Kim ne dedi?
.
Şivan tepkilerin odağında
Şivan Perwer’e yönelik tehditler hükümet üyeleriyle Almanya’da görüşmesiyle başlamıştı. Perwer, bir fuarda KültürBakanı Ertuğrul Günay’la bir araya geldi. Perwer sonrasında yine Almanya’ya giden Bülent Arınç’ı ziyaret etti. Bu görüşmede Arınç, Perwer’e TRT Şeş’te böyle bir konserin olup olmayacağını sormuştu. Arınç, Perwer’in bundan onur duyacağını söylediğini açıklamıştı. Bütün bu gelişmelerin ardından PKK’ya yakın sitelerde bir itibarsızlaştırma kampanyası ve ölüm tehditleri gelmeye başlamıştı.
‘Ne devletin ne Öcalan’ın Kürdüyüz’
Tehditlere tepki gösteren Mehmet Metiner, “Demokratik açılıma destek verdiğim ve PKK siyasetinin Kürtlere zarar verdiğini söylediğim için hedef oldum. Biz kimsenin Kürdü değiliz. Ne devletin ne Öcalan’ın Kürdü değiliz. Vız gelir tırıs gider” demişti.
‘Şiddete karşı tavrımı sürdüreceğim’
Taraf Gazetesi yazarı Orhan Miroğlu ise aldığı tehditlere karşı şöyle konuşmuştu: “PKK’nın silahlı mücadele üzerinden tahayyül ettiği dünyanın sonuna gelindi. Şiddete karşı bir tavır olarak, şiddetin geçerli bir yol olmadığını görmek bakımından benim ortaya koyduğum tavır önemlidir ve bu tavrımı sürdüreceğim.”
Demirtaş ve Kışanak farklı konuştu
BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, meclisteki grup konuşmasında tehdit edilen Kürt aydınlarına sahip çıkarak, şunları söylemişti: “Kürt aydınlarına sanatçılarına yönelik tehdidin karşısında olmak durumundayız. Yaşamlarına yönelik tehditleri kendimize yapılmış görürüz. Ancak DTP milletvekili Gültan Kışanak ise Deşöyle konuşmuştu:
“Hiçbir insanın bu siyasete alet olmaması gerekir. Bir yerden somut net tehdit vakası yaşanmadı. Düşüncelerini beğenmeyip eleştirildiğinde tehdit olarak algılanmamalı. O zaman başbakan her gün bizi on kez tehdit ediyor.”










