Nasıl çıkılacak bu işin içinden?

25 Ekim 2017

Manchester UnitedMaliyeti: 592,75 Milyon EuroManchester Utd. şu ana kadar 14 maç oynadı ve oyun başına ortalama 2,29 puan kazandı.24 farklı oyuncu görev aldı.Axel Tuanzebe ise iki kez kadroda yer aldı ama oyuna dahil olmadı. Ibrahimoviç ve Rojo sakatlığından dolayı kadroda hiç yer almadı.Ligde ikinci sırada. 9 maçta 6 galibiyet 2 beraberlik, 1 mağlubiyet.Manchester CityMaliyeti: 629,50 Milyon EuroManchester City şu ana kadar 13 maç oynadı ve oyun başına ortalama 2,85 puan kazandı.20 farklı oyuncu görev aldı.Tosin Adarabioyo bir kez, Oleksandr Zinchenko iki kez, Brahim Díaz dört kez ve Phil Foden bir kez kadroda yer aldı ama oyuna dahil olmadı.Ligde lider, 9 maçta 8 galibiyet, 1 beraberlik.PSGMaliyeti: 648,40 Milyon EuroParis SG şu ana kadar 14 maç oynadı ve oyun başına ortalama 2,71 puan kazandı.22 farklı oyuncu görev aldı.Kevin Trapp 14 kez, Alec Georgen, Antoine Bernede ve Jesé birer kez kadroda yer aldı ama oyuna dahil olmadı. Üçüncü kaleci Rémy Descamps ve adı Fenerbahçe ile anılan ve yıldızı teknik heyetle hiç barışmayan Hatem Ben Arfa kadroda hiç yer almdı.Ligde lider. 10 maçta 8 galibiyet 2 beraberlik.BARCELONAMaliyeti: 706,50 Milyon EuroBarcelona şu ana kadar 14 maç oynadı ve oyun başına ortalama 2,43 puan kazandı.20 farklı oyuncu görev aldı.Jasper Cillessen 14 kez, Thomas Vermaelen ve Arda Turan birer kez kadroda yer aldı ama oyuna dahil olmadı. Rafinha ise sakatlığından dolayı kadroya hiç giremedi.Ligde lider. 9 maçta 8 galibiyet, 1 beraberlik.BEŞİKTAŞMaliyeti: 114,10 Milyon EuroBeşiktaş şu ana kadar 13 maç oynadı ve oyun başına ortalama 1,85 puan kazandı.20 farklı oyuncu görev aldı.Tolga Zengin 13 kez, Orkun Çınar 9 kez, Fatih Aksoy 8 kez, Utku Yuvakuran 5 kez, Sedat Sahintürk 2 kez kadroda yer aldı ama oyuna dahil olmadı. Kadro dışı bırakılan Denys Boyko, Aras Özbiliz, sakatlığı devam eden Gökhan Töre, Veli Kavlak ve Atınç Nukan kadroya hiç giremedi.Ligde yedinci sırada. 9 maçta 4 galibiyet, 3 beraberlik, 2 mağlubiyet.(Veriler: transfermarkt) Yukarıda UEFA Şampiyonlar Ligi’nde üçte üç yapan beş takımın maliyeti, kadro analizi ve liglerindeki son durumu hakkında kısa kısa bilgiler var.Beşiktaş ligde en kötü giden takım olarak yer alırken, Manchester United Premier Lig’de ikinci sırada, diğerleri ise liglerinde zirvede yer alıyor. Manchester City ile Manchester United arasındaki puan farkı ise 5. Beşiktaş ile lider Galatasaray arasında 8 puan fark var. Yani siyah beyazlılar, Manchester United’a nazaran zirvenin 3 puan daha gerisinde yer alıyor.Halihazırda tabloya göre Beşiktaş üç günde bir maç trafiğiyle ligde yara aldığı görünüyor.Son 4 maçta iki puan alan siyah beyazlı kulüpteki sıkıntı nedir?Talisca’nın ligdeki performansı düşük olması, takımı on kişi bırakıyor. Yıldız oyuncu pas trafiğini yavaşlatıyor, topları eziyor, kaybettiği toplar geride tehlikeli pozisyona oluyor.Yeni transferler takıma ayak uyduramadı. Özellikle Medel ve Lens’in takıma katkısı yok.Bu sezon Oğuzhan’ın inişli çıkışlı grafiği sebebiyle Atiba’nın yanına sürekli tercih değişikliğine gidilmesi. Medel, Necip ve Tolgay gibi…Fenerbahçe maçında görülen kırmızı kartların Trabzonspor maçında etkisini göstermesi.Şenol Güneş’in Tamer Tuna gibi iyi bir yardımcıdan bu sezon yoksun kalması.Şampiyonlar Ligi’ne çok iyi konsantre olan futbolcuların aynı konsantreyi lige verememesi.Çözüm süreciBeşiktaş bu zorlu süreci ancak ligde galibiyet serisiyle aşabilir. Bu durum futbolcuların Şampiyonlar Ligi kadar lige konsantre olmasını sağlar. O açıdan arka arkaya oynanacak Alanya ve Göztepe deplasmanları Beşiktaş adına en kritik maçlar olacak.Göztepe- Alanyaspor maçını çıplak gözle izledim. İleride çok etkili olan iki kulübün diğer ortak özelliği ise savunmada çok zayıf olması. 9 haftada Göztepe 15, Alanya ise 20 gol gördü kalesinde. Beşiktaş’ın rakip üzerinde kuracağı baskılı oyun hem Alanya’yı hem de Göztepe’yi geçmeye yeter.Negredo sorunuBeşiktaş’ta kadro rotasyonu olabilir. Performansı düşük olan Talisca yerine mesela Negredo denenebilir. Negredo istekli ve çok arzulu. Çok daha fazla zaman bulursa 13 maçta 2 asistin yanına artık gollerini de eklemeye başlar.Negredo Şampiyonlar Ligi'nde 3 maçta 28, Süper Kupa'da 29, Süper Lig'de 9 maçta 271 dakika, toplamda ise 328 dakika sahne aldı. Bu oran ortalama maç başına 25 dakika demek.Negredo'nun oynadığı süreyi 90 dakikaya oransal olarak hesaplarsak 3 buçuk maç eder. 3 kez 11'de başlayan yıldız oyuncu, en uzun 71 dakika oyunda kaldı.Negredo'nun en büyük handikapı Cenk Tosun’un çok formda olması. Ayrıca yıldız oyuncu, Gomez ve Aboubakar kadar da süre bulamıyor. Negredo'ya oyunda daha çok süre verilmesi sorunu giderecek gözüye bakıyorum.

Devamını Oku

En derinden Lyon analizi

12 Nisan 2017

Beşiktaş’ın UEFA Avrupa Ligi çeyrek finaldeki rakibi Olympique Lyon’un futbolu, takımın teknik direktörü Bruno Genesio’nun karakterinin bir yansıması. Hani bizde bir tabi vardır, ‘Kazanamıyorsan, kaybetme’ diye. Fakat Genesio’nun felsefesinde bu kesinlikle yok. Ya kazanacaksın ya kazanacaksın, başka yolu yok. Bu felsefede istekli arzulu ve hızlı başlayan rakibe nefes aldırmayan Lyon ilk yarım saatin ardından kademe kademe oyundan düşmeye başlıyor. Genç dinamik bir kadrosu olan Lyon, savunmada hataya da çabuk düşüyor. Gol yedikten sonra toparlanması biraz zaman alıyor.Lyon’un en tehlikeli ayağaı Lacazette. Bu sezon 38 maçta 30 gol ve 4 asisti var. Corentin Tolisso 40 maçta 13 gol ve 6 asist, Nabil Fekir 41 maçta 11 gol ve 11 asist, Valbuena 34 maçta 8 gol 7 asist, Maxwel Cornet ise 42 maçta 8 gol 3 asisti bulunuyor.4-3-3 sistemiyle sahada olan Lyonlu futbolcular, kaleyi görünce taktik maktik yok bam bam bam şut çekiyor. Savunmanın önünde Atiba- Oğuzhan ve stoper mevkiinde Mitrovic- Marcelo ikilisine çok iş düşüyor. Trabzonspor’da uzaktan yenilen goller düşündürücü. Kesinlikle izin verilmemeli. Fabri’nin de her an kaleye şut gelecekmiş gibi hazır olması gerekiyor.Onlarda Depay bizde Q7 yokDepay’ın yokluğu Beşiktaş için avantaj. Oyundan düştüğü anlarda takımı toparlayan yıldız futbolcu bu sezon Avrupa Ligi’nde daha önce Manchester United forması giydiği için kurallar gereği kadroda yer alamıyor. Depay’ın yokluğu Beşiktaş için nasıl avantaj ise sakatlık yaşayan Quaresma’nın yokluğu da Lyon için bir avantaj sayılabilir. Çünkü hem Depay hem Quaresma takımları için çilingir gibi.Üst düzey maçlarda suskunlarLyon da Beşiktaş gibi Şampiyonlar Ligi’nden Avrupa Ligi’ne geldi. Tarafsız gözle baktığınız zaman aynı gün ve aynı saatte oynanan UEFA Avrupa Ligi çeyrek final maçları arasında en ilgi çekici ve sonucu en çok merak edilen maç Lyon- Beşiktaş maçı. İki takım da ofansif futbolu seviyor. Fakat Lyon’un kendisinden daha kaliteli takımlara karşı tutuk kaldığını gözlemliyoruz. Fransız ekip Şampiyonlar Ligi’nde 6 maçta 5 gol atabilmiş. Kalesinde ise 3 gol görmüş. Kendisinden daha zayıf bir rakip olan Dinamo Zagreb’e iki maçta 4 gol atarken, gruptaki diğer rakipleri Sevilla ve Juventus karşısında 4 maçta sadece 1 kez gol sevinci yaşadı. Lyon o golü de Şampiyonlar Ligi çeyrek final ilk maçında Barcelona’yı 3-0’lık skorla deviren Juventus’a deplasmanda kaydetti.Lyon kendi liginde 54 puanla 4. Sırada yer alıyor. Ne şampiyonluk şansı kaldı ne de Şampiyonlar Ligi. Son maçında Lorient’e evinde 4-1 mağlup oldu. Lyon ilk 3 sırada yani kendisinin önünde yer alan takımlarla yaptıkları maçları inceleyelim. PSG’ye karşı hem içeride hem dışarıda aynı skorla, 2-1 kaybetti. Lyon, her iki maça da hızlı başladı sonunu getiremedi. Sezonun flaş ekibi Balotelli’li Nice karşısında da Lyon, oyundan düştüğü anlarda yediği gollerle 2-0 mağlup oldu. Goller 76 ve 80’de geldi. Monaco deplasmanında ise rakibi 10 kişi kaldı ve sahadan 3-1 galibiyetle ayrıldı. Monaco ve Nice ile ligde ikinci maçlarını henüz yapmayan Lyon, üstüne konuştuğumuz takımlar karşısında 4 maçta 5 gol sevinci yaşarken 7 kez de topu kendi ağlarında gördü.Özetle Lyon dişine göre rakiplerde hızlı başlıyor, hızlı başlarken kontrolü elinden kaybetmemeye çalışıyor ama sürekli golü düşünen yapısı olduğu için savunmada cömert diyemeyeceğim kadar komik hatalar yapıyor. Lyon’a karşı tüm kontra ataklar gol pozisyonu oluyor. Lyon kendisinden kalite bakımından düşük olan rakiplerini çok daha rahat demoralize edebiliyor.Beşiktaş bu Lyon’u eler mi? Tabi ki Eler. Şanslar eşit. Hatta Beşiktaş belki bir adım daha önde. Düşünün Lyon, Şampiyonlar Ligi grup aşaması son maçında Sevilla’ya karşı 2 farklı skor üstünlüğü kurabilseydi, bugün Beşiktaş’ın rakibi son 3 yılın UEFA Avrupa Ligi şampiyonu Sevilla olabilirdi. Şimdi hangi seçenek sizce daha iyi? Bir başka pencereden de bakalım; Beşiktaş, Şampiyonlar Ligi grup aşamalarında Lyon ile eşleşseydi sizce siyah beyazlılara üçüncü torbadan çıkan Dinamo Kiev’den daha mı kötü bir kura olacaktı? Lyon ligde kötü bir sezonu geride bırakmak üzere ve tek tutunacak dalı Avrupa kaldı. Beşiktaş ise hem ligde avantajlı durumda hem de son 5 sezonda nereden nereye geldiğine baktığımızda bulunduğu konumda elenmesi üzerlerinde bir baskı meydana getirmeyecek.Sinir, stress, baskı Lyon’un üzerinde olacak. Bu baskıyı, baskı yaparak üzerlerinden atmaya çalışan Fransız ekibe deplasmanda atılacak bir gol rakibin demoralize olmasına yeter. Üst seviyede oynadığı maçlarda savunmayı daha iyi yapmak için biraz daha kontrollü oynamaya çalışıyor. Fakat savunma evlere şenlik olduğu için Lyon’da hesap hiçbir zaman çarşıya uymuyor.Cenk çok üst düzey oynamalıBeşiktaş penceresinden bakacak olursak Quaresma da Aboubakar da ciddi eksik. Çünkü kontra ataklarda etkili olabilecek iki futbolcusundan yoksun sahaya çıkacak Beşiktaş. Fransa’daki ilk maçta özellikle Babel’e çok iş düşüyor. Gökhan Gönül, önünde Babel oynadığı zaman ileriye daha çok bindirme yapıyor. Süratini de göz önünde bulundurursak Lyon’a karşı tehlikeli ikili olur. Cenk gününde olursa affetmez. Cenk gibi golcünün artık gününde olmasının dışında kötü oynarken de gol atmaya daha çok alışması lazım. İşte o zaman Beşiktaşlıların gözleri Mario Gomez’i aramaz.Güneş’in en ciddi sınavıBeşiktaş’ın bana göre en büyük silahı Şenol Güneş. Güneş’in kariyeri boyunca en üst düzey maçları Brezilya’ya karşı 2002 Dünya Kupası’nda hem grup aşamasında hem de yarı finalinde oldu. Hatırlayınız o iki maçı. O turnuvanın şampiyonu Brezilya’ya karşı dişe diş mücadele veren tek milli takım bizdik. Gerçek Ronaldo’nun belki tarihinde tek teknik vurmayarak, tabir olarak burnuyla vurduğu meşin yuvarlığa mağlup düşmüş ama maçlar final tadında olmuştu. Öyle ki Brezilya, yarı finalde Milli Takımımıza zorlandığı kadar finalde Almanya karşısında zorlanmamıştı.Güneş’in elindeki kadro geniş değil. Fakat hayalleri hayata geçirecek güç, kuvvet, hırs ve inanç var. Ligde açılan puan farkı Beşiktaş’ı Lyon maçına konsantre edebiliyor. Belki Başakşehir ile 5 değil 8 ya da daha fazla puan farkı olsaydı siyah beyazlı ekip bugün olduğundan 2 kat daha fazla konsantre olabilirdi. Taktisel anlayışın yanı sıra, psikolojik hazırlıklar da tamam. Beşiktaş’ın öncelikli amacı her zamanki gibi futbol oynamak olacak. Bu sezon Kiev deplasmanı hariç Beşiktaş hiçbir maçta 90 dakika oyun disiplininden ödün vermedi. Futbolcuların birbirine ve teknik direktöre olan güveni Beşiktaş’ın en büyük artısı.Erken final sözü aslında yanlış değil. UEFA Avrupa Ligi’nde form, güç ve kalite olarak Beşiktaş, Lyon ve ManU birer adım önde. ManU, tecrübe bakımından kupanın en büyük favorisi. Bir de üstüne Mourinho’yu eklersek en güçlüsü. Beşiktaş, Lyon’u geçerse bana göre finalin adı: Beşiktaş- ManU.

Devamını Oku

Önemli olan orta saha üstünlüğü

20 Mart 2017

3 gün önce UEFA Avrupa Ligi’nin favori takımlarından Roma ile İtalya’da karşılaşan Lyon, dün akşam da kendi liginin şampiyonluktaki en güçlü adayı Paris Saint-Germain önündeydi. Lyon’u tüm Türk futbolseverler ki özellikle Beşiktaşlılar çok yakından takip etmeye başladı.Paris’te ilk 10 dakikadaki Lyon’u tüm dünya ağzı açık izlemiştir. Çok hareketli, üretken ve üst düzey futbol zekasıyla oynanan ilk 45 dakikanın ilk bölümünü bir de golle süsledi Lyon. Golcüsü Lacazette sahneye çıktı. Gol kokusunu çok iyi alıyor.Lyon maçın kalan 80 dakikası ise kademe kademe yavaşlayan, oyun kurmakta zaman zaman zorlanan bir yapıya büründü. Paris Saint-Germain durur mu! Devre bitmeden öne geçti. Depay Lyon’un orta sahasını toparlamaya çalışsa da Lacazette’in sakatlanıp oyundan çıkmasının ardından eski üretkenliğini bulamadı. Sahadan 2-1 ayrılan Lyon için kısa kısa notlarla şunları söyleyebiliriz;- Maçlara çok istekli ve arzulu başlıyorlar. İlk yarım saat bu enerji devam ediyor. 60-70’ten sonra orta sahada diri kalan Depay Lyon’u canlı tutmaya çalışıyor.- Depay, ManU ile Avrupa Ligi maçına çıktığı için kurallar gereği Beşiktaş karşısında oynayamayacak. Özellikle 30’dan sonra Talisca, Oğuzhan ikilisine çok iş düşüyor. Orta sahanın kontrolünü rahatça ele geçirebilirler- Çok hareketli ve üretken oyun tarzına üst düzey futbol zekasını da ekliyor. İlk 20 dakikada maçı koparabilecek bir takım izlenimi veriyor.- Çok kötü bir savunma anlayışı var. Dağınık. Kimin kimi tuttuğu belli değil. Bazen adam adama mı alan savunması mı ne yapıyor bunlar diye düşündürüyor. Aboubakar’ın tam istediği tarzda bir anlayışı var Lyon savunmasının. Her an hata yapmaya gebe. Fakat Aboubakar kırmızı kart cezalısı olduğu için bu iş en çok Babel ve Cenk’in üzerine kalacak.- Lyon son zamanlarda özellikle iç saha performansıyla kupanın favorisi olarak gösterilse de bunu benimsemiş ve farkında olan bir anlayışı yok. Oyunu 90 dakikaya yayıp rakibe kendini kabul ettiremiyor.- Son 2 maçında toplam 67 dakika 10 kişi oynayan ve rakibine kaleyi kapatan Beşiktaş, oyun anlayışını ve enerjisini 90 dakikaya yayarak skor üstünlüğünü elde edebilir.- Başta göze korkutucu gelen Lyon’u her maç takip ederek kolayca çözebilirsiniz.- Hem Lyon hem Beşiktaş her iki maçta da önceliği birbirilerinin pas trafiğini kesmek olacak.İlk izlenimden çıkardığım sonuç, turu yapılacak hatalar belirler. Lyon, Beşiktaş’ın eleyemeyeceği bir takım değil.

Devamını Oku

Beşiktaş’ın stoper sıkıntısı

16 Ocak 2017

Yıl 2014. Temmuz ayı. Beşiktaş'ın 2 ay önce el sıkışıp anlaştığı Yalçın Ayhan, siyah beyazlı takım ile İngiltere'ye giderek 1 gece kalmıştı ve Londra’da bulunan Spor direktörü Önder Özen ile telefon görüşmesi yaptıktan sonra İstanbul'a dönmüştü.Siyah beyazlı Kulübün Başkan Fikret Orman, İkinci Başkan Ahmet Nur Çebi ve medya sorumlusu Metin Albayrak, o dönem Kasımpaşaspor forması giyen Yalçın Ayhan konusunda hiç bir bilgilerinin olmadığını açıklamışlardı. Bu arada futbolcularla kampta bulunan dönemin Futbol şube sorumlusu Mete Vardar "Yalçın konusunda ne benim ne de başka yönetimin haberi vardı. Zaten yönetim olarak anlaştığımız oyuncuyu KAP'a bildirdikten sonra antrenmanlara çıkartırız. Yalçın Ayhan yönetimin dışında Sportif Direktörümüz ile konuşup İngiltere'ye gelmiş. Fakat Sportif Direktörümüz Londra'da olduğu için telefonla görüştü. Özen ile aralarında ne geçti bilmiyorum. Yalçın Ayhan bu telefon görüşmesinden sonra eşyalarını alarak İstanbul'a döndü" demişti. Önder Özen de o dönemin sportif direktörüydü. Beşiktaş’ın teknik direktörü de SlavenBiliç.TARAFTAR TEPKİSİ ETKİLİ OLDUİddiaya göre; olayın perde arkasında Beşiktaş taraftarının sosyal medyada ağır eleştiriler gelmesi üzerine Yalçın Ayhan’ın transferinden vazgeçilmişti.Beşiktaş macerası yalnızca 2 gün süren Yalçın Ayhan, "Beşiktaş ile daha önceden protokol imzaladıklarını ve menajerinin de bilgisi dâhilinde Beşiktaş'tan aldığı davet üzerine kampa katıldığını belirtmişti.Yalçın Ayhan'ın menajeri Haluk Canatar ise yaşananları, "Başkan Fikret Orman, Önder Özen'i aramış ve taraftarlar inanılmaz tepkili Yalçın transferinden vazgeçin demiş” diyerek yorumlamıştı.BAŞAKŞEHİR’İN VAZGEÇİLMEZİ OLDU Yalçın Ayhan o dönem Başakşehir’e imza attı ve İstanbul ekibinin vazgeçilmezi haline geldi. Başakşehir’in bugün lige zirve yarışı içerisinde olmasında onun büyük payı var.34 yaşındaki tecrübeli oyuncu Başakşehir kariyerinde 88 maça çıktı. 8 gol atan yıldız futbolcu 5 de asist yaptı. Başakşehir kariyerinde 8 sarı kart gören yıldız futbolcu kırmızı kart hiç görmedi. Zaten Yalçın kariyeri boyunca sadece 2 kırmızı kart gördü. İkisi de Antalyaspor forması giydiği dönemdeydi.Beşiktaş’ın son 3 sezon stoperleriYalçın Ayhan, Başakşehir’in vazgeçilmez stoperi olurken Beşiktaş o bölgeye Yalçın’ın yerine kimi aldı dersiniz? Aslında “kimleri” demek daha doğru bir ifade olur.AIK Solna’dan Alexander Miloseviç, sadece 7 maçta görev aldı. 7 maçın ikisinde kırmızı kart görerek takımını bir kişi eksik bıraktı.Altyapıdan Atınç Nukan, 1 sezon sonra Leipezig’e bonservisiyle satıldı. Bu sezon aradan geçen bir sezonun ardından kiralandı ve döndü. Toplamda 29 maçta forma giyen yıldız futbolcu 1 gol attı, 9 sarı kart gördü.Getafe’denAlexis; şampiyonluk yaşanılan sezonun ikinci yarısında transfer edildi. 12 maça çıktı 1 gol attı, 3 de sarı kart gördü. Beğenilmeyen oyuncuyla yollar ayrıldı.Hannover’danMarcelo, şampiyon sezonun ikinci yarısında kadroya dahil edilen diğer bir stoperdi. Alexis’ten ziyade o beğenildi. Forma giymeye devam ediyor. 39 maçık performansında 4 gol sevinci yaşadı. 6 sarı kart gören yıldız oyuncu 1 maçta da kırmızı kart görerek takımını eksik bıraktı.Gremio’dan Rhodolfo; şampiyonluk yaşanılan sezonun başında alındı. İkinci yarının başında ise sakatlandı ve sezonu kapattı. Bu sezon ise bir türlü kadroda kendine şans bulamadı. Yollar da ayrılmak üzere. Rhodolfo, 35 karşılaşmada 2 gol attı 4 de sarı kart gördü.Sol bek olarak Gençlerbirliği’nden alınan Tosic zaman içinde devşirildi ve stoper oldu. Tosic, 44 maçta 3 asist yaptı, 8 de sarı kart gördü.Son olarak da HNK Rijeka’dan Matej Mitrovic transfer edildi. Henüz performasını görmedik, bekliyoruz.Ayrıca unutmadan Yalçın Ayhan ile görüşmeden bir sezon önce 5 yıllığına bonservisiyle alınan Franco, ikinci sezonunun ardından gönderildi.YALÇIN’IN PERFORMANSINI GEÇEMEDİLERStoper mevkiine ilaç olsun diye alınan bu futbolcular toplamda 8 gol atarak Yalçın Ayhan’ın tek başına yakaladığı performansa ancak ulaşabildiler. Yalçın 5 asist yaparken, Beşiktaş’ta asist yapan tek stoper devşirme Tosic. O da sadece 3 adet.Transfer politikasında başarısı konuşulan Fikret Orman ve ekibi için bu veriler ortaya konulduğu zaman şunu sormak istiyorum. Yalçın Ayhan’ın bonservisi elinde olan bir futbolcuydu. Beşiktaş bu transferden taraftarın tepkisi nedeniyle vazgeçti. Yalçın’ın yerine alınan futbolcuların bonservis maliyeti; 11 Milyon 600 bin Euro. Yaklaşık 45 Milyon Türk Lirası. Beşiktaş’ın transfer politikasını doğru buluyor musunuz? UEFA FFP kriterlerine uygun olsun diye ucuz kaliteli futbolcu peşinde koşarken alınan futbolcuların bu maliyeti nasıl telafi edilecek?

Devamını Oku

Cüneyt Çakır hangi takımı tutuyor?

16 Aralık 2016

UEFA Şampiyonlar Ligi finali yöneten ilk Türk hakemi ünvanını elinde bulunduran Cüneyt Çakır, Türkiye’de yönettiği maçlarda verdiği kararlarla tartışma konusu olmaya devam ediyor.En son yönettiği Antalyaspor- Fenerbahçe karşılaşmasında Moussa Sow’un rövaeşata golünü yıldız oyuncunun ayağının rakibinin yüzüne gelmesinden dolayı faul düdüğü çalarak iptal etti. Sow’un iddiası topa önceden vurduğu ve golün bu yüzden geçerli olduğu. Televizyon ve gazete yorumcuları ise adeta ikiye bölünmüş durumda. Kimisi Cüneyt Çakır’ı onaylarken kimisi de golün nizami olduğu iddiasında.Çakır ilk kez tartışılmıyor. Özellikle üç büyüklerin puan kaybettiği her maç sonrası başkan ve yöneticilerin dilinden düşmüyor.2 Mart 206 tarihli Fikret Orman’ın açıklamalarına bir bakalım:‘Derbi Cüneyt Çakır'ı istemiyoruz’“Beşiktaş'ın hakları yeniyor. Şimdi ben her gün çıkıp basın toplantısı mı yapacağım, her gün bağırıp çağıralım mı? Benim görevim Türk futbolunu bir yere götürmekten daha fazla Beşiktaş'ın haklarını korumak. İkisini dengelemeye çalışırken, bize biraz ayıp oluyor. Herkes işini iyi yapacak. Biz bir daha derbi maçlarında Cüneyt Çakır'ı görmek istemiyoruz. Cüneyt hocanın Avrupa'da yönetmiş olduğu maçlara bir bakın, bir de Türkiye'de yönettiği maçlara bakın. Türkiye'deki maçlarda Avrupa'daki gibi cesur, gördüğünü çalan bir tutum yapmıyor.”Bu açıklama Fenerbahçe’nin Beşiktaş’ı Kadıköy’de 2-0 mağlup ettiği maç sonrası yapılmış bir açıklama.O maçtan sonra Cüneyt Çakır, Beşiktaş’ın 5 maçını yönetti, 2 galibiyet alan siyah beyazlılar 3 kez de berabere kaldı. Çakır o maçtan sonra henüz Beşiktaş’ın herhangi bir derbi maçına verilmedi.Bugüne kadar Beşiktaş, Cüneyt Çakır’ın yönettiği derbi maçların sadece birinde 3 puanla ayrıldı.Gelelim 15 Aralık 2016 tarihinde Fenerbahçe’nin Türkiye Kupası maçından sonra açıklama yapan yönetici Mahmut Uslu’nun sözlerine. Uslu kupa maçından ziyade ligde oynadıkları Antalyaspor maçında verilmeyen gole isyan edip Çakır’a sitem ediyor.‘Kimse onu beğenmiyor’“Genelde maalesef Fenerbahçe'ye karşı olan tutumlarını değiştirmeleri lazım. O malum hakem, bizim maçlarda aynı şeyi yapıyor. Eğer bir tane kulüp Cüneyt Çakır'ı beğeniyorsa, ben bir daha konuşmayacağım. Ben her başkanla konuşuyorum, bir kişi memnun değil.”Dikkat çekilmesi gereken bir konu ise şu; Fenerbahçe ve Beşiktaş hatta Galatasaray Cüneyt Çakır’ın yönettiği maçlarda sahadan 3 puanla ayrılınca hakemin performansı hakkında tek kelime etmediler. Bu maçların bazılarında hakem hatası rakibin aleyhine olduğunda hiç konusunu açmadılar.Düşünün ki, bir öğrenci sınavda yüksek puan alınca ‘Ben aldım’ düşük puan alınca ‘Öğretmen verdi’ demesi gibi.Hadi bir de bilimsel yönden inceleyelim ve lig tarihimizin şampiyon olarak bitirmiş 5 büyük takımın Çakır analizine göz atalım:Fenerbahçe43 maçta:25 galibiyet11 mağlubiyet7 beraberlikFenerbahçe: 98 sarı kart 8 kırmızı kartRakip takıma: 131 sarı kart 13 kırmızı kartTrabzonspor39 maçta:20 galibiyet9 beraberlik10 mağlubiyetTrabzonspor: 107 sarı kart 2 kırmızı kartRakib takıma: 73 sarı kart 7 kırmızı kartGalatasaray38 maçta:20 galibiyet9 beraberlik9 mağlubiyetGalatasaray: 102 sarı kart 7 kırmızı kartRakip takıma: 109 sarı kart 8 kırmızı kartBeşiktaş36 maçta:17 galibiyet9 beraberlik10 mağlubiyetBeşiktaş: 88 sarı kart 7 kırmızı kartRakip takıma: 96 sarı kart 5 kırmızı kartBursaspor33 maçta:12 galibiyet7 beraberlik14 mağlubiyetBursaspor: 75 sarı kart 4 kırmızı kartRakip takıma: 94 sarı kart 4 kırmızı kartCüneyt ÇakırToplam: 449 maçEv sahibi: 205 galibiyet - % 45Deplasman: 120 galibiyet - % 27Beraberlik: 124 maç - % 28Sarı kart: 1977 – Maç başına: 4.40Kırmızı kart: 168 – Maç başına: 0.37Galibyet oranları:Fenebahçe’nin galibiyet oranı: % 58Galatasaray’ın galibiyet oranı: % 53Trabzonspor’un galibiyet oranı: % 52Beşiktaş’ın galibiyet oranı: %48Bursaspor’un galibiyet oranı: % 37SonuçGalibiyet, mağlubiyet oranlarına, gösterilen sarı ve kırmızı kart sayılarına bakınca ortaya çıkan tablo birbirlerine çok yakın. Hiçbir takımı ön plana çıkarmayan gördüğünü çalan bu yüzden UEFA’nın Şampiyonlar Ligi finalinde de görev verdiği bir hakem: Cüneyt Çakır.Maçın sonucunu ve kaderini; 90 dakika boyunca sahaya sürülen 11, taktik anlayışı, oyuna geç cevap verme, formsuzluk, maça yeterince konsantre olamama, hatalı oyuncu değişiklikleri değil de 90 dakika içinde çalınan bir düdüğe bağlamak günü kurtarmak demektir. Hakemleri konuşan sezon boyunca konuşan Mourinho’nun son 2 sezonda Chelsa ve Manchester United performasına bir bakın bir de sadece sahada futbol oynatan ve her maç taktiksel anlayışını geliştirerek üstüne koyan Conte’nin bu sezon Chelsea ile yakaladığı performansa bakın.

Devamını Oku

Beşiktaş’ın yanlış transfer politikası

29 Ağustos 2016

Samet Aybaba, Beşiktaş’ın şampiyon olan takımının iskeletini bilerek ya da bilmeyerek oluşturdu.Oğuzhan, Olcay ve Gökhan üçlüsüne Biliç; Atiba ve Sosa’yı ekledi. Son adımı da Şenol Güneş; Mario Gomez ve Quaresma’yı monte ederek attı. Bağıra bağıra ben geliyorum diyen şampiyonluk 4 yılda kademe kademe geldi.Şimdi Devler Ligi zamanı geldi. Gomez gitti, Sosa satıldı, Gökhan kiralandı. Geçtiğimiz sezonun Ocakayı transfer döneminde de Ersan ile yollar ayrıldı. Bir anda takımın 11’inden 4 oyuncu eksildi. Doğaldır, eksilebilir. Yerine alınacak oyuncular bu boşluğu doldurabilir. Talisca, Caner, Aboubakar veNasri. Henüz Caner ve Nasri açıklanmadı ama el sıkışıldı. Bu oyuncular yetenekli ve Beşiktaş’a katkısı olur. Fakat ortada olan büyük bir sıkıntı var. O da kiralama modeli. Başkan Fikret Orman; Beşiktaş’ın parasını çarçur etmem diyor. Çok da doğru söylüyor. Fakat saydığımız bu futbolcular önümüzdeki sezon tekrar Beşiktaş’ta oynama garantisi yok. Beşiktaş önümüzdeki sezon sıfırdan tekrar bir takım kurma derdine girecek. Yani bugün kimse geleceğin Beşiktaş’ı kuruluyor diyemiyor.Bu kiralık oyuncuların yanı sıra Olcay Şahan, Oğuzhan Özyakup, Kerim Frei ve Tolgay Arslan hatta bu sezon gitmek isteyip sonra vazgeçen Atiba’nın da kalacağı garanti değil. Beşiktaş, tüm yapısını sezon sonunda bozacak. Beşiktaş bu sezon şampiyon olsa da artık bir sonraki sezon bu seri devam etmez.Yepyeni bir takım kurulacak ve bu takımın da nasıl bir mantıkla kurulacağı henüz belli değil. Şampiyonlar Ligi rakipleriniz Benfica, Napoli ve D.Kiev’e baktığınız zaman aranızdaki en büyük farkbaşta transfer politikası olarak ortaya çıkıyor. Bu takımlarda yatırımlar, her sezon büyük kupadaoynayabilecek takım kurma üzerine yapılıyor. Ayrıca, şampiyon olmaları ya da 5 veya 6. Sıradabitirmeleri de önemli değil. Sürekli şampiyonlar Ligi kapasitesinde oynayacak takım kurma derdindebu kulüpler. Fakat Beşiktaş veya diğer takımlarımız böyle değil. O sezon hangi kupada mücadeleediyorsa ona göre takım kuruluyor. Günü kurtarma derdi sürdükçe Avrupa’da büyük başarılarbeklemek mucize. Velev ki olsa da istikrar asla gelmez ki bugüne kadar da gelmedi.2000 yılında Galatasaray’ın kazandığı UEFA Kupası, 2002 yılında Milli Takım’ın elde ettiği dünyaüçüncülüğü, 2003’te Beşiktaş’ın UEFA Kupası’nda çeyrek final, 2008’de Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek final oynamasının ardından gelen bir tekrarlama göze çarpmıyor. Hatta Fenerbahçe 2008’den sonra bir daha Şampiyonlar Ligi’ne de katılamadı.Bunlardan hala ders almadan yapılan transfer politikalarına baktığımızda Fikret Orman, gerçektentransferleri ucuza kapatıyor ama bir geleceğin takımını kurma noktasında transfer yapamıyor olmasısizce doğru mu?

Devamını Oku

Hem şampiyon hem Balon D’or!

11 Temmuz 2016

Finale, futbolu basit oynayarak çıkan iki Akdeniz ülkesi; Portekiz ve Fransa.Bir başka deyişle Ronaldo ve Griezmann.Çok değil geçtiğimiz mayıs ayında Real Madrid- Atletico Madrid Şampiyonlar Ligi finalinde karşı karşıya geldi bu iki yıldız futbolcu. Ronaldo son sözü söyledi. Hikayenin en dikkat çekici yanı yine Ronaldo. 23’te yattı yere sonra oyundan çıktı sedyeyle. Kaldı geriye gözyaşları. Milyarlarca insan ekran başında Portekiz’in kaybettiğini bile düşünmüştür. Fakat Portekiz bu turnuva boyunca yaptığı en iyi işi yine yaptı. Basit oynadı. Basit oynayan rakibini de girdabının içine sokarak oyaladı durdu. Pozisyonları Fransa yakalıyor ama tempoyu da Portekiz ayarlıyordu.Şampiyon da Eder, Balon D’or daTam penaltılara kalacak derken bir şut koca bir ülkenin ve bir dünya yıldızının hayat akışını değiştirdi. O şutun Eder’i çok büyük. Portekiz, Avrupa’nın 1 numarası, Ronaldo da COPA America’da penaltı kaçıran Messi, finalde varlık gösteremeyen Griezmann'ı sollayarak Balon D’or'un en güçlü adayı oldu.Bu turnuvalar böyle kazanılırPortekiz, 90 dakikalık süreçte sadece Galler’i devirdi. Final de dahil diğer 6 maçında beraberlikle ayrıldı. Önemli olan her maçı kazanmak ya da iki maçı da kaybedip son maçta tüm eforu sarf etmek değil. Düşünün ki Ronaldo, Avusturya’ya attığı penaltıyı direğe nişanlamayıp gol yapsa; son 16 turunda İngiltere, çeyrek finalde Fransa, yarı finalde de Almanya ile eşleşecekti. Grubu lider bitirmek ya da grubu üçüncü bitirmek değildi önemli olan. Önemli olan gruptan çıkmak ve sonra her maçı final havasında oynayıp yola devam etmekti.Rakibi hiçbir zaman küçümsemeyen, sahaya kendi iklimini yansıtan ve bundan taviz vermeyen, disiplinli bir yapıya sahip olan Portekiz’in başarısı buradan geliyor. Bu tarz turnuvaların takımı olmak ve şampiyon olmak futbolu basit oynamaktan geçiyor.EURO 2016’ın 11’i4-4-2 sistemyile oluşturduğum en iyiler şöyle;Rui Patricio (Portekiz)Sagna (Fransa)Pepe (Portekiz)Pazdan (Polonya)Cédric (Portekiz)Aaron Ramsey (Galler)Radja Nainggolan (Belçika)Bale (Galler)Ronaldo (Portekiz)Griezmann (Fransa)Dimitri Payet (Fransa)

Devamını Oku