Gazete Vatan Logo
ArşivCanım Türkiyem

Canım Türkiyem

Canım Türkiyem

.

Haberin Devamı

Ivana"nın işareti

Kartalkaya’da tatil yaparken kameralara çetnik işareti yaparken yakalanan eski televizyon yıldızı Ivana Sert, ‘’Tepki aldığım için çok üzüldüm. Dağda doğa ile baş başa özgür olduğum için o hareketi yaptım. Ben Türk ve Müslüman’ım’’ şeklinde bir açıklamada bulunmuş. Sırp milliyetçiliğinin ve Bosna Savaşı sırasındaki paramiliter grupların sembolü olan işareti keşke yapmasaydı Ivana Hanım. Dağda doğayla baş başa kendini özgür hissetmek ayrı, çetnik işareti yapmak ayrı. İkisi arasındaki bağlantıyı kurmak zaten mümkün değil. Ivana, nereden nereye geldi dedirtecek kadar akıllı bir kadın. Böyle gereksiz polemiklere girip kendini kamuoyuna antipatik göstermek istemez. O işareti kötü niyetle yapmadığından kuşkum yok. Ama bizde bu gibi şeylere fazlasıyla önem veriliyor. Meltem Cumbul’un Altın Küre Ödüllerinde son derece masumca yaptığı zafer anlamına gelen ‘V’ işaretini nerelere kadar çektiklerine hepimiz tanık olduk. Meltem’in Hollywood gecesinde canlı yayında sahneye çıkan ilk Türk oyuncusu olmasından çok yaptığı işaret konuşuldu. Meltem Cumbul sonuçta yıllardır tanıdığımız ve sevdiğimiz ve biri. Ivana Sert, ise Belgrad Sırbistan doğumlu eski bir manken. Ivana artık poz verirken yanlış anlaşılacak işaretler yapacak durumda değil. Aslında bir yandan iyi ki de o işareti yapmış diye düşünüyorum. Yoksa kendisinin Türk ve Müslüman olduğunu öğrenemeyecektik.

Liam"ı nasıl hatırlarsınız?

İrlandalı aktör Liam Neeson’u nasıl hatırlarsınız? ‘Yıldız Savaşları’ filmindeki Jedi ustası Qui-Gon Jinn rolüyle mi? 2005 yılındaki ‘Batman Başlıyor’ filmindeki Henry Ducard rolüyle mi? 2010 yapımı ‘A Takımı’nda ekibin kaptanını canlandırdığı Hannibal rolüyle mi? Geçen yıl dünya çapında 475 milyon dolar gişe hasılatı yaparak rekor kıran "Clash of the Titan’s" filmindeki Zeus rolüyle mi? Oskar Schindler’i canlandırdığı 1993 yapımı ‘Schindler’in Listesi’ filminde gösterdiği başarılı performans sonucu ‘En İyi Erkek Oyuncu’ Oscar’ına aday olmasıyla mı? Bu yılın başında katolikliği bırakıp İslam dinine geçeceğine dair çıkan dedikodularla mı? Yoksa birkaç hafta önce ziyaret ettiği İstanbul sokaklarında Asmalımescit’te bir restoran çıkışı çişini yaparken yakalandığı paparazilerden kaçmak isterken pantalonunu ıslatmasıyla mı? Adamın iki elle sayılmayacak kadar çok sayısız başarıları var. Beyazperde de canlandırdığı nice unutulmaz kahramanlar var. Ama nedense Liam Neeson ismini duyduğumda gözümün önüne artık sadece üstüne işediği pantalonu ve fotoğrafı çekildiğindeki kameraya çaresiz bakışları geliyor. Birini nasıl hatırlarsınız diye sorulduğunda kim olursa olsun o kişinin en büyük başarılarından çok hayatında düştüğü en zor durumdaki anların akla gelmesi insanlık adına ne kadar acı. Vay koca Liam vay! Bu hallere de mi düşecektin?

Oda kavgası

Ekranın sabah şekerlerinden Ece Erken, Gülben Ergen’e oda meselesi yüzünden ateş püskürmüş. Ece Erken, "Gülben Ergen’i sevmiyorum artık, insanın kalbi güzel olsun" türünden tweetler atmış. Herşey Ece Hanım’ın bir saatliğine Gülben Ergen’in bir televizyon stüdyosundaki odasını kullanmak zorunda kalmasıyla başlamış. Zorunda diyorum çünkü Ece Hanım kendi odasını bir reklam çekimi için Muhteşem Yüzyıl ekibine vermiş. Gülben Hanım’ın ‘’Odamı Ece Erken’in kullanmasını istemiyorum’’ diye ekibine talimat verdiğini duyması Ece Hanım’ı çıldırmasına neden olmuş. Gülben Hanım ise bu kez kendini tutmuş ve "İsmim bedava, sabrım da öyle, kullansınlar bakalım" diyerek olayı geçiştirmiş. Biri kendisine ait olan bir odanın boş olduğunda bile başkası tarafından kullanılmasını istemiyorsa ona saygı göstereceksin. Git kendine başka bir oda bul. Ece Hanım’ın Gülben Hanım’ın odasını kullanamaması Gülben Hanım’ı benim gözümde kötü kalpli ve sahte yapmıyor. Kimse kusura bakmasın. Gülben Ergen’i, Ece Erken’e odasını vermedi diye sevmeyecek değiliz. Rahmetli Başbakan Menderes döneminde Yassıada mahkemeleri sırasında ‘köpek davası’, ‘bebek davası’, ‘değirmen davası’, ‘Barbara davası’ gibi saçma sapan siyasi davalar vardı. Bu da televizyon yıldızları arasında ve en az onlar kadar saçma ve gereksiz ‘oda davası’ işte.