Herkes Orta Doğu’yu öğrenmek istiyor

.
Ester Pardorokes ve Esra Kohen yıllarca katıldıkları kurs deneyimlerinden ilham alarak L’Atelier’i kurmuş. Orta Doğu’dan, antikaya, astrolojiden evde misafir ağırlama sanatına kadar birçok konuda seminer ve gezi programlarının düzenlendiği atölye, katılımcılarının yaşamlarına keyif ve heyecan katıyor.
Esra ve Ester neler yaparlar ve yolları nasıl kesişti?
Ester Pardorokes: Ben İzmirli’yim ve Fransızca öğretmeniyim. Saint Joseph’den itibaren Fransızca eğitim aldım, ismimizin Fransızca L’Atelier olmasında da bunun etkisi var. Yollarımız yine gittiğimiz bir kursta kesişti, galiba bizi birleştiren de ortak yönlerimizin çok olması. Tarih dersini okul yıllarımda da çok severdim; tarih ile ilgili ve biyografi kitaplarını okumayı çok seviyorum. Her gün yürüyüş yaparım ve bu esnada sürekli L’Atelier de neler yapabiliriz diye düşünürüm, en güzel fikirler de bu esnada çıkıveriyor.
Esra Kohen: Eski bankacıyım. Kariyerime ara verdiğim dönemde tekrar iş hayatına dönmek hep aklımın bir köşesinde vardı. O gözle de hep baktım değişik fırsatlara ama bir şekilde hiçbiri tam içime sinmedi ya da bana uymadı, sonuçta olmadı. Biraz kısmet mi demek lazım, bu iş fikrini ilk bana Ester getirdi ve her şey öyle bir gelişti ki kendimizi L’Atelier’de bulduk. Sanki bu iş ikimize de bir şekilde uydu. Öncelikle ikimiz de burada programa koyduğumuz her dersin heyecanlı birer katılımcısıyız, yaptığımız programlardan büyük keyif alıyoruz, sonuçta bu işi seviyoruz. Galiba en önemli sebep de bu.
Farkındalığını artırmak isteyenler için
11 Kasım’da Psikolog-yazar Şule Öncü ile Filmlerle psikloji ve Sinematerapi atölyesi düzenliyor. Kendini ve ötekileri daha iyi anlamak, farkındalığını artırmak isteyenler için bir program. Televizyon duayeni Nuri Çolakoğlu 12 Kasım Çarşamba L’Atelier de. Osman Serim, Evde Ağırlama Sanatı’nın 13 Kasım Perşembe günü düzenleyeceği bölümünde; Misafir Ağırlamada kusursuz davranış ve inceliklerini öğretecek. Klasik Müziği Nasıl Dinleyelim konulu seminer Prof. Dr. Ozan Tunca tarafından 17 Kasım’da düzenlenecek. 18 Kasım Salı Hayri Fehmi Yılmaz ile Ayasofya-Ayairini Gezisi. 21 Kasım 2014 Gilda’nın Mutfağı. 24 Kasım’da ise Lüset Kohen Fins ile kitap ve sinema filmi eleştirmenliği.
Değişik ilgi alanlarına hitap ediyoruz
Konuları ve konukları siz mi belirliyorsunuz?
Esra: Biz daha önce de değişik atölyelerde katılımcı olduğumuz için artık keşke şu hoca gelse de bunu anlatsa diye talepkar olmaya başlamıştık. Çünkü bir şeyi öğrendiğiniz zaman aslında ne kadar çok şey bilmediğinizi fark etmeye başlıyorsunuz. Bir de tabii işin keyif kısmı var, her öğrendiğin yeni bilgi hayatında minik bir başka pencere açmaya başlıyor. Böyle böyle öğrenmek istediğimiz konular birikmeye başladı ve sanki bizi kendi atölyemizi açmaya doğru itti. Şimdi L’Atelier’de öğrenmek istediğimiz konuların, dinlemekten heyecan duyduğumuz konukların keyfini hem kendimiz yaşıyoruz hem de katılımcılarımıza yaşatmaya çalışıyoruz.
Kursiyerler en çok hangi konularla ilgileniyorlar?
Esra: Herkesin merak ettiği, ilgi duyduğu konular farklı. Kimi katılımcı tarihe meraklı oluyor, Uygarlık tarihi, Orta Doğu tarihi gibi derslere katılıyor. Kimisi aman bana tarih demeyin diyor, güncel konuları takip etmeyi tercih ediyor. Kimisi mutfağı çok seviyor, kimisi mutfağa hiç girmek istemiyor. Biz bütün değişik ilgi alanlarına hitap etmeyi hedefliyoruz. Ortak paydamız yeni bir şeyleri öğrenirken keyif almak, heyecan duymak. Sonuçta burası bir okul değil, zorunluluklar yok; zaten ortam o kadar güzel ki lisede çok sıkılarak dinlediğiniz bir tarih dersinin bile size aslında ne kadar enteresan bilgiler kattığını keşfediyorsunuz.
Son zamanlarda merak edilen konular neler?
Ester: Sanki bu zamanın ruhuna uygun, son günlerin en merak edilen konusu ‘Orta Doğu’. Bugünü tam anlamak için geçmişi anlamanızı gerektiren karışık bir coğrafya. Batı’yı sanki hepimiz daha iyi çözebiliyoruz da Orta Doğu’yu anlamak için biraz çaba sarf etmek gerekiyor.
Yakın planlarınız neler, başka kimlerle tanışacağız?
Esra: 8 hafta Filmlerle Psikoloji Sinematerapi Atölyesi yapacağız, toplam 55 filmden sahneler üzerinden her hafta bir tema işliyoruz, kendini ve ötekileri daha iyi anlamak, hayatı anlamlandırmak üzerine değişik, keyifli bir ders. Bir yiyecek ve içecek duayeni Osman Serim, Evde Ağırlama Sanatı anlatıyor, neler neler öğreniyoruz, bir yandan ‘Aaaa bu öylemiymiş’ deyip hayret ediyoruz, bir yandan kahkahalarla gülüyoruz. Ve daha bir dolu sürpriz Aralık programı da hazır, katılımcılarımızla paylaşmak için sabırsızlanıyoruz. www.latelieres.com latelieres@latelieres.com
Hande Kazanova
Anneler yıldız haritasına göre yeniden keşfediyor
Ünlü astrolog Hande Kazanova da L’Atelier’de ders veriyor.
Son kitabınızın ismi Yıldızınız Barışsın kulağa hoş geliyor biraz anlatır mısın?
Hepimiz çocuklarımızı da kendimiz gibi görürüz. Bizden çıkan bir parçanın bizimle uyumlu olduğu kanaati her zaman ön plandadır. Peki ya çocuğumuzla karakterlerimiz birbirinden farklıysa ve farklı dilden konuşuyorsak, bir türlü ona ulaşamıyor ve yeteri kadar destek olamıyorsak? Niye bazı ebeveynler arkadaş gibi, niye bazıları uzak ve iletişim kurmakta zorlanıyorlar? gibi sorular kafamı kurcalamaya başladı. Sonradan çalışmalarımda gördüm ki, aslında her çocuk kendi mevsimsel karakter özellikleriyle dünyaya geliyor ve bu özellikleri daha doğduğu an itibarıyla sergilemeye başlıyor, biz aslında bunun farkına varamıyoruz.
Çocuklarımızın yıldız haritalarına göre nasıl davranış sergilerimiz gerek?
Onların daha doğdukları gün itibarıyla başka bir dünyaları olduklarını kabul etmemiz lazım. Örnek verecek olursak, biz hızlı ve atik biriysek çocuğumuz tam tersi bir şekilde ağır veya yavaş olabilir. Onu bu farklılıklardan dolayı itip kakarsak, çekiştirir durursak çocuğumuzun gelişimini ve psikolojisini çok erken yaşlarda bozmuş oluruz. Her bir burcun kişilik özellikleri var, bu özelliklere göre davranmak gerek.
Atölyede en çok sorulan sorular neler?
Genelde çocuklarını anlamaya ve keşfetmeye yönelik sorular soruyorlar.
Tabii en keyiflisi çocukların haritalarıyla kendi haritalarının karşılaştırmaları, o zaman büyük bir aydınlanma yaşayıp, artık çocuklarına eskisi gibi kızmıyorlar.




