlarıysa bedeni korumak ve diğer dünyada canlılık vermek" dedi.

Altın Çocuktaki 49 muskanın sırrı Cinsel organının yanında bulundu

Frontiers in Medicine dergisinde yer alan makalede araştırmacılar şunları söylüyor:

Posta'da yer alan habere göre; bu araştırmadan elde edilen bulgular Eski Mısırlıların çocuklarına değer verdiğini ve onlar için ritüeller yaptığını gösteriyor.

Antik Mısır'daki inanışa göre ölünce ruhsal bedenimiz bizim dünyamıza benzer bir yaşam aramaya başlıyor. Ancak ölümden sonraki hayata geçiş için bir garanti yok. Ölen kişinin ruhu öncelikle bireysel olarak yargılandıktan sonra yeraltı dünyasında tehlikeli bir yolculuğa çıkıyor. Bu nedenle ölen kişinin akrabaları, onların mutlu bir yere gidebilmesini sağlamak için mumyalıyor ve ellerinden gelen her türlü ritüeli gerçekleştiriyordu.

Altın Çocuktaki 49 muskanın sırrı Cinsel organının yanında bulundu

MUSKANIN BULUNDUĞU YER ŞAŞIRTTI

Muskalar birçok antik inancı temsil ediyor. Örneğin mumyanın diline altın yerleştirmek Antik Mısır inancına göre öbür dünyada konuşmasını sağlıyor. Üç şerit halinde nizamlı bir şekilde yerleştirilen 49 muskanın kimi cesedin yanına, kimi üzerine, kimi de içine yerleştirilmişti. Muskalardan biri sünnet edilmemiş cinsel organının tam yanına konulmuştu.

Altın Çocuktaki 49 muskanın sırrı Cinsel organının yanında bulundu

ESKİ MISIR'DA MUMYALAMA İŞLEMİ

Eski Mısır'da ölülerin bedenlerini mumyalamak için bir dizi kimyasal kullanıldığı düşünülüyor. Rus bilim insanları, saçları korumak için vücudun diğer bölümlerine sürdükleri balsamdan daha farklı bir madde kullanıldığını öne sürüyor.

Saçlar, sığır yağı, hintyağı, balmumu ve çam sakızı karışımından oluşan bir balsamla kaplanıyordu. Bu karışımın içine bazen de fıstık yağı ilave ediliyordu.

Mumyalama sırasında cesedin iç organları çıkarılıyor, vücut tuz karışımıyla kurutuluyor ve ardından bitki özleri, yağlar ve reçinelerle ıslatılmış beze sarılıyordu.

Daha eski mumyaların çöl kumuna gömülerek doğal olarak korunduğuna ve kimyasal işlem görmediğine inanılıyor.