
National Geographic Dergisi, Amerika’nın yeni etnik kökenlerini fotoğrafladı
60’lı yıllara kadar yalnızca “beyaz” ya da “siyahi” olarak ayrılan Amerika’da etnik kökenler artık “çift ırklı” olarak tanımlanıyor. Bu yeni Amerikalılar’dan bazıları; “Blackanese” (Siyahi Çinli), Filatino (Filipinli Latin), Kongertinian (Koreli Arjantinli), “Blaxian” (Siyahi Meksikalı).
Alman bilim adamı Johann Friederich, 18’inci Yüzyıl’da beyaz, siyah, sarı, kızıl ve esmer ten renkleri ile dünya üzerindeki ırkları beşe ayırmıştı. Çokuluslu oluşuyla gurur duyan Amerika’da ise “ırk” artık sadece “beyaz” ya da “siyah”tan oluşmuyor. Yeni Amerikalılar kendilerinin etnik kökenlerini artık “çift ırklı” olarak tanımlıyor. Ortaya çıkan “yeni Amerikalılar” portresi ise National Geographic Dergisi’nin Kasım sayısına haber oldu. Yeni Amerikalıların kendilerini tanımladıkları kimlikleri ve genetik olarak bağlı bulundukları ırklar bilindiklerden çok daha farklı, hatta insanların kendilerini ait hissettikleri kimlik ile ırkları arasındaki farkı görerek hayret ediyorsunuz!

ARTIK SADECE İKİ IRK YOK!
Amerika’nın yükselen yeni ırkları “Blackanese” (Siyahi Çinli), “Juskimo” (Yahudi Eskimo), Filatino (Filipinli ve Latin), Korgentinian (Koreli Arjantinli), Chicanese (Şilili Çinli) olarak dikkat çekiyor. 1960’lı yıllarda Amerikalılar’ın yüzde 99’ü, kendilerini “beyaz” ve “siyahi” olarak tanımlıyorken, 2000 yılında 6,8 milyon kişi kimliklerini ilk kez bu iki ırkın dışında olarak tanımlamış. 2013’e geldiğimizde ise kendini bu tanımın dışında görenlerin payı yüzde 33 artarak, 10 milyon kişiye ulaşmış durumda. Yakın geçmişe kadar ülkenin 17 eyaletinde karma evlilikler kanunen yasaktı. Beyazların beyazlarla, siyahilerin siyahilerle evlenmesi zorunluydu. Bugün ise durum çok farklı. Amerikan vatandaşı bir Eskimo, Yahudi bir Meksikalı ile evleniyor. Ya da bir Avrupa kökenli biri Çinli biriyle evleniyor. Bu çokuluslu evliliklerden doğan çocuklar da işe yeni Amerikalılar’ı oluşturuyorlar.

26 yaşındaki Celesta Seda’da bu yeni Amerikalılar’dan biri. Seda kendini Dominikli, Arjantinli ve Koreli olarak tanımlıyor. Çocukluğu Long Island’ta Dominikli bir ailenin yanında geçmiş, Afro-Amerikan bir kızkardeşi var ve Seda bu durumu büyük şans olarak görüyor. “Amerikan pasaportu taşımak benim için üst kimlik ve aslında bir detay; ama, benim için yaşadığım ve köklerimin birleşimi daha önemli. Ben hem Dominikli hem de Koreliyim. Bu kültürlerle büyümek büyük şans.” diyor. Amerika’da beyazlar hala gücü elinde bulunduruyor. Bugün Amerikalı beyazların diğer ırklardan iki kat daha fazla geliri olduğu, altı kat daha fazla refaha sahip oldukları ve daha rahat iş buldukları vatandaşlık dairesinin istatistiklerine yansıyor. Fakat dikkat çeken bir tahmin ise, 2060 yılında Amerikalı beyazların çoğunluk olmayacağı...




