Gazete Vatan Logo
Arşivİstanbul semalarından nesli tükenen 164 kuş geçiyor

İstanbul semalarından nesli tükenen 164 kuş geçiyor

İstanbul semalarından nesli tükenen 164 kuş geçiyor

İstanbul Boğazı, kuş göçü açısından dünyanın sayılı noktaları arasında.

Haberin Devamı

Yılın bu mevsiminde Afrika’dan Avrupa’ya 40 bin km yol katedip göç eden kuşlar, Boğaz’ın üzerindeki hava akımları sayesinde kanat çırpmadan süzülerek yol alabiliyor. Boğaz’ın iki yakasında 400 kişiyle nöbet tutan İstanbul Kuş Gözlem Topluluğu Başkanı Ümit Yardım faaliyetlerini şöyle anlatıyor:

“Kuşların yüzde 85’ini sayıyoruz. Bilim adamları bizi ciddiye almasa da, kaydettiğimiz veriler Avrupa Kuş Bankaları istatistiklerine giriyor. Dünyada nesli tükenen 278 kuş türünden 164’ü Boğaz’dan geçiyor. Bu sezon Fas’ta yaşayan bir kuş türü olan Akçaylak’ı ilk kez İstanbul’da biz belgeledik. Yunanistan’da yangından kaçan Göknar Kargası’nın orayı terk edip, Türkiye’ye yerleştiğini yine ilk biz gözlemledik. Bilim adamları bile kuşlarla bizim kadar uğraşmıyor.”

Sarıyer’den Rumeli Feneri’ne giden orman yolunda Koç Üniversitesi’ni 900 metre geçince, keskin bir dönemeçte inanılmaz bir Boğaz manzarası ile karşılaşırsınız. Uçurumun kenarına arabalarını park etmiş kalabalığı “Boğaz manzarasının tadını çıkaran piknikçiler” sanıp yanlarından hızla geçebilirsiniz. Ancak dikkatli bakınca, hepsinin ellerindeki dürbün ve teleskoplarla heyecanla gökyüzünü izlediklerini fark edip şaşırabilirsiniz. “Güpegündüz gökyüzünde ne arıyorlar?” diye sormayın. Onlar İstanbul’un kuş gözlemcileri... En büyük tutkuları ise, yağmur çamur demeden, soyu tehlikedeki yırtıcı göçmen kuşlar ve leylekleri tek tek sayarak belge tutmak...

Türkiye’DEN yılda 500 bin kuş göçüyor

İstanbul Boğazı, Türkiye’de kuş gözlemi için ideal 3 noktadan biri. Diğer noktalar ise, Artvin, Tarsus ve Belen Boğazı... Afrika’dan Avrupa’ya yılda iki kez 40 bin kilometre yol kat eden göçmen kuşların havada dinlenmesini sağlayan “termal akımlar” kara üzerinde oluştuğu için, İstanbul Boğazı kuş göçündeki en önemli köprülerden biri... Leylek ve şahin gibi büyük kanatlı kuşlar, sıcak hava akımlarını kullanarak kanat çırpmadan süzülerek uçabiliyor. Yılda iki kez Türkiye’den geçen kuşların sayısı, yırtıcılar ve ötücüler olmak üzere toplam 500 bin. Kartal, leylek ve şahin türleri Mart sonundan Haziran başına kadar Sarıyer sırtlarından, Eylül ve Kasım arasında ise, Çamlıca tepelerinden gözlemlenebiliyor.

Hafta içi 3, hafta sonu 8 kişiyle kuş gözlemi yapıyorlar

Mart ayının ilk haftası Sarıyer’de kuş gözlemine başlayan İstanbul Kuş Gözlem Topluğu Başkanı Ümit Yardım, Haziran’ın başına kadar hafta içi sabah 09.00 ile 17.00 arası Sarıyer’den Rumeli Feneri’ne giden orman yolundaki tepede kuşları sayıyor. Emekli bir zabıta memuru olan Yardım, sadece geçen hafta 6-7 bin kuşun geçişine tanıklık etmiş: “Geçen yıl 117 bin kuş saydık ama tek gözlemcimiz vardı. Hafta sonları diğer arkadaşlar katılınca, sayımız fazla oldu. Bu yıl ise hafta içi her gün 3, hafta sonu ise en az 8 gözlemci ile izleme yapıyoruz. Dolayısıyla, daha fazla açıdan kuş görüyoruz. Arkadaşımızın tepedeki gözetleme kulesine çıkması, kuzeyi olduğu gibi görmesini sağlıyor. Bu yıl sadece 1.5 ayda 120 bin kuş gördük. Geçen yıl bu sayıyı ancak 1 yılda görmüştük.”

İstanbul’da en ideal kuş gözlem yerleri Sarıyer ve Çamlıca

İlkbahar göçünde Afrika Rift Vadisi uzantısını takip ederek Hatay’a ulaşan göçmen kuşlar, kuzeydoğu ve kuzeybatı yönlerine doğru göçe devam ediyor. Kuşların bir kolu, Boğaziçi’ni geçerek Kuzey Trakya’ya ve Balkanlar’a, diğer kol ise Artvin üzerinden Kafkaslar’a ve kuzeydeki üreme alanlarına ulaşıyor. Sonbahar göçünde de aynı güzergâhtan Afrika’ya geri dönüyorlar. Dünyada mevcut kuş türü sayısı 8 binden fazla... Ülkemizdeki 450 kuş türünün 3’te 2’sini ise göçmen kuşlar oluşturuyor. Dünya Kuşları Koruma Örgütü tarafından koruma altına alınan 278 kuş türünden 164’ü Türkiye’de yaşıyor. Yardım, kuş göçünü İstanbul’da izlemek isteyenler için alternatif noktaları şöyle belirliyor: “İlkbahar’da Sarıyer ve Beykoz tepelerinden, eğer Kuzey Rüzgârları şiddetliyse Tarabya ve Maslak tepelerinden göç izlenir. Sonbaharda ise, Çamlıca, B. Çekmece ve Yeşilköy ideal yerlerdir.”

Fas’ın kuşu Akçaylak bu yıl İstanbul’da görüldü

Aslında Fas’ın ve Afrika’nın bir kuşu olan ve Türkiye’de hiç görülmeyen “Akçaylak” bu yıl ilk kez Türkiye’de fotoğraflandı. Yardım, bu olayı “mucize” olarak niteliyor: “Akçaylak, İspanya’yla Fas’ın Kuzey Batısı’nda görülen bir kuş. Bu yıl Türkiye’de gözükmesi kuş bilimi için muazzam bir hadise. O kuşu burada gördüğümüze çok sevindik. Tabii bazen tersi de olabiliyor. Mesela, ’Yılanboyunlu Karabatak’ adlı bir kuşumuz vardı. Eskiden Antakya’da Amik Gölü’nde ürerdi. Maalesef, havaalanı yapılacak diye Amik Gölü kurutulunca, bu kuşun en fazla geçtiği güzergâh da kayboldu. Kuş da Basra Körfezi’ne indi.”

Kuş sayıları veri bankasında toplanıyor

Kuş gözlemcilerinin yazdığı kuş sayılarının verileri, “Kuşbank” adlı veri bankasında toplanıyor. Dünya kuş bilimcileri de bu bankaya girip İstanbul’dan ne kadar kartal, çaylak ve leylek geçtiğini öğreniyor. Böylece kuş bilimciler kuş sayısını önceki yıllarla mukayese etme şansını da bulabiliyorlar: “10 yıl önce sayı neymiş, 10 yıl sonra bu kuşlar azalacak mı, çoğalacak mı kestirmek mümkün olabiliyor. Bizim yazdığımız veriler, Çevre Bakanlığı, üniversiteler, orman fakülteleri, yaban hayatı koruma dernekleri ve bilim adamları için çok önemli.”

Kızılgerdan her yıl bahçenize geliyorsa, koşullar yaşam için uygundur

İstanbul Kuş Gözlem Topluluğu üyeleri kuş gözleme işini vardiyalı olarak yapıyor. Öğrenciler ve çalışanlar hafta sonu Sarıyer tepelerinin yolunu tutarken, emekliler hafta içi nöbeti devralıyor. Her görülen kuş “notçunun defterine” bir çizik olarak işaretleniyor. Kuşların herhangi bir nedenden göç yollarını değiştirmeleri ya da ölmeye başlamaları insan hayatında da büyük bir problemin işareti: “Kızılgerdan, herkesin bahçesine gelen bir kuş türüdür. Eğer bu kuş her yıl bahçenize gelmeye devam ediyorsa, bilin ki orada her şey, gerek oksijeni, gerek suyu, gerekse de havasıyla insan yaşamı için de uygundur. Fakat her yıl gördüğünüz kuş, Baştankara olsun, Kızılgerdan olsun, bülbül olsun artık gelmemeye başladıysa, ya da ölüyorsa, bilin ki orada sizin sağlığınız için de kötü şeyler var.”

Aladoğan ve Kara Akbaba nadir görülüyor

İstanbul Boğazı’nda en çok görülen göçmen kuşlar sırasıyla leylekler, şahinler, Küçük Orman Kartalları, Yılan Kartalları, şahinler, Arı Şahini, atmacalar, Kara Çaylaklar, deliceler ve kerkenezler... Nesli tükenmeye yüz tutan yırtıcı kuşlar ise, Şah Kartalları, Kara Akbabalar, Kızıl Akbabalar ve Aladoğanlar... Ümit Yardım, Çakır Kartalları ve Kaya Kartallarına iki senede bir kez denk geldiklerini söylüyor. Kara Akbaba da nadir türler arasında: “Geçen yıl 2 Kara Akbaba görmüştük, bu yıl 4 tane geçti. Biz de şaşırdık. Kara Akbaba, harika bir görsel şölen yapan kuştur. Korkmaz, irkilmez ve panik yapmaz. Üzerinizde uçan bir halı gibi düşünün. Bir kanat açıklığı 3 metredir. İstanbul Boğazı’nda bir kere 2006’da gördük. 2010’da ise bir ay içinde iki tane daha gördük. Bilim adamları bile şaşırdı, ‘Acaba hayvan göç mü ediyor’ diyorlar.”

Şah kartalı 2.5 metrelik kanatlarıyla heyecanlandırıyor

Nadir kuş türleri, kuş gözlemcilerini daha çok heyecanlandırıyor. Bunlar arasında “Kara Akbaba”, “Kızıl Akbaba”, “Şah Kartalı” ve “Kaya Kartalı” önde geliyor. Şah Kartalı ise, 2.5-3 metrelik kanat açıklığıyla en dikkat çekici büyük kuşlardan biri... Ümit Yardım, “Doğan türlerinden ‘Uludoğan’ da gözlemciler için çok değerli. Kuşçular ‘Bozkır Delicesini’ görünce de çok sevinir” diyor.

Avrupa’dan bile Anadolu Sıvacısı’nı görmeye geliyorlar

Türkiye’de 476 tür kuş görülüyor. Bu sayı Avrupa’da 100’e bile ulaşmıyor. “Anadolu Sıvacısı” adlı Bursa Uludağ civarında yaşayan güzel ötücü kuş türünü yakından görmek için çok sayıda yabancı turist geliyor. Yardım, İstanbul Boğazı’ndan çok sık geçen Küçük Orman Kartalı’nın ise, Almanya ve Fransa’da yılda ancak iki tane görüldüğünü, kendilerinin ise yılda 30 bin tane geçtiğine şahit olduklarını belirtiyor: “Orta Avrupa’dan buraya kuş gözlemlemeye gelenler, bu kuşları görünce sevinçten çığlık atıyor.”

Göknar Kargası Yunanistan’ı terk edip Türkiye’ye yerleşti

Bu yıl Kuzey Avrupa’da çok kuvvetli bir kışın yaşanması, kuş gözlemcilerinin Türkiye’de yılda en fazla 1-2 tane gördüğü ’Paçalı Şahin’in bu yıl 20 tane görülmesine yol açmış. Ormanların yok olması, kuş türlerinin de yerini değiştiriyor. Yardım, “Yunanistan’daki ormanlar yandığı zaman, Yunanistan’a münhasır bir kuş olan Göknar Kargası da iki yıldır Çatalca’da görülmeye başladı. Hayvancağız, doğduğu tabiattan kaçtı. Kuş gözleminin faydası budur. O hayvanın buraya geldiğini ilk biz belgeliyoruz, bilim adamları bile bizim kadar kuşlarla uğraşmıyor” diyor.