• Haberler »
  • Siyaset Haberleri »
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kılıçdaroğlu'na sert tepki: Suç örgütlerine bel bağlamış durumdalar.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kılıçdaroğlu'na sert tepki: Suç örgütlerine bel bağlamış durumdalar.

AA |  09 Haziran 2021 Çarşamba - 12:17 | Son Güncelleme : 09 06 2021 - 15:28

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti grup toplantısında konuştu.
Erdoğan, "Milletten umutlarını kesenler şimdi de suç örgütlerine bel bağlamış durumdalar. FETÖ'den PKK'ya şimdi de organize suç örgütlerine kadar yeminli millet düşmanlarının malzemelerini Meclis kürsüsüne taşımakta ısrar edenleri gördükçe ülkemiz adına üzülüyoruz." dedi.


Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep  Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin üzerine belirsizlik kara bulutlarının çöktürülmeye,  eski Türkiye özlemlerinin tekrar canlandırılmaya çalışıldığı; terör örgütleri  eliyle siyasetin dizayn edilmeye kalkışıldığı 7 Haziran 2015 seçimlerinin asla  unutulmaması gerektiğini söyledi. 
 
Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Meclis  faaliyetlerini hem Genel Merkezdeki toplantılar hem de Grup yönetimiyle sık sık  gerçekleştirdikleri istişareler vasıtasıyla yakından takip ettiklerini belirtti.
 
 
Milletvekilleriyle gruplar halinde gerçekleştirdikleri kahvaltılı  değerlendirme toplantılarını, Brüksel ve Bakü’ye yapacağı ziyaretlerin ardından  24 Haziran'da yeniden başlatacaklarını bildiren Erdoğan, "Milli iradenin  tecelligahı olan bu çatı altında ortaya konan her gayret, elde edilen her netice,  ülkemizi hedeflerine bir adım daha yaklaştırmaktadır." dedi.
 
Milletvekillerine "Millete hizmet bayrağının bugünkü temsilcileri olan  sizler, artık çok daha büyük bir sorumlulukla karşı karşıyasınız." diye seslenen  Erdoğan, "Cumhuriyet tarihindeki en kapsamlı ve iddialı vizyon programı olan 2023  hedefleriyle ülkemizi buluşturma misyonunun sahiplerinin en başında, yasama  boyutuyla Meclis'te, siyaset boyutuyla şehirlerinizde sizler geliyorsunuz." diye  konuştu.
 
 
Biri İstiklal Harbi'nde, biri 15 Temmuz'da olmak üzere iki defa  'Gazi'lik unvanıyla şereflenen Meclisin, her dönemde zorlu imtihanlardan  geçtiğini belirten Erdoğan, vatanın dört bir yandan işgale uğradığı bir dönemde  Ankara’da toplanıp "egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' diyerek İstiklal  Harbi'ni başlatan ve zafere ulaştıranın bu Meclis olduğunu söyledi.
 
Çok partili siyasi hayata geçişte, tek parti faşizminin baskılarına ve  kötü mirasına rağmen Türkiye’yi demokrasiyle ve milli iradenin üstünlüğüyle yine  bu Meclisin tanıştırdığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Darbeler ve  muhtıralar yanında vesayetin sinsi oyunlarıyla sürekli tökezletilen Meclisimiz,  her seferinde milletimizden aldığı güçle ülkemizi yeniden demokrasi rayına  oturtmayı başarmıştır." değerlendirmesinde bulundu.
 
 
"7 Haziran 2015 seçimlerinin asla unutulmaması gerekiyor"
Son dönemde de Meclisin birbiri ardına yine önemli imtihanları alnının  akıyla verdiğini dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bunlardan biri de önceki gün 6. yıl dönümünü geride bıraktığımız 7  Haziran 2015 seçimleridir. Türkiye, 2013’teki Gezi olaylarıyla başlayan karanlık  senaryonun Meclis veçhesiyle 7 Haziran 2015 seçimlerinde karşılaşmıştır.  Ülkemizin üzerine belirsizlik kara bulutlarının çöktürülmeye, eski Türkiye  özlemlerinin tekrar canlandırılmaya çalışıldığı, terör örgütleri eliyle siyasetin  dizayn edilmeye kalkışıldığı 7 Haziran 2015 seçimlerinin asla unutulmaması  gerekiyor."
 
Erdoğan, bu seçimin ardından Türkiye'nin, Kasım 2015’te bir yenileme  seçimi, 15 Temmuz 2016'da darbe girişimi, Nisan 2017'de yeni yönetim sistemiyle  ilgili halk oylaması, Haziran 2018'de erken seçim, Mart 2019'da da mahalli seçim  yaşadığını belirtti.
 
 
Bu dönemde, çukur eylemleriyle vatanın bütünlüğüne, çeşitli terör  örgütleri kullanılarak milletin güvenliğine, Suriye'deki karmaşa fırsat bilinerek  ülke sınırlarının dokunulmazlığına ve ekonomiye saldırıldığının altını çizen  Erdoğan, şunları kaydetti:
"Allah'a şükür milletimizle birlikte yürek yüreğe, omuz omuza vererek,  ülkeyi kaosa ve çöküşe sürükleme oyununu bozduk. Milletimiz, her seçimde bize  verdiği güçlü destekle milli iradenin yanından arkasından dolaşarak ülkenin  geleceğini karartmaya çalışanların heveslerini kursaklarında bırakmıştır.  Türkiye, halen devam eden harekatlarla, güney sınırlarını güvence altına  almıştır, Doğu Akdeniz'den Libya'ya kadar pek çok hamleyle ülkemizi sahillerine  hapsetme girişimlerine en etkili cevapları vermiştir, yönetim sistemini  değiştirerek, tarihinin en önemli reformlarından birini suhuletle hayata  geçirmiştir. "
 
 
Erdoğan, tüm dünyayla birlikte Türkiye'yi de Mart 2020'den beri etkisi  altına alan salgın sürecinin, bu yoğun dönemi yeni bir seviyeye taşıdığını  vurguladı.
 
Türkiye'nin, siyasetten güvenliğe, ekonomiden sağlığa kadar uzanan tüm  bu sıkıntıların üstesinden gelerek, 84 milyon vatandaşının her birinin hakkına,  hukukuna, geleceğine sahip çıktığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu  değerlendirmelerde bulundu:
"Biz de milletimizden aldığımız yetkiyle; demokrasimizin işlerliğini  ispatladık. Milli iradenin üstünlüğüne olan inancımızı tekrar tekrar tazeledik.  En kapsamlı reformları dahi hayata geçirebilme kabiliyetimizi gösterdik.  Bağımsızlığımızdan taviz vermeyeceğimizi cümle aleme ilan ettik. Terörle  mücadeledeki samimiyetimizi ortaya koyduk. Halkımızın işini, aşını, hayat  standardını koruma hususundaki azmimizi sergiledik. Velhasıl her alanda  sorumluluklarımızın gereğini yerine getirerek, eser ve hizmet siyasetimizin  gücünü sergiledik. Verdiğimiz mücadelelerin hiçbirinde, ülkemizin onurunu ve  itibarını yere düşürmedik, milletimizin başını yere eğdirmedik. Bunu yaparken  asla Türkiye’nin gündemini karanlık mahfillerde kurgulanan senaryolara teslim  etmedik. Ülkemize ne şu veya bu dış gücün ne onların piyon olarak kullandığı  örgütlerin ne de içeride bu kirli senaryoya gönüllü figüran yazılanların  istikamet çizmesine izin verdik."
 
 
Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, CHP  Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, dün "lağım çukuru" diye ifade ettiği  birtakım iddiaları, Meclis kürsüsünden tekrarladığını belirtti.
 
Aynı kürsünün, PKK terör örgütünün güdümündeki partinin savunma zemini  haline de dönüştürüldüğünü, geçmişte FETÖ'nün kumpas projelerine de pervasızca  alet edildiğini kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti:
"Aynı kürsü nice yalanın, iftiranın, bühtanın, çarpıtmanın mecrası  olarak da kullanıldı. 'Lağım çukuru' diye ifade edilen iftiraların ve onları  ortaya atan mahfilerin peşinden gitmek, ancak kendini oraya layık görenlerin  işidir. Milletten umutlarını kesenler, gırtlaklarına kadar iç içe girdikleri  terör örgütleri yetmemiş olacak ki şimdi de suç örgütlerine bel bağlamış  durumdalar. Onurlu insanların başvurduğu istifa diye bir müessese vardır. Girdiği  her seçimde, 'şu kadar oy alamazsam bırakım' diyen ama her defasında onurunu  ayaklar altına alıp, arsızca koltuğunda oturmaya devam edenler, önce aynanın  karşısına geçip bunu kendilerine söylemelidir. Türkiye'de hiç kimsenin, bu  haysiyet fukaralarından onur ve haysiyet dersi almaya da ihtiyacı yoktur."
 
 
"Yaptığımız hizmetlerin şahidi milletimizin ta kendisidir"
Erdoğan, ülkeye yaptıkları hizmetlerin şahidinin, bizzat millet  olduğunu dile getirerek, "Artık 75 yılını geride bıraktığımız çok partili siyasi  hayatımızın armağanı olan milli iradenin üstünlüğü, demokrasi, sandık gibi  kazanımlar, darbelerin yol açtığı kesintilere rağmen ülkemizi en üst lige  taşımıştır." diye konuştu.
 
Bu başarıda en büyük pay sahibinin de Türkiye'nin son 19 yılına  damgasını vuran AK Parti olduğunu belirten Erdoğan, sadece parti değil, ülke ve  millet olarak da hiçbir zaman, meseleleri konuşmak, tartışmak ve çözümler üretmek  için başkalarının dayatmasına itibar etmediklerini bildirdi.
 
Erdoğan, yollarını, karanlık mahfillerin kirli senaryolarına göre de  belirlemediklerini dile getirerek tek pusulalarının, aziz millet, milletin  ihtiyaçları, beklentileri, talepleri olduğunu söyledi.
 
 
"2023'te bir kez daha göreceklerdir"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"Biz demokrasiyi, hukuku, adaleti birileri bize dayattığı için değil,  milletimiz bunlara layık olduğu için en üst seviyede tesis etmenin gayreti içinde  olduk. Biz 81 vilayetimizin her karışına damgasını vuran eserlerimizi,  yatırımlarımızı, projelerimizi, hizmetlerimizi, birileri mecbur kıldığı için  değil, milletimiz bunlara layık olduğu için hayata geçirdik. Biz terör  örgütleriyle, suç örgütleriyle mücadelemizi, sınırlarımıza yönelen tehditleri,  egemenliğimizi hedef alan saldırıları, birilerinin yardımıyla değil, milletimizle  birlikte göğüsledik ve akamete uğrattık. Hal böyleyken, AK Parti’yi ısrarla kirli  senaryoların içine yerleştirme gayretlerini kabul etmemiz mümkün değildir.  Türkiye'de bugüne kadar tek parti faşizmiyle de vesayet ve darbe heveslileriyle  de terör örgütleri ve organize suç şebekeleriyle de göğüs göğüse mücadele eden  yegane parti biziz. Yarın da bu mücadeleyi sürdürebilecek tertemiz sicile,  yeterli donanıma, gereken azim ve kararlılığa sahip tek parti yine biziz. Kendi  kirli geçmişlerini bizi karalayarak örtebileceklerini sananlar, bu ülkenin sosyal  medya mecraları üzerinden değil, demokratik mekanizmalarla yönetildiğini, 2023’te  bir kez daha göreceklerdir."
 
 
"Kişisel ikbal uğruna hoyratça tekrarlayan bir kısım siyasetçiler..."
"Bugün dünyada, ülkemize uluslararası alanda iftira atan, suç yamamaya  çalışan kesimlere baktığımızda, arkalarında üç-dört örgütün bulunduğunu görürüz."  diyen Erdoğan, bunlardan birinin, bölücü terör örgütü PKK ve onun siyasi veya  sivil görünümlü uzantıları olduğunu ifade etti.
 
Erdoğan, bir diğerinin tüm unsurları ve imkanlarıyla FETÖ terör örgütü  olduğuna işaret ederek, "Ülkemize yönelik kampanyaların bir başka önemli  destekçisi, eskiden beri batıdaki eli kanlı Ermeni örgütlerinin artığı  kuruluşlardır. Şimdi bunlara bir de organize suç örgütleri mensuplarını  eklediler. Esasen, bir bakıma bu yapıların hepsi de aynı kaynaklardan  beslenmekte, aynı eller tarafından yönlendirilmektedir. Tabii, tüm bu  malzemeleri, kişisel ikbal uğruna hoyratça tekrarlayan bir kısım siyasetçileri de  bu listeye eklememiz gerekiyor." ifadesini kullandı.
 
 
"Onlarla kaybedecek vaktimiz yok, yapacak işimiz çok"
Geçmişte, çeşitli suç çeteleri mensuplarının, şu veya bu siyasi  şahsiyete, kuruluşa yönelik ithamlarda bulunduğunda, ne dediklerine dönüp  bakmadıklarını anlatan Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Buna karşılık, FETÖ'den PKK'ya, şimdi de organize suç örgütlerine  kadar tüm yeminli millet düşmanlarının malzemelerini ülke gündemine ve özellikle  de Meclis kürsüsüne taşımakta ısrar edenleri gördükçe, ülkemiz adına üzülüyoruz.  Biz ülkemize ve milletimize dair her meseleyi, tüm taraflarıyla kamuoyu önünde  oturur, konuşur, tartışır, değerlendiririz. Ama bunu asla terör örgütleri veya  suç örgütleri mensupları üzerinden yapmayız. Onlarla kaybedecek vaktimiz yok,  yapacak işimiz çok.
 
Türkiye'nin geleceği adına en küçük bir projelerini, programlarını,  gayretlerini, hatta hayallerini duymadıklarımızın, örgütler üzerinden tedavüle  sokulan senaryoların üzerine balıklama atlamalarının takdirini milletimize  bırakıyoruz. Tekrar ederek söylüyorum, bizim bugüne kadar ülkemiz ve milletimiz  için yaptıklarımız ortadadır, bundan sonra yapacaklarımızı da her platformda dile  getiriyoruz."
 
 
"Nankörlük, parayla değil"
Erdoğan, geçen hafta, Karadeniz’de keşfedilen yeni bir gaz rezervinin  müjdesini milletle paylaştıklarını anımsatarak, aynı şekilde yenilenebilir  enerjiden petrole ve nükleer güce kadar her alanda eşi benzeri görülmemiş  gelişmelere imza attıklarını belirtti.
 
Bir taraftan da aynı gün Filyos Limanı ile  Zonguldak'ta Uzun Mehmet  Camisi'nin açılışlarını yaptıklarına dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:
"Bütün bunlar milletimizle hemhal olmanın birer eseridir. Eşek ölür  kalır semeri, insan ölür kalır eseri. Bakıyorsunuz, sözde siyasi parti genel  başkanı olarak çıkıp konuşanlara, durmadan hep iftira... Neymiş, millet açmış.  Bundan bahsediyorlar. Aç olarak dolaşanları, buyurun siz de doyuruverin. Biz ne  gerekiyorsa bütün bu sürecin içerisinde, bütün imkanlarımızı seferber ederek  bunları yaptık. İşçilerimize, esnafımıza yaptık, yapmaya devam ediyoruz. Bu  konuda en ufak bir aksama söz konusu değil. Yapılandırmaysa bütün  yapılandırmaları yapıyoruz. Ama nankörlük, biliyorsunuz parayla değil. Onlar yine  nankörlüğe devam ediyorlar. Varsın devam etsinler.
 
 
İşte daha yeni hububat fiyatlarını, çay fiyatlarını açıkladık; şimdi  fındık fiyatlarını açıklayacağız. Milletimizden gayet güzel haberler alıyoruz ama  bunlar çıkmış, 'Millet aç' diyor. Ben Rizeliyim ve Rize'deki çay müstahsilinin  davranışını iyi bilirim. Aynı şekilde Trakya'dan oradaki üreticilerin, bu noktada  çeltik üreticisinin yaklaşımının ne olduğunu da gayet iyi biliyorum. Ama  bunlardan bihaber olanlar, kalkıp da çeltik üreticisi ne üretir, bunu diyemez ki,  bundan anlamaz ki. Çeltik üreticine ne verilmiş sorsak inanın bunu da bilmezler.  Bizler bütün bunları, oradaki kooperatiflerin yöneticileriyle de görüşerek  adımlarımızı yaptık. Hububatta, çayda aynı şekilde adım attık, atmaya da devam  edeceğiz."
 
Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada,"Bizim  gündemimizde ülkemize ve milletimize yaptığımız ve yapacağımız hizmetlerden,  kazandırdığımız ve kazandıracağımız eserlerden, yedi düvele karşı verdiğimiz ve  vereceğimiz mücadelelerden başka bir konu yoktur, olmamıştır, olmayacaktır.  Milletimizle birlikte sizler de takip ediyorsunuz." diye konuştu.
 
 
Her ay onlarca yol, tünel, köprü, baraj, sulama tesisi, millet  bahçesi, toplu konut projesi açılışı yaptıklarını anlatan Erdoğan, "Bunların  kulağı var ama duymuyor, gözü var ama görmüyor, kalbi var ama duymuyor, çünkü  mühürlü. Varsın olsun duymasın, varsın olsun görmesin, varsın olsun mühürlensin.  Benim milletim duyuyor ya, bize bu yeter." ifadelerini kullandı.
 
Depremlerde ne kadar kısa zamanda toplu konutların yapıldığının ortada  olduğunu belirten Erdoğan, "Şu anda bu inşaatların nasıl hızla devam ettiğini  görüyorlar. Bir tanesi de İzmir'in milletvekili. Git de bir gör, bak bakalım  inşaatlar nasıl devam ediyor ama doğru dürüst oralara uğradığı bile yok. Bir  diğeri Millet İttifakından, sen de bir git bak bakalım, orada ne var, gerçekten  bir şeyler yapılıyor mu? Bu hükümet orada ne gibi yatırımlar yapıyor? Bak bakalım  belki insafa gelirsin. " şeklinde konuştu.
 
 
Erdoğan, küresel düzeyde ortaya çıkan fırsatları değerlendirmek için  sürekli yeni arayışlar peşinde olan yatırımcılara her türlü desteği verdiklerini  söyledi.
 
Sağlıkta hem altyapı hem yetişmiş insan kaynağı hem hizmet kalitesi  hem kapsayıcılık bakımından, geçmişte örnek gösterilen ülkeleri fersah fersah  geride bıraktıklarını dile getiren Erdoğan, "Bunların hepsini, solladık, geçtik,  gidiyoruz. Sadece şu salgın döneminde yaptıklarımız bile yakın tarihimize altın  harflerle yazılacak önemdedir. Vatandaşlarımızın sağlığını titizlikle korurken  ülkemizin üretim, istihdam, ihracat ve büyüme diye ifade ettiğimiz, tabii başta  yatırım, ekonomik görünümüne de halel getirmemeye özel önem verdik." ifadelerini  kullandı.
 
 
"Bu alanda, yeni ve daha büyük atılımların hazırlıkları içindeyiz"
Erdoğan, savunma sanayindeki başarıların tüm dünyanın gündeminde  olduğunu vurgulayarak geliştirilen ve üretilen hava, kara, deniz araçlarına  ilginin giderek arttığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu alanda yeni ve daha  büyük atılımların hazırlıkları içinde olduklarını bildirdi.
 
Sanayicilerin diğer alanlarda da çok önemli atılımlara imza  attıklarını belirten Erdoğan, yerli otomobile sahip olma konusundaki  çalışmaların, planladıkları şekilde sürdüğünü kaydetti.
 
Türkiye'nin dört bir yanındaki tüm organize sanayi bölgelerinde ve  diğer alanlarda harıl harıl yeni fabrikalar inşa edildiğine, kapasitelerin  genişletildiğine dikkati çeken Erdoğan, "Turizmde, salgın sebebiyle yaşanan  sıkıntılara karşı attığımız adımları diline dolayacak kadar çapsız bir anlayışla  mücadele ediyoruz. Eğitimde, okul öncesinden üniversiteye kadar her seviyede çok  güçlü bir altyapı kurduk, inşallah bunların semeresini önümüzdeki dönemde hep  birlikte görmeye başlayacağız." dedi.
 
 
"Türkiye'nin asıl ihtiyacı işte budur"
Sporda da çocuklar ve gençleri büyük başarılara hazırlayacak sağlam  bir altyapı oluşturduklarını kaydeden Erdoğan, Polonya'da düzenlenen Para  Atletizm Avrupa Şampiyonası'nda 6 altın, 7 gümüş ve 8 bronz madalya kazanan  sporcuları kutladı.
 
"Kendilerini en yakın zamanda Külliye'de de ağırlamayı arzu ettiğimi  Gençlik ve Spor Bakanıma hatırlatmayı borç biliyorum." ifadesini kullanan  Erdoğan, sporda son dönemde ardı ardına alınan başarı haberlerinin özellikle  uluslararası alanda artarak devam etmesini diledi.
 
İtalya-Türkiye maçını çok çok önemsediklerinin altını çizen Erdoğan,  "İnşallah Roma'dan milli takımımız başarıyla dönmesi halinde biz de Azerbaycan'da  ikinci maçı İlham Aliyev kardeşimle birlikte izleyeceğiz." bilgisini paylaştı.
 
 
Erdoğan, AK Gençlik e-Spor Turnuvası'nın finalinde gençlerle birlikte  olduğunu, oyunlarla tam 26 gün boyunca e-spor heyecanını gençlerin evlerine  taşıdıklarını belirtti.
 
Turnuvalara farklı illerden 2 bin 165 oyuncu ve takımın katıldığını  aktaran Erdoğan, gençleri ve gençlik teşkilatını tebrik etti.
 
Gençlik yıllarında spor denilince akla ilk, futbol, güreş, basketbol,  voleybol, boks, karate gibi dalların geldiğini anlatan Erdoğan, bugün artık spor  ve sporcu kavramlarının klasik anlamları yanında çok farklı boyutlar da  kazandığını söyledi.
 
Erdoğan, dijital oyun sektörünün içine sporu, fuarları, uluslararası  turnuvaları da alarak günden güne genişlediğini, 2012'de 70 milyar dolar  büyüklüğe sahip olan dünya dijital oyun sektörünün, salgının da etkisiyle 2020'de  159 milyar dolara ulaştığına dikkati çekti.
 
 
E-spor gibi alanların, bilhassa 30 yaş altı gençler arasında giderek  yaygınlaştığına işaret eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Hükümet ve parti olarak biz de gençlerimizin ilgisini yakından takip  ediyor, e-sporun kurumsallaşması için gereken adımları atıyoruz. Son 19 yılda  diğer pek çok alanla birlikte internet altyapımıza da ciddi yatırımlar yaptık.  Burada en önemlisi fiber hat meselemiz. Fiber hat uzunluğumuzu 81 bin  kilometreden 460 bin kilometreye çıkardık. Dijital hizmetlerde ülkemize çağ  atlayacak 5-G teknolojisini de en kısa sürede Türkiye'ye kazandırmakta  kararlıyız. Adil Bey bu fiber hatları daha da uzatacağız. Bak bizden sonra  gelenler bizi geçti. Biz, şimdi buna yoğun bir şekilde yüklenip, bu uzunluğu  süratle daha da geliştirmemiz, artırmamız lazım. Bakınız, sadece birkaç başlıkla  ifade etmeye çalıştığımız halde, hizmetlerimizi anlatmakla bitiremiyoruz.  Türkiye'nin asıl ihtiyacı işte budur. Milletimiz bizden, vaktimizi ve enerjimizi,  karanlık mahfillerin sinsi oyunlarıyla heba etmemizi değil, işte bu şekilde eser  ve hizmet siyasetiyle ülkeyi kalkındırmamızı, geliştirmemizi bekliyor."
 
 
"İstanbul'u bu tür insafsızlıklara terk etmedik, etmeyeceğiz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, çevrenin ve tabiatın korunmasının, kendileri  için kökleri ezelden ebede uzanan bir dava olduğunun altını çizerek, "Parti  kürsülerinden yalan ve iftiradan ibaret iddiaları, aksi yöndeki belgeler bilgiler  defalarca önlerine konduğu halde, ısrarla tekrarlayarak çevrecilik olmaz. Ülkenin  ve milletin hayrına her projeyi çevre bahanesiyle engellemeye çalışarak da  çevrecilik yapılmaz. Çevrecilik, üstlendikleri görevin gereğini yerine  getirmeyenlerin, daha önce başlanan işleri durdurmaları hiç değildir. Türkiye'yi,  81 vilayetinin tamamında olduğu gibi İstanbul'u ve benzer sıkıntıların yaşandığı  diğer şehirlerimizi bu tür insafsızlıklara terk etmedik, etmeyeceğiz." yorumunu  yaptı.
 
 
CHP tarafından engellenen projeleri bir video ile anlatan Erdoğan  şunları kaydetti:
"Az önce sayın Kılıçdaroğlu'nu, yandaşlarını dinlediniz. Ne diyorlar,  'Bir eserleri var mı?' Diyoruz ya, gözleri var görmez, kulakları var duymaz,  kalpleri var anlamaz çünkü onların kalpleri var mühürlüdür. Bu kadar açık her şey  ortada. Git, Yavuz Sultan Selim'den, Osmangazi'den, Marmaray'dan bir geçiver. Hiç  mi Avrasya'dan geçmedin, Avrasya'dan geçiver. Gelelim bu tarafa, Ankara,  İstanbul, bu otobanlar, bunları kim yaptı ya? Bunları biz yaptık. Bu otobanları  hiç kullanmadın mı? Muhakkak kullanmıştır. Ankara'daki havalimanını kim yaptı? Bu  havalimanını da biz yaptık. Bundan önce böyle bir havalimanı Ankara'da var mıydı?  Yoktu. Çanakkale Havaalanı, bu dönemde bizim eserimiz. Bunlar saymakla bitmez.  Nissibi Köprüsü ama onlar doğuya filan gitmezler zaten bunlar salon sosyetesi  oldukları için oralara kadar uzanamazlar. İzmir milletvekilisin, şu  İstanbul-İzmir yolunu, otobanını biz yapmadık mı? Hala 'Bir eser var mı?'  diyorsun. 3 saat 15 dakikaya burayı biz düşürmedik mi? Bütün bu eserler  ortadayken hala söyledikleri 'Bir eser var mı?'
 
 
Senin hastane hayatını biliriz. SGK başındayken orayı nasıl  çökerttiğini biliriz. Bütün bunlarla beraber biz şu anda bu hastaneleri yaparken,  bize bu hastanelerin niçin yapıldığını soruyorlar. İnsanımızın sağlığı için.  'Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi. Olmaya devlet cihanda bir nefes  sıhhat gibi.' Bu hastaneler bunun için yapıldı. Dikkat et bu hastaneler şehir  hastanesi. Senin SGK'nin başında olduğun dönemde serum yoktu. Affedersiniz,  tuvaletler kan revan içindeydi. Bunların hepsini rahmetli Savaş Ay bir  programında gayet güzel bir şekilde gündeme getirmiş seni de yerin dibine  sokmuştu. O da var bizde, belgeli. Bunların neyini anlatayım ya? Batıdan al  doğuya kadar, kuzeyden güneye kadar her yerde hamdolsun şu 18 sene bunun  ispatıdır. Bu devam edecek. İstersen de istemesen de, isteseniz de istemeseniz de  devam edecek. Bunlar, zillet ittifakının işi değil. Bu ancak Cumhur İttifakı'nın  işidir. Cumhur İttifakı olarak biz, cumhurun emrindeyiz. Biz, cumhur için her  türlü adımı atmaya varız ve devam edeceğiz."
 
 
"Bilim insanlarımızla Külliyede bir araya gelecek ve kendilerinden  bilgi alacağız"
Son dönemde Marmara'da başlayan ve giderek genişleyen müsilaj sorununa  da bu anlayışla baktıklarını kaydeden Erdoğan, "Nasıl Haliç'i tertemiz yaptıysak,  Haliç'te denize girilir hale getirdiysek, orada balık tutar hale getirdiysek  inşallah bu müsilaj belasından da kısa zamanda Marmara'mızı, İstanbul'umuzu  temizleyeceğiz. Meseleyi ilk andan itibaren titizlikle takip ettik. Çevre ve  Şehircilik Bakanlığımız uzman ekipleriyle hemen harekete geçti.  Üniversitelerimizle birlikte şu anda hareket halindeyiz." dedi.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, suyun altından ve üstünden alınan numunelerin  TÜBİTAK'ta incelenmeye başlandığını belirterek, şunları kaydetti:
"Denizdeki gelişmeler mercek altına alınırken, karada da tüm atık su  ve katı atık tesislerinde denetimler yoğunlaştırıldı. Sayısı 700'ü aşan bilim  insanı, kurum temsilcisi, sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve belediye  yetkilisinin iştirakıyla, son yılların en geniş katılımlı çalıştayı düzenlendi.  Önceki gün, Marmara Belediyeler Birliği'nin ev sahipliğinde Kocaeli'nde, Marmara  çevresindeki 7 ilin vali ve belediye başkanlarıyla birlikte konu enine boyuna ele  alındı. Haliç'i, Marmara'yı ve Boğazları koruma konusunda bugüne kadar yaptığımız  çalışmaların tecrübesiyle hazırladığımız Marmara Denizi Koruma Eylem Planımızı  milletimizle paylaştık. Deniz temizliğine ilişkin genelge de Marmara'daki  illerimize gönderildi. Dün, 15 bölgede karadan ve denizden temizlik çalışmaları  başladı."
 
 
Yükseköğretim Kurulunda yarın üniversitelerin ilgili akademik  birimlerinin bu konudaki çalışmalarını değerlendirmek üzere bir toplantı  gerçekleştirileceğini açıklayan Erdoğan, "Kıyılarımızı bu tehditten korumak için  yürütülecek çalışmaların bilimin desteği ve katkısıyla yürütülmesinin önemli  olduğuna inanıyoruz. Toplantı sonrası bu bilim insanlarımızla Külliye'de bir  araya gelecek ve kendilerinden bilgi alacağız. Marmara Denizi'nin tamamını Koruma  Alanı ilan ederek, atıksu arıtma sistemlerimizi en ileri teknolojiye taşıyarak ve  gereken diğer tüm adımları atarak, Marmara'yı temizleyeceğiz. Müsilaj meselesine  kalıcı çözüm getirme hususundaki yol haritamızı içeren Stratejik Planı'mızı da üç  ay içerisinde tamamlıyoruz." bilgisini paylaştı.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gözbebeğimiz Marmara'yı ve İstanbul'u,  Silahtarağa'daki arıtma tesisinin yapımını törenle durduran; burası çok önemli,  en temiz ulaşım aracı olan metroların inşaatını, daha yeni Sancaktepe, toprakla  kapatan; Küçükçekmece'nin derelerini bakterilere teslim eden; Beykoz'daki,  Şile'deki dereleri arıtma tesislerini işletemeyerek kire-pise bulayan; pek çok  yerde çöp toplamaktan bile aciz olan; her yerinden basiretsizlik akan bir  zihniyetin keyfine biz bu ülkeyi terk edemeyiz." diye konuştu.
 
Herkesin öncelikle kendi işini yapacağını, sokağıyla, parkıyla,  deniziyle, tüm canlılarıyla şehirleri koruyacağını belirten Erdoğan, partisine  bakmaksızın işini yapamayan kurumların eksiklerini kapatmanın, millete karşı  sorumluluğun gereği olarak kendilerine düşüyorsa onun da gereğini yerine  getirmekten çekinmeyeceklerini vurguladı.
 
Bu çerçevede iklim dostu şehircilik anlayışının bir örneği ve  Cumhuriyet tarihinin en büyük projelerinden biri olan Kanal İstanbul'un inşasına  başlayacaklarını bildiren Erdoğan, planlama sahasının yarıdan fazlası yeşil  alanlardan oluşan, yürüyüş ve bisiklet yollarıyla ekolojik koridorlara ev  sahipliği yapacak bu projenin, İstanbul'un ve Türkiye'nin iftiharı olacağını  ifade etti.
 
Erdoğan, "Kanal İstanbul'u, depremi tetikleyeceğinden susuzluğa yol  açacağına kadar nice zırvayla engellemeye çalışanlar, önce bu şehre karşı asgari  görevlerini yerine getirsinler, ondan sonra bizim projelerimize laf etsinler.  Biz, bu tür yalanlara, iftiralara bakmadan hayırda yarışmayı sürdüreceğiz." dedi.
 
"Salda Gölü'ndeki su kalitesini de düzenli şekilde izliyoruz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece Marmara ile kalmadıklarını, Türkiye'nin  her köşesinde tarihe geçecek çevre yatırımları gerçekleştirdiklerini dile  getirerek, Salda Gölü Projesi'nin bunlardan biri olduğunu kaydetti.
 
Mahallindeki belediyelerin yetersiz kalması üzerine bu bölgeyi iki yıl  önce Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan ederek, ilk adımı attıklarını anlatan  Erdoğan, etrafını temizledikleri, gelişigüzel kondurulmuş yapıları kaldırarak  tabiat ile uyumlu alanlar tesis ettikleri, belirli bölümlerinin kullanımını  sınırlandırdıkları Salda Gölü'ndeki su kalitesini de düzenli şekilde  izlediklerini söyledi. Erdoğan, arıtma tesisinin de faaliyete geçmesiyle Salda  Gölü'nün, uluslararası düzeyde bilimsel incelemelere konu olan güzelliklerini  gelecek nesillere daha da geliştirerek aktaracaklarına olan inancını ifade etti.
 
Erdoğan, plastik poşet kullanımını ücretli hale getirdiklerinde "güya  çevreci olan" muhalefetin kendilerine demediğini bırakmadığını belirterek,  sözlerini şöyle sürdürdü:
"Çevre kirliliğinin en önemli sebepleri arasında yer alan plastik  poşet kullanımını, başlattığımız bu uygulamayla yüzde 75 oranında azalttık.  Sadece ham madde ithalatını azaltarak ülkemize yılda 2 milyar lira da tasarruf  sağladık. Yine muhalefetin diline doladığı Türkiye Çevre Ajansı vasıtasıyla yılda  9 milyar adet su ambalajını da geri dönüşüme kazandırıyoruz. Eşimin öncülüğünde  Cumhurbaşkanlığımızda başlayan ve ülkemizdeki tüm kurumlara yayılan Sıfır Atık  Projesi de Birleşmiş Milletler tarafından ödüle layık görülen bir başarı  hikayesine dönüştü. Şu ana kadar 93 bin kamu binasında hayata geçen bu projeyle  ekonomimize 17 milyar liralık katkı sağlayan neticeler elde edilirken, 209 milyon  ağaç kurtarıldı, 2 milyar ton sera gazı salınımının da önüne geçildi."
 
"Varsın birileri, ülkenin ve milletin geleceğini lağımlarda arasın"
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, Türkiye'deki geri  kazanım oranını yüzde 13'ten Avrupa ülkelerinin çoğunu geride bırakarak yüzde  22,4'e çıkardıklarını, şimdi yüzde 35'i hedeflediklerini vurgulayarak, "Tabii  bazıları bu konularda Norveç'e, İsveç'e, İngiltere'ye bakmaktan kendi ülkelerinde  olup bitenleri göremiyor. Daha yüzde 68'e çıkardığımız düzenli atık depolama  miktarını, 41 belediyeden 1170 belediyeye çıkardığımız atık su arıtma hizmetini,  ülkemizin dört bir yanında harıl harıl çalışan 731 toplama-ayırma merkezini, 1128  geri dönüşüm tesisini, son 25 yılda 81 kat artırarak sayılarını 519'a  çıkardığımız mavi bayraklı plajlarımızı saymıyorum bile." diye konuştu.
 
Geçen hafta 10 tanesinin daha açılışını yaparak sayılarını 61'e  ulaştırdıkları, 263'ünün yapımına devam ettikleri Millet Bahçeleri'nin bile başlı  başına bir çevre devrimi olduğuna işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:
"Avrupa'da en çok ağaçlandırma yapan ilk, dünyada dördüncü ülkeyiz.  Erozyonla kaybettiğimiz toprak miktarımız yılda 500 milyon tondan 154 milyon tona  düşmüştür. Araç sayısı son 20 yılda 7 milyondan 26 milyona çıkmasına rağmen sera  gazı emisyonunu azaltmayı başarmış ender ülkeler arasındayız. Yenilenebilir  enerjide Avrupa'nın 6'ncı, dünyanın 13'üncü ülkesi haline geldik. Mesela sadece,  Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin'in yakın zamanda OECD Şampiyon Belediye  Başkanları üyesi seçildiği Gaziantep'te 148 güneş enerjisi santrali bulunuyor. Bu  şehrimiz, 2 milyon Gazianteplinin tamamının enerji ihtiyacını yenilenebilir  enerji kaynaklarından sağlama yolunda emin adımlarla ilerliyor."
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, çevrenin bir propaganda aracı değil, bir inanç  ve gayret meselesi olduğunu dile getirerek, bu inancı ve gayreti ortaya koyarak,  Türkiye'yi yeşiliyle, ağacıyla, atığıyla, arıtmasıyla, yenilenebilir enerjisiyle  tertemiz hale getirdiklerini vurguladı.
 
Yazar Cemil Meriç'in "Fildişi kulelerinden her hayra fren olmaya  çalışan davasızlar." sözlerini aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:
"Bizim eserlerimize ve hizmetlerimize engel olamadılar, ısrarla  söylüyorum olamayacaklar. Havamızı, suyumuzu, topraklarımızı kirlilikten korumak  için nasıl mücadele ediyorsak, inşallah siyaseti de kirli ellerin, kirli  niyetlerin operasyon aracı olmaktan kurtaracağız. Bunun için 2023 çok önemlidir.  Sizlerden, Haziran 2023'e kadar geçecek her günü hazine değerinde görerek  çalışmanızı; dokunmadık yürek, kazanmadık gönül, tebessüm ettirmedik yüz  bırakmamanızı istiyorum. Varsın birileri, ülkenin ve milletin geleceğini  lağımlarda arasın. Biz milletimizle birlikte çıktığımız bu kutlu yolda, büyük ve  güçlü Türkiye'yi inşa edene kadar durmadan, duraksamadan bu yola devam edeceğiz."
 
Bu kin ve nefret tohumlarının en başta gelen hedefinin de dünya  genelinde Müslümanlar, Avrupa'da da Türkler olduğunu dile getiren Erdoğan, "Henüz  Bosna'dan Arakan'a, Türkistan'dan Irak ve Suriye'ye, Yeni Zelanda'dan Filistin'e  kadar yaşanan nice katliamın acıları tazeliğini korurken, sürekli yeni saldırı  haberleriyle yaralarımız tekrar kanıyor. Mültecileri Akdeniz'de, Ege'de ölüme  terk edenlerin sırtını sıvazlayanları, tarih asla affetmeyecektir." diye konuştu.
 
Kanada'da yaşanan son saldırının, bu kin ve nefret dalgasının artık ne  derece büyük bir tehdit haline dönüştüğünün en bariz örneği olduğuna işaret eden  Erdoğan, menfur terör saldırısında hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, acılı  ailelerine sabır diledi.
 
Erdoğan, "Türkiye, nasıl milyonlarca sığınmacıya kucağını açarak  insani vazifesini yerine getirmişse, dünyanın her köşesindeki İslam düşmanı, Türk  düşmanı saldırılara karşı da sesini yükseltmekten, her platformda bu çarpıklığı  dile getirmekten geri durmayacaktır. Bütün gücümüzle, 'Dünya 5'ten büyüktür.'  demeye, kendimiz, dostlarımız ve tüm mazlumlar için hakkı, hakkaniyeti, adaleti,  özgürlüğü savunmaya devam edeceğiz." dedi.
 
Belçika ve Azerbaycan ziyareti
Türkiye olarak içinde yer aldıkları her platformda aynı yaklaşımı  sergilediklerini belirten Erdoğan, gelecek pazartesi günü iştirak edeceği  Brüksel'deki NATO Zirvesi kapsamında katılacağı oturumlarda, gündemdeki  meseleleri muhataplarla ele alacağını, herhangi bir geri duruşun asla  olmayacağını vurguladı.
 
Zirve vesilesiyle ABD Başkanı Joe Biden başta olmak üzere Litvanya Almanya, İngiltere, Yunanistan liderleriyle ve vaktin uygun olması halinde diğer  katılımcılarla baş başa görüşmeler gerçekleştireceğini bildiren Erdoğan,  "NATO'nun en önemli üyesi olan Türkiye, ittifak kapsamında üzerine düşen  görevlerin tamamını hakkıyla yerine getirmiş bir ülkedir. İttifak içindeki diğer  ortaklarımızdan tek beklentimiz, bilhassa bölgemizdeki gelişmeler hususunda  ülkemizin egemenlik haklarına ve güvenlik hassasiyetlerine saygı gösterilmesidir.  Muhataplarımıza bu konudaki kararlılığımızı ifade ederek, terörle mücadele ve  insani krizlere etkin müdahale konusunda iş birliği tekliflerimizi  tekrarlayacağız." açıklamasını yaptı.
 
"Aliyev ile Şuşa'ya gideceğiz"
Brüksel programının ardından Azerbaycan'ın başkenti Bakü'ye geçerek,  Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in misafiri olacaklarını belirten Erdoğan, şöyle  konuştu:
"Oradan Şuşa'ya geçeceğiz. İşgalden kurtarılan Azerbaycan  şehirlerinden biri olan Şuşa'ya ailece giderek hem resmi görüşmelerimizi  gerçekleştirecek hem de çeşitli ziyaretler yapacağız. Dost ve kardeş  Azerbaycan'ın işgal altındaki topraklarının, ülkemizin de desteğiyle  kurtarılması, Ermenistan başta olmak üzere bölgedeki tüm taraflara yeni bir  dönemin kapılarını açma şansı vermiştir. Temennimiz, bu fırsatın heba edilmemesi,  bölgesel barış ve istikrar yolunda en iyi şekilde değerlendirilmesidir."
 
Türkiye olarak ortak diyalog zemini geliştirme amacıyla yürüttükleri  çalışmaları gelecek dönemde artırmayı planladıklarını söyleyen Erdoğan, "Çarşamba  günü ise önce Bakü'deki askerlerimizi kabul edecek ve çeşitli görüşmeler yapacak,  akşam Türkiye-Galler EURO 2020 Grup maçını seyredecek ardından Antalya'ya doğru  yola çıkacağız." dedi.
 
Güneydoğu Avrupa Ülkeleri Zirvesi
Erdoğan, gelecek hafta perşembe günü Antalya'da Güneydoğu Avrupa  Ülkeleri Zirvesi'nde çok sayıda devlet ve hükümet başkanıyla bir araya  geleceğini, bazı liderlerle ayrıca görüşmeler gerçekleştireceğini bildirdi.
 
Ertesi gün yine Antalya'da bu kez çok sayıda ülke temsilcisiyle  Antalya Diplomasi Forumu çatısı altında buluşacağını anlatan Erdoğan, şunları  kaydetti:
"Dışişleri Bakanımızın gayretleriyle ülkemize kazandırılan bu önemli  platform, liderleri, siyasetçileri, akademisyenleri, düşünürleri, diplomatları,  iş insanlarını küresel ve bölgeler meseleleri ele alarak çözüm teklifleri üretmek  üzere her yıl bir araya getirmeyi amaçlıyor. Bu yıl ilki yapılacak Antalya  Diplomasi Forumu'nun, kendi alanında dünyanın en prestijli etkinliklerinden biri  haline geleceğine inanıyorum. Görüldüğü gibi, bir hafta boyunca her biri ayrı  öneme sahip bu dört toplantıda, ülkemizin görüşlerini muhataplarımızla paylaşma  imkanı bulacağız. Tüm bu toplantıların tarafların her biri için hayırlara vesile  olmasını temenni ediyorum."