Gazete Vatan Logo

Pazar Vatan

Şahnaz Çakıralp: Önemli olan beynin seksi olması

Son günlerin popüler tartışma konusu “Şişman kadın çirkin midir”e son noktayı oyuncu Şahnaz Çakıralp koydu. 9 kilo veren ve vermeye de devam eden oyuncu “Her gün güzelliğimle ilgili iltifatlar alıyorum. Bu 9 kilo fazlayken de böyleydi, 9 kilo verince de böyle. Kendine güvenmenin kiloyla ilgisi yok. 150 kilo olsam da karşımdaki erkeği etkilerim” diyor.

Çankaya Köşkü’ndeki Cumhuriyet Bayramı resepsiyonunda giydiğiniz elbise çok konuşuldu. Markası neydi ve niçin o elbise? Hazırlanmanız ne kadar sürdü?

O elbiseyi Nişantaşı’nda bir butikten satın aldım. Markası, Giovanni. Straplez bana yakıştığı için özellikle seçtim. Koyu mavi rengin nedeni de, aristokrasiyi temsil eden bir renk olması. Saç-makyaj için kuaföre gittim. Toplam 1 saatte hazırdım.



* Abdullah Gül ve eşi size iltifat etti mi?

O gece merhabalaştığım herkes çok güzel olduğumu söyledi. Abdullah Gül ve eşiyle de sohbet ettik. Şu sıralar neler yaptığımı sordular ve katıldığımdan dolayı çok memnun olduklarını söylediler. Konuşurken o kadar heyecanlandım ki iltifat ettiler mi tam hatırlamıyorum.

* Çankaya Köşkü’ne ilk kez mi gittiniz?

Evet, çünkü ilk kez davet edildim, bundan sonra da davet edilirsem giderim.

* Politikacıları şık buluyor musunuz?

Gayet bakımlılar ve iyi giyiniyorlar. Zaten parlementoya girdikten sonra herkes kendine daha bir özeniyor. Erkekler de trendleri takip ediyor. Mesela, takım elbise içine kravat takmıyorlar, tıpkı Obama gibi.

* Hayrünnisa Gül’ü şık buluyor musunuz? Türban şıklığa engel midir?

Resepsiyonda çok şık giyinmişti. Ama Nimet Çubukçu da aynı kıyafeti giymişti, pişti oldular. Türban şıklığa engel değil bence. Kıyafeti taşıdıktan sonra iş tamamdır. Şıklığın birinci kuralı, ne kadar sadeyseniz o kadar şık olursunuz.

* En beğendiğiniz markalar hangisi?

Chanel ve Armani hayranıyım. Modayı takip ederim ama moda diye yakışmayan şeyi de giymem.

* Hep böyle süslü müsünüzdür?

Ben hiçbir zaman, üniversiteye giderken bile salaş giyinmedim. Mesela kırmızı çorap giymişsem mutlaka kırmızı toka takardım. Bu yüzden okulda bana “uzaylı” derlerdi.

Benden sonra parlamentoya daha çok kadın ve genç alındı

* 2005 seçimlerinde CHP’nin Parti Meclisi üyeliğine seçilmiştiniz. Hâlâ üye misiniz?

CHP’liyim ama Parti Meclisi üyeliğim devam etmiyor. Geçen yıl yoğunluğumdan dolayı kendi rızamla ayrıldım.

* Sonuçta 3 yıl boyunca meclis üyeliği yaptınız. Şahnaz Çakıralp’in nasıl bir katkısı oldu CHP’ye?

Benim hayatımda her zaman birinci sırada sanat var. Siyasete atılırken de Türkiye’ye bir katkıda bulunmak için atıldım ve bu misyonumu da yerine getirdim. Partide daha çok kadın ve genç olmalı diyordum. Nitekim son seçimlerde yani benden sonra parlamentoya daha çok genç ve kadın almaya başladılar. Ben güzel bir kadınım, sanatçıyım diye göz önünde olduğum için beni siyaset yapıyor diye algıladılar. Oysa ben milletvekili olmak için bile başvuruda bulunmadım. Amacım şunu göstermekti; güzel kadınlar da siyasete girebilir ve siyaset yapabilir. Bu misyonumu da tamamladım.

Başroldekiler özel hayatlarıyla gündemde

* Şahnaz Çakıralp’in kalbine giden yol nereden geçiyor?

Akıldan geçiyor. Bir erkekte aradığım özellikler; akıllı olması, tok olması ve doyurucu olması. Doyurucu olması derken entelektüel olması ve olgun olmasını kastediyorum. Ben çok romantiğimdir. Ama maalesef ki günümüzde insanlar birbirinin kalbine dokunmadan tenine dokunuyor.

* Şu an hayatınızda kimse var mı?

Yok.

* Niçin başrolde değil de hep yan rollerde görüyoruz sizi?

Başrol teklif edilmedi çünkü.

* Neden?

Tüm başrol kadın oyuncularının yıllardır özel hayatlarıyla gündemde olduklarını görüyorum. Ben hiçbir zaman özel hayatımla gündemde olmadım. Bu soru bana katıldığım Cumhuriyet Resepsiyonu’nda da soruldu. Konuştuğum herkes, “Sana nasıl başrol teklif edilmez, inanamıyoruz” dediler.

İlişkilerimde seçen değil, seçilen tarafım

* Kendinizi ne kadar güzel buluyorsunuz?

Kendimi bildim bileli herkes tarafından bana güzel olduğum söylendi. Aynaya bakıyordum, “Evet güzelim ama herkesin dediği kadar da acayip bir durum yok” diyordum. Üniversite 3’üncü sınıftayken bir gün dışarı çıkmak için hazırlandım ve tam çıkarken aynada kendime baktım: “Evet, güzelim” dedim. Hâlâ da sokakta yürürken ya da bir kafede otururken bakıyorlar, iltifat ediyorlar.

* Özel hayata katkısı ne güzelliğin?

Özel hayatta fizik önemli değil ki. Yakışıklı bir adamla oturursunuz ama adam 10 dakika sonra cazibesini yitirmiş olabilir.

* Geçen yıl 9 kilo verdiniz. Şimdi durum ne? Malum Ebru Şallı, “Şişman kadın çirkindir” dedi.

Verdiğim kiloları geri almadım ve vermeye de devam ediyorum. Aslında ben eskiden diyet yapıyormuşum, şimdi daha çok yiyorum. Daha az ama daha sık. Son iki yıldır beslenme tarzımı değiştirdim. Olaya kilo vermek olarak değil, sağlıklı beslenmek olarak bakıyorum. Daha önce Muzaffer Kuşhan’la vermiştim kilolarımı ama malum orası kapandı. Şimdi Aydın Yılmaz’la devam ediyorum.

* Kilo verince iltifatlar arttı mı?

Kıyafetler daha çok yakışmaya başladı, hepsi bu. Yoksa ben iltifatları her gün duyuyorum. 9 kilo fazlayken de duyuyordum, 9 kilo verince de duyuyorum. Ama ben hayatımı güzelliğim üzerime kurmadım; eğitimime, mesleğime, hayata önem verdim. Kaldı ki insan kendinde olan bir şeyi çok fark etmiyor, önemsemiyor. Devamlı kuaföre giden, orasını burasını yaptıran, daha da zayıf olayım, güzel olayım diyenleri hiç anlayamıyorum.

* Şişman kadın güzel olabilir mi?

Elbette. Bir kadın kendini güzel ve seksi hissediyorsa zaten o enerjiyi veriyordur. Ben kendime güveniyorum ama bunun sebebi sadece güzelliğim değil, güzel olup da kendine güvenmeyen çok kadın var. Kiloyla alakalı değildir ki bu. Ben 150 kilo olsam da kendime güvenirim, karşımdakini etkilerim.

* Erkeği siz mi tavlarsınız?

Şimdiye kadar hiçbir erkeği tavlamadım, bilmiyorum. Ben hiçbir zaman seçen taraf olmadım, seçilen oldum.

* Güzelsiniz ama seksi misiniz?

Seksi hissettiğim oluyor evet. Kot pantolonla bile kendinizi seksi hissedebilirsiniz. Biraz da ruh halinizle alakalı. Çok mutlu eden bir şey olduğunda da kendinizi seksi hissedebilirsiniz.

* En son ne zaman kendinizi çok seksi hissettiniz?

Bu sabah.

* Önemli olan beynin mi seksi olması?

Tabii ki. Çünkü vücut bir yere kadar, o kadar çok fiziği zayıf olan kadın var ki.


Ortada sevişme sahnesi yok ki! Ben yatağa da girdim, sınırım yok

* İş hayatınız nasıl gidiyor, var mı yeni projeler?

Değerlendirdiğim projeler var. İlk etapta televizyonda bir program sunacağım gibi gözüküyor. Özellikle de bir sit-com’da rol almak istiyorum. 6 aydır çalışmıyorum ama şan dersi ve eskirim derslerim devam ediyor. Kendimi geliştiriyorum.

* Hatırla Sevgili dizisinde de Asi’de de metres rolündeydiniz...

İkisinde de metresi oynadım, ikisi de şarkıcıydı ama kendi aralarında hiç benzemiyorlardı. Hatırla Sevgili’de canlandırdığım Keriman konuşmasından yürüyüşüne kadar asil bir kadındı. Asi’deki Sarmaşık ise pavyondan çıkma bir kadın. İkisine de baktığınızda bunları aynı Şahnaz oynuyor demezsiniz. Hatta Kerem Alışık’la başrolü paylaştığım Aşk Mahkumu dizisinde de şarkıcı rolündeydim. Üç defa şarkıcı rolü oynadım ama hiçbiri birbirine benzemiyordu.

* Peki yine metres rolü gelse kabul eder misiniz?

Ederim ama yine değişirim. Bambaşka bir tip ve oyunculukla seyircinin karşısına çıkacağım için ederim.

* Üç defa şarkıcı rolü oynamış birisi olarak sesiniz nasıl?

Mezo soprano. Viyana’da Devlet Operası’nda Yarasa operetinde oynadım.

* Albüm yapmayı düşünmediniz mi?

Zamanında geldi albüm teklifleri ama kabul etmedim. Ben tiyatro oyuncusuyum, bir müzikalde ya da operette oynayabilirim, albüm çıkartmayacağım.

* Oyunculukta sınırınız var mı, sevişir misiniz?

Herkes “Sevişirim”, “Hayır asla sevişmem”, “Araya yastık koyarım” diye bangır bangır manşetlerde. Ama bakıyoruz dizilere, filmlere bir sevişme sahnesi yok ortada. Ben oynadığım dizilerde, filmlerde partnerimle birlikte yatağa da girdim, öpüştüm de. Rol gerektirirse daha da ilerisi olur, sınırım yok.

Haberin Devamı