Mutlu eden başlangıç

15 Ağustos 2017

ELBETTE geçen sezona göre olumlu görüntüler var G.Saray’da. Yapılan 7 transfer, uçuk bonservis ücretleri ve oyunculara 4-5 yıl ödenecek inanılmaz rakamlarla kasadan en az 110 milyon Euro çıkacak. Vergi ve stopajlarla 500 milyon liralık bir külfete imza attı Dursun Özbek.PEKİ bunlar ne için yapıldı? Avrupa defteri açılmadan kapandığı ve sadece lig şampiyonluğu kaldığına göre, değer miydi? Yeni oyuncuların da yaşı genç olmadığına göre bence çok ama çok pahalı bir takım oluşturuldu.DÜN sahanın en iyisi Gomis, Tolga, Rodrigues ile birlikte Serdar, Linnes ve Maicon’du. Gomis topsuz oyunda oldukça başarılı. Aksilik olmazsa ligde 20’den aşağı atmaz, en az 10 tane de attırır. Gomis uzak ara taraftarın yeni Melo’su olur. Belhanda biraz şans golü atsa da asla bir Sneijder olamaz. 90 dakikanın tamamında çok etkili olamadı. Mariano kötü değil ama Sabri’den çok bir fazlası yok.TUDOR’UN TİŞÖRTÜ SKANDALRODRIGUES geldiğinden beri en etkili oyununu oynadı. Şu çok açık gözüktü ki; son 2 yıldır usanmadan geriye ve yana oynayan Selçuk’un, istikrarsız Yasin’in ve seyircinin tepkisini çeken Sinan’ın bu takımda işleri artık yok. Bunu anlamış olacak ki Yasin koca bir 45 dakikayı seyircilerle selfie çekerek bitirdi. Sinan, G.Saray defterini çoktan kapatmış. Selçuk da adım adım Trabzon’a gidiyor.BU sezon transfere doymayan Kayseri yeni bir takım ve işleri zor. Bu nedenle skoru büyütmemek lazım. Ama seyircinin enerjisi, takımın coşkusu, yeni transferlerin performansı, ilk maç için geçer not almasını sağladı G.Saray’ın.BU galibiyet Tudor’a birkaç hafta, belki de 1 ay daha kazandırdı, hepsi o. İlk yarı üzerindeki 10 liralık Mahmutpaşa tişörtü tam bir skandal. G.Saray hocasına uyarı gitmiş olacak ki; ikinci yarı nispeten daha düzgün bir tişört giydi.MUSLERA’NIN kaptanlığını ve maç sonrası seyirciyle bütünleşmesini, Gomis’in formayı tribünlere atmasını, tribünlerin ışıklı şovunu çok beğendim.

Devamını Oku

3 koyunu bile teslim etmem!

21 Temmuz 2017

ÇOK iddialıyım; bu G.Saray Yönetimi’ne 3 koyun teslim et, 2 saat içinde biri kaybolur, biri telef olur, sonuncusunu da kurt veya köpekler kapar ve elde kalır sıfıra sıfır.31 yıllık meslek hayatımda bu kadar basiretsiz, aciz, iş bilmez bir başkan ve yönetim görmedim. Amatör kulüplerin bile giymeyeceği dama tahtası görünümlü garip formadan tutun da, bakımsız köstebek yuvalarını andıran zemine ve yine milyon Euro’luk aptalca transferlerle koca bir sezon daha çöp olmak üzere. (Bu saatten sonra hangi parayla kimi alacaksın ki?)SOKAKTAN geçen 10 kişiden 10’un da adını ve ülkesini söyleyemeyeceği Östersunds; marangozuyla, terzisiyle, manavıyla, öğretmeniyle hayatındaki ilk Avrupa Kupası eşleşmesinde 3 gol attı, en önemlisi bir zamanlar Avrupa’da destanlar yazan ama şimdi adını bile yazamayacak olan G.Saray’a yenilmedi ve müthiş bir zafer kazandı. Helal olsun bu rakibe.İSTANBUL gecelerinde mekan mekan gezen ve hayli göbeklenmiş Tudor ile dünyanın gelmiş geçmiş en kötü başkanı Dursun Özbek el ele ne zaman giderler bilmem ama artık onları zor saatler bekliyor. Görevde kalmaya devam ederlerse sokağa bile çıkamayacak hale gelecekleri kesin.SON 2 yıldır G.Saray’da turist gibi yaşayan Sneijder’in serçe parmağı bile etmeyecek Belhanda ile Semih ve H.Balta’nın ancak kramponunu taşıması gereken, acayip kötü Maicon’u G.Saray’a süsleyip çakanlara, Rodrigues’i kara fırtına gibi tanıtıp ülkeye sokanlara, Çalık, Ciğerci, Linnes, Carole, S.Aziz, Donk gibi vasıfsız isimleri bu güzelim kulübe sokanlara yazıklar olsun.TUDOR’U GÖNDERİNBU fiyasko transferlerin hesabı sorulmayacak mı? Bu Özbek ve ahalisi, elde 3 Riva, 2 ada, 4 de Florya olsa ve bunları satsa yine de bu kepaze transferlerle kulübü borç batağına sürükler. Hani nerede İnan Kıraç? Hani nerede istediğini getirip istediğini kovan çok bilen liseliler? Hâlâ neyi bekliyor, neyi seyrediyorsunuz?DURSUN Özbek; bari hayatında ilk defa başkanlık yapmaya çalış da, bu maç sonrası önce Tudor’u gönder, yarın da olağanüstü kongre kararını açıkla...Maçın analizi falan yok. Muslera’nın atılmaması ciddi hakem kıyağı. Gomis ise büyük hayal kırıklığı. Sonuçta köy takımı bile olamayacak bir rakip çatır çatır seni mat etti.

Devamını Oku

Ey G.Saraylılar!

14 Temmuz 2017

OLUR da Özbek-Tudor ikilisi kalmaya devam ederse, sizleri yine kahır dolu bir sezon bekliyor. Siyah saçlarınıza, sakallarınıza akların düşeceği, kalplerinizin tekleyeceği kesin. Izdırap dolu, acı dolu bir koca sezon sizi bekliyor. Adından az önce bahsettiğim muhteşem ikili (!) olur da giderler veya gönderilirse, sakın ha çok sevinmeyin. Çünkü bu enkaz kolay kalkmaz. Yine 40 milyon Euro’luk yaptı Özbek kardeşler, Igor Tudor ve Cenk Ergün üçlüsü. Cenk Ergün hakkında inanılmaz bilgiler geliyor kulağıma. Bu sene de malzeme çok anlayacağınız.ARTIK SIRADAN BİR TAKIM!6 milyon Euro maliyetli Sneijder’in gönderilmek istenmesi ne kadar doğruysa, adama parasını ödeyip İstanbul’da bırakmak da bir o kadar aptallıktır, cahilliktir...MAICON-Çalık ve oynarsa Serdar, G.Saray’ı hemen her maç 4’lük yapabilir. Chedjou, Balta, Semih şortlarında sallar bu üçlüyü. Gomis-Rodrigues ikilisiyle yola çıkarsan rezil olursun. Bir takımın, daha çok para harcayarak nasıl sıradan bir takım (aslında biraz daha ağır yazmak lazım da neyse) olduğunu kanıtladılar bizlere. Hâlâ Ultraslan bunlara destek olmaya devam etsin ama dün maç oynanırken telefonuma gelen mesajların haddi hesabı yok. Yani aklı selim taraftarlar bunun hesabını soracak.YEDEKLERE bakın; Emrah, Eray, Serdar, Tarık, Donk, Eren ve Koray. Bu 7’si hiç kimse tarafından istenmiyor ve kadrodalar. O zaman Sneijder’in, Sabri’nin, Balta’nın, Semih’in günahı neydi?

Devamını Oku

Zor dostum zor!

4 Haziran 2017

BEİNSPORTS yorumcusu Necati Ateş gibi maçı tribünden ve TV’den izleyen G.Saraylılar, Sinan Gümüş’ün attığı gollerden sonra reaksiyon vermemesine, sevinçler içersinde yer almamasına şaşırmıştır. Aslında Necati Ateş ve G.Saraylılar çok iyi biliyor ki, Sinan kendisine inanmayan, güvenmeyen Tudor’la beraber olmak istemiyor. Nasıl ki Eren, Bruma, Sneijder, Podolski ve diğer bazı oyuncular Tudor’u istemiyorsa Sinan da kendisine yapılanları kafasında kabul edemiyor. Son 3 maçta 5 gol atan Sinan 3 ay oynatılmamasına, sakatlandığında kendisiyle ilgilenilmemesine içerlemiş durumda. İşte bu nedenle gol atıyor ama içi de kan ağlıyor. Sinan’a Riekerink de inanmamıştı, Tudor da inanmıyor. Mükemmel goller de atsa Sinan kaldığı sürece hep esas oğlan olamayacak.YENİ öğrendim ki, Tudor, Florya’da Bruma, Sneijder, Eren, Sinan, de Jong, Josue, Yasin, Hakan, Sabri gibi isimlerin yüzüne bile bakmıyormuş. Şimdi Poldi gitti, Bruma kesin Almanya’ya gidiyor.Ve göreceksiniz bak, Sinan da ayrılacak, Eren de gidecek bu takımdan. Belki de gidecekleri yerde daha az paralar alacaklar.SneIjder senede 5 milyon, Selçuk 3.5 milyon Euro kazanmasa, onlar da ayrılacak. Ama aldıkları para çok fazla ve bu parayı başka kulüpte almaları mümkün gözükmüyor.DAHA İYİ OLMAZ!G.SARAY, ligi 4. bitirdi ama asıl sorun puantajdan çok, takımdaki gruplaşma, dedikodu ve samimiyetsizlik. Bunu Özbek ve Tudor yapabilir mi? Asla yapamazlar. Ayrıca G.Saray ne kadar çok koşarsa koşsun, iyi mücadele de etsin ama takım kalitesinde ciddi düşüş var. Yeni sezonda iddialı olabilmek için en az 5-6 çok üst düzey oyuncu alman lazım. Elbette bumlar için paraya ihtiyacın olacak. İstediğin kadar temlikleri kaldır, borçları azalt ama gelirleri artıramadığın sürece işin zor.BEN G.Saray’ın gelecek sezon da, bugünlerden daha iyi olabileceğine ihtimal vermiyorum. 2 yılda G.Saray’a çok da fayda sağlamamış olan Podolski’ye gösterilen sevgi seli, ne Bülent Korkmaz’a ne Ergün’e ne Okan’a ne de bir başka Türk oyuncuya yapılmadı. İşte bu yabancı hayranlığını bir türlü kabul edemiyorum.

Devamını Oku

Tudor’a rağmen

29 Mayıs 2017

FORMALAR kötü değil çok kötü. Zaten son yıllardaki tüm forma seçimleri berbat G.Saray’ın... Göztepe veya Malatyaspor’un formaları bile daha şık duruyor.Hakem Halil Umut Meler çok koşularak iyi hakem olacağını düşünüyorsa yanılıyor. Pozisyonların çok içinde ve kararları da isabetli değil. Ahmet Çalık’ın sol koluna çarpan top da “devam” kararı çıkmalıydı ama hatalı penaltı düdüğü sonrası G.Saray yine son 20 dakika epey terledi.GELELİM Tudor’a... G.Saray’a güç, dayanıklılık, kondisyon yani enerji kazandırdığı kesin ama oyunu okumada, strateji geliştirmede çok eksik. Sinan kendini bulmuş, goller atıyor, 60’ta oyundan alınıyor. Neden, niçin bilen yok. Sneijder iyi oynuyor, gol atamasa bile ciddi katkı yapıyor, Hollandalı da 60’ta alınıyor. Neden, niçin? Yine cevap yok. Podolski gitmek için gün sayıyor ama 90 dakika oyunda. Eren ile Sinan 90 dakika oynasa maç 5 olur ama Tudor otobanda 180’le giderken “cart” el frenini çekiyor. Podolski 90+2’de oyundan alınıp Eren’in dahil edilmesi tam bir fiyasko. Bu değişiklik açıkca,“Eren oğlum! Ben seni yeni sezonda düşünmüyorum. Kalsan bile oynayamazsın” anlamı taşıyor gibi geldi bana. Tudor, Eren’e inanmıyor ve güvenmiyor. Bir diğer husus da oyuncuları alışık olduğu yerlerinde oynatmamak moda oldu G.Saray’da..LINNES, Sabri, Bruma, Rodrigues, Yasin, Podolski gibi oyuncular sezon boyu farklı yerlerde oynadı ve bocaladı. Herkes yerli yerinde oynasa G.Saray, Şampiyonlar Ligi biletini çoktan kapmıştı.KARAYA TOSLAR!VAGNER Love ile G.Saray arasında geçen maçta, Sneijder, Sinan ve biraz da Bruma’nın farkı galibiyeti G.Saray’a getirdi. F.Bahçe, Adana’yı yenemez, G.Saray Konya’yı yener ve ligi 3. bitirir. Avrupa’da olmadığı bir sezonda, kupada havlu atmış ve ligi haftalar önce bitirmiş bir G.Saray önümüzdeki sezon da kesin ama kesin şampiyon olamaz. En az 30-40 milyon Euro transfere harcarlar ve Özbek-Tudor ikilisi 2018’de de karaya toslar. Çünkü bu ikilinin vizyonu yok, bilgisi yok.

Devamını Oku

Günaydın Tudor

20 Mayıs 2017

MADEM Ata’mız 19 Mayıs’ı Gençlik ve Spor Bayramı ilan etmiş, o zaman biz de bu güzel ve anlamlı günde özellikle G.Saraylı gençleri üzmemeye gayret edelim. Gün; eleştiri, yıpratma günü değil. Gün; coşkuyu yaşayıp moral verme, artıları görme günü.HATTA Dursun Özbek bile sempatik gelmeye başladı bana... Aradan 17 yıl da geçse, yapmış olduğu UEFA şampiyonluğu organizasyonu çok hoş oldu. Tebrik ediyoruz Özbek ve arkadaşlarını.TUDOR’UN lig biterken gerçekleri görüp doğru 11’e yönelmesi elbette önemli artılarındandı. Çünkü bu takımda Sneijder, Podolski, Eren ve Sinan aynı anda oynamamalı. Podolski etkili sol ayağını kullanacak diye birçok maçta G.Saray 10 kişi oynadı. Defansif özelliği hiç yok, adam kovalamıyor ve hareketli bir ofansif özelliği de yok. 23 yaşındaki Sinan Gümüş’ün kumaşının iyi olduğunu, süratiyle çabuk adam geçtiğini ve çerçeveyi gördüğünde de golü bulduğunu düne kadar Türkiye zaten görmüştü. Nitekim geç de olsa Tudor bu gerçekle yüzleşti ve Gümüş’ü ilk 11’de oynatarak doğrusunu yaptı. Sağlıklı bir Sinan’da kötü de oynasa ısrar edilmeli ve süre verilmeli.Bugün Sinan meziyetlerindeki bir oyuncuyu almaya kalksan en az 7-8 milyon Euro bonservis ödersin. Madem elinde Sinan var neden oynatılmaz, kenara atılır olacak şey değil.BRUMA SIRADANLAŞTIOsmanlıspor, tüm formsuzluğuna rağmen önemli fırsatlar yakaladı. 33’te G.Saray’ın belalısı Webo güzel bir gol attı ama neden iptal edildi anlamış değilim. Gençlik bayramında genç Ali Palabıyık ve yardımcılarını da eleştirmek istemiyorum. Belki de biz ofsaytı göremedik.SON sözüm Bruma’ya. Parasını arttırmak istiyor, hatta Premier Lig’de oynamak istiyorsa, hem bencilliğini bırakmalı hem de daha çok koşmalı. Her geçen hafta sıradan bir oyuncu haline geldi.

Devamını Oku

Onlar da başkan bunlar da!

17 Mayıs 2017

Dört büyük takımın tokatçı, tehditkar, soyunma odası basan, fütursuzca yalan söyleyebilen başkanlarını gördükçe inanılmaz program yapasım geliyor içimden...BİR tenis hayranı ve veteran tenis oyuncusu olarak 7 Mayıs Pazar günü ATP İstanbul Finalini izlemeye gittik kızımla beraber. 1 haftalık turnuvanın finaline kadar çok ilgi yoktu, neyse ki dünya 6 numarası Milos Raonic ile 8 numara Marin Cilic arasındaki finale 6 bin civarında seyirci gelmişti. Bugüne kadar gördüğüm en mükemmel tesis (açılır-kapanır tavanıyla Türkiye’de ilk, dünyada 5.) Garanti Koza Arena bende derin izler bıraktı. Garanti Koza İcra Kurulu üyesi Kubilay Ilgın, 23 kapalı, 27 açık tenis kortu, 2 basketbol, 1 futbol, 1 voleybol sahası ile 1 yarı olimpik yüzme havuzu ve masa tenisi kompleksini, ağzım açık kalırcasına bana gösterirken, her gün yaşları 4 ile 16 arasında değişen 1600 sporcunun ciddi bir eğitim aldıklarından bahsediyordu. 100 bin metrekare alana kurulu tenis ağırlıklı spor akademisi 100 milyon dolara kurulmuş. Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şükrü İlkel, kafayı ciddi anlamda başta tenis olmak üzere diğer branşlara takmış durumda. Amacı Spor Akademisi anlamında dünyada 1 numara olmak. Garanti Koza gibi TEB Genel Müdürü Ümit Leblebici de tenis ve spor aşığı. Ciddi bütçeler harcıyorlar.Bıraksalar öldürecek!TÜRKİYE’DE çocuklara, gençlere yönelik böylesine önemli işlere imza atan Şükrü İlkel ve Ümit Leblebici başkanlar gibi daha burada adını yazmadığım onlarca, yüzlerce spor sevdalısı başkan ve yönetici varken, ATP İstanbul finalinin oynandığı dakikalarda Türkiye’nin en önemli kulübün başkanı, rakip takımın başkanını, eşi, çocukları ve yüzlerce seyircinin önünde tokatlıyor, tehdit ediyordu. Bıraksalar belki de öldürecekti. Tokat sonrası söylediği sözler aslında daha vahim.ORTADA BAŞARI YOKBİR diğer başkan ise Aziz Yıldırım olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Önceleri hiç konuşmaz, ortalarda görülmezdi. Sonra, “Bu kadar para verdim, bunları yaptım” demeye başladı. Kulübün elinde kalan son parçalarını (Riva-Florya arazileri) sattı ama borç hâlâ 500 milyon dolar. Kardeşini, yeğenini getirdi, olmadı. 1.5 yılda tam 5 teknik adam değiştirerek kulübe müthiş vizyon kattı! Başarı var mı? Yok. Tüm branşlarda F.Bahçe’ye farklı kaybetti. Sayesinde UEFA’dan men cezası çıktı. Yetmedi Kasımpaşa maçı bitimi soyunma odasına daldı.“Daha düzgün gidiyor, doğru işler yapıyor. Yeter ki havaya girmesin” dediğim Fikret Orman da maşallah, hemen her gün canlı yayınlarda. Susturana aşkolsun. Bu hızla konuşmaya devam ederse şampiyonluk da gidecek. Bir başka büyüğün başkanı ise konuşmuyor, sosyal medyadan yazıyor. Sabah akşam Twitter’da. Bakıyor yazacak konu yok, asbaşkanına dalıyor.”13-14 kişi yolumu çevirdi!ŞİMDİ bunları niye yazdım? Pazar günü tenis finalinden çıkarken yaklaşık 13-14 genç ve yetişkin yolumu çevirip, “Abi neden Telegol yapmıyorsun? Aziz Başkan, bugün başkan tokatlamış sen burada ne arıyorsun? Ne olacak bu G.Saray’ın hali? Sen programda olsan Yıldırım ve Özbek’i yerden yere vurur, başkanlıktan indirirdin?” sorularına muhatap oldum. Sonra biraz da Beşiktaş-F.Bahçe derbi maçını izleyelim deyip bir restorana kurulduk. Göz ucuyla maçı izlerken dalıp gittim. O Pazar yaşadıklarım, gördüklerim ve bana yöneltilen sorular gelip geçti gözümün önünden.İfşa etme zamanı geliyorİŞTE 4 büyüklerin tokatçı, tehditkar, soyunma odası basan, fütursuzca yalan söyleyebilen başkanlarını gördükçe inanılmaz program yapasım geliyor içimden... Artık birilerinin, kulüplerinin üzerinden zenginleşen, reklamını yapan, menajerlerle işbirliği yapıp paraları cebe atan, olmadık oyunculara 5-6 katı fazla para verip kulüplerini kendilerine borçlandıran başkan ve yöneticileri ifşa etmenin zamanı geldi de geçiyor.İNANIN son 4 aydır sadece basketbol, voleybol, tenis, bisiklet, snooker izliyorum. Dört aydır uzak kaldığım televizyona, kısmetse yakında döneceğim. Farklı formatlarda programlar yapma isteğim ateş almış durumda. Yorumcuların ve benim, hakaret etmeden, sulandırmadan net bilgi ve araştırmaya yönelik nice Telegol’lerde buluşmak dileğiyle...

Devamını Oku