1 haftada ne değişti anlamış değilim. Şaka gibi. Ya da birileri, başta G.Saray olmak üzere futbolseverlerle dalga geçiyorlar, ya da bunlar gerçekten milyonların önünde tiyatro oynuyor. Başrolde de Dursun Özbek ve Tudor var.KASIMPAŞA maçı sonrası, komik başkan Özbek’e, Sneijder, Bruma, Selçuk, de Jong, Sinan gibi isimleri şikayet eden, verip veriştiren, “G.Saray’ın kurtuluşu bu adamların gitmesinde” diyen Tudor bakıyorum anında geri vites yapmış. Kasımpaşa maçında Bruma hocasına küfür mü etti, kasıtlı mı oynamadı bilmiyorum ama sanki hiçbir şey yaşanmamış gibi.O zaman bunca fırtınayı niye kopardınız? Çünkü ne Bruma ne Sneijder, Tudor’dan özür dilemedi. İkisi de Antep’e karşı 11’de. Bence G.Saraylı futbolcuların ne Tudor ne Özbek umurlarında bile değil. Onlar sadece aldıkları paraya bakıyorlar. İstediği kadar, “Tudor yeni sezonda da kalacak” desin başkan Özbek. Bence başkana inanan da yok, güvenen de. Hani para cezası verilecekti oyunculara? İzleyin bakın o da yalan çıkacak. Olayı soğutup cezaları iptal ederler ansızın.BELİNİ DOĞRULTAMAZKÜME düşmesi kesin G.Antep önünde alınan galibiyetin de ortaya konulan futbolun da çok anlamı olduğunu düşünmüyorum. G.Saray en iyi ligi 3., en kötü 4. bitirecek. Son 3 haftadaki tek motive kaynağı, “Acaba F.Bahçe’yi sıralamada geçebilir miyiz?” olacak. Bu takım gelecek sezon (o daUEFA’dan onay alıp katılabilirse) Avrupa Ligi’nde de hüsrana uğrar. Sorun; takımdaki doymuşluk. Takımdaki gruplaşma... Takımdaki yaşlı oyuncu fazlalığı ve enerji eksikliği... Sneijder güzel gol attı atmasına ama F.Bahçe’ye de Beşiktaş’a da atacaksın o gollerden.SEZON sonuna geliyoruz ve aylardır hatta 2 yıldır başkanı, teknik adamları ve futbolcuları yerden yere vurdum, acımasızca eleştirdim. Sonuçta son 2 sezonda büyük hayal kırıklığı yaşandı. Gelecekle ilgili umut var mı? Özbek ve Tudor kalırsa sıfır. G.Saray’ın tek kurtuluşu hisselerin satılışı ve zengin Asya sermayesine geçmesiyle mümkün. Aksi halde belini doğrultamaz G.Saray.
KABUL edersin, etmezsin G.Saray bu ülkenin, en önemli, en etkili ve en bilinir markasıdır. Dünyanın neresine giderseniz gidin, futbolla az çok ilgilenenlere, “Türk Futbolu” diye sorun, 10 kişiden 8’i G.Saray der. Bu güzelim marka bu sezon yerlerde sürünüyor. Özbek ailesi ve Riekerink ile Tudor G.Saray’ın çöküşüne imza attılar. Bu Galatasaray seneye de belini doğrultamaz.AHMET Çalık alındığı gün, “Tarık Çamdal, Veysel, Salih” gibi olur sonu demiştim. Milli Takım’a seçilmiş bir stoper, 40 metreden gelen topu hesap edemeyip ıska geçiyorsa, futbol bilgisini sorgularım.G.SARAY’IN en etkilisi Bruma 3 pas hatası yapıp 18’de oyundan alınıyor ve Ciğerci, Sneijder, Podolski, Selçuk ve de koridor olmaya devam eden Carole oynamaya devam ediyorsa, ben bu işte kasıt arıyorum arkadaş. Tudor kendini kovdurup tazminatını almak için her şeyi yapıyor bence.ŞU net ortada; 2017-18 sezonunda bu G.Saray’da ya Tudor kalacak, ya da Bruma ve Sneijder gidecek. Dursun Özbek, azıcık demiyorum mini minnacık futboldan anlıyorsa Tudor’u dün ülkesine postalamış olmalıydı. Gerçi Tudor’u bugün bile gönderse Özbek’in acilen otellerin başına geçip G.Saray’dan, bir daha dönmemek üzere ayrılması elzem. Kalmaya devam ederse, Gayrettepe veya Seyrantepe mevkilerinde anormal hadiseler yaşanabilir. Özbek-Tudor ikilisinin bye bye deme zamanı geldi de geçiyor.DOSTLUK YOKDÜN bir başka netleşen konu, G.Saray’da herkes egoist ve herkes sevgisiz, saygısız. Ayağına top gelen, halı saha futbolcusu gibi şut atıyor, çalım deniyor. Ortada GS amblemi, Sarı ve Kırmızı renkler var ama gönülden oynayan, yardımlaşan bir Allah’ın kulu yok. Hakemler de çökmüş G.Saray’ın penaltısını vermedi. Tüm kaleleri yıkılan, çöken G.Saray’a, hem başkanı hem hocası hem futbolcuları hem de taraftarı vurmaya devam ediyor. G.Saray sakın düşmanı dışarıda (TFF ve hakemler en az zararı verdi) aramasın. Hainler, düşmanlık edenler bence kulübün içinde.
LİGİN en formsuz iki takımı ve ligin en yeteneksiz iki teknik adamının kapışmasından G.Saray farklı galip ayrıldı. Önümüzdeki sezon ne Tudor ne de Mutlu Topçu takımlarının başında olmayacak. Belki bu yazımı okurken Topçu gönderilmiş bile olabilir. Dursun Özbek’in “Tudor kalacak” sözleri bana hiç ama hiç inandırıcı gelmiyor...KENDİ evinde Beşiktaş’a, Başakşehir’e, F.Bahçe’ye ve Trabzon’a yenilen, sadece 1 gol atabilen, deplasmanda da bu takımlardan, 2-2 biten Beşiktaş maçı dışında hepsini kaybetmiş G.Saray’ın Bursa’yı farklı yenmesi hiçbir şey ifade etmiyor. Belki Trabzon’un üstünde bitirir G.Saray ama gelecek adına umut vermiyor.SAHANIN en iyisi Bruma geçen hafta F.Bahçe maçında 68’de sahadan alınıyor. Önümüzdeki sezon düşünülmeyen ve Tudor geldikten sonra kulübeye demir atmış Hakan Balta dün sahanın en iyilerinden. Kısaca Tudor, Sabri, Hakan Balta, Linnes, Josue, bazen de De Jong, Eren, Yasin gibi isimlere istikrarlı bir şekilde görev verse ve bu saydığım isimleri kazanma yoluna gitse G.Saray %100 F.Bahçe’nin önünde olurdu. Ama Tudor ne yaptı? Kafasında ‘gel-git’leri fazla yaşadığı ve sağdan soldan dolduruşlara geldiği için gönülden oynayan bu isimlere tavırlı yaklaştı.KULÜBE YÜKLER!BRUMA dünkü performansıyla güzel bir sözleşmeyi hak etti. Şu an takımın en az kazanan oyuncusu pozisyonundaki Bruma sezon bitmeden 2 milyon Euro’nun biraz üzerinde ballı sözleşmeye imzayı atar. Asıl sorun, Sneijder, Selçuk, De Jong, Tolga Ciğerci gibi takımın en çok kazanan formsuz kramponlarında.Atsan atamazsın, satsan cazip alıcı bulamazsın. Ee bunların da vergileriyle 20 milyon Euro’yu bulan maliyetleri var. İşte Dursun Özbek ve arkadaşlarını en çok zorlayacak bu 4 isim takımda kalmaya devam edecek mi? Kalırlarsa G.Saray seneye de çuvallar.Neden mi? Hem çok para alıp kulübe yük oluyorlar hem de futboldan çok ticareti düşünüyorlar. 5-0’a rağmen F.Bahçe’ye iki maçta da yenilmiş G.Saray’ın taraftarını çok da mutlu ettiğini düşünmüyorum.
SEN 17 yıldır Kadıköy’de F.Bahçe’ye diş geçiremiyorsun. Bir başka deyişle F.Bahçe en kötü sezonunda bile hem sana yenilmiyor hem de seni kendi evinde, Arena’da çatır çatır yeniyor. Öyle ya da böyle 35 bin seyircin maça gelmiş seni desteklemek için ve sen yine bir varlık gösteremiyorsun. Top kontrolü sende olsa ne yazar? Pozisyona girsen ne yazar? Atamadıktan sonra kalene 2 defa gelen F.Bahçe’ye yeniliyorsun. Tudor ve futbolcuların utanması lazım.G.SARAY’DA ciddi bir F.Bahçe fobisi mevcut. Kazansan hem rakibinin üstüne çıkacaksın hem de Şampiyonlar Ligi umutlarını sürdüreceksin. İlk yarıda Şener’in hatasıyla da olsa arka arkaya 2 pozisyona giriyorsun ve Volkan’ı ısındırır gibi şut atıyorsun. 2. yarı yine etkili gibi gözüküyorsun ama net pozisyonun neredeyse hiç yok.ASLINDA dünkü yenilgiye, akıllı olan G.Saraylılar’ın sevinmesi gerekir. Beceriksiz başkan Özbek ve etkisiz eleman Tudor’un artık gidişatı hızlanacaktır bu mağlubiyetle. O koltukta çok zor otururlar. Camia istese de Özbek ve Tudor kalamaz, kalmamalı. Çünkü bu ikili G.Saray’ın vizyonunu sıfırladı. İkisi de yakışmıyor G.Saray’a. Özbek yarın gitsin yine mangal sefası yapsın oyuncularıyla Florya’da. Hangi çağda yaşıyoruz. Böyle başkanlık mı olur Allah aşkına...ARTIK GİTME VAKTİ GELDİSAHANIN en iyileri Fırat Aydınus, V.Demirel ve Sabri. Bu 3 eski kaşar harikaydı. Aydınus tek kelimeyle hatasız maç yönetti. Volkan müthiş konsantre ve kusursuzdu. Sabri de sözüm ona yıldızlar topluluğu takımın en iyisiydi, en arzulusuydu.KİMSE bana “G.Saray çok iyi oynadı, futbol olarak rakibi ezdi” demesin. Kazanabildin mi? Hayır. Gol atabildin mi? Hayır. O zaman hikayesin. Sadece futbol da değil tüm branşlarda kaybediyorsun F.Bahçe’ye. O zaman gitme vakti yaklaşmıştır Dursun Özbek, Tudor ve bazı futbolcular için.
MAÇ 3 olmuş, taraftar “Yönetim istifa” diye bağırıyor. Soruyorum; ortada yönetim mi var ki üzerine alıp istifa edecek? Bunu yapmak için kişilikli olmak, en önemlisi de beceremediğinde bırakmasını bilmek lazım.ÖZBEK ve arkadaşları, benim doğru olan haberimi yalanlayacaklarına biraz çalışsalar, üretseler, doğru adamlar bulsalar, fiyasko transferler yapmasalar ve kulübü gereksiz yere 160 milyon Euro daha borçlandırmasalar çok daha doğrusunu yapmış olacaklardı. Ama onlar bu kafayla devam ettikçe tarih onları gelmiş geçmiş en rezil, en kepaze yönetim olarak anacak.TUDOR, G.Saray’ı adeta Karabük’e çevirmiş. Daha doğrusu kafayı sıyırmış veya kafayı yemiş olmalı. Birileri Tudor’u silkelesin, hırpalasın, hatta tokat atsın, atsın ki G.Saray’a geldiğini idrak edebilsin. Ama Tudor takmış da takmış koşu mesafelerine. İyi o zaman Kenya’dan, Etiyopya’dan atletleri getir, giydir formayı onlar koşsun.KÖTÜ de, formsuz da, isteksiz de olsa Sneijder, Podolski elinde varsa oynatırsın. İddia ediyorum 4-0’a en çok sevinen, hatta içinin yağları eriyen iki adam Sneijder ve Podolski olmuştur. Ahmet Çalık’ın yerine Hakan Balta gözü kapalı oynar. Benim Sabri Reyiz’im alayından iyidir. En azından gönülden oynar bu G.Saray’da.AMA Tudor efendi, Yasin’le Bruma’yı Eren’in arkasında göbekte oynatırken, sağ bek Linnes’i solda, Semih’i de beke çekti. Geçen hafta kapris yaptığı için kadroya alınmayan Chedjou dün ilk 11’de.RESMEN DALGA GEÇTİLERKAZANIRSIN, kaybedersin ama üzerinde G.Saray forması varsa bu kadar rezil, isteksiz, gayesiz oynayamazsın. Sorumlu elbette Özbek, Tudor ve oyunculardır.DÜNKÜ farkla birlikte bence Tudor’un G.Saray macerası mayısta bitecek. Ama aslında önce Özbek ve arkadaşlarının bir an önce bırakıp gitmesi lazım.Dün maç bitimi stat hoparlörlerinden çalan “Şampiyonlar Ligi” müziği de bu yönetime ve Tudor’a çok güzel kapak oldu.VAY be... Bir zamanlar Avrupa’da destanlar yazan, rakipleri titreten, Şampiyonlar Ligi’nin gediklisi G.Saray’la şimdilerde rakipleri dalga geçiyor, müzikler dinletiyor. Asıl bu irdelenmesi gerekir.
G.SARAY, 2-1 yenildiği Kayseri’yi evinde herkesin elini kolunu sallayarak yendiği Çaykur Rize’yi de yine deplasmanda mağlup etse 54 puan yapacak, şampiyon olamasa bile Şampiyonlar Ligi umutlarını sürdürecekti. Bu nedenle dünkü 4-0’lık sonuç çok şey ifade etmiyor.DÜNKÜ maç nerede oynanırsa oynansın G.Saray kazanırdı. Çünkü Adana ligin uzak ara en kötü takımı. Buna rağmen hakem Uğurlu, sarısı olan Cavanda’yı, Samican’ı çektiği 9’da 2. sarıdan atabilse, hadi atmadın, 1 dakika sonra yine Cavanda’nın sol eliyle oynadığı pozisyonda Adana lehine penaltı çalsa, kaleci Itandje mis gibi kendi kalesine topu bırakmasa bu maç 4-0 olmazdı. G.Saray’ın kazandığı 2 penaltı da “eh işte” dedirtecek cinsten.BENİM için hocalığı da, dürüstlüğü de hep soru işareti olarak zihnimde yer edecek Igor Tudor, yeni sezonda kalırsa Sneijder’i, Sabri’yi, Hakan’ı kesin gönderecek. Ama yılda 5 milyon Euro alan Sneijder’i takımdan nasıl yollayacaklar merak ediyorum.RODRIGUES kesinlikle 3.5 milyon Euro bonservisine, kendisine de senede 1.5 milyon Euro verilecekoyuncu değil. Koordinasyonu zayıf, futbol bilgisi daha da zayıf. Sadece süratle bu işler yürümez. Bir Bruma asla değil. Bu iş de en kazançlı Paok çıktı. Birileri de yine parayı götürmüş arada. Ah Nazifoğlu ah. Benim için bir başka soru işareti de sensin.30 MİLYON ZARAR!10 ayda G.Saray’ı nasıl 30 milyon Euro zarara uğrattın inanılır gibi değil. Üstelik yeni öğrendim; Eren’in transferinden 50 bin dolar prim almışın. Bu bonusu neden, nasıl aldın aklım almış değil. Serdar’ı, Cavanda’yı, De Jong’u, Ahmet Çalık’ı gönderdiğin çürük İzlandalı’yı birkaç yıl sonra yazacağım kitabımda. İşte asıl fırtına o zaman kopacak.BENCE Başakşehir haftaya G.Saray’ı yener ve 2.’liği koparır. Bu G.Saray’da fırtına bitmez.Gelecek sezon fırtına,kasırgaya dönüşür ve ortalık toz duman olur.
Birçok insan “G.Saray’a yakışmıyor” gibilerinden laflar ediyor. Siz siz olun insanları lütfen tipleriyle değil yaptıkları veya yapamadıklarıyla yargılayın...ARAFTAR sevmez böyle Dursun Özbek gibi başkanları. Onlar daha çok magazin sayfalarında manşet olan, iyi giyinen, gezen, lüks arabalara binen, etrafındakilere bonkör davranan ama sonrasında kuruyemiş, vale paralarına kadar kulüpten tahsil eden, arada Drogba, Sneijder çileklerini getiren ama kulübün de 3.5 yılda 1 milyar dolara yakın parasını yiyen ve yediren Ünal Aysal’ı elbette sever. Çünkü taraftar için saha sonuçları ve yıldız sporcular önemlidir.“BANANE kulübün borcundan, icrasından” mantığı vardır taraftar için. Adnan Polat döneminde G.Saray ligi 8. bitirmiş ama sonrasında patlayan 3 Temmuz şike sürecinde de lekelenmemiş ender kulüplerdendir.ŞİMDİ birçok insan “Dursun Özbek, G.Saray’a yakışmıyor. Ne giyinmesini biliyor ne konuşmasını. Şekli, şemali bozuk. Üstelik saha sonuçları da berbat” gibilerinden laflar ediyor.SİZ siz olun insanları lütfen tipleriyle değil yaptıkları veya yapamadıklarıyla yargılayın.1 - G.Saray bu sezon Avrupa kupalarına alınmadıysa, baş suçlu Ünal Aysal ve ekibidir.Veysel, Tarık, Erman, Salih, Hajroviç, Burdisso, Ontivero, Dzemaili, Pandev ve daha nice fiyasko transferlere 85 milyon Euro harcanmasaydı bugün bu borç batağında olmayacaktı sarı-kırmızılı ekip.2 - Ünal Aysal zamanında (2011-2014) doğru planlama, F.Bahçe ve Beşiktaş’ın şikeye bulaşmaları, Aziz Yıldırım ve arkadaşlarının tutuklanması ve en önemlisi Ali Dürüst-Abdurrahim Albayrak-Fatih Terim üçlüsüyle G.Saray arka arkaya 2 şampiyonluk yaşadı. Bu üçlü Aysal tarafından dağıtılmasıydı belki de 6 yıl üst üste şampiyon olacaktı sarı-kırmızılı ekip.3 - Dursun Özbek’in futboldan anlamayan Levent Nazifoğlu’nu Florya’nın patronu yapması ve Nazifoğlu’nun skandal denilebilecek Serdar Aziz, Cavanda, de Jong, Josue, Sigthorsson ve saçma sapan anlaşmalarıyla bugün borç 1 milyar 831 TL’ye (510 milyon dolar) gelmiştir.4 - Dursun Özbek bizzat cebinden 22 milyon dolar para verdi. 50 milyon dolar borca da imza attı. Emlak Konut’tan Riva ve Florya için 342 milyon lira aldı ve banka borçlarını azalttı.56 yıl sonra TT Arena’nın üst kullanım hakkını aldı. Doğru yapılanmayla senede en az 20 milyon dolar fazladan kazanabilir G.Saray.6 - 15 bin kişilik yeni salonun tüm izinlerini aldı. Eninde sonunda bitecek, üstelik bu salonu yapacakşirket de belli. Yani kulüp kasasından tek kuruş çıkmayacak.7 - Florya elden gidecek ama Kemerburgaz’da 160 dönüm arazi tesis için kulübün eline geçti. Buraya 6 değil 10 nizami saha bile yaparsın.8 - Dursun Özbek ve ekibi, futbol ve basketboldaki başarısızlığa, ezeli rakibi F.Bahçe karşısında alınan ağır mağlubiyetlere, teknik adam istikrarsızlığına, arka arkaya gelen yönetim istifalarına rağmen Mali Genel Kurul’da önce alkışlanmalı, sonra da tartışmasız ibra edilmelidir.Adnan Polat’tan özür dilenmeliMALİ Genel Kurul’da Dursun Özbek’e önemli bir görev düşüyor. 27 Mart 2011’de Adnan Polat ve arkadaşları çirkin saldırılar eşliğinde, eşi benzeri görülmemiş bir uygulamayla sözüm ona idari yönden ibra edilmemişti. Olay yargıya taşındı, Polat ve arkadaşları idari ibrasızlığın hukuksuz ve geçersiz olduğunu Yargıtay kararıyla kesinleştirdi. Kulübe çekilen ihtar ve taleplere rağmen Dursun Özbek bu iptal kararını resmi internet sayfasına taşımadı. İŞTE bugün genel kurulda, hak, hukuk, adalet bilen G.Saraylılar Adnan Polat ve arkadaşlarından özür dileyebilir. Nasıl mı? Oylama yapacaklar ve 27 Mart 2011’deki o skandal mali genel kurulu,yok hükmünde sayacaklar. İşte Özbek bunu yaparsa, hem liseli-lisesiz kavgasına son vermiş olur, hem de herkesin takdirini kazanır.
G.SARAY son 30 dakikayı 11’e 10 oynuyor ve 85’te Sinan’ın 3 adımdan atamadığı pozisyon dışında net gol fırsatı yoksa, Sneijder oyundan alınıp Tolga gibi IQ’sunun çok düşük olduğuna inandığım bir kalas oynayıp Josue, Rodrigues kenarda oturuyorsa, Bruma gibi hızlı bir adam kanatlar yerine ortada oynatılıyorsa, 4 aydır ligde oynamamış Cavanda en kritik maçta sahaya sürülüyorsa ben Tudor’u değil dün, sabahlara kadar sorgularım, hesap sorarım.SEN istediğin kadar bu takımı koştur ama bana taktik dehanı da göster be Tudor. Büyük hayal kırıklığıdır Tudor.MAÇTAN bir gün önce Nazifoğlu, “Cavanda’yı almamız büyük hata. Bize Cavanda’yı Riekerink aldırdı, pişmanız” gibi laflarla hem eski hocanı bo.layıp hem camiana şirinlik yaparsan ters köşeye yatırırlar seni. Öğrendim ki Tudor, Nazifoğlu’nu sevmiyor ve takımda istemiyor. Nazifoğlu’nun zaten takımla beraber Trabzon’a gitmemesi, eleştirdiği Cavanda’yı Tudor’un inatla oynatması bu ikilinin nefretini ortaya koymuyor mu? Net ortada; yeni sezonda Tudor da olmayacak, Nazifoğlu da.YAZIK ÇOK YAZIK!BEN, G.Saray’ın ne oynadığını anlamış değilim. Fizik olarak Trabzon, ezdi geçti. Yanal hayatının en rahat galibiyetlerini G.Saray’dan alıyor. Karşısında böyle hocalar olursa Yanal elbette yıldız olur. Maç 1-0 olmuş rakip belli ki kapanacak. Çıkarsana Tolga’yı, alsana Bruma ve Rodrigues’i açıklara. Koy defansa Semih ve Sabri’yi, 2. yarıya başla Josue ile. Ama bunları düşünecek teknik adam yok ki kulübede. G.Saray artık büyük takım değildir. Beşiktaş’a evinde, Trabzon’a içerde dışarıda, F.Bahçe’ye Kadıköy’de, Başakşehir’e evinde yeniliyorsan kim diyebilir ki G.Saray büyük takımdır diye?YAZIK... Çok yazık. 25 milyon sevdalısı olan, bir zamanlar Avrupa’yı titreten G.Saray bu başkanı ve yönetimi yüzünden kupalardan atılıyor ve Özbek halâ koltukta oturuyor. Sadece o suçlu değil. Bir gün gelecek G.Saray’ı bu hale getirenler hesap verecek ve tarihten de silinip gidecek.