'Deniz, güneş, kum, bir de dişime dolgu'
Turistlerin Türkiye'yi gelmesinin tek nedeni, nefis koylarımız değil artık. Dünyanın dört yanından insanlar diş tedavisinden göz çizdirmeye kadar türlü sağlık hizmeti için akın ediyorlar. Hem kendi ülkelerinden daha ucuza tedavi oluyor hem de tatil yapıyorlar
Fazla değil, bundan birkaç yıl önce İstanbul'a, Singapur'dan Almanya'ya kadar dünyanın pek çok bölgesinden sağlık amaçlı turlar düzenleneceği ve bu nedenle akın akın turist geleceği söylense kimse inanmazdı. Bugün Türkiye, diş ve göz tedavisinden saç ekimine, estetik operasyonlara kadar Avrupalının göz bebeği olan bir ülke haline geldi. Yurt dışında, özellikle diş ve göz bakımının sigorta kapsamından çıkarılması ve ücretlerin yüksek olması nedeniyle Avrupa, bu konudaki potansiyelini Türkiye'ye yöneltti. Bu da sağlık turizmi konusunda Türkiye'de pek çok kuruluşa yeni bir gelir kaynağı yarattı.
Artık Avrupalılar Türk doktorlara daha çok güveniyor olmalı ki örneğin Almanlar saç ektirmeye, İngilizler göğüs estetiği yaptırmaya geliyor. Üstelik hastanelerle anlaşmalı tur acentelerinin düzenlediği paket programlar sayesinde hem tedavi oluyor hem de tatil yapıyorlar. Ülkemize bu şekilde her yıl yaklaşık 200 bin turist geliyor. Türkiye'de kalma süreleri tedavi çeşidine göre değişiyor.
ÖNCE RÖNTGENİ SONRA KENDİ GELİYOR
Özellikle dişlerini yaptırmak için ülkemize gelen turist sayısı hayli fazla. Bunun için öncelikle
ülkelerinde herhangi bir yerde panoramik röntgen çektirip bunu e-mail veya kargo ile Türkiye'ye ulaştırıyorlar. Röntgenleri incelenip yapılacak tedavileri tespit ediliyor ve tedavinin maliyeti karşı tarafa bildiriliyor. Onay alındıktan ve gerekli değerlendirmeler yapıldıktan sonra, dolgu, diş çekimi gibi az maliyetli ve kolay uygulanan tedavilerini bulundukları ülkede yaptırarak Türkiye'de uygulanacak diş tedavi sürelerini kısaltabiliyorlar. Bu durumda bile hangi tedavi uygulanırsa uygulansın tedavi süresi en fazla bir hafta sürüyor. Hafta başı Türkiye'ye gelen turistler hafta sonu ülkelerine dönebiliyor.
Çok tercih edilen bir diğer tedavi yöntemi ise lazerle göz tedavisi. Dünya Göz Hastanesi'nde her ay ortalama 500 yabana hastanın göz ameliyatı gerçekleştiriliyor. Talep o kadar fazla ki internet sitesi üzerinden de online rezervasyon yapılıyor. Sunulan paket programlara muayene, tetkik ve ameliyat masraflarının yanı sıra 4-5 yıldızlı otellerde konaklama, havaalanından karşılama ve şehir turları da dahil ediliyor.
Sağlık turizmi hizmeti veren kuruluşlardan biri olan Medi-Care'in kurucularından saç nakli uzmanı, estetik ve plastik cerrah Doktor Nebil Bozdoğan, en çok başvurunun yaz aylarında geldiğini söylüyor ve şöyle devam ediyor: "Bize yurtdışından başvuran hastalar çoğunlukla sağlık sigortalarının ödemediği tedavileri yaptırmak için geliyor Tur acentalanyla işbirliği içinde çalışıyoruz. Anlaşmalı olduğumuz acentalar, tedavi amaçlı seyahat etmek isteyenler için paket programlar düzenliyorlar. Yani hastalarımız genelde grup halinde geliyor. Bireysel başvurular olduğu zaman gerekli ayarlamaları biz yapıyoruz. Ağırlıklı olarak Almanya, Hollanda, Belçika gibi Avrupa ülkelerinden geliyorlar ama Singapur'dan gelen hasta gruplarımız bile oldu."
WEBCAM'LA İNCELENİYOR
Turistler Türkiye'yi saç ekimi, estetik, göğüs ameliyatı, karın gerdirme, göğüs estetiği gibi operasyonlar için de tercih ediyorlar. Nebil Bozdoğan, bu işleyişi şöyle anlatıyor: "Örneğin burun estetiği yaptırmak isteyen bir hasta ile internet üzerinden kameralı sistemle görüşme yapıyoruz. Bize burnunun şu anki durumunu gösteriyor, biz de ona nasıl bir operasyon uygulayacağımızı anlatıyoruz. Burada kalınacak sürecin hastanın tatil yapmasına imkan verecek koşullarda gelişebilmesi ve zaman aşımı olmaması için bir ön hazırlık yapıyoruz. Fiyatlar genellikle Avrupa ülkelerinden daha hesaplı."
AVRUPA'DA KAÇA, TÜRKİYE'DE KAÇA?
Fiyatlar arasındaki farkı anlatmak açısından bir örnek vermek gerekirse, Avrupa'da bir porselen-seramik dişin maliyeti 750 euro civarındayken bu fiyat Türkiye'de 100 euro'ya kadar düşebiliyor.
Bunun bir turiste tatili boyunca getireceği kâr ise kimi zaman tedavinin türüne göre ciddi rakamlara dönüşüyor. Örneğin Avrupa'da dokuzlu porselen-seramik köprü maliyeti 6300 euro civarında, aynı hasta Türkiye'de aynı tedaviyi uçak ve otel masraflarıyla birlikte 2500 euro'ya mâl edebiliyor. Bu da neredeyse 4000 euro'luk bir kazanç demek.
DİNİ VE DUYGUSAL NEDENLE GELEN DE VAR
Türkiye'nin tercih edilmesinin tek nedeni ucuz fiyatlar değil. Kendi ülkelerindeki tedavilerden tatmin olmayan ülkelerin vatandaşları daha iyi bir tedavi uygulanacağını düşündükleri için de Türkiye'ye geliyor. Ayrıca Avrupa'da yaşayan Türkler de sağlık turizminde önemli yer tutuyor. Kendilerini kendi dinlerinden doktorlara emanet etmek isteyen müslümanlar da bu kategoride yer alıyor. Avrupa'da yaşayan Türkler ise genellikle dil sorunları veya ikinci sınıf vatandaş muamelesi gördükleri için Türkiye'yi tercih ediyor. Yanlış tedaviler nedeniyle gelenlerin oranı da hayli yüksek. Örneğin Almanya'da doktor hataları çok fazla. Doktor Nebil Özdoğan bu konuda şöyle bir örnek veriyor: "Bize yakın zamanda gelen hastalarımızdan biri Almanya'da yüzündeki doğum lekesini tedavi ettirmek istemiş, tedavide epilasyon lazeri kullanılmış, yani hastanın durumuyla tamamen ilgisiz bir tedavi yöntemi... Biz bu hastayı normal lazer tedavisiyle iyileştirdik."




