Gazete Vatan Logo
ArşivBeşiktaş'tan bisikletle taaa Rumelifeneri'ne

Beşiktaş'tan bisikletle taaa Rumelifeneri'ne

Beşiktaş'tan bisikletle taaa Rumelifeneri'ne

Bıkmadınız mı hergün saatlerce trafikte sıkışıp kalmaktan... Bahar geldi hava pırıl pırıl, şimdi bisiklete binmenin tam zamanı. Var mısınız tertemiz havada Boğaz'dan geçerek en az 22 kilometrelik bir bisiklet turuna

Haberin Devamı

Kentlerde yaşayan insanların birçoğu, haftanın beş ya da altı günü işine araçlarıyla veya toplu taşımayla ulaşıyor. Bu işlem gün içinde ortalama iki saate mal oluyor. Haftada ise on-onbeş saat, hatta kimileri için yirmi dört saat trafikte oturarak geçiyor. Ayrıca insanlar hafta sonları bile arabalarından ayrılamıyor ve cumartesi-pazar günleri trafik daha da yoğun oluyor. Bunun yanında az da olsa bisiklete binen insanları görmek mümkün. İşte bisiklet tutkunları için Hüseyin Ürkmez'in The Gate dergisi için hazırladığı İstanbul'un bisiklet rotası ve yapılması gerekenler.

İlk rota Beşiktaş-Sarıyer
Hafta sonu bisiklet kullanmak isteyen birkaç arkadaşımı sabah trafik başlamadan önce bisikletle günü birlik bir tura davet ediyorum. Ve pazar sabahı 4 kişi Beşiktaş'ta buluşuyoruz. Her birimizin kendi bisikleti olduğundan, herkes yanına ne alacağını biliyor, örneğin tamir seti, su v.s... Günü birlik bisiklet gezilerinde yanınıza fazla malzeme almanıza gerek yok. Eğer çok kalabalık gitmeyi düşünüyorsanız, bir lastik patlağının onarımının yaklaşık yirmi dakika sürdüğünü, vites ayarının yaklaşık 10 dakikaya mal olduğunu hesaba katmak gerekir. Bu da zamanınızı çalar. Yola çıkmadan önce bisikletinizi bir servise baktırmanızda ya da kendinizce kontrol etmenizde yarar var. Tek probleminiz lastik patlaması olsun. Bunun aksini düşünecek olursak, çok keyifli ve endişesiz, kaygısız bir yol alabileceğinizden emin olabilirsiniz. Beşiktaş'tan Sarıyer'e kadar herhangi bir semtte kahvaltınızı yapabilirsiniz. Örneğin Bebek, Emirgan, İstinye, Yeniköy gibi semtlerde yapılan hafif bir kahvaltı ağırlık yapmayacaktır. Şimdi gelelim ne giyeceğinize. Yaz başı olduğu için tayt ya da şort giyilebilir. Ayrıca üstünüze ince bir şeyler almayı da ihmal etmeyin çünkü zaman ilerledikçe vücut sıcaktan ve terden rahatsız olabilir. Ve tabii yanınıza bolca su almayı da unutmayın.

Sarıyer'den Rumelifeneri'ne
Biz ilk çay molamızı İstinye'de yat limanının yanında bir kafede hafif bir kahvaltı ile yapıyoruz. Seyahatin ilk saatlerinde temponuzu arttırmanızı tavsiye etmem. Vücudunuz yeterince ısınmadan temponun artması, bacaklarınızda laktik asitlerin yoğunlaşmasına neden olur ve bunun en belirgin özelliği daha sonra ortaya çıkacak olan aşırı yorgunluktur. Beşiktaş'tan başlayan yolculuğa küçük bir molayı da su ve yeni çıkan enerji içeceklerinden almak için 22 kilometre uzaktaki Sanyer'de veriyoruz. Pazar sabahları erken saatlerde trafiğin az olması, sürüşün zevkli hale gelmesine neden oluyor, bisikletiniz kalın tekerlekli dağ bisikleti olsa bile. Yarış ya da şehir bisikleti ile böyle bir seyahati planlamayı düşünenlere, mazgal, kasis v.s. gibi engellere dikkat etmelerini öneririz, aksi takdirde ya jantınız bozulur ya da lastiğiniz patlar. Rotamız Sarıyer'den Rumelikavağı ve arka yoldaki güzel bir vadiden geçerek beş kilometre ilerideki Kilyos kavşağı. Rumelikavağı'm geçer geçmez kuş sesleri ve çiçek açmış ağaçlar kentten uzaklaştığınızı hissettirecektir. Yokuşun başında küçük bir kafe, mola için sizi bekliyor. Bir kilometre sonra Koç Üniversitesi'ne 200 metre kala orman deposundan sola giriş yapıp, ormanın içine dalıyoruz. Görevlilere parkurumuz hakkında bilgi vermek zorundayız. Her şey ormanın güvenliği için. Uzakta solumuzda Demirciköy, sağımızda Koç Üniversitesi, karşımızda Karadeniz. Ve artık dönüş yolundayız... En keyiflisi de yokuşların sonunda Boğaz manzarasına karşı İstanbul'a yaklaşmak.